Yurt dışındaki boşanma davasında hükmedilen nafakayı Türkiye’de tahsil etmek için tenfiz kararı gerekir. Şartlar, karşılıklılık, belgeler ve icra süreci anlatıldı.
Kısaca
- Yabancı mahkemenin nafaka ilamı, kararı veren devlet kanunlarına göre kesinleşmişse ve yetkili Türk mahkemesi tenfiz kararı vermişse Türkiye’de icra edilebilir (MÖHUK m. 50).
- Tenfiz şartları arasında karşılıklılık, ilamın münhasır yetkiye aykırı verilmemesi, kamu düzenine açık aykırılığın bulunmaması ve usulüne uygun çağrılma yer alır (m. 54).
- Tenfiz kararından sonra yabancı ilam Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m. 57).
- Tenfiz dilekçesine onaylı ilam, kesinleşme belgesi ve onaylı tercümeler eklenir (m. 53); aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizi aile mahkemelerinin görevidir (4787 sayılı Kanun m. 4).
Yurt dışında boşandınız ve oradaki mahkeme, eşinizin ya da çocuğunuzun lehine nafakaya hükmetti. Borçlu Türkiye’de yaşıyor veya burada malı bulunuyor. Bu durumda elinizdeki yabancı ilam kendi başına Türkiye’de icra takibine dayanak olmaz. Önce yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı almanız gerekir; tenfizden sonra ilam, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra edilir.
Tenfiz Nedir, Neden Gerekir?
“Tenfiz”, yabancı bir ilamın Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesidir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50. maddesine göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Nafaka alacağı para alacağıdır ve icra yoluyla tahsil edilir. Bu nedenle nafaka hükmü bakımından “tanıma” yetmez, tenfiz gerekir. Tanıma ile tenfiz arasındaki fark için yabancı mahkeme kararının tanınması ile tenfizi arasındaki fark yazısına bakabilirsiniz. Genel olarak tenfiz şartları ayrıca yabancı mahkeme ilamının tenfizi şartları yazısında anlatılıyor.
Yabancı karardaki nafakanın Türk hukukundaki nafaka türlerine uyup uymadığı, 54. maddedeki tenfiz şartları arasında sayılmamıştır. Önemli olan, kararın bir hukuk davasında verilmiş, kesinleşmiş ve tenfiz şartlarını taşıyan bir ilam olmasıdır. Nafakanın hangi hukuka göre verildiği ise ayrı bir konudur; Türk mahkemesinde açılan boşanma davasında boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri, eşlerin ortak millî hukuku varsa ona, yoksa ortak mutad mesken hukukuna, o da yoksa Türk hukukuna tabidir (m. 14/1-2).
Hangi Mahkemede ve Nasıl Başvurulur?
MÖHUK m. 51/1 tenfiz kararları hakkında görevli mahkemeyi asliye mahkemesi olarak belirler; aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi ise aile mahkemelerinin görevleri arasında sayıldığından (4787 sayılı Kanun m. 4) dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi kurulmamış yerde asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülür. Yetki bakımından kanun, tenfizin kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinden, yoksa oturduğu yer mahkemesinden istenebileceğini söyler; Türkiye’de yerleşim yeri veya oturduğu yer de yoksa kanunda sayılan üç büyük şehrin mahkemelerinden birinden istenebilir (m. 51/2).
Tenfiz isteminde hukukî yararı bulunan herkes bulunabilir ve istem dilekçeyle yapılır (m. 52). Dilekçede tarafların ad, soyad ve adresleri, hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilamın tarih ve numarası ile hükmün özeti ve tenfizin yalnızca bir kısım için isteniyorsa o kısmın hangi olduğu yazılır. Nafaka bakımından bu son nokta pratik önem taşır: İlamda velayet, mal paylaşımı ve nafaka birlikte düzenlenmişse yalnızca nafaka bölümünün tenfizini isteyebilirsiniz.
Dilekçeye Eklenecek Belgeler
Kanun, ekleri açıkça sayar (m. 53): yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek de eklenir.
Burada iki ayrı belge vardır ve ikisi de gereklidir. Yalnızca karar örneği sunulursa kesinleşme gösterilmemiş olur. Kesinleşme konusunun ayrıntısı için kesinleşme şartı yazısına bakabilirsiniz.
Mahkemenin İncelediği Tenfiz Şartları
Yetkili mahkeme tenfiz kararını 54. maddedeki şartlar dâhilinde verir. Şartlar şunlardır:
- Karşılıklılık: Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmalıdır. Bu şart tenfizde aranır; tanımada aranmaz (m. 58/1).
- Yetki: İlam, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmalıdır; ayrıca davalı itiraz ederse ilam, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olmalıdır.
- Kamu düzeni: Hüküm kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır. Bu şart için kamu düzenine aykırılık yazısına bakabilirsiniz.
- Çağrılma ve temsil: Karşı taraf, yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış veya orada temsil edilmemişse ve bu sebeple itiraz ederse tenfiz yapılmaz. Detay için yokluğunda verilen karar yazısı var.
Bunların yanında Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır (MÖHUK m. 1/2); kararı veren devletle Türkiye arasında nafaka kararlarına ilişkin bir sözleşme varsa başvuru o sözleşmenin hükümleri de gözetilerek değerlendirilir. Karşılıklılık şartı, nafaka tenfizinde öne çıkan bir engel olabilir. Bu şartın nasıl ispatlanacağı ve ülkeye göre nasıl değerlendirildiği ayrı bir konudur; karşılıklılık şartı yazısı bu başlığa bakar.
Karşı Tarafın İtirazı ve Mahkemenin Kararı
Tenfiz dilekçesi, duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve istem basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenir (m. 55/1). Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilamının kısmen ya da tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını ileri sürerek itiraz edebilir (m. 55/2).
Nafaka alacağı bakımından “ilam yerine getirilmiş” itirazı özellikle önemlidir. Borçlu, nafakayı yurt dışında ödediğini ya da kısmen ödediğini ileri sürebilir. Bu durumda ödeme belgeleri (banka dekontları, makbuzlar) tartışmanın merkezine girer. Bu yüzden alacaklı olarak aldığınız ödemeleri tarih sırasıyla listelemeniz yararlı olur.
Mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verebilir. Karar, yabancı mahkeme ilamının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır (m. 56).
Tenfiz Kararından Sonra İcra
Tenfize karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m. 57/1). Bunun anlamı, tenfiz kararı kesinleştikten sonra ilamlı icra yoluna başvurabileceğinizdir. Tenfiz isteminin kabul veya reddi hakkında verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir ve temyiz yerine getirmeyi durdurur (m. 57/2). Genel hükümler bugün istinaf ve temyiz aşamalarını kapsar; her ikisinde de başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345, 361). Bu nedenle borçlu kanun yoluna giderse, kanun metnine göre yerine getirme durur.
Borçlunun Türkiye’deki maaşı, banka hesabı veya taşınmazı üzerinde icra yollarını değerlendirmek için nafaka borçlusunun mal varlığının araştırılması yazısı yol gösterebilir. Yurt dışındaki borçlu açısından ise nafaka alacağının yurt dışında tahsili yazısına bakmak gerekir.
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Yurt dışında boşanan bir çiftte, çocuğun nafakası ve eş için nafaka kararı yabancı mahkemece verilmiş ve kesinleşmiştir. Nafaka borçlusu daha sonra Türkiye’ye yerleşmiş ve burada çalışmaktadır. Alacaklı taraf, borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesine (aile mahkemesine) tenfiz dilekçesi verir; ilamın onaylı örneğini, kesinleşme belgesini ve tercümelerini ekler.
Borçlu tenfize itiraz eder: yurt dışında ödemelerinin önemli bölümünü yaptığını ve karşılıklılığın bulunmadığını söyler. Mahkeme ödeme belgelerini ve karşılıklılığı inceler. Karşılıklılık şartı sağlanıyorsa ve ödeme kısmî ise, ilamın kısmen tenfizine karar verilebilir. Hangi sonucun çıkacağı dosyadaki belgelere ve yabancı ülke ile Türkiye arasındaki karşılıklılık durumuna bağlıdır.
Eş Nafakası, Çocuk Nafakası ve Geçmiş Dönem Alacakları
Yabancı ilamda birden fazla nafaka kalemi bulunabilir: eş için ödenecek nafaka, çocuk için ödenecek nafaka, belki bir de birikmiş alacak. Tenfiz dilekçesinde bunların hangilerinin istendiğini ayrı ayrı yazmanız faydalıdır; kanun, hükmün bir kısmı için tenfiz istenebileceğini ve mahkemenin ilamı kısmen tenfiz edebileceğini açıkça kabul eder (m. 52, 56). Böylece bir kalem hakkında şart eksikliği varsa diğer kalemler için kısmen tenfiz yolu açık kalabilir.
Geçmiş dönemlerde ödenmeyen nafakalar ile ilamın tenfizinden sonra işleyecek nafakalar arasında da fark vardır. Tenfiz kararı ilamı icra edilebilir yapar; ilamın içeriği değişmez. Nafaka miktarının sonradan artırılması, azaltılması veya kaldırılması gibi taleplerin hangi mahkemede ve hangi hukuka göre görüleceği ayrı bir sorudur. Bu konular için nafaka artırım davası ve nafaka azaltma ve kaldırma davası yazılarına bakabilirsiniz.
Çocuk nafakasının Türk hukukundaki adı iştirak nafakasıdır. Yabancı ilamdaki nafakanın bu adı taşımaması, tenfizine engel değildir; mahkeme kararın içeriğini ve hangi alacağı hükme bağladığını inceler.
Süre, Masraf ve Beklenti Yönetimi
Tenfiz davasının ne kadar süreceğini önceden söylemek mümkün değildir. Süreyi etkileyen etkenler şunlardır: belgelerin eksiksiz olması, karşı tarafa tebligatın kolayca yapılabilmesi, itirazın bulunup bulunmadığı, karşılıklılık konusunda araştırma gerekip gerekmediği ve kararın temyiz edilip edilmediği. Temyiz hâlinde yerine getirme durur (m. 57/2).
Masraf bakımından da genel bir rakam vermek doğru olmaz. Harçlar ve tercüme giderleri yılın tarifesine ve belgelerin sayfa sayısına göre değişir. Yeminli tercüme ve onay işlemleri de gider kalemi olabilir; bu yüzden belge listesini baştan netleştirmek, sonradan eksik tamamlamaktan daha ekonomiktir.
Tenfiz kararı alınması nafakanın hemen tahsil edileceği anlamına gelmez. Borçlunun Türkiye’de maaşı, hesabı ya da taşınmazı bulunmuyorsa icra takibi sonuç vermeyebilir. Bu nedenle tenfize girmeden önce borçlunun Türkiye’deki varlığını araştırmak, süreç için gerçekçi bir beklenti oluşturur.
Sık Yapılan Hatalar
- Doğrudan icra takibi başlatmak. Tenfiz kararı olmadan ilam icraya konamaz.
- Kesinleşme belgesini atlamak. Hem ilamın hem kesinleşmenin onaylı örnekleri ve tercümeleri gerekir.
- Karşılıklılığı hafife almak. Tenfizde bu şart aranır; nafaka alacağı için araştırılması gerekir.
- Ödemeleri belgelememek. Borçlu ödeme yaptığını ileri sürecekse, alacaklı da aldıklarını kayda geçirmelidir.
- Yabancı nafakayı Türk nafaka kurallarına göre yeniden hesaplamak. Tenfiz, davanın yeniden görülmesi değil, ilamın icra edilebilir hâle getirilmesidir.
Türkiye’deki yoksulluk nafakasına dair gelişmeler, Türkiye’de açılan nafaka davalarında önem taşır. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da Medeni Kanun’un 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Kesinleşmiş nafaka kararları bu iptal nedeniyle kendiliğinden kalkmaz.
Nafaka Alacağınızı Türkiye’de Takip Etmek İçin Önce Belgeleri Toplayın
Yurt dışı nafaka kararınızı Türkiye’de icra ettirmeyi düşünüyorsanız önce kararın onaylı örneğini, kesinleşme belgesini, tercümelerini ve varsa ödeme kayıtlarını bir araya getirin. Borçlunun Türkiye’deki adresini ve mal varlığını bilmeniz, hangi mahkemenin yetkili olacağını ve icra sürecinin nasıl ilerleyeceğini etkiler.
Dosyanın ayrıntısı bu başlıkta belirleyicidir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, genel çerçeve için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Bir sonuç vaat etmeyiz; belgelerinize göre izlenebilecek yolu birlikte değerlendiririz.
Sık sorulan sorular
Yurt dışında nafakaya hükmedildi, doğrudan icra takibi başlatabilir miyim?
Hayır. Yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır (MÖHUK m. 50). Tenfiz kararı olmadan ilam icra takibine dayanak yapılamaz.
Tenfiz davası hangi mahkemede açılır?
MÖHUK m. 51 asliye mahkemesini görevli kılar; aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizi ise aile mahkemelerinin görevleri arasında sayılmıştır (4787 sayılı Kanun m. 4), aile mahkemesi kurulmamış yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Tenfiz, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa oturduğu yer mahkemesinden istenir; bunlar da yoksa kanun belirli mahkemeleri yetkili kılar (m. 51).
Karşılıklılık şartı nedir?
Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılığa dayanan bir anlaşma ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmasıdır (m. 54/1-a). Bu şart, tenfizde aranır.
Tenfiz edilen nafaka kararı nasıl icra edilir?
Tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m. 57/1). Yani Türkiye’deki ilamlı icra kuralları işler.
Tenfiz kararına itiraz edilirse icra durur mu?
Tenfiz isteminin kabul veya reddi hakkında verilen kararların temyizi genel hükümlere tabidir ve temyiz, yerine getirmeyi durdurur (m. 57/2). Kanun yolu süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345, 361); bu süre geçerse karar kesinleşir.
Dayanak mevzuat
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 1, 14, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 345, 361
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.