Aile Hukuku ve Boşanma

Küfürlü Mesajlar Boşanma Davasında Sebep Olarak Gösterilebilir mi?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Eşin gönderdiği küfürlü mesajlar boşanma davasında delil ve kusur olarak gösterilebilir. Mesajların nasıl saklanacağını ve dilekçede nasıl anlatılacağını öğrenin.

Kısaca

  • Küfürlü mesajlar, evlilik birliğinin sarsıldığını gösteren yazılı delil olarak boşanma dilekçesine konabilir; yazılı olması ispat bakımından avantajdır (TMK m. 166/1).
  • Mesaj, mağduru muhatap alan yazılı bir iletiyle gönderildiyse ayrıca hakaret suçu gündeme gelebilir (TCK m. 125/2); boşanma için ceza mahkûmiyeti şart değildir.
  • Hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe ispatlanmış saymaz; bu nedenle mesajların bağlamı da önemlidir (TMK m. 184).
  • Mesajları silmeden önce telefondan ve yedekten saklayın; dilekçede tarih ve içeriği somut yazın (HMK m. 119/1-e, f).

Telefon ekranında beliren ilk küfür çoğu zaman bir şok yaratır, ardından gelen sorular bellidir: Bu mesajı saklamalı mıyım, silmeli miyim? Mahkemede işe yarar mı? Ben de aynı şekilde karşılık verdiysem ne olur? Bu soruların kısa cevabı şudur: Küfürlü mesajlar boşanma davasında hem olay hem delil olarak kullanılabilir ve yazılı oldukları için sözlü hakaretten daha kolay ispatlanırlar. Ancak mesajın değeri, içeriğine, tekrar sayısına ve bağlamına göre değişir; hâkim ekran görüntüsü gördüğü her yazışmayı otomatik olarak boşanma sebebi saymaz.

Küfürlü mesaj hangi hukuki zeminde ileri sürülür?

Boşanmanın genel sebebi, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 166/1). Küfürlü mesajlar bu sarsılmanın yazılı kanıtı olarak sunulur. Mesaj ağır ve tekrar eden nitelikteyse, ağır derecede onur kırıcı davranış sebebine de dayanılabilir (TMK m. 162); bu durumda sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde beş yıllık süre işler, affeden eşin dava hakkı da yoktur.

Gündelik hayatta “küfür” ve “hakaret” özdeş sayılır, ancak hukukta fark vardır. Boşanma davasında önemli olan, davranışın evliliği ve karşı tarafın onurunu ne ölçüde zedelediğidir; ceza kanunundaki suç tipine uyup uymaması belirleyici değildir. Ayrıntılı bir karşılaştırma için eşe hakaret etmek boşanma sebebi mi yazısına bakabilirsiniz.

Yazılı küfür neden daha güçlü bir delildir?

Sözlü hakaretin en büyük sorunu “o öyle söylemedi” savunmasıdır. Mesajda ise söz, tarih ve saat kayıtlıdır. Bu üstünlük mutlak değildir: karşı taraf mesajı yazmadığını, telefonun başkasında olduğunu ya da yazışmanın değiştirildiğini ileri sürebilir. Hâkim bu durumda kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4).

Bir olgunun varlığına vicdanen kanaat getirmeden onu ispatlanmış saymak ise hâkimin yetkisinde değildir (TMK m. 184/1). Yani mesajın sunulması ispatın bittiği anlamına gelmez, ispat sürecinin başladığı anlamına gelir. İspat yükü kural olarak iddiayı ileri sürende olduğu için (HMK m. 190/1) mesajın size ait telefondan, eksiksiz ve bağlamıyla sunulması önemlidir.

Mesajları nasıl saklarsınız?

Boşanma sürecinde mesajları saklamak, çoğunlukla yazışmanın bir kısmını değil bütününü korumak demektir.

  1. Silmeyin. Öfkeyle yazışmayı silmek, hem delili hem kendi savunmanızı ortadan kaldırır.
  2. Ekran görüntüsünde tarih ve kişi bilgisi görünsün. Yalnızca sinir bozucu cümlenin görüntüsü değil, öncesi ve sonrası da alınmalıdır.
  3. Yedek alın. Uygulamanın yedekleme özelliğini ve dışa aktarma seçeneğini kullanın; telefon değişirse kayıtlar kaybolmasın.
  4. Cihazı koruyun. Gerekirse mesajın alındığı telefonun kendisi de incelenebilir; bu yüzden değiştirmeden saklayın.
  5. Yazışmayı düzenlemeyin. Görüntü üzerinde kırpma, yeniden sıralama gibi müdahaleler delilin değerini zedeler.

Mesaj platformlarına göre ayrıntılar farklılaşır; boşanma davasında WhatsApp yazışmalarını delil olarak sunma ve boşanmada mesaj ve ses kaydı delil olur mu yazıları bu konuda daha çok bilgi veriyor.

Dilekçede küfürlü mesaj nasıl anlatılır?

Dilekçede iddianın dayanağı olan olaylar sıra numarası altında özetlenir ve her olayın hangi delille ispat edileceği belirtilir (HMK m. 119/1-e, f). Mesajlar için şu çerçeve işinize yarar:

  • Tarih ve saat aralığı: “14 Mart gecesi, saat 23.40 civarında …”
  • Mesajın hangi uygulamadan, hangi numaradan geldiği.
  • İçeriğin özeti ya da kısa alıntısı. Çok küfürlü bir alıntıyı olduğu gibi yazmak zorunda değilsiniz; “aşağılayıcı ve küfür içeren ifadeler” demek ve ekran görüntüsüne atıf yapmak yeterli olur.
  • Mesajın öncesinde ne olduğu. Tartışmayı kimin başlattığı kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
  • Mesajın sonrası: Eşin özür dileyip dilemediği, tekrar edip etmediği.

Her mesajı ayrı bir olay gibi yazmak yerine birbirine bağlanan bir düzen olarak anlatmak, hâkimin süreklilik görmesini kolaylaştırır. Olayları somutlaştırma konusunda boşanma dilekçesinde nelere dikkat edilmeli yazısı da yardımcı olur.

Küfürlü mesaj aynı zamanda suç mu?

Onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte bir fiil ya da sövme, hakaret suçunu oluşturur (TCK m. 125/1). Fiil, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenirse de aynı ceza uygulanır (TCK m. 125/2). Yani doğrudan size gönderilen küfürlü mesaj için şikâyet yolu açıktır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir; yani eşin sizin bulunmadığınız bir grupta yazdıkları için başka koşullar aranır.

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır ve fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar. Hakaret bakımından bu süre, hiçbir hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73/1, 2). Şikâyetten vazgeçmek davayı düşürür (TCK m. 73/4). Ceza davası ile boşanma davası birbirinden bağımsız yürür; birinin sonucu diğerinin açılmasını ya da kazanılmasını şart koşmaz.

Karşılıklı küfür varsa ne olur?

Kavga mesajlaşmasında iki tarafın da sert ifadeler kullanması sık görülen bir tablodur. Hâkim yazışmayı bütün olarak okur ve tarafların kusurunu karşılaştırır. Davacının kusuru daha ağır olsa bile davalının itiraz hakkı, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir (TMK m. 166/2). Kusur dağılımının tazminat ve nafakaya etkisi için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısına bakabilirsiniz.

Karşı tarafın en sık yaptığı savunmalar

Küfürlü mesaj dosyalarında karşı taraf genellikle birkaç savunmaya başvurur. Birincisi mesajı hiç yazmadığını söylemektir; bu durumda telefonun kimde olduğu, hattın kimin adına kayıtlı olduğu ve yazışmanın bütünü önem kazanır. İkincisi mesajın bağlamından koparıldığını, öncesinde sizin kışkırttığınızı ileri sürmektir; bu yüzden yazışmayı eksiksiz sunmak sizin lehinize olur. Üçüncüsü “öfkeyle yazdım, kastım yoktu” demektir; hâkim burada sözün ağırlığına ve tekrar edip etmediğine bakar. Tek bir öfke mesajı ile aylara yayılan bir düzen aynı şekilde değerlendirilmez.

Dava sürerken gelen yeni mesajlar

Boşanma davası açıldıktan sonra da mesajlar gelmeye devam edebilir. Uygulamada dava tarihinden sonra yaşanan olaylar kural olarak o davadaki kusur belirlemesine esas alınmaz; ancak dava öncesindeki olayları doğrulayan nitelikteyse değerlendirilebilir, ayrıca ayrı bir davaya da konu olabilir. Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddianın genişletilmesi de sınırlıdır (HMK m. 141). Dava sürerken tehdit ya da rahatsız edici mesajlar sürüyorsa, 6284 sayılı Kanun’daki tedbirler de gündeme gelebilir; bu kanuna göre korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi yönünde tedbir verilebilir (6284 sayılı Kanun m. 5/1-f). Her yeni mesajı tarihli olarak saklamak ve gelişmeyi avukatınızla paylaşmak yararlıdır.

Çocuklar mesajları görürse

Telefonlar ortak kullanılıyorsa ya da mesajlar aile içi bir grupta yazıldıysa çocuklar küfürlü yazışmaları görebilir. Bu durum hem kusurun ağırlığını hem de çocukların huzurunu etkileyen bir unsurdur. Geçici önlemlerde çocukların korunmasına ilişkin kararları hâkim re’sen alır (TMK m. 169). Çocuğun bu yazışmalara tanık olduğunu dilekçede belirtmek mümkündür; ancak çocuğu bizzat yazışmaların taşıyıcısı ya da tanığı yapmaktan kaçınmak gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, işten geç gelen diğerine her hafta birkaç kez gece geç saatte küfürlü ve tehditkâr cümleler gönderiyor. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Mağdur eş mesajları saklıyor, bir arkadaşına anlattığı yazışmaları da yedekliyor.

Bu dosyada hâkimin tartacağı noktalar: mesajların sıklığı, saatleri, içeriğindeki tehdit unsuru, sonraki davranış ve çocukların bu yazışmalardan haberdar olup olmadığı. Mağdur eşin verdiği cevaplar da okunur; karşılık küfür olduysa kusur dağılımı buna göre ele alınır. Sonucun ne olacağı bu verilere bağlıdır ve önceden söylenemez.

Mesajlardan sonra yapılabilecek ek adımlar

Mesajlar hakaret ve aşağılama içeriyorsa, hele tehdit de varsa koruma kararı gündeme gelir; hâkim, şiddet uygulayanın hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 5/1-a). 6284 sayılı Kanun’a göre tedbir talebi en çabuk ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden yapılabilir (m. 8/1) ve koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil aranmaz (m. 8/3). Boşanma davası açılmadan da bu yola başvurabilirsiniz. Dava açılacaksa mesajların tarih sırasıyla bir listesini çıkarmak, dilekçeyi yazarken size zaman kazandırır. Her mesajın yanına tarih, saat ve kısa içerik özeti yazmak yeterlidir.

Sık yapılan hatalar

  • Mesajı sildirmek ya da kaybetmek: Telefon değişiminde yedek almamak en yaygın kayıptır.
  • Tek cümleyi kesip sunmak: Bağlamı gizleyen ekran görüntüsü, karşı tarafın itirazıyla güvenilirliğini kaybeder.
  • Eşin başka kişilerle yazışmasına izinsiz girmek: Parola kırma, gizlice cihaza erişim gibi yöntemlerle elde edilen deliller hukuka aykırılık itirazına açıktır.
  • Misilleme mesajları yazmak: Öfkeyle yazılan karşılık, kusur dağılımını aleyhinize çevirebilir.
  • Mesajları sosyal medyada paylaşmak: Bu davranış ayrı bir kusur ya da hakaret iddiasına konu olabilir.

Dosyanız için ayrıntıya bakmak gerekir

Küfürlü mesajların hangi sebebe dayandırılacağı, hangi sürelerin işlediği ve yazışmanın nasıl sunulacağı, mesajların içeriğine ve sürecin aşamasına göre değişir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Boşanma davalarının genel çerçevesi için aile hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Küfürlü mesaj tek başına boşanma sebebi olur mu?

Kanun bunun için sabit bir ölçü koymaz. Mesajın içeriği, kaç kez tekrarlandığı ve evliliğe etkisi birlikte değerlendirilir. Tek bir mesaj yerine süreklilik gösteren yazışmalar daha güçlü bir tablo oluşturur.

Mesajları nasıl delil olarak sunarım?

Ekran görüntüsü alıp tarihli çıktıları dilekçeye eklemek ve delil olarak göstermek mümkündür. Karşı taraf mesajı inkâr edebilir; bu yüzden telefonu ve yazışmanın bütününü saklayın.

Ben de küfürlü mesaj yazdıysam dava etkilenir mi?

Karşılıklı yazışmalar birlikte okunur ve kusur dağılımını etkiler. Davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar (TMK m. 166/2).

Küfürlü mesaj nedeniyle ayrıca ceza davası açılabilir mi?

Mağduru muhatap alan yazılı iletiyle hakaret edilmesi suçtur (TCK m. 125/2). Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi vardır; hakaret bakımından süre her hâlde fiilden itibaren iki yılı geçemez (TCK m. 73).

Başka birine yazılmış küfürlü mesaj delil olur mu?

Eşin üçüncü kişiyle yazışmasına izinsiz erişim hukuka aykırı delil sorunu doğurabilir. Böyle bir delil kullanmadan önce yolun hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 184
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 125
  • 6284 sayılı Kanun m. 5, 8
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 141, 190
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler