Boşanma davasını gereksiz yere uzatan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderine mahkûm edilebilir. Kötüniyet, delil ve duruşma yaptırımları.
Kısaca
- Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebep olan taraf, lehine karar çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından veya bir kısmından sorumlu tutulabilir (HMK m. 327).
- Kötüniyetli davalı ya da hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, karşı tarafın vekâlet ücretini ödemeye ve disiplin para cezasına mahkûm edilebilir (HMK m. 329).
- Yargılamayı geciktirme amacı taşıyan bir delil sunumuna mahkeme izin vermeyebilir; duruşmalar arası süre de kural olarak üç ayı geçemez.
- Boşanma davasında amaç yalnızca zaman kazanmaksa bile hâkim geçici önlemleri kendiliğinden alır; geciktirmek bu önlemleri ortadan kaldırmaz.
Boşanma davasını bilerek uzatmak, bazı eşlerin aklına gelen bir “kazanç” yöntemidir: ayrılığı ertelemek, nafaka ya da mal paylaşımını geciktirmek ya da karşı tarafı yıpratmak için duruşmaları ötelemek. Kanun bu davranışı tamamen serbest bırakmaz. Gereksiz yere davayı uzatan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulabileceği açıkça yazılıdır; kötüniyetli davranışın ayrıca ağır sonuçları vardır. Aşağıda hangi davranışın hangi sonucu doğurabileceğini, nerede hâkimin takdir yetkisi bulunduğunu anlatıyorum.
Kanun geciktirmeye nasıl bakıyor?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesi, hâkime yargılamayı makul süre içinde ve düzenli yürütme, gereksiz gider yapılmasını önleme görevi verir. Bu madde, geciktirmeye karşı mahkemenin elindeki genel yetkinin dayanağıdır. Davada kimin ne zaman, hangi gerekçeyle talep ettiğini hâkim tartar; yalnızca takvimi uzatan taleplere olumlu bakmak zorunda değildir.
Buna karşılık, geciktirmek ile hakkını kullanmak arasındaki çizgi bulanıktır. Mazeret bildirmek, delil sunmak, tanık göstermek, bilirkişi raporuna itiraz etmek birer haktır. Yaptırım, bu hakların amaçsızca ya da kötüniyetle kullanılmasında gündeme gelir. Çizgiyi çoğu zaman hâkim, dosyanın bütününe bakarak çeker.
Yargılama giderine mahkûm edilmek
Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir (HMK m. 327). Genel kural, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasıdır (HMK m. 326); 327. madde bu kurala önemli bir istisna getirir. Haklı çıkan taraf bile, davayı gereksiz uzattıysa masrafın bir kısmını yüklenebilir.
Yargılama giderine tanık ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri gibi kalemler girer. Boşanma davasında hangi kalemlerin çıkabileceğini boşanma davası harç ve masrafları yazımızda anlattık. Rakamlar yıldan yıla değiştiği için burada tutar vermiyoruz.
Kötüniyet ve vekâlet ücreti
HMK’nın 329. maddesine göre kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Bunun yanında disiplin para cezası da verilebilir; bu hâllere vekil sebebiyet vermişse ceza vekil hakkında uygulanır.
Boşanma davasında “kötüniyet” kavramı, ispatı kolay bir kavram değildir. Dava açma hakkının kullanılması tek başına kötüniyet sayılmaz. Mahkeme, dosyada dayanaksız taleplerin ısrarla sürdürüldüğünü, gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu ya da usulün bilinçli biçimde işletildiğini görürse bu madde gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı da bu bakışın arka planındadır.
Delillerin geç sunulması ve duruşma yaptırımları
Delilleri duruşmadan duruşmaya sunmak, dosyayı uzatmanın en bilinen yoludur. Kanun bunu iki kapıdan kapatır. Birincisi, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösterilememesidir; bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme izin verebilir (HMK m. 145). Yani “geciktirme amacı” bizzat kanun metninde ölçüt olarak yer alır. İkincisi, ön inceleme davetiyesindeki ihtardır: iki haftalık kesin süre içinde belgelerini sunmayan taraf, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir (HMK m. 139 ve m. 140).
Duruşmaya gelmemenin de sonucu vardır. Usulüne uygun davet edilen taraf geçerli özrü olmadan gelmezse, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m. 147 ve m. 150). Yazılı yargılamada duruşmalar arasındaki süre ise, 7589 sayılı Kanunla eklenen düzenlemeye göre kural olarak üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması ya da istinabe işlemleri gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir (HMK m. 147/3). Bu hüküm, takvimin sonsuza uzamasına karşı kanun koyucunun getirdiği bir sınırdır. Ayrıca duruşma sırasında düzeni bozan kimse hâkim tarafından salondan çıkarılabilir; ısrar hâlinde dört güne kadar disiplin hapsi söz konusu olabilir, ancak bu avukatlar hakkında uygulanmaz (HMK m. 151).
Geciktirmek boşanma davasında neden çoğunlukla işe yaramaz?
Çünkü boşanma davası açıldığı anda hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan barınma, geçim, mal yönetimi ve çocukların bakımı ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Geciktiren taraf evlilik birliğini “dondurmuş” olur gibi görünse de ekonomik ve çocuklara dair sorumluluklar bu süreçte de sürer. Tedbir nafakası, geçici velayet ve kişisel ilişki düzeni bu dönemde de işler. Ayrıntı için geçici önlemler yazımıza bakabilirsiniz.
Ayrıca boşanma sebebinin ispatı hâkimin vicdani kanaatine bağlıdır; zaman kazanmak ispat yükünü ortadan kaldırmaz. Mal rejimi bakımından da dava tarihi önem taşır: rejim, mahkeme boşanmaya karar verirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Yani geciktirmek, hangi malların tasfiyeye gireceğini değiştirmez; malların değeri ise tasfiye anına göre hesaplanır (TMK m. 235).
Geciktirme sayılabilecek davranışlar ve sayılmayacaklar
Her erteleme talebi geciktirme değildir. Hastalık, yurt dışı zorunluluğu, vekilin başka bir duruşmada bulunması gibi gerçek ve belgelenebilir engeller geçerli özür niteliği taşıyabilir; kanun da duruşmaya gelmemenin sonuçlarını “geçerli bir özrü olmadan” gelmeyen taraf için öngörür (HMK m. 147/2). Yani özrü geçerli olan taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edebilir. Sorun, özrün gerçek olmamasında veya sürekli tekrarlanmasındadır.
Hâkimin dosyaya bakışını belirleyen etkenler genellikle şunlardır:
- Talebin dosyadaki olgularla bağlantısı: Kurumdan istenen kayıt, ortada tartışılan bir iddiayla ilgili mi?
- Talebin zamanlaması: Aynı delil ilk dilekçede gösterilebilecekken neden son duruşmada gündeme geliyor?
- Tekrar: Aynı özrün ya da aynı itirazın tekrar tekrar ileri sürülmesi.
- Belge: Mazeret rapor, bilet, davetiye gibi belgelerle destekleniyor mu?
Bunlar kanundaki kesin ölçütler değil, hâkimin takdirini yönlendiren olgulardır. Dolayısıyla “şu davranış kesinlikle yaptırım doğurur” demek doğru olmaz.
Duruşmaya gelmemenin ve takipsizliğin sonuçları
Taraflar usulüne uygun davet edilmesine rağmen duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosya işlemden kaldırılır. Taraflardan biri gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır; geçerli bir özrü olmayan taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m. 150). İşlemden kaldırılan dava, üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır; yenilenmiş davanın bir defadan fazla takipsiz bırakılması da davanın açılmamış sayılmasına yol açar (HMK m. 150).
Bu hükümler, davayı bilerek sürüncemede bırakmak isteyen için çift taraflı bir risk taşır. Zaman kazanayım derken davayı açan taraf kendi davasını da kaybedebilir. Açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır (HMK m. 150); bu nedenle aynı sebeple yeniden dava açmak gerekirse, boşanma sebeplerine bağlı süreler (örneğin zina ve hayata kast sebeplerinde öğrenmeden itibaren altı ay; TMK m. 161, 162) bakımından risk doğabilir. Bu ayrıntıya dosyanın yenilenmesi yazısında yer verdik.
Davayı geri almak ve feragat geciktirme aracı olabilir mi?
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir; bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m. 123). Davalının rızası olmadan geri alma gerçekleşmez. Feragat ise davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir; hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK m. 307, 309). Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m. 311); feragat edilen davadaki olgulara dayanarak yeniden boşanma davası açmak kural olarak mümkün olmaz, yeni dava ancak sonradan gelişen olgulara dayanabilir. Geri almada ise yeni dava yeniden harç ve yeniden süre demektir; bu iki yolu geciktirmek için kullanmak zaman ve hak kaybettirebilir.
Karşı taraf davayı uzatırsa kendi dosyanızı nasıl korursunuz?
Karşı tarafın geciktirici davranışına karşı en etkili tutum, kendi dosyanızı eksiksiz tutmaktır. Delillerinizi süresinde sunun, kurum yazılarını takip edin, duruşmaya düzenli gelin. Karşı tarafın her özrünü tutanağa geçirtmek, mazeretlerin belgesiz olduğunu not ettirmek ve bunları dosyanın sonunda masraf talebinizi gerekçelendirmek için kullanmak mümkündür. Hâkim yargılama giderine hükmederken davranışları değerlendirebilir; ancak sonuç dosyanın bütününe göre belirlenir ve önceden tahmin edilemez.
Şunu da eklemek gerekir: Geciktirmeye karşı geçici önlemleri unutmayın. Çocuğunuzun bakımı, barınma ve geçim konusunda hâkimin kendiliğinden alacağı önlemler dava süresince sürer; gerekirse bu önlemlerin güncellenmesini hâkimden isteyebilirsiniz. Bu başlıkta geçici önlemler yazısı yol göstericidir. Ayrıca geçici velayet kararı çocukların günlük hayatını belirlediği için süreç uzasa bile düzen bozulmaz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Davalı eş, her duruşmadan önce farklı bir mazeret bildiriyor, delil listesini ilk kez dördüncü duruşmada sunuyor ve iki kez bilirkişi raporuna itiraz ediyor. Sonuçta dava, karşı tarafın iddialarını kısmen doğrulayan bir kararla bitiyor. Hâkim, masrafların paylaşımında bu sürecin nasıl yürüdüğünü değerlendirebilir. Hangi masraf kalemlerinin kime yükleneceği, dosyanın bütününe göre belirlenir ve önceden tahmin edilemez. Bu örnek yalnızca hangi etkenlerin tartılacağını göstermek içindir.
Karşı taraf geciktiriyorsa ne yapabilirsiniz?
Yapabilecekleriniz sınırlı ama etkilidir. Duruşma tutanağına geciktirici taleplerin kayda geçmesini isteyebilir, mazeretlerin belgelenmesini talep edebilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti istemini dilekçede açıkça yazabilirsiniz. Delil ve süre takvimini düzenli takip etmek de önemlidir; çünkü kendi sürenizi kaçırırsanız aynı yaptırımlar size dönebilir. Duruşma günlerinin neden uzak olduğunu da öğrenmek, hangi gecikmenin mahkeme takviminden, hangisinin taraf davranışından geldiğini ayırmanıza yardımcı olur.
Sık yapılan hatalar
- Mazeretleri belgesiz ve tekrar tekrar bildirmek.
- Delil listesini duruşma sürecine yaymak.
- Her ara karara itiraz ederek süreci yavaşlatmak.
- Karşı tarafın gecikmesini kendi gecikmenize gerekçe yapmak.
- Davayı yalnızca ayrılığı ertelemek için sürdürmek.
Kendi durumunuz için neyi sormalısınız?
Geciktirmenin yaptırımı dosyadan dosyaya değişir ve hâkimin takdirini içerir. Karşı tarafın davranışını nasıl belgeleyeceğinizi ya da kendi sürecinizi nasıl düzenleyeceğinizi konuşmak isterseniz, telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, aile hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz. Genel süreç için boşanma davası ne kadar sürer yazısı da yardımcı olabilir.
Sık sorulan sorular
Davayı geciktirmek için ceza alınır mı?
Doğrudan bir ceza davası değil, hukuk yargılamasına özgü yaptırımlar söz konusudur. Gereksiz uzatma yargılama giderine, kötüniyet ise vekâlet ücretine ve disiplin para cezasına yol açabilir. Duruşma düzenini bozmak ise ayrıca disiplin hapsine kadar varan sonuç doğurabilir.
Duruşma ertelemesi talep etmek geciktirme sayılır mı?
Geçerli bir mazeret bildirmek hakkınızdır ve geciktirme sayılmaz. Ancak mazeretin gerçek ve belgelenebilir olması gerekir. Sürekli tekrarlanan, dayanaksız mazeretler hâkimin dosyaya bakışını olumsuz etkileyebilir.
Karşı taraf davayı uzatıyorsa ne yapabilirim?
Geciktirmenin somut örneklerini hâkime dilekçeyle bildirebilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinizi dosyada açıkça belirtebilirsiniz. Kararda masrafların kime yükleneceğine hâkim takdir eder.
Geciktirme boşanmanın sonucunu değiştirir mi?
Hayır. Boşanma sebebinin ispatı delillere göre değerlendirilir. Zaman kazanmak ne boşanmayı engeller ne de ispat yükünü hafifletir. Üstelik geçici önlemler, dava devam ederken barınma, geçim ve çocukların bakımı için alınır.
Delilleri son duruşmada sunarsam ne olur?
Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösterilemez. Geç sunumun geciktirme amacı taşımaması veya sizin kusurunuzdan kaynaklanmaması hâlinde mahkeme izin verebilir; aksi hâlde delil dosyaya alınmayabilir.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 30, 123, 139, 140, 145, 147, 150, 151, 307, 309, 311, 326, 327, 329
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 161, 162, 169, 225, 235
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.