Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

Yapı Malikinin Sorumluluğu

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Bir binanın yapım veya bakım hatası nedeniyle verdiği zarardan kim sorumludur? Yapı malikinin kusursuz sorumluluğu bu yazıda anlatılıyor.

Kısaca

  • Bir yapının maliki, yapının yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklik nedeniyle doğan zarardan sorumludur (TBK m. 69).
  • Malik, bu zarardan kurtulmak için gerekli özeni gösterdiğini ispat edebilir.
  • Malik, zararı ödedikten sonra, zarardan sorumlu üçüncü kişilere (müteahhit, mimar gibi) rücu edebilir.
  • Bu sorumluluk yalnızca binalarla sınırlı değildir; diğer yapı eserlerini de kapsar.

Binalar ve diğer yapı eserleri, yapım aşamasındaki veya sonraki bakım sürecindeki hatalar nedeniyle zaman zaman üçüncü kişilere ciddi zararlar verebilir. Bu tür zararlardan kimin sorumlu olacağı, Türk Borçlar Kanunu’nda yapı malikinin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde düzenlenmiştir.

Bu Sorumluluğun Amacı

Bir yapıyı denetleme ve bakımını sağlama imkânına yalnızca malik sahip olduğundan, kanun koyucu yapı kaynaklı zararların sorumluluğunu doğrudan malike yükleyerek, zarar görenin yapı hatasının teknik kaynağını (müteahhit mi, önceki malik mi, kullanıcı mı) araştırma külfetinden kurtulmasını amaçlamıştır.

Yapı Malikinin Sorumluluğu Nedir?

TBK m. 69’a göre bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya sonraki bakımındaki eksikliklerden doğan tüm zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk, malikin kişisel kusuru aranmaksızın, yapının mülkiyetinden kaynaklanan bir risk sorumluluğu olarak düzenlenmiştir.

Yapı Kavramının Geniş Yorumlanması

Yargı uygulamasında “yapı eseri” kavramı geniş yorumlanır; yalnızca tamamlanmış binalar değil, inşaat hâlindeki yapılar, geçici iskeleler ve bazı sabit tesisler de somut olayın koşullarına göre bu kapsamda değerlendirilebilir. Önemli olan, söz konusu unsurun insan eliyle ve belirli bir kalıcılık amacıyla inşa edilmiş olmasıdır.

Sorumluluğun Kapsamı

Bu sorumluluk yalnızca konut ve iş yeri binalarıyla sınırlı değildir; köprüler, istinat duvarları, baraj gibi insan eliyle inşa edilmiş diğer yapı eserlerini de kapsar. Zararın, yapının yapımındaki bir bozukluktan (örneğin hatalı statik hesap, kalitesiz malzeme kullanımı) veya bakımındaki bir eksiklikten (örneğin çatlakların onarılmaması, düzenli bakımın yapılmaması) kaynaklanması gerekir.

Kurtuluş Kanıtı

Malik, yapının yapımı ve bakımı konusunda gerekli özeni gösterdiğini ve zararın buna rağmen meydana geldiğini (örneğin öngörülemeyen bir doğal afet nedeniyle) ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Ancak bu ispat, özellikle düzenli bakım kayıtları tutulmayan yapılarda oldukça güçtür.

Malikin Rücu Hakkı

Malik, zarar gören üçüncü kişiye tazminatı ödedikten sonra, yapı hatasından gerçekte sorumlu olan kişilere (müteahhit, mimar, mühendis, önceki malik gibi) rücu edebilir. Bu rücu hakkı, özellikle kat karşılığı inşaat ilişkilerinde veya yapı denetim sorumluluğu bulunan hâllerde önem kazanır; malik, yapı hatasının kaynağını tespit ederek nihai sorumluluğu gerçek kusurluya yansıtabilir.

Kiracı ile Malik Arasındaki İlişki

Bir yapı kiraya verilmişse, zarar gören üçüncü kişiye karşı sorumluluk kural olarak yine malike aittir; malik, kiracıyla yaptığı sözleşmede bakım yükümlülüğünü kiracıya devretmiş olsa dahi, üçüncü kişiye karşı bu sözleşme ileri sürülemez. Malik, zararı ödedikten sonra iç ilişkideki sözleşmeye dayanarak kiracıya rücu edebilir.

Yapı Malikinin Sorumluluğu ile Kiracının Kusuru

Bazı durumlarda zarar, yapının kendisindeki bir kusurdan değil, kiracının veya kullanıcının yapıyı hatalı kullanmasından kaynaklanabilir; bu tür durumlarda malikin sorumluluğu, gerçek kusurun kimde olduğunun tespitine bağlı olarak sınırlanabilir veya tamamen ortadan kalkabilir. Bu ayrımın yapılması, genellikle teknik bilirkişi incelemesini gerektirir.

Yapı Malikinin Sorumluluğu ile Kat Mülkiyetindeki Durum

Kat mülkiyetine tabi binalarda, ortak alanlardan (çatı, dış cephe, taşıyıcı sistem gibi) kaynaklanan zararlarda sorumluluk kat maliklerinin tamamına, bağımsız bölümden kaynaklanan zararlarda ise o bölümün malikine ait olabilir; bu ayrımın doğru yapılması, sorumlunun tespiti açısından önemlidir.

Yapı Malikinin Sorumluluğunun Diğer Sorumluluk Türleriyle Karşılaştırılması

Yapı malikinin sorumluluğu, adam çalıştıran veya hayvan bulunduranın sorumluluğuna benzer şekilde kusursuz sorumluluk esasına dayanır; ancak burada risk kaynağı bir kişi veya canlı değil, cansız bir yapı eseridir. Bu fark, kurtuluş kanıtının içeriğini de etkiler: malikin ispatlaması gereken özen, yapının düzenli teknik kontrolü ve zamanında onarımı gibi somut ve genellikle belgelenebilir faaliyetlere dayanır.

Yapı Denetimi ve Malikin Sorumluluğu Arasındaki İlişki

Türkiye’de yapı denetim sistemi, inşaat sürecinde belirli teknik standartlara uyulmasını amaçlasa da, yapı denetim firmasının veya kamu kurumunun sorumluluğu, malikin üçüncü kişilere karşı olan doğrudan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zarar gören üçüncü kişi, doğrudan malike başvurabilir; malik ise isterse yapı denetim firmasına veya müteahhide ayrıca rücu davası açabilir.

Yapının Devri Hâlinde Sorumluluğun Kime Ait Olacağı

Bir yapı el değiştirdiğinde, zarar anındaki malik sorumlu tutulur; zararın doğduğu tarihte yapının maliki kim ise, sorumluluk ona aittir. Ancak yapı hatasının önceki malik veya müteahhit döneminde oluştuğu tespit edilirse, mevcut malik zararı ödedikten sonra bu kişilere karşı rücu hakkını kullanabilir.

Yapı Malikinin Sorumluluğunda Zamanaşımı

Yapı malikinin sorumluluğundan doğan tazminat talepleri, haksız fiile ilişkin genel zamanaşımı sürelerine (TBK m. 72) tabidir; zarar görenin, zararı ve sorumlu malik ile durumu öğrenmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl içinde dava açması gerekir.

Yapı Malikinin Sorumluluğunda Bilirkişi İncelemesinin Rolü

Bir yapı hatasının gerçekten yapım veya bakım kaynaklı olup olmadığının tespiti, çoğunlukla inşaat mühendisliği alanında deneyimli bilirkişi incelemesini gerektirir. Bilirkişi, yapının teknik durumunu, bakım geçmişini ve zararın hangi unsurdan kaynaklandığını inceleyerek mahkemeye ayrıntılı bir rapor sunar; bu rapor, hem malikin sorumluluğunun hem de olası rücu davasının temelini oluşturur.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz.

Bir apartmanın dış cephesindeki bir sıva parçası, uzun süredir bakımı yapılmadığı için düşerek bir yayaya zarar verir. Bina yönetimi ve kat malikleri, bu bakım eksikliğinden dolayı TBK m. 69 uyarınca sorumlu tutulabilir; yayanın, düşen parçanın hangi kişinin kusurundan kaynaklandığını ayrıca ispatlamasına gerek yoktur.

Sonuç

Yapı malikinin sorumluluğu, binalardan ve diğer yapı eserlerinden kaynaklanan zararlara karşı zarar görenleri koruyan önemli bir kusursuz sorumluluk türüdür. Bu tür bir tazminat talebinin veya rücu davasının doğru delillerle ve doğru muhataba karşı hazırlanması için borçlar hukuku kapsamında hukuki destek alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kiracı, bina malikinin yerine sorumlu tutulabilir mi?

Kural olarak sorumluluk binanın malikine aittir; ancak bakım ve onarım yükümlülüğü sözleşmeyle kiracıya devredilmişse ve zarar bu ihmalden kaynaklanıyorsa, malik kiracıya rücu edebilir veya somut olayın koşullarına göre sorumluluk paylaşımı yapılabilir.

Malik, yapı hatasının inşaatı yapan müteahhitten kaynaklandığını söyleyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Hayır, zarar gören üçüncü kişiye karşı malik doğrudan sorumludur; ancak malik, zararı ödedikten sonra yapı hatasından sorumlu müteahhit veya mimara rücu edebilir.

Bu sorumluluk yalnızca binalar için mi geçerlidir?

Hayır, TBK m. 69 yalnızca binaları değil, köprü, istinat duvarı gibi diğer yapı eserlerini de kapsar; önemli olan yapının insan eliyle inşa edilmiş olması ve yapım veya bakım hatası içermesidir.

Doğal afetler nedeniyle oluşan zarardan malik sorumlu mudur?

Zarar tamamen öngörülemeyen bir doğal afetten kaynaklanıyor ve yapının kendisinde bir yapım veya bakım kusuru bulunmuyorsa, malik kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 69-70
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler

  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Kefilin Sorumluluk Sınırları

    Kefil hangi kalemlerden ve ne kadar sorumludur? TBK m. 589-592 çerçevesinde kefilin sorumluluğunun kapsamı ve def’i hakları anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Ayıplı İfa ve Borçlunun Sorumluluğu

    Borç eksik veya kusurlu ifa edilirse alacaklının hakları nelerdir? Ayıplı ifanın sonuçları ve borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü anlatılıyor.

    4 dk okuma
  • Borçlar ve Sözleşmeler Hukuku

    Haksız Fiil Sorumluluğunun Şartları

    Bir kişinin haksız fiilden sorumlu tutulabilmesi için hangi şartlar aranır? Fiil, hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusur unsurları anlatılıyor.

    4 dk okuma