Tapu veya ruhsatta kimin adı yazarsa yazsın boşanmada malın edinilme zamanı ve kaynağı esas alınır; eş adına kayıtlı malın hesabı nasıl yapılır?
Kısaca
- Boşanmada malın sicilde kimin adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir; belirleyici olan malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğidir (TMK m. 219, 220).
- Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır; bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispat etmekle yükümlüdür (TMK m. 222).
- Evlilik içinde karşılığı verilerek alınan mal edinilmiş maldır ve tapu hangi eşin adınaysa o eşin artık değerine yazılır (TMK m. 219, 231); diğer eşin yaptığı katkı ayrıca alacak doğurabilir.
- Diğer eşin parası kayıtlı eşin malına gitmişse değer artış payı (TMK m. 227), kayıtlı eşin kişisel parası edinilmiş mala gitmişse denkleştirme (TMK m. 230) gündeme gelir.
Tapu senedinde yalnız eşinizin adı yazıyor. Evin parasını ise yıllardır sizin maaşınız, sizin ailenizin yardımı ya da birlikte kullandığınız birikim karşılamış olabilir. Boşanma davası açıldığında soru ortaya çıkar: Tapudaki isim mi, yoksa parayı veren mi esas alınır? Kısa cevap şudur: Sicildeki ad mülkiyeti gösterir, ama mal rejimi hesabı malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğine bakar. Evlilik içinde karşılığı verilerek edinilen mal edinilmiş maldır (TMK m. 219); hangi eşin adına kayıtlı olduğu, malın hangi eşin artık değerine yazılacağını belirler, katılma alacağı hesabının dışında bırakmaz.
Sicil kaydı ile mal rejimi arasındaki fark
Hukuk iki ayrı soruyu birbirinden ayırır. Birincisi, mal kimin adına kayıtlıdır? Taşınmazlar için tapu, araçlar için ruhsat, hesaplar için hesap sahibi bilgisi bu soruyu cevaplar. İkincisi, mal hangi mal kesimine aittir? Bu soru, malın nasıl, ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğine bağlıdır. Mal rejimi hesabı ikinci soruyu esas alır.
Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m. 219). Maaşla alınan ev, evlilik içindeki kazançla alınan araç ya da bu kazançla açılan hesap bunlara örnektir. Bu malların tapuda veya ruhsatta hangi eşin adına yazıldığı, mal rejimi hesabı açısından ikinci plandadır; çünkü her eşin edinilmiş malları kendi artık değerine girer. Mal, kayıtlı olduğu eşin artık değerine yazılır ve diğer eş bu artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236).
Artık değer hesabında kayıt kime yazılır?
Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Hesap her eş için ayrı yapılır. Tapuda eşinizin adına kayıtlı ev, eşinizin edinilmiş mallarına yazılır ve onun artık değerini artırır. Sizin adınıza kayıtlı araç ise sizin artık değerinize girer. İki artık değer karşılaştırılır; her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olduğundan alacaklar takas edilir (TMK m. 236).
Bu mantık bir adalet dengesi kurar. Ev eşinizin adına yazılmış olsa da, aynı evlilikte siz de kendi adınıza mal edinmişseniz hesap ters yönde de işler. Tapu kaydı malın hangi eşin artık değerine yazılacağını gösterir; sonucu asıl belirleyen, her eşin ne kadar edinilmiş mal topladığıdır. Hesabın nasıl yapıldığını ayrıntılı görmek için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısına bakabilirsiniz.
İspat yükü kimin üzerinde?
Kanun kayıt konusunda ek bir kural getirir: Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222).
Burada iki ayrı karine işliyor. Birincisi, mal bir eşe ait görünüyorsa edinilmiş mal sayılır. Dolayısıyla “bu ev benim kişisel malım” diyen eşin, miras ya da evlilik öncesi birikim gibi kaynağı göstermesi gerekir. İkincisi, ait olduğu ispat edilemeyen mal paylı mülkiyette sayılır. Bu, özellikle ev eşyası gibi sicili olmayan mallarda önem taşır. Belgeler için kişisel mal iddiası için gereken belgeler yazısı ayrıntılı bir liste verir.
Parayı diğer eş verdiyse: değer artış payı
Evi kayıtlı eşin adına alınmış olsa da diğer eş kendi parasını yatırmış olabilir. Kanun bu durumu değer artış payıyla düzenler. Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur. Bu alacak malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227).
Örneğin sizin kişisel malınızdan, yani miras paranızdan ev peşinatı ödenmişse ve ev eşinizin adına kayıtlıysa, siz peşinatın evin toplam bedelindeki oranı kadar bir değer artış payı alacağı ileri sürebilirsiniz. Bu alacağı belgelemek için peşinatın size ait hesaptan çıktığını, parayı hangi kaynakla elde ettiğinizi ve ödemenin eve gittiğini göstermeniz gerekir. Konunun ayrıntıları için değer artış payı alacağı yazısı kullanışlıdır.
Kişisel parayla edinilmiş mal alındıysa: denkleştirme
Bir de aynı eşin iki mal kesimi arasındaki katkı vardır. Kayıtlı eş, evi alırken kendi kişisel malından da para koymuşsa, bu katkı denkleştirme konusu olur. Bir mal kesiminden diğerindeki malın edinilmesine katkı yapılmışsa denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m. 230). Bu konu karma kaynakla alınan ev yazısında ayrıntılı işlenmiştir.
Kaynaklara göre tablo kabaca şöyledir. Ödeme kayıtlı eşin kendi kişisel malından yapıldıysa, alınan mal kişisel malın yerine geçen değer olabilir (TMK m. 220/4). Ödeme diğer eşin parasıyla yapıldıysa diğer eş lehine değer artış payı doğabilir. Ödeme kayıtlı eşin evlilik gelirinden yapıldıysa mal edinilmiş maldır ve kayıtlı eşin artık değerine yazılır. Kaynaklar karışıksa katkı oranlarına göre ayrıştırma yapılır. Bu tablo yol göstericidir; her dosyada ödeme kayıtlarının tamamına bakmak gerekir.
Kredi borcu kimin adına çekilmişse
Konut ya da araç kredisi çoğu zaman tek eşin adına çekilir. Kredinin kimin adına olduğu, bankaya karşı kimin sorumlu olduğunu belirler; mal rejimi hesabında ise kredinin hangi mal kesimine ilişkin olduğu önem taşır. Edinilmiş mala ilişkin borç, artık değer hesabında ilgili malın değerinden düşülür (TMK m. 231). Varsayımsal olarak, Cem’in adına çekilen konut kredisi, Cem’in edinilmiş malı olan daireye ilişkindir ve Cem’in artık değerini azaltır. Deniz’in imzası krediye eşlik etmemiş olsa da aynı hesap yapılır.
Borcun ödenme kaynağı da incelenir: taksitler kimin hesabından, hangi gelirle ödenmişse hesaba o yönde yansır. Taksitler kişisel maldan ödenmişse denkleştirme gündeme gelir. Bu nedenle kredi sözleşmesi, taksit planı ve ödeme dekontları dosyada önemli bir yer tutar.
Mal üçüncü kişi adına devredilmişse
Bazen mal ne bir eşin ne diğer eşin adınadır; anne, kardeş ya da bir şirket adına kayıtlıdır. Kanun bu duruma karşı iki düzenleme getirir. Birincisi, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir. İkincisi, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de eklenir (TMK m. 229). Bu davada mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Tasfiyede borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa, alacaklı eş hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları eksik kalan miktarla sınırlı olarak yararlanan üçüncü kişiden isteyebilir; bu dava hakkı haklarının zedelendiğini öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 241).
İki durumda da ispat yükü, bu iddiayı ileri süren eştedir. Kastın ispatı kolay değildir ve genellikle devrin zamanı, bedeli, devralanla ilişki ve devrin gerekçesi gibi olgular birlikte değerlendirilir. Ayrıntı için boşanmada mal kaçırma ve eklenecek değerler yazısına bakabilirsiniz.
Aile konutu ve rıza
Tapu kaydı eşin adına olsa bile, aile konutu söz konusuysa maliki olmayan eşin korunmasına dair özel bir hüküm vardır. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194). Bu hüküm mal rejimi hesabını değil, evin devrine ve kullanımına ilişkin korumayı düzenler. Yani eşinizin adına kayıtlı evde yaşıyorsanız, ev mülkiyeti sizde olmasa bile evlilik sürdükçe devri konusunda sizin söz hakkınız vardır; boşanma kesinleşince bu rıza şartı kural olarak aranmaz.
Varsayımsal örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşler Deniz ve Cem evlilik içinde bir daire almış. Daire Cem adına tapuya kayıtlı. Peşinatın bir kısmı Deniz’e annesinden miras kalan paradan, kalanı Cem’in maaşından ödenen kredi taksitlerinden gelmiş. Boşanma davasında Cem dairenin yalnız kendisine ait olduğunu söylüyor. Deniz ise peşinat için yaptığı ödemeyi gösteren banka kaydını, miras belgesini ve dekontu sunuyor. Mahkeme bu durumda dairenin edinilmiş mal olarak Cem’in artık değerine yazıldığını kabul edebilir; Deniz ise peşinattan doğan değer artış payı alacağını ayrıca ileri sürebilir. Hesapta hangi oranın kabul edileceği ödeme kayıtlarına ve bilirkişi raporuna göre değişir; bu örnekte sonuç önceden söylenemez.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, tapuda adı olmayan eşin hiçbir hakkı olmadığını düşünmektir. İkinci hata, tapuda adı yazan eşin malın tamamının kendisine kalacağını varsaymaktır. Üçüncü hata, belgesiz iddiaya güvenmektir. Dördüncü hata, parayı verdiğini iddia ettiği halde dekont ve hesap hareketlerini saklamamaktır. Beşinci hata, malı boşanma davasından hemen önce üçüncü kişiye devretmeyi çözüm sanmaktır; bu tür devirler hesaba eklenebilir.
Son olarak mal rejiminin ne zaman sona erdiğini de bilmek gerekir. Boşanma hâlinde rejim mahkemenin boşanmaya karar vermesi şartıyla dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Bu tarihten sonra edinilen mallar artık değer hesabına girmez. Konu için mal rejimi ne zaman sona erer yazısına bakılabilir.
Dosyanızda kaynağı birlikte inceleyelim
Eş adına kayıtlı bir malın mal paylaşımında nasıl sonuçlanacağı, malın edinilme tarihine, kaynağına ve elinizdeki belgelere bağlıdır. Kendi durumunuz için bu hesabı belgelere bakmadan yapmak doğru olmaz. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; ayrıntılar için iletişim sayfasına, genel bilgi için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ev eşimin adına, ama parayı ben ödedim. Boşanmada ne olur?
Tapudaki ad malın mülkiyetini gösterir, ancak boşanmada hesap kaynağa göre yapılır. Evi eşinizin adına alınmış olsa da bedelinin sizin parayla karşılandığını belgeleyebiliyorsanız değer artış payı gibi bir alacak ileri sürebilirsiniz. Ödemeyi belgeleyemeseniz bile ev evlilik içinde karşılığı verilerek alındıysa eşinizin artık değerinin yarısı üzerinden katılma alacağınız vardır.
Araç eşimin adına kayıtlı ve evlilik içinde alındı. Paylaşılır mı?
Evlilik içinde karşılığı verilerek alınan araç, ruhsat kimin adına olursa olsun, genellikle onu alan eşin edinilmiş malı sayılır. Bu durumda aracın değeri, ruhsat sahibi eşin artık değerine dahil edilir ve diğer eşin yarı payı hesaplanır.
Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mal ne olur?
Kanun bu durumda malı eşlerin paylı mülkiyetinde sayar. Bir eşin bütün malları da aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. İddia eden eşin ispat yükümlülüğü vardır.
Mal üçüncü bir kişi adına kayıtlıysa ne olur?
Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ve rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızanız olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Davanın ihbar edildiği üçüncü kişiye karşı karar ileri sürülebilir. Eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa eksik kısım karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden istenebilir; bu hak öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde rejimin sona ermesinden beş yıl geçince düşer.
Mal edinilirken eşimin imzası olmadı, bu bir sorun mu?
İmza, malın hangi mal kesimine gireceğini tek başına belirlemez; edinme zamanı ve kaynağı önem taşır. Eşin açık rızası malın alınması için değil, evlilik sürerken aile konutunun devri veya üzerindeki hakların sınırlanması için aranır (TMK m. 194).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 194, 219, 220, 222, 225, 227, 229, 230, 231, 236, 241
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.