Aile Hukuku ve Boşanma

Evin Bir Kısmı Kişisel Paradan, Kalanı Maaştan Ödendiyse Boşanmada Nasıl Hesaplanır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Evin bir kısmı miras veya birikimle, kalanı maaşla alındıysa boşanmada denkleştirme katkı oranına ve tasfiye anındaki değere göre hesaplanır.

Kısaca

  • Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine katkı yapılmışsa denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m. 230/3).
  • Katkı oranı, evin edinilmesine verilen toplam bedel içinde kişisel paranın ve maaş gibi edinilmiş gelirin payını gösterir; kâğıt üzerindeki satış bedeli tek başına belirleyici olmaz.
  • Katkı bir eşin kendi iki mal kesimi arasında yapıldıysa denkleştirme (TMK m. 230), diğer eşin malına yapıldıysa değer artış payı (TMK m. 227) gündeme gelir.
  • Kanun, katkı payının geri ödenmesini değil, değer artışına katılmayı öngörür; ev değer kazandıysa kazanç da orantılı olarak hesaba yansır.

Elde bir daire var. Peşinatının büyük kısmı annenizden kalan paradan, kalanı ise evlilik boyunca maaştan ödenen kredi taksitlerinden geliyor. Boşanma davası açıldığında soru kaçınılmaz olarak geliyor: Bu ev hangi kesime yazılır, kim ne kadar alacaklı çıkar? Kanunun cevabı basit bir yüzde bölüşümü değil, katkı oranına ve malın tasfiye anındaki değerine dayanan bir denkleştirmedir (TMK m. 230/3). Aşağıda bu hesabın mantığını, hangi belgeye dayandığını ve hatalı beklentilerin nerede ortaya çıktığını anlatacağım.

Mal kesimi nedir ve neden iki kesim var?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eşin malvarlığı iki kesimden oluşur: edinilmiş mallar ve kişisel mallar (TMK m. 218). Maaş, çalışmanın karşılığı olan kazançlar ve bunların yerine geçen değerler edinilmiş maldır (TMK m. 219). Miras, bağış, evlenmeden önce sahip olunan mallar ve bunların yerine geçen değerler ise kişisel maldır (TMK m. 220). Boşanmada yalnız edinilmiş mallar artık değer hesabına girer; kişisel mallar dışarıda kalır.

Pratikte iki kesim bir arada çalışır. Ev alırken ödemenin tamamı çoğu zaman tek bir kaynaktan yapılmaz: peşinat bir hesaptan, aylık taksitler başka bir hesaptan gider. İşte karma kaynakla alınmış mallar bu nedenle ayrı bir hesap gerektirir. Kanun bu durumda “denkleştirme” kurumunu getirir.

TMK 230/3: katkı oranı ve tasfiye zamanındaki değer

Madde şöyle der: Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır (TMK m. 230/3). Bu cümlede üç kavram öne çıkıyor.

Birincisi katkı oranıdır. Evin edinilmesi için verilen toplam bedelde kişisel paranın payı yarım mıydı, dörtte biri mi? Oran, ödemelerin banka kayıtlarından ve sözleşmelerden çıkarılır. İkincisi tasfiye zamanındaki değerdir. Evin satın alındığı günkü fiyatı değil, tasfiyedeki güncel değeri hesapta esas alınır. Böylece değer artışından yararlanma ve değer kaybında katlanma, katkı oranı kadar paylaşılır. Üçüncüsü ev elden çıkarılmışsa hakkaniyettir: satış bedeli ve süreç mahkemece tartılır.

Bu yapı, “verdiğim parayı geri alırım” anlayışından farklıdır. Kişisel paranızla peşinatın yarısını ödediyseniz alacağınız, ödediğiniz sabit tutar değil, evin bugünkü değerinin katkı oranınıza karşılık gelen kısmıdır.

Bir mal kesiminden diğerine: denkleştirme mi, değer artış payı mı?

Burada iki farklı mekanizma birbirine karışır. Denkleştirme (TMK m. 230), aynı eşin iki mal kesimi arasındaki katkıları düzenler: Kendi kişisel parasıyla kendi edinilmiş malına katkı yapan ya da tersini yapan eş için geçerlidir. Değer artış payı (TMK m. 227) ise bir eşin, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunmasını düzenler. Detaylı bilgi için değer artış payı alacağı yazısına bakabilirsiniz.

Somut fark şudur: Ev eşinizin adına kayıtlı ve siz kendi miras paranızı yatırdıysanız, bu katkı diğer eşin malına yapıldığından değer artış payı gündeme gelir. Ev sizin adınıza kayıtlı, siz hem miras paranızdan hem maaşınızdan ödeme yaptıysanız, bu iki ödeme arasındaki hesap denkleştirme meselesidir. Mahkeme, hangi hükmün uygulanacağını dosyadaki olgulara göre belirler; dilekçede ikisini birden ileri sürmek mümkündür.

Kredi borcu hangi mal kesimine yazılır?

Kanun, her borcun ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına soktuğunu söyler. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç ise edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m. 230/2). Bu kural kredi taksitleri için önem taşır: Kredi evin edinilmesi için çekildiyse borç, ilişkin bulunduğu mal kesiminin yükü olur; kesim anlaşılamıyorsa borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Taksitler borcun ilişkin olduğu kesimden değil de diğer kesimden ödenmişse denkleştirme doğar.

Taksitlerin hangi hesaptan ve kimin gelirinden gittiği, peşinatın kaynağı ve kredi sözleşmesinin kime ait olduğu bilirkişi incelemesinin ana kalemleridir. Kanun hesabın yöntemini katkı oranı ve tasfiye zamanındaki değer olarak çizer; oranların hangi rakamlara oturacağı ise ödeme kayıtlarının bütününe bakılarak bulunur.

Hesap nasıl işler? Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerden Elif, evlilikten önce annesinden miras kalan parayla evin peşinatını ödemiş. Kalan bedel için çekilen kredinin taksitlerini evlilik içinde kendi maaşından ödemiş. Evin toplam alış bedelinin yaklaşık yarısı peşinattan, yarısı kredi taksitlerinden oluşuyor. Dava sırasında evin değeri alış bedelinin kat kat üstüne çıkmış.

Mahkeme, bilirkişiden önce toplam alış bedelini ve her kesimin katkısını ayrı ayrı bulmasını ister. Sonra katkı oranlarını evin tasfiye anındaki değerine uygular. Bu hesapta kişisel kesim peşinat oranında, edinilmiş kesim taksit oranında pay alır. Edinilmiş kesime düşen pay, artık değer hesabına girer ve eşler arasında bölüşülür. Kişisel kesime düşen pay ise bölüşüme girmez. Burada oranlar ve rakamlar yalnız örnektir; gerçek dosyada sonuç ödeme kayıtlarına göre değişir.

Mal rejimi sona erdiği anki durum esas alınır

Hesaplamanın ne zaman yapıldığı da önemlidir. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Mahkeme boşanmaya karar verirse rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225). Mevcut edinilmiş mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235).

Dava tarihinden sonraki ödemelerin hesapta nasıl yer alacağı dosyadaki olgulara göre ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle dava açıldıktan sonra da ödeme belgelerini düzenli saklamak yararlıdır.

Ev satılmışsa ya da değeri düşmüşse ne olur?

Karma kaynakla alınan ev dava açılmadan önce satılmış olabilir. Kanun bu ihtimali ayrıca düşünmüştür: mal daha önce elden çıkarılmışsa denkleştirme hakkaniyete göre yapılır (TMK m. 230/3). Burada satış bedelinin ne olduğu, satıştan elde edilen paranın nereye gittiği ve satışın hangi tarihte yapıldığı hakkaniyet değerlendirmesinin malzemesini oluşturur. Satıştan gelen para yeni bir mal almak için kullanıldıysa, o yeni mal yerine geçen değer olarak ayrıca hesaba girebilir.

Değerin düşmesi de aynı kuralın içindedir. Kanun metni “değer artması veya azalması” demektedir; yani katkı oranı yalnız kazancı değil kaybı da kapsar. Artık değer hesabında ise değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231/2); yani borçlar malları aşsa bile artık değer eksiye düşmez. Bu iki kuralı karıştırmamak gerekir.

Peşinat, taksit, tadilat: hangi harcamalar katkı sayılır?

Kanun “edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına” katkıdan söz eder. Edinme, evin satın alınması için yapılan ödemelerdir: peşinat, kredi taksitleri, tapu giderleri gibi. İyileştirme, evin değerini artıran harcamalardır: kapsamlı tadilat, ek bölüm yapımı gibi. Koruma ise evin değer kaybetmesini önleyen harcamaları anlatır: onarım ve bakım gibi.

Her harcama aynı ağırlıkta değerlendirilmez. Evin günlük kullanımına ait faturalar, aidat ve olağan temizlik giderleri ailenin olağan yaşam gideri niteliğindedir; bunlar için denkleştirme talebi tutmayabilir. Buna karşılık duvar yıkıp salon genişletmek ya da çatı yenilemek gibi büyük bir iyileştirme için yapılan ödeme, ev değerini yükselttiği için katkı hesabına konu olabilir. Harcamanın kayıt altına alınması, faturanın ve ödeme dekontunun saklanması işte bu yüzden önemlidir.

Dilekçede ve dosyada nasıl ileri sürülür?

Denkleştirme alacağı, mal rejimi tasfiyesinin bir parçası olarak istenir. Taleplerde peşinatın kaynağı, taksitlerin ödendiği hesap ve evin tapu kaydı birlikte gösterilir. Kayıtlar bankadan ve tapu müdürlüğünden temin edilir; gerekirse mahkeme ilgili kurumlara yazı yazar. Dosyada katkı oranını gösteren bir ödeme tablosu hazırlamak, bilirkişinin işini kolaylaştırır. Tablo her ödemeyi tarihi, tutarı ve kaynağıyla sıralar; böylece peşinat ile taksitlerin toplam bedel içindeki payı kolayca görülür. Mal paylaşımı sürecinin genel akışı için boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, katkıyı belgelemeden “ben ödedim” demektir. Peşinatın hangi hesaptan çıktığı, paranın o hesaba nasıl girdiği ve taksitlerin kimin maaşından ödendiği banka kayıtlarıyla gösterilmelidir. Bu konuda kişisel mal iddiası için gereken belgeler yazısı kontrol listesi sunar.

İkinci hata, katkıyı geri verilecek sabit tutar sanmaktır. Kanun, değer artışına orantılı katılım öngörür. Ev değer kazandıysa kazanç da katkı oranına yansır; denkleştirmede değer kaybettiyse kayıp da. Diğer eşin malına yapılan katkıda (değer artış payı) ise değer kaybı hâlinde katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227).

Üçüncü hata, kredinin kimin adına açıldığını belirleyici saymaktır. Hesabın dayanağı ödemenin kaynağıdır. Dördüncü hata, kişisel paranın evlilik hesabında maaşla karışmasına izin vermektir; bu durumda hangi kısmın kişisel mal olduğunu göstermek zorlaşır.

Beşinci hata, hakları ayrı ayrı talep etmeyi unutmaktır. Denkleştirme, değer artış payı ve katılma alacağı çoğu zaman aynı tasfiye sürecinde birlikte değerlendirilir; bunları katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısıyla birlikte okumak faydalıdır.

Hesabınız için dosyanıza bakmak gerekir

Karma kaynakla alınan evlerde oranlar, tarihler ve belgeler her dosyada farklıdır; bu nedenle kesin bir sonuç yazılı kurallardan tahmin edilemez. Peşinatın kaynağı, taksit ödemelerinin dökümü ve tapu kaydı, hesabın belirleyici üç kalemidir. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, belgelerinizi birlikte gözden geçirebilirsiniz. Bu konuda iletişim sayfasındaki bilgileri kullanabilir, genel bilgi için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Tasfiye davasına ve değerlemeye ilişkin ayrıntılar için mal paylaşımı davasında bilirkişi ve değerleme yazısı ayrıca anlatıyor.

Sık sorulan sorular

Evi yarı miras paramla yarı maaşımla aldım. Boşanmada yarısı bana mı kalır?

Hesap, mülkiyet oranına değil katkı oranına dayanır. Kanuna göre denkleştirme katkı oranı ve malın tasfiye zamanındaki değeri esas alınarak yapılır. Miras paranızın payı evin edinilmesine verilen toplam bedelin ne kadarını oluşturuyorsa, evin güncel değerinin o kısmı kişisel mal payı olarak paylaşım dışında kalır. Maaşla ödenen kısma düşen değer ise edinilmiş mal olarak artık değer hesabına girer ve eşiniz bunun yarısı üzerinde, kendi artık değeriyle takas edilerek hak sahibi olur.

Kredi taksitlerini maaşımdan ödedim. Bu katkı sayılır mı?

Taksitlerin ödendiği kaynak katkı hesabında dikkate alınır. Ancak bu hesabı yapabilmek için taksitlerin hangi hesaptan, ne zaman ve kimin gelirinden ödendiğini gösteren banka kayıtları gerekir. Kredinin kimin adına çekildiği tek başına sonucu değiştirmeyebilir.

Ev eşim adına kayıtlı ve ben kendi birikimimi verdim. Hangi hüküm uygulanır?

Diğer eşin malının edinilmesine hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuşsanız değer artış payı hükmü devreye girer. Bu alacak, katkınızın oranında ve evin tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; evin değeri düşmüşse katkınızın başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227). Katkının belgelenmesi önemlidir.

Ev satılmışsa denkleştirme isteyebilir miyim?

Evet. Kanun, mal daha önce elden çıkarılmışsa denkleştirmenin hakkaniyete göre yapılacağını söyler. Bu durumda satış bedeli, satış tarihi ve elde edilen paranın akıbeti incelenir.

Katkı oranını nasıl bulurum?

Genellikle bilirkişi hesabı gerekir. Evin edinilmesi için ödenen toplam bedel belirlenir, bunun hangi kısmının kişisel paradan ve hangi kısmının evlilik gelirinden karşılandığı ayrı ayrı bulunur. İki oran, evin tasfiye anındaki değerine uygulanır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 218, 219, 220, 225, 227, 228, 230, 231, 235, 236
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler