Boşanma davasında bölge adliye kararından sonra temyiz mümkündür: tebliğden itibaren iki hafta içinde, temyize elverişli nihai kararlara karşı Yargıtay’a başvurulur.
Kısaca
- Bölge adliye mahkemesinin temyize elverişli nihai kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
- Davada haklı çıkmış taraf da hukuki yararı varsa temyiz edebilir; örneğin boşanmaya karar verilmiş olsa bile kusur belirlemesi nedeniyle başvurulabilir.
- Her karar temyiz edilemez: esasa girmeden verilen kaldırma ve gönderme kararları, geçici hukuki korumalar ve kural olarak parasal sınırın altında kalan davalara ilişkin kararlar temyiz dışındadır.
- Temyiz kararın icrasını durdurmaz; ancak aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Bölge adliye mahkemesi boşanma kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu sonuçlandırdı ve karardan memnun değilsiniz. Bundan sonra Yargıtay’a başvurmak mümkün mü? Kısa cevap: karar temyize elverişliyse evet, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde. Uzun cevap ise kararın türüne, hangi kalemleri içerdiğine ve süreye bağlı olduğundan, aşağıdaki başlıklarda adım adım anlatıyoruz.
Temyiz nedir, istinaftan farkı nedir?
Temyiz, bölge adliye mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından hukuka uygunluk bakımından incelenmesidir. İstinafta dosya, olay ve hukuk yönünden yeniden değerlendirilir; temyizde ise Yargıtay dosyayı esas olarak kararın hukuka uygun olup olmadığı açısından denetler. Bu fark pratikte önemlidir: temyizde yeniden delil toplanmaz, yeni tanık dinlenmez; kararın hukuka uygunluğu mevcut dosyanın içeriği üzerinden tartışılır.
Temyiz yolu, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı açıktır (HMK m. 361/1). Aile mahkemesinin ilk derece kararı doğrudan Yargıtay’a değil, önce bölge adliye mahkemesine götürülür. İstinaf sürecinin kendisi için boşanma davasında istinaf yazısına bakabilirsiniz.
Süre: tebliğden itibaren iki hafta
Temyiz için süre, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır (HMK m. 361/1). Süre, tarafların her birine yapılan tebliğ tarihinden işler; iki eşin tebliğ tarihi farklı olabilir. Süreyi kaçırmamak için tebligat zarfını ve tebliğ belgesini saklamak, gün sayımını başından yapmak gerekir. Dilekçenin son gün mesai bitiminde elden verilmesi yerine daha erken hazırlanması riski azaltır. Dosyada nafaka veya velayet talebi varsa bu işler adli tatilde de görülenler arasında sayıldığından (HMK m. 103/1-b), süre sonunun adli tatile denk gelmesi hâlinde HMK m. 104’teki bir haftalık uzamaya güvenmeyin.
Temyiz dilekçesinin içeriği ve nereye verileceği ayrı birer konudur. Dilekçede kimlik bilgileri, kararın hangi daireden hangi tarihte ve sayıyla çıktığı, tebliğ tarihi, kararın özeti, temyiz sebepleri ve duruşma istenecekse bu istek bulunur (HMK m. 364/2). Ayrıntı için temyiz süresi ve dilekçesi ile dilekçenin nereye verileceği yazılarına göz atın.
Haklı çıkan taraf da temyiz edebilir mi?
Evet. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). Bu hüküm boşanma davalarında somut bir anlam taşır. Boşanmaya karar verilmiş olması, tarafın karardaki her hükümden memnun olduğu anlamına gelmez. Örneğin kusur belirlemesi, tazminat kalemi, nafaka düzeni ya da velayet ve kişisel ilişki hükmü, boşanma hükmünden bağımsız olarak itiraz konusu olabilir.
Hukuki yarar, başvuran tarafın karardan zarar görmesi ya da talebinin kısmen reddedilmesi gibi bir durumda bulunur. Hiçbir zararı olmayan bir tarafın temyizi yararsız kabul edilebilir. Bu yüzden temyiz dilekçesinde, karardaki hangi hükmün sizin aleyhinize olduğunu açıkça yazmak gerekir.
Hangi kararlar temyiz edilemez?
Bölge adliye mahkemesinin her kararı temyiz edilemez. Kanun, bazı kararları temyiz dışında tutar (HMK m. 362/1). Boşanma davalarını ilgilendiren başlıca örnekler şunlardır.
Parasal sınırın altında kalan davalara ilişkin kararlar temyiz edilemez. Boşanmanın kendisi para ile ölçülen bir dava değildir; ancak tazminat gibi parasal kalemler bakımından kanundaki sınırlar gündeme gelebilir. 2026’da 7589 sayılı Kanunla eklenen düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiğinde, kabul edilen veya reddedilen kısmın miktarı ya da değeri istinaf için öngörülen parasal sınırı (HMK m. 341/2) aşıyorsa karar temyiz edilebilir. Ancak temyiz sınırının altında kalan böyle bir kararda bölge adliye kararı ile ilk derece kararı arasındaki fark o istinaf sınırını geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır (HMK m. 362/3).
Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar da temyiz edilemez (HMK m. 362/1-f). Dava sırasında alınan geçici nafaka veya tedbir kararlarının bu kapsamda sayılıp sayılmayacağı kararın niteliğine göre değerlendirilir. Bölge adliye mahkemesinin 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kaldırma ve gönderme kararları da temyiz edilemez (HMK m. 362/1-g). Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar da temyiz dışındadır (HMK m. 362/1-ç).
Bu sınırlar dosyanın niteliğine göre farklı sonuç doğurur. Boşanma, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinin hangisinin temyize elverişli olduğu her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Temyiz ne zaman işe yarar?
Temyiz, her itirazı yeniden tartışma imkânı değildir. Yargıtay, taraf sebepleriyle bağlı olmadan kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir (HMK m. 369/1). Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinde yapılır; delil toplama aşaması değildir. Bu nedenle temyiz sebebi olarak delillerin yeniden değerlendirilmesini istemek yerine, hukukun yanlış uygulandığına, dava şartlarına aykırılık bulunduğuna veya yargılama hatalarına dayanmak daha sağlıklıdır.
Duruşma talebi ayrı bir konudur. Boşanma, ayrılık ve velayete ilişkin davalarda taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma isterse Yargıtay duruşma yapılacak günü belirler ve davetiye gönderir; ancak tebligat gideri verilmemişse talep dikkate alınmaz (HMK m. 369/2). Bu konuyu Yargıtay duruşma talebi yazısında ayrıca anlattık.
Karşı taraf temyiz ederse
Karşı tarafın süresinde temyiz etmesi sizin de sürece dâhil olmanız demektir. Temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve istinaftaki cevap dilekçesi hükümleri temyizde kıyas yoluyla uygulanır (HMK m. 366); cevap dilekçesi tebliğden itibaren iki hafta içinde verilir (HMK m. 347/2). Kanun, duruşma talebini düzenlerken de “temyiz veya cevap dilekçesinde” talep edilebileceğini yazar (HMK m. 369/2). Yani siz temyiz etmeseniz bile cevap dilekçenizde duruşma isteyebilirsiniz.
Kendi itirazınız da varsa, bunu ayrı bir temyiz dilekçesiyle mi yoksa karşı tarafın temyizine vereceğiniz cevap dilekçesiyle mi ileri süreceğiniz, kararın niteliğine ve sürelere bağlıdır. İstinaftaki katılma yoluyla başvurma kuralı temyizde kıyas yoluyla uygulanır (HMK m. 366, 348); parasal sınırla ilgili bazı davalar için cevap dilekçesiyle temyiz imkânı ayrıca düzenlenmiştir (HMK m. 362/2). Hangisinin dosyanız için geçerli olduğunu tebliğ gününde bir hukukçuyla netleştirmek yerinde olur.
Yargıtay’ın verebileceği kararlar
Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay kararı onayabilir, düzelterek onayabilir ya da bozabilir. Onama kararında hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır; karar esas yönünden kanuna uygun, yalnız kanunun uygulanmasında hata varsa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir (HMK m. 370). Hukukun yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık, delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi veya karara etki eden yargılama hataları gibi sebepler bozma gerekçesi olabilir (HMK m. 371).
Bozma kararından sonra dosyanın nereye gideceği, bozulan kararın hangi mahkemeden çıktığına bağlıdır. Bölge adliye mahkemesinin başvuruyu esastan reddetmesine ilişkin bozmada dosya ilk derece mahkemesine döner; düzelterek ya da yeniden esas hakkında verilen karar bozulursa dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir (HMK m. 373). Bu sonuçların her biri için ayrı yazılarımız var: onama kararı ve bozma kararı.
Temyiz kararın uygulanmasını durdurur mu?
Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu’ndaki icranın geri bırakılması hükmü saklıdır; ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 367/1). Aynı maddenin ikinci fıkrası, kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini söyler (HMK m. 367/2). Yani nafaka kararlarında icranın geri bırakılması mümkün olmadığı için nafaka konusu ayrı değerlendirilir; evliliğin sona ermesi ve nüfus kaydındaki değişiklik gibi sonuçlar ise kesinleşmeyi bekler.
Varsayımsal örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, aile mahkemesinin boşanma kararına tazminat nedeniyle istinaf etmiş; bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiş ve karar temyize elverişli. Tebliğ tarihi bir pazartesi. Temyiz süresi bu tarihten iki hafta sonra biter. Eş, temyiz dilekçesinde kararın hangi noktada hukuka aykırı olduğunu yazıyor ve dilekçeyi bölge adliye mahkemesine ya da bulunduğu yerdeki mahkemeye veriyor. Karşı taraf cevap dilekçesi verebilir. Dosya Yargıtay’a gönderilir ve inceleme tamamlanana kadar karar kesinleşmez.
Aynı örnekte süre kaçırılmış olsaydı karar kesinleşirdi. Bu yüzden sürenin ilk gününden itibaren planlama yapmak gerekir.
Sık yapılan hatalar
Birincisi, temyiz süresini istinaf sürecinden ayırmamaktır; temyiz süresi yeniden, bölge adliye kararının tebliğinden işler. İkincisi, dilekçeyi karşı taraf sayısına göre çoğaltmamaktır; dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir (HMK m. 364/1). Üçüncüsü, temyiz sebeplerini genel bırakmaktır. Dördüncüsü, kesinleşmeden önce nüfus kaydında değişiklik beklemektir. Kesinleşme sürecinin tamamı için boşanma kararı ne zaman kesinleşir yazısını okuyabilirsiniz.
Temyiz kararını kendi dosyanıza göre vermek
Temyiz etmek ya da etmemek, dosyanın içeriğine, kararın gerekçesine ve süreye bağlıdır. Elinizdeki bölge adliye kararını okuyup temyize elverişli olup olmadığını, hangi hükümlerin temyiz konusu olabileceğini birlikte değerlendirmek isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından büroya ulaşabilir, genel bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
İstinaf kararından sonra Yargıtay’a gidebilir miyim?
Karar temyize elverişliyse evet. Bölge adliye hukuk dairesinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kararın temyize açık olup olmadığı hüküm kısmındaki kanun yolu bilgisinden ve kararın türünden anlaşılır.
Boşanmaya karar verildiyse, hâlâ temyiz edebilir miyim?
Davada haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunması şartıyla temyiz edebilir. Örneğin boşanmayı kabul eden ama kusur belirlemesini, tazminatı veya velayet düzenini kabul etmeyen eş, bu noktalara yönelik temyiz sebebi gösterebilir.
Temyiz süresi kaçırılırsa ne olur?
Süre geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesi süresinde sayılmaz ve reddedilir (HMK m. 366 ile 346); başka bir temyiz başvurusu yoksa karar kesinleşir. Bu nedenle tebliğ tarihini bilmek ve süreyi buna göre hesaplamak gerekir; sürenin hesabında şüphe varsa tebligat evrakı ile birlikte bir hukukçuya danışın.
Temyiz boşanma kararını durdurur mu?
Temyiz kararın icrasını durdurmaz. Ancak kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 103, 104, 341, 346, 347, 348, 361, 362, 364, 366, 367, 369, 370, 371, 373
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.