Aile Hukuku ve Boşanma

Aile Davalarında Çocuk İçin Kayyım Atanması: Ne Zaman Gerekir?

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Çocuk ile anne veya babanın menfaati çatıştığında kayyım atanması: soybağı davaları, miras ve ortaklığın giderilmesi, kayyımın görevleri ve usul.

Kısaca

  • Kayyım, yasal temsilcinin menfaatinin çocuğun menfaatiyle çatıştığı veya temsilcinin engeli bulunduğu durumlarda atanır (TMK m. 426).
  • Soybağının reddi ve babalık gibi davalarda çocuğun temsili için kayyım atanması uygulamada sık görülür.
  • Anne veya baba ile çocuğun birlikte mirasçı olduğu miras paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi işlemlerinde menfaat çatışması doğabilir.
  • Kayyım yalnızca belirli bir iş için atanır; çocuğun velayeti anne ve babada kalmaya devam eder.
  • Kayyım atamasına vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi karar verir; dava görülen mahkeme de bu ihtiyacı bildirir.

Çocuk, ergin olana kadar hukuki işlemlerinde ve davalarda anne ve babası tarafından temsil edilir. Ancak bazı durumlarda anne veya babanın çıkarı ile çocuğun çıkarı aynı yönde değildir. Örneğin soybağının reddi davasında koca ile çocuk karşı karşıya gelir; miras paylaşımında anne ile çocuk aynı terekeden pay alır. Bu gibi durumlarda çocuğun menfaatinin tarafsız bir şekilde korunması için kayyım atanır. Bu yazıda aile hukuku davalarında çocuk için kayyım atanmasının şartlarını ve uygulamasını açıklıyoruz.

Kayyım Nedir?

Kayyım, belirli bir işin görülmesi veya belirli bir malvarlığının yönetimi için atanan kişidir. Vasiden farklı olarak kayyım genel bir temsil yetkisine sahip değildir; yalnızca atandığı iş için yetkilidir. Kayyım atanması, çocuğun fiil ehliyetini veya anne ve babanın velayetini ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu (TMK) iki temel kayyımlık türü düzenler:

Kayyım türü Dayanak Amacı
Temsil kayyımı TMK m. 426 Belirli bir işte temsil
Yönetim kayyımı TMK m. 427 Belirli bir malvarlığının yönetimi

Temsil Kayyımı Ne Zaman Atanır?

TMK m. 426’ya göre vesayet makamı, ilgilinin istemi üzerine veya kendiliğinden aşağıdaki hâllerde kayyım atar:

  • Ergin bir kişinin hastalık, yokluk veya benzeri bir sebeple acele bir işi bizzat göremediği gibi temsilci de atayamaması,
  • Yasal temsilcinin menfaatlerinin küçük veya kısıtlının menfaatleriyle çatışması,
  • Yasal temsilcinin herhangi bir engelinin bulunması.

Çocuklar bakımından en sık uygulanan hâl, ikinci durumdur: menfaat çatışması.

Aile Hukukunda Kayyım Gerektiren Başlıca Durumlar

Soybağının reddi davası

Koca, soybağının reddi davasını ana ve çocuğa karşı açar. Çocuğun da dava açma hakkı vardır. Bu davada koca ile çocuğun menfaatleri açıkça çatışır. Anne de davanın tarafıdır. Bu nedenle çocuğun temsili için kayyım atanması gerekir. Soybağının reddi hakkında soybağının reddi davası yazımıza bakabilirsiniz.

Babalık davası

Babalık davası ana veya çocuk tarafından açılabilir. Çocuk adına dava açılacaksa veya ana ile çocuğun menfaatleri farklılaşıyorsa çocuğa kayyım atanır. Kanun, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya bildirim yapılmasını öngörür. Babalık davası hakkında babalık davası yazımıza bakabilirsiniz.

Tanımanın iptali davası

Tanıyan kişi veya diğer ilgililer tarafından açılan tanımanın iptali davalarında da çocuğun menfaatinin korunması için kayyım atanabilir.

Miras paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi

Anne veya babanın ölümü hâlinde sağ kalan eş ile çocuk birlikte mirasçı olur. Bu durumda:

  • Miras paylaşım sözleşmesi,
  • Ortaklığın giderilmesi davası,
  • Mirasın reddi,
  • Tereke malları üzerinde yapılacak işlemler

bakımından sağ kalan ebeveyn ile çocuğun menfaatleri çatışabilir. Örneğin ortaklığın giderilmesi davasında anne hem davacı hem de çocuğun yasal temsilcisi olamaz. Bu nedenle çocuğa kayyım atanması gerekir.

Anne veya babayla çocuk arasındaki hukuki işlemler

Anne veya babanın çocuğa ait bir malı satın alması, çocuktan borç alması veya çocuk adına kendisine kefil olması gibi işlemlerde de menfaat çatışması bulunur. TMK m. 426 uyarınca bu tür işlemlerde çocuğun temsili için kayyım atanması, gerekli durumlarda ayrıca vesayet makamının izni aranır.

Çocuğa bağış ve miras bırakılması

Üçüncü bir kişi, örneğin büyükanne veya büyükbaba, çocuğa bir mal bağışlarken bu malın anne veya baba tarafından yönetilmemesini şart koşabilir. Bu durumda malın yönetimi için kayyım atanması gündeme gelebilir. Böylece bağışlayanın iradesi korunur ve çocuğun malı, çocuğun menfaatine uygun biçimde bağımsız bir kişi tarafından yönetilir.

Boşanma Davasında Kayyım Gerekir mi?

Boşanma davasında çocuk taraf değildir. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında hâkim çocuğun yararını kendiliğinden gözetir ve uzman desteğinden yararlanır. Bu nedenle boşanma davalarında kural olarak çocuğa kayyım atanmaz. Çocuğun görüşü ise idrak çağındaysa uzman eşliğinde doğrudan alınır. Bu konuda velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Kayyım Nasıl Atanır?

  1. İhtiyacın tespiti: Dava görülen mahkeme, çocuğun temsili bakımından menfaat çatışması bulunduğunu tespit eder ve bu ihtiyacı vesayet makamına bildirir. İlgililer de doğrudan sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.
  2. Vesayet makamının kararı: Sulh hukuk mahkemesi, çocuğun yerleşim yerine göre kayyım atanmasına karar verir.
  3. Kayyımın seçimi: Görevi yerine getirmeye elverişli ve çocuğun menfaatiyle çatışması bulunmayan bir kişi atanır.
  4. Görevlendirme kararının dava dosyasına sunulması: Kayyım, atandığı dava veya işlemde çocuğu temsil eder.

Kayyım atama süreci davanın süresini uzatabileceğinden, menfaat çatışması bulunan dosyalarda bu ihtiyacın davanın başında belirlenmesi önemlidir.

Kayyımın Görev ve Yetkileri

Kayyım:

  • Yalnızca atandığı işle sınırlı olarak çocuğu temsil eder,
  • Çocuğun menfaatini tarafsız biçimde gözetir,
  • Önemli işlemler için vesayet makamının iznine tabi olabilir,
  • Görevinin sonunda vesayet makamına rapor ve gerekiyorsa hesap verir.

Kayyımın görevi, atandığı iş tamamlandığında sona erer. Örneğin soybağı davası kesinleştiğinde kayyımlık da sona erer.

Kayyım Atanmadan Yapılan İşlemlerin Sonucu

Menfaat çatışması bulunan bir davada çocuğa kayyım atanmadan yargılama yapılması, ciddi bir usul eksikliğidir. Örneğin anne hem ortaklığın giderilmesi davasında davacı hem de davalı konumundaki çocuğun yasal temsilcisi olarak hareket etmişse, çocuk usulüne uygun temsil edilmemiş sayılır. Bu eksiklik kanun yolu aşamasında kararın kaldırılmasına veya bozulmasına yol açabilir ve yargılamanın uzamasına neden olur. Menfaat çatışması bulunan bir işlemde çocuk adına kayyım olmadan yapılan hukuki işlemlerin geçerliliği de tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle çocuğu etkileyen her dava ve işlemde menfaat çatışması bulunup bulunmadığı baştan kontrol edilmelidir.

Yönetim Kayyımı ve Çocuğun Malları

TMK m. 427 uyarınca bir malvarlığının yönetimi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğinde yönetim kayyımı atanabilir. Çocuğa ait malların anne ve baba tarafından gereği gibi yönetilmemesi veya yönetimde menfaat çatışması bulunması hâlinde, çocuğun malvarlığının korunması için bu yola başvurulabilir. Çocuğun mallarının yönetimine ilişkin kurallar, velayet hükümleri içinde ayrıca düzenlenmiştir.

Sonuç

Kayyım, anne veya baba ile çocuğun menfaatlerinin çatıştığı durumlarda çocuğun haklarının tarafsız biçimde korunmasını sağlar. Soybağı davaları, miras paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi gibi işlemlerde kayyım ihtiyacının zamanında tespit edilmesi, hem usul hatalarını hem de gecikmeleri önler. Aile hukuku alanında çocuğunuzun temsil edilmesi gereken işlemler için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Boşanma davasında çocuğa kayyım atanır mı?

Boşanma davasında çocuk taraf değildir ve velayet konusunu hâkim çocuğun yararına göre kendiliğinden değerlendirir. Bu nedenle kural olarak kayyım atanması gerekmez. Ancak çocuğun ayrıca taraf olduğu bir uyuşmazlık veya menfaat çatışması varsa kayyım gündeme gelebilir.

Babası ölen çocuk ile annesi mirasçı olunca kayyım gerekir mi?

Miras paylaşımı, mirasın reddi veya ortaklığın giderilmesi gibi işlemlerde anne ile çocuğun menfaatleri çatışabilir. Bu durumlarda çocuğun temsili için kayyım atanması gerekebilir. Somut işlemin niteliğine göre değerlendirme yapılır.

Kayyım olarak kim atanır?

Vesayet makamı, görevi yerine getirmeye elverişli ve çocuğun menfaatiyle çatışması bulunmayan bir kişiyi kayyım olarak atar. Uygulamada yakın akrabalardan menfaat çatışması olmayan biri veya baro tarafından görevlendirilen bir avukat atanabilir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 426 (temsil kayyımı)
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 427 (yönetim kayyımı)
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 342 (velayet ve temsil)
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 286-301 (soybağı davaları)
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler