Eşe harçlık vermemek, parayı kısmak ve harcamaları sorgulamak boşanmada kusur ve ekonomik şiddet sayılır mı? TMK 166, 186, 196 ve 6284 açısından cevap.
Kısaca
- Harçlık vermemek tek başına kanunda sayılmış bir boşanma sebebi değildir; ancak eşin temel ihtiyaçlarını karşılamayacak ölçüde sürüyorsa evlilik birliğinin sarsılmasında ve kusurda ağırlık taşır.
- Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır (TMK m. 186/3); geliri olan eşin diğerini yoksun bırakması bu yükümlülükle bağdaşmaz.
- Hâkim, ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir; ev işi ve çocuk bakımı da katkı sayılır (TMK m. 196).
- 6284 sayılı Kanun ekonomik açıdan zarar görmeyi de şiddet tanımına dâhil eder (m. 2).
- Cimrilik ile ekonomik baskı arasındaki fark, eşin zorunlu ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığıdır.
Eşinin parasını kısmak, harçlık vermemek ya da her harcamanın hesabını sormak, kanunun saydığı bir boşanma sebebi değildir. Ama bu tutum eşin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağı ölçüye geldiğinde, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede sarsıldığını gösteren somut bir olgu olarak mahkemenin önüne gelebilir. Üstelik 6284 sayılı Kanun ekonomik zarar görmeyi şiddetin bir türü olarak tanımlar; yani bu davranış bazı durumlarda koruma kararı sebebi de olabilir.
Konuyu zorlaştıran, günlük hayatta cimriliğin, tutumluluğun ve baskının birbirine çok benzemesidir. Aşağıda sınırı nereden çizebileceğinizi, hâkimin neye baktığını ve elinizdeki durumu nasıl düzenleyebileceğinizi anlatıyorum.
Harçlık kanunda var mı?
Medeni Kanun’da “harçlık” diye bir hak tanımlanmamıştır. Bunun yerine birliğin giderleri kavramı vardır: Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar (TMK m. 186/3). Bu cümle iki sonuç doğurur. Birincisi, geliri olan eş gelirinin makul bir bölümünü aile giderlerine ayırmak zorundadır. İkincisi, çalışmayan ya da düşük gelirli eş ev işi ve çocuk bakımıyla katkı sağlıyorsa, bu emek de katılma yükümlülüğünün yerine getirilmesi sayılır.
Dolayısıyla çalışmayan eşin “harçlık” ihtiyacı hukuken aile giderleri içinde düşünülebilir: ilaç, giysi, ulaşım, çocuğun ihtiyaçları, kişisel bakım. Bunların hiçbirinin karşılanmaması, evlilikte beklenen eşitlikle bağdaşmaz.
Cimrilik ile ekonomik baskı arasındaki fark nedir?
Hâkim her sıkı bütçeyi suç ya da kusur saymaz. Bunu ayıran birkaç ölçüt vardır:
- İmkân. Eşin geliri verebilmeye yetiyor mu? Gelirin gerçekten sınırlı olduğu bir evlilikte para vermemek, kusur değil zorunluluktur.
- Orantı. Sadece lüks harcamalar mı kısılıyor, yoksa ilaç, yemek, giysi, çocuğun okul gideri gibi zorunlu masraflar da mı karşılanmıyor?
- Eşitlik. Para kısma kararı herkes için mi geçerli, yoksa yalnızca bir eş için mi? Parayı kısan eşin kendi harcamalarında sınır olmaması iddiayı güçlendirir.
- Süreklilik. Birkaç haftalık bir sıkıntı ile yıllara yayılan bir düzen aynı değildir.
- Amaç ve yöntem. Para, itaat ettirmek, cezalandırmak ya da aşağılamak için araç olarak mı kullanılıyor?
Bu soruların cevapları, olayın evlilik birliğini sarsan ve kusur sayılan bir davranış olup olmadığını belirler. Hâkimin vereceği sonuç da bu olguların birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.
Kanun bu davranışı nasıl ele alıyor?
Doğrudan “harçlık vermemek” yazan bir hüküm yoktur; ama bu davranış üç ayrı yoldan hukuka girer.
Evlilik birliğinin sarsılması. TMK m. 166/1 uyarınca birlik ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Para meselesi, bu sarsılmayı gösteren olgulardan biridir. Sarsılmanın nasıl ölçüldüğünü evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazısında anlattım.
Kusur ve sonuçları. Davranış kusur sayılırsa, tazminat ve nafaka taleplerini etkiler. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Kusurun hangi ölçütlerle belirlendiği boşanmada kusur nasıl belirlenir başlığında ayrıntılı yer alıyor.
Şiddet tanımı. 6284 sayılı Kanun’un m. 2 hükmü, kişinin ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan ya da sonuçlanması muhtemel tutum ve davranışları şiddet kapsamında sayar. Hâkim koruma kararı verirken aynı Kanun’un m. 5 uyarınca, şiddet uygulayanın mağduru rahatsız etmemesi, müşterek konuttan uzaklaştırılması gibi önleyici tedbirlere başvurabilir. Ekonomik baskının hukuki yolları için ekonomik şiddet ve hukuki yollar yazısı da var.
Dava açmadan hâkimden ne istenebilir?
Evlilik devam ederken de hâkimin müdahalesi istenebilir. Eşler yükümlülüklerini yerine getirmezse ya da önemli bir konuda uyuşmazlığa düşerse ayrı ayrı veya birlikte hâkime başvurabilir (TMK m. 195). Parasal konuda önemli olan hüküm TMK m. 196’dır: Eşlerden birinin isteği üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Ev işlerini görmek, çocuklara bakmak ya da diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece eşin ayrı yaşama hakkı vardır (TMK m. 197). Ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Bu yolun ayrıntıları eşlerin ayrı yaşama hakkı ve hâkimin aldığı önlemler yazısında yer alıyor.
Boşanma davası açıldıktan sonra para nasıl düzenlenir?
Dava açıldığında para konusu beklemeye alınmaz. Hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ve mallarının yönetimine ilişkin olanları kendiliğinden alır (TMK m. 169). Uygulamada bu, tedbir nafakası olarak karşımıza çıkar: Gelirine ve ihtiyacına göre bir eş diğerinden dava süresince geçim desteği alabilir. Hangi koşullarda, nasıl istendiğini tedbir nafakası nedir yazısında bulabilirsiniz.
Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Geçici önlem, davanın sonunda verilecek kararı önceden belirlemez. Hâkimin kusur hakkındaki nihai kanaati dava bitince oluşur. Yine de harçlık vermeyen eşe karşı açılan dava başlar başlamaz, kendi geçiminizi sağlamak için hâkimden talepte bulunabilirsiniz. Geçici önlemlerin kapsamı için boşanma davasında geçici önlemler başlıklı yazı da kaynak olabilir.
Para kısma davranışı tazminatı ve nafakayı nasıl etkiler?
Kusur değerlendirmesi, boşanmanın mali sonuçlarını doğrudan etkiler. Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Eşini ekonomik olarak baskı altında tutan taraf bu değerlendirmede kusurlu bulunabilir. Tazminat konusunu boşanmada manevi tazminat yazısında ayrıca anlattım.
Eşin yoksulluk nafakası talebi ise başka koşullara bağlıdır; bu konuda Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Güncel durumu dosyanız açısından kontrol etmek için avukatınıza danışmanız yerinde olur.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşi iyi bir maaşla çalışan Elif, çocuk doğduktan sonra işten ayrılmış ve ev işlerini üstlenmiştir. Kocası Kerem ev kirasını ve faturaları öder, market alışverişini kendisi yapar. Elif’in kendi ihtiyaçları için para istemesi ise her seferinde tartışmaya dönüşür. Kerem “neye harcadın, fişini göster” der, bazen bir hafta para vermez. Aynı dönemde Kerem arkadaşlarıyla yaptığı harcamalardan söz etmez.
Burada hâkimin tartacağı konular şunlardır: Kerem’in gelirinin bu harcamalara yetip yetmediği, Elif’in ilaç ve çocuğun giderleri gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığı, tutumun ne kadar süredir devam ettiği ve Kerem’in kendi harcamalarında benzer sınırı uygulayıp uygulamadığı. Elif’in elinde Kerem’e para istediği mesajlar, banka ya da market kayıtları varsa ve bu durumu bilen yakınları tanıklık edebiliyorsa iddia somut bir zemine oturur. Sonuç bu delillerin ağırlığına göre değişir.
Hangi deliller işe yarar?
Boşanma davasında olgular tanık, belge ve kayıtlarla ispatlanır; hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Para baskısı iddiasında şu deliller öne çıkar:
- Para istediğiniz ve geri çevrildiğiniz yazışmalar.
- Eşinizin gelirini gösteren belgeler (maaş bordrosu, banka hareketleri), gerektiğinde mahkeme yoluyla istenebilir.
- Zorunlu ihtiyaçların başkaları tarafından karşılandığını gösteren kayıtlar. Örneğin ilacınızı akrabanızın aldığını gösteren dekont.
- Tanıklar: Eşinizin tutumunu gören yakınlar veya komşular. Tanık beyanlarının nasıl değerlendirildiğini boşanma davasında tanık delili yazısında anlattım.
Elde ettiğiniz delilin hukuka uygun olması gerekir. Eşinizin hesabına veya telefonuna izinsiz girerek bulduğunuz kayıtlar, mahkemece dikkate alınmayabilir. Bunun nedenlerini boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısında okuyabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Hiç kayıt tutmamak. Yıllardır süren bir durum, tarihsiz anlatıldığında inandırıcılığını yitirir. Önemli olayları not alın, mesajları saklayın.
- Cimriliği şiddetle karıştırmak. Eşinizin tutumlu olması tek başına kusur değildir. İhtiyaçların karşılanmadığını gösteren somut örnekler gerekir.
- Kendi borçlanmanızı gizlemek. Eşinizin sizi mahrum bıraktığını söyleyip sonradan farklı kaynaklardan borçlandığınız ortaya çıkarsa, anlatımınız sorgulanır. Bu borçları açıkça belirtmek daha sağlıklıdır.
- Gereksiz yere evi terk etmek. Ayrılma kararı verirken haklı sebep ve kanuni yollar önceden değerlendirilmelidir. Evden ayrılmanın sonuçları için boşanma sürecinde evden ayrılmak terk sayılır mı yazısına bakabilirsiniz.
- Hâkimin müdahalesini unutmak. Dava açmak zorunda değilsiniz; TMK m. 196’daki parasal katkı belirleme yolu, evlilik sürerken de kullanılabilir.
Paranın kısıldığı bir evlilikte kendi durumunuzu nasıl okursunuz?
Her dosyada tablo farklıdır: Bir ailede geliri sınırlı bir eş gerçekten verememektedir, bir başkasında ise gelir yüksektir ve para sistematik olarak kısılmaktadır. Hangisinde olduğunuzu anlamak için eşinizin gelirini, sizin zorunlu ihtiyaçlarınızı ve davranışın ne kadar sürdüğünü yan yana koymak gerekir. Bunun ardından hâkimin müdahalesi, boşanma davası ya da 6284 kapsamında başvuru gibi yollardan hangisinin sizin için ilk adım olacağı netleşir.
Kendi durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, genel bilgi ise aile hukuku sayfasındadır.
Sık sorulan sorular
Eşim bana harçlık vermiyor, boşanma sebebi olur mu?
Süreklilik taşıyor, zorunlu ihtiyaçlarınızı karşılamanıza engel oluyorsa ve eşinizin geliri buna elverişliyse evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında dikkate alınabilir (TMK m. 166/1). Tek seferlik bir tartışma ya da bütçenin gerçekten dar olduğu dönem aynı sonucu doğurmaz.
Çalışmayan eş harçlık isteme hakkına sahip mi?
Kanunda “harçlık” diye bir hak tanımlanmamıştır; ancak eşlerin birliğin giderlerine katılması ve ailenin geçimi için hâkimin parasal katkı belirleyebilmesi mümkündür. Ev işlerini görmek ve çocuklara bakmak katkı hesabında dikkate alınır (TMK m. 196).
Harcamalarımı fişle ispat etmemi isteyen eş hakkında ne yapabilirim?
Her harcamanın hesabını sormak, sürekli ve aşağılayıcı bir kontrol biçimini aldığında kusur olarak değerlendirilebilir. Mesajlar, tanıklar ve kayıtlar bu tutumun sıklığını gösterir.
Eşim parayı kısıyor ama kendine harcıyor, bunun önemi var mı?
Evet. Hâkim yalnızca verilmeyen paraya değil, verilebilecek durumda olmasına ve parayı nereye harcadığına da bakar. Aile bütçesinden pay almayan eşin, diğerinin kendine ve üçüncü kişilere kaynak ayırması iddiayı ağırlaştırır.
Mağdur eş maddi ve manevi tazminat isteyebilir mi?
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 186, 195, 196, 197
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 2, 5
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.