Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Evlilik Sırasında Biriken Fatura ve Ev Giderleri Kime Yüklenir?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Boşanmada elektrik, su, kira, market ve aidat borçları kime yüklenir? Ailenin sürekli ihtiyaçları, müteselsil sorumluluk ve eşler arası rücu anlatılıyor.

Kısaca

  • Eşlerden her biri ortak yaşam sürerken ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsil eder; bu yetkinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur (TMK m. 188, 189).
  • Ailenin sürekli ihtiyacı dışında kalan harcamalar, yetki aşılmışsa yapan eşin kişisel borcudur (TMK m. 189/2); her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla sorumlu olur (TMK m. 224).
  • Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186/3); iç ilişkideki paylaşım bu ölçüte göre değerlendirilir.
  • Kira ile tutulan aile konutunda sözleşmenin tarafı olmayan eş bildirimle taraf olabilir ve diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4).
  • Dava sürerken hâkim, giderlere parasal katkıyı ve konuttan yararlanmayı düzenleyen geçici önlemleri alabilir (TMK m. 169, 197).

Boşanma sürecinde en çok gözden kaçan kalem, günlük hayatın arka planında biriken borçlardır: elektrik, su, doğalgaz, internet, site aidatı, market alacağı. Bunlar bir araya geldiğinde küçük bir kalem değildir ve “bunları kim ödeyecek?” sorusu sık sık boşanma dilekçesinin hiç değinmediği yerde kalır. Kısa cevap şudur: ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan harcamalarda eşler üçüncü kişilere karşı birlikte sorumlu olur; kendi aralarındaki paylaşım ise giderlere güçleri oranında katılma ilkesine göre yapılır.

Ailenin sürekli ihtiyaçları ne demek?

Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder (TMK m. 188/1). Kanun “sürekli ihtiyaç” kavramını tek tek saymaz; ancak gündelik yaşamın tekrar eden giderleri bu kapsama girer: yiyecek, giyecek, barınma, enerji ve su, ısınma, çocukların bakım ve eğitimi gibi. Ailenin diğer ihtiyaçları için ise bir eş birliği ancak sınırlı hâllerde temsil edebilir: diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa, ya da birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin rızası hastalık veya başka yerde olması gibi sebeplerle alınamıyorsa (TMK m. 188/2).

Bu çerçevede iki ayrı harcama grubu doğar:

  • Ailenin sürekli ihtiyacı niteliğindeki giderler: enerji, su, market, okul ve sağlık giderleri gibi.
  • Bunların dışında kalan büyük harcamalar: değerli eşya alımı, araç, yatırım, kredi kullanımı gibi.

Birinci grupta eşlerin her biri diğerini bağlayabilir. İkinci grupta ise kural, yapan eşin kendi borcu olmasıdır.

Alacaklıya karşı sorumluluk

Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler, üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 189/1). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını dilediği eşten isteyebilmesi demektir. Birden çok borçlunun her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse müteselsil borçluluk doğar; böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar (TBK m. 162). Eşlerin birliği temsili de kanunun öngördüğü hâllerden biridir.

Temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemler bakımından kural farklıdır: eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi olmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumlu olurlar (TMK m. 189/2). Her eş ayrıca kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224).

Hizmet sağlayıcı açısından durum şöyle özetlenir: abonelik sözleşmesini yapan kişi, öncelikle borçlu olarak görünür. Diğer eşin sorumluluğu ise, harcamanın ailenin sürekli ihtiyacı niteliğine, ortak yaşamın sürüp sürmediğine ve işlemin içeriğine bağlı olarak ayrıca tartışılır.

Eşler kendi aralarında nasıl paylaşır?

Alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk ile eşler arası iç paylaşım farklı şeylerdir. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186/3). Güç oranı, yalnız parasal gelire bakmaz; evde çocuğa ve ev işlerine emek veren eşin katkısı da bu katılmanın bir parçasıdır. Dolayısıyla evde çalışmayan eş giderlerin hiçbirini ödememiş olsa bile “katılmamış” sayılmaz.

Borçlulardan biri, alacaklıya yapılan ifadan kendisine düşen paydan fazlasını ödemişse, fazlasını diğer borçlulardan isteme hakkı doğar (TBK m. 167). Müteselsil borçlular arasında kanundaki varsayılan kural eşit paydır; fakat aksi kararlaştırılmışsa veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden başka bir sonuç çıkıyorsa, buna göre hareket edilir. Eşler arasında bu nitelik değerlendirilirken TMK m. 186/3’teki güç oranı ilkesi göz önünde tutulur. Pratikte iç paylaşım için ödeme belgeleri, eşlerin gelir durumu ve ev yaşamındaki katkı tek tek incelenir.

Mal rejimi hesabında yeri

Ödenmeyen faturalar ve ev giderleri mal rejiminin tasfiyesinde de görünebilir. Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar; hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m. 230/2). Günlük yaşam giderleri çoğunlukla evlilik gelirinden karşılandığı için edinilmiş mallara ilişkin görünür. Bir eş, kişisel malından (miras ya da evlilik öncesi birikim) ortak giderleri ödemişse, bu ödeme için tasfiyede denkleştirme gündeme gelebilir (TMK m. 230/1). Ayrıntılı hesap için edinilmiş mallara katılma rejimi ve eşler arası borçlar ve mal rejimi envanteri yazılarına bakabilirsiniz.

Kira ve aile konutu

Aile konutu kira ile tutulmuşsa durum özeldir. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez. Konut eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4). Bu hüküm, boşanma sırasında evde kalacak eşin kira ilişkisini koruma yolunu açar; ancak bildirimle birlikte kira borcundan da sorumlu olunacağını unutmamak gerekir. Ayrıntı için aile konutunda kira sözleşmesi ve eşin rızası yazısına bakabilirsiniz.

Birlikte yaşam bitince giderler

Temsil yetkisi kanun metninde ortak yaşamın devamı süresine bağlanmıştır (TMK m. 188/1). Ayrı yaşam başladığında ve boşanma davası açıldığında, günlük giderlerin kim tarafından karşılanacağı geçici önlemlerle düzenlenir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m. 197/2). Eşlerden biri giderlere katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına ödemeyi diğer eşe yapmalarını da emredebilir (TMK m. 198).

Tedbir kararlarının uygulamadaki yansıması için boşanma davasında geçici önlemler ve boşanma davası sürerken ev kirasını kim öder yazıları tamamlayıcıdır. Eşin ortak giderlere katılmaması bir dava gerekçesi hâline geliyorsa, aile giderlerine katılmama yazısı da ilgi çekebilir.

Temsil yetkisinin sınırlanması

Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. İstemde bulunan eş, kaldırmayı veya sınırlamayı üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir; ancak iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkim kararıyla ilân edilmesine bağlıdır (TMK m. 190). Bu yol, eşin sürekli borçlanma ile aileyi zora sokması hâlinde kullanılabilir. Önemli nokta ilan şartıdır: ilan edilmeyen bir sınırlama, iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Nilay ve Orhan ayrı yaşamaya başlamıştır. Ortak evde Nilay çocuklarıyla oturmaktadır; elektrik ve doğalgaz abonelikleri Orhan’ın adınadır. Son dört aydır faturalar ödenmemiş, sağlayıcı Orhan’a ödeme çağrısı göndermiştir. Orhan ise “ev Nilay’ın kullanımında” diyerek ödemeyi reddetmektedir. Boşanma davası açılmış ve geçici önlem talebi yapılmıştır.

Bu dosyada abonelik Orhan’ın adına olduğu için sağlayıcıya karşı öncelikle o borçlu görünür. Ancak eve ilişkin sürekli giderler söz konusu olduğundan, hangi eşin hangi dönem için sorumlu tutulacağı ortak yaşamın sürüp sürmemesine, tedbir kararına ve eşlerin güçlerine göre belirlenir. Hâkim geçici önlemle giderlerin kimin tarafından ve ne ölçüde karşılanacağını düzenlerse, ödemeyi yapan eş sonradan hesaplaşma için belge saklamalıdır. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; abonelik sözleşmeleri, ödeme kayıtları ve tedbir kararının içeriği belirleyecektir.

Site aidatı ve ortak gider avansları

Apartman ya da sitedeki aidat, faturalardan farklı bir hukuki zemine dayanır. Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri, aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça, kapıcı gibi bazı giderlere eşit olarak, ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderlerine ve yönetici aylığı gibi diğer giderlere ise arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür (KMK m. 20). Borçlu, tapuda malik görünen eştir. Konutta kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı yararlanan kişi de kat malikinin payına düşen gider ve avans borcundan müştereken ve müteselsilen sorumludur; kiracının sorumluluğu ise ödediği kira miktarıyla sınırlıdır (KMK m. 22/1). Malik olmayan eş konutta devamlı oturuyorsa onun da bu hüküm kapsamında sorumlu tutulup tutulmayacağı ayrıca tartışılabilir; konutta oturmuş olmak tek başına malik sıfatını doğurmaz. Boşanmadan sonra tapudaki malik değişikliği ya da evde kalan eşin durumu için boşandıktan sonra site aidatı ve abonelik borçları yazısı ayrıca okunabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Aboneliğin kimin adına olduğuna bakıp başka bir şeyi incelememek. Sözleşmedeki ad, iç paylaşımı belirlemez.
  • Ödemeleri belgesiz yapmak. Elden ödeme, hesap dekontu olmadan sonradan ispat edilemez.
  • Tedbir kararında gider payını boş bırakmak. Dilekçede konut giderlerinin kim tarafından karşılanacağı açıkça talep edilmelidir.
  • Alacaklıya cevap vermemek. Hizmet sağlayıcıdan gelen ihtarı ya da ödeme emrini yanıtsız bırakmak süre kaybına yol açabilir; ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür (İİK m. 62).
  • Her harcamayı ailenin sürekli ihtiyacı saymak. Büyük borçlanmalar çoğunlukla bu kapsama girmez.

Bu borçlar için nasıl bir yol izlenir?

Faturalar, kira kayıtları ve ödeme dekontları bir araya getirildiğinde hangi borcun kime ait olduğu görülebilir. Dosyanız ayrıntıya bağlıdır; telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim için iletişim sayfasındaki bilgileri kullanabilir, genel bilgi için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Elektrik ve su faturası eşimin adına ise borç yalnız onun mudur?

Abonelik sözleşmesini yapan kişi, hizmet sağlayıcıya karşı borçlu görünür. Fakat bu giderler ailenin sürekli ihtiyaçlarındandır ve yetkinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 189). Eşler arasında ise gider payı güçlerine göre belirlenir.

Ayrı yaşamaya başladıktan sonra biriken faturalardan ben de sorumlu muyum?

Temsil yetkisi ortak yaşamın devamı süresince vardır (TMK m. 188). Ayrı yaşamaya başladıktan sonra eşin yaptığı harcamalar bakımından bu yetki kanun metnine göre devam etmez. Ancak sözleşmenin kime ait olduğu, hangi eve ve kimin ihtiyacına ilişkin olduğu ayrıca bakılır.

Evlilik sırasında eşimin yaptığı tüm alışverişlerden sorumlu muyum?

Hayır. Kanun, ailenin sürekli ihtiyaçları dışındaki işlemleri ancak belirli durumlarda birliği bağlayıcı sayar. Temsil yetkisi olmaksızın yapılan işlemlerden eş kişisel olarak sorumludur (TMK m. 189/2); her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224).

Evin giderlerini yalnız ben ödediysem eşimden geri isteyebilir miyim?

Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır (TMK m. 186/3). Bu ölçüt, iç ilişkide kimin ne kadar yük taşıması gerektiğini gösterir. Hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirleyebilir; bu katkı geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir (TMK m. 196/3). Geri isteme talebi ve miktarı, ödemelerin belgelenmesine ve eşlerin gelir durumuna bağlıdır.

Eşim giderlere katılmıyorsa hâkim bir önlem alabilir mi?

Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m. 198). Ayrıca birlikte yaşamaya ara verilmesi hâlinde parasal katkıya ve konuttan yararlanmaya ilişkin önlemler de alınabilir (TMK m. 197).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 186, 188, 189, 190, 194, 196, 197, 198, 224, 230
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162, 167
  • 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20, 22
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler