Aile Hukuku ve Boşanma

Evlilik Öncesi Kurulan Şirketin Evlilikte Artan Değeri Boşanmada Paylaşılır mı?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Evlilik öncesi kurulan şirket payı kişisel maldır; evlilikte artan değer ise eşin katkısı, edinilmiş mal yatırımı ve kâr payı bakımından ayrı değerlendirilir.

Kısaca

  • Evlenmeden önce kurulan şirketin payı kişisel maldır; şirketin evlilik içinde değer kazanması payı tek başına edinilmiş mala çevirmez.
  • Evlilik süresince payın doğurduğu gelir, yani alınan kâr payı, kişisel malın geliri olduğundan edinilmiş mal sayılır.
  • Edinilmiş mallardan şirkete yapılan sermaye ilavesi ve borç ödemeleri için tasfiyede denkleştirme istenebilir.
  • Diğer eş şirkete karşılıksız ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunmuşsa değer artış payı alacağı doğabilir; ispat yükü talep edendedir.

Evlenmeden önce kurduğunuz bir şirket evlilik boyunca büyüdüyse, boşanma anında onun değeri kimin? Kısa cevap şu: şirket payı kişisel maldır ve paylaşılmaz. Ancak değer artışının hepsi bu kapsamda kalmaz. Şirketin evlilik süresince size sağladığı gelirler, edinilmiş mallarınızdan şirkete yaptığınız yatırımlar ve eşinizin şirkete katkısı ayrı ayrı incelenir. Bu yüzden şirketin kendisi ile ondan doğan değerler arasında dikkatli bir ayrım yapılır.

Pay neden kişisel mal sayılır?

Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan malvarlığı değerleri kanun gereği kişisel maldır (TMK m. 220). Evlenme tarihinde şirkette pay sahibi olmanız, o payın kişisel malınız olması için yeterlidir. Kişisel mal paylaşım dışında kalır; hesabın içine yalnızca edinilmiş mallar girer. Kişisel mal yerine geçen değerler de kişisel kalır. Örneğin evlilik öncesindeki payınızı satıp başka bir ortaklıkta pay aldıysanız, yeni pay da kişisel mal sayılabilir.

Burada kritik olan ispattır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222). Payın evlilik öncesinden geldiğini ticaret sicil kaydı, kuruluş sözleşmesi, ortaklar defteri ve sermayeyi ödediğinizi gösteren banka belgeleriyle ortaya koymanız gerekir. Evlenme tarihinden önceki kayıtlar bu açıdan en güçlü delillerdir.

Değer artışı neden otomatik olarak kişisel mal sayılmaz?

Kişisel malın kendi değerinin artması, ilk bakışta kişisel mal sahibinin yararınadır. Ancak şirketin değer kazanmasında genelde iki unsur birleşir: ortağın emeği ve evlilik gelirinden yapılan katkılar. Kanun bu iki kaynağı farklı hükümlerle ele alır.

Emek, çalışmanın karşılığı olarak ödenen maaş ya da ücret biçiminde zaten edinilmiş mala dönüşür (TMK m. 219). Yani kurucu eşin şirkette çalışması karşılığında aldığı gelir, evlilik içinde birikmişse artık değer hesabına girer. Şirketin içinde kalan, ortağa dağıtılmayan değer artışı ise payın değerine yansır ve pay kişisel mal olduğu için kural olarak kişisel mal kesiminde kalır.

Kişisel mal olan payın gelirleri ise edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219). Evlilik süresince ortağa dağıtılan kâr payı bu kapsamdadır. Dağıtılmayıp şirkette bırakılan kâr, ortağın eline geçmediği için ayrı bir kalem olarak değil, payın değeri içinde görünür. Kâr payının nasıl değerlendirildiği için şirket kâr payı edinilmiş mal mı yazısına bakabilirsiniz.

Edinilmiş mallardan şirkete yapılan katkı

Medeni Kanun, kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme öngörür. TMK m. 230’a göre bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçları edinilmiş mallardan ödenmişse tasfiyede denkleştirme istenebilir. Ayrıca bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine, mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.

Pratikte bu hüküm şu durumlarda işler: Evlilik gelirinizden şirkete sermaye artırımı yaptıysanız, şirketin kredisini evlilik maaşınızla ödediyseniz ya da şirketin borcunu evlilik içinde biriktirdiğiniz parayla kapattıysanız. Bu katkılar şirket payının değerine eklenmiştir ve kişisel mal olan pay sayesinde edinilmiş mal kesimi azalmıştır. Denkleştirme ile bu fark telafi edilir. Bedelli sermaye artırımında evlilik gelirinizle karşılığını ödeyerek yeni pay aldıysanız, o yeni payların kendisi edinilmiş mal sayılabilir; her payın kaynağı ayrı incelenir. Şirkete yapılan para aktarımları banka kayıtlarıyla gösterilmelidir.

Eşin katkısı: değer artış payı alacağı

Diğer eş, şirkete katkıda bulunmuşsa başka bir hüküm gündeme gelir. TMK m. 227’ye göre eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur. Bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.

Örneğin eşiniz şirketin muhasebesini karşılıksız tuttuysa, kendi birikimini şirkete karşılıksız aktardıysa ya da şirketin kredisine kefil olup ödemeye katkıda bulunduysa bu hüküm gündeme gelebilir. Geri ödenmesi kararlaştırılan bir borç ise ayrı bir alacak kalemidir. Önemli olan katkının hiç ya da uygun karşılık almadan yapılmış olması ve ispatlanabilmesidir. Eşler yazılı bir anlaşmayla bu haktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Bu alacağın ayrıntıları için değer artış payı alacağı yazısına başvurabilirsiniz.

Değerleme: hangi tarihe göre hesaplanır?

Mal rejimi, boşanmaya karar verilirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225); kişisel ve edinilmiş mallar rejimin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm değerleri esas alınır (TMK m. 232) ve edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235). Değer artış payında ise alacak, katkı oranına göre malın tasfiye sırasındaki değerinden hesaplanır.

Bu çerçevede bilirkişiden şirket payının hem evlenme tarihindeki hem tasfiye tarihindeki değerinin ayrı ayrı belirlenmesi istenebilir. Aradaki fark, değer artışının hangi kısmının hangi unsura bağlanabileceği tartışmasının zeminini oluşturur. Bilirkişi raporundaki yöntemlere itiraz etmek isteyen taraf için bilirkişi raporuna itiraz yazısı yol gösterir. Şirketin defterlerinin incelenmesi için şirket defterleri incelemesi yazısına bakabilirsiniz.

Mal rejimi sözleşmesi varsa durum değişir mi?

Eşler evlilik öncesinde ya da sonrasında noterde bir mal rejimi sözleşmesi yapmış olabilir. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır (TMK m. 205). Kanun, eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebileceklerini açıkça düzenler (TMK m. 221). Şirket sahibi eşler için bu hüküm önemlidir: sözleşmede böyle bir madde varsa, işletmeden doğan kazanç ve değerlerin kişisel mal sayılması konusunda baştan bir düzen kurulmuş olur. Eşler aynı sözleşmeyle kişisel malların gelirlerinin, örneğin kişisel mal olan paydan gelen kâr payının, edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilir.

Sözleşme yoksa, yasal rejim uygulanır. Sözleşmenin bulunup bulunmadığını öğrenmek için noter kayıtlarına başvurulur. Sözleşmeyi yaptığınızı bildiğiniz hâlde elinizde yoksa, düzenleyen noterden örnek talep edebilirsiniz. Sözleşmede şirket ve işletmeye ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı, değerleme hesabının çerçevesini baştan değiştirebilir. Ayrıntılı bilgi için mal rejimi sözleşmesi yazısına bakabilirsiniz.

Eşin şirkette çalışması ve maaş almaması

Bir eşin diğerine ait şirkette resmî bir kayıt olmadan çalışması ayrı bir tartışma konusudur. Çalışan eş şirketten düzenli maaş almıyorsa, emeğinin karşılığı edinilmiş mal olarak birikmemiştir. Bu durumda değer artış payı hükmü gündeme gelebilir, çünkü kanunun aradığı şart katkının “hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın” yapılmasıdır; emeğin bu anlamda katkı sayılıp sayılmayacağı ise tartışmalıdır. Maaş alan eşin ise karşılığı almış olduğu söylenebilir; ama alınan karşılığın katkıya uygun olup olmadığı yine ispat ve takdir konusudur.

Burada belge eksikliği başlıca zorluktur. Şirket çalışanlarının ifadesi, e-posta yazışmaları, banka kayıtları ve şirket yazışmaları katkıyı gösterebilir. Katkının şirketin değerine nasıl yansıdığı ise bilirkişiyle tespit edilir. Eşin işyerinde emeğinin karşılıksız kalıp kalmadığı için eşin işyerinde karşılıksız çalışması yazısı ek bilgi sunar.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Mert, evlenmeden üç yıl önce bir yazılım limited şirketi kurmuş. Evliliğin sekizinci yılında boşanma davası açılıyor. Şirketin değeri evlilik boyunca büyümüş. Eşi Nilüfer, şirketin ilk yıllarında maaşsız muhasebe işlerini yürütmüş ve bir dönem kendi birikimini şirkete borç olarak vermiş. Mert, şirketin tamamen kişisel mal olduğunu, değer artışının da kendisine ait olduğunu söylüyor.

Mahkeme önce payın evlenme tarihindeki durumunu tespit eder; pay kişisel maldır. Mert’in evlilik içinde aldığı maaş ve kâr payı edinilmiş mal olarak hesaba girer. Mert’in evlilik gelirinden şirkete yaptığı sermaye ilaveleri varsa denkleştirme konusu olur. Nilüfer’in karşılıksız çalışması değer artış payı doğurabilir, şirkete borç olarak verdiği para ise ayrı bir alacak kalemidir; ikisi de ispat edilebildiği ölçüde hesaba girer. Sonuç, belgelerin gösterdiklerine ve bilirkişi hesabına bağlıdır; baştan tahmin edilemez.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “şirket benim kişisel malım, o hâlde ondan doğan hiçbir kalem paylaşım dışı” kabulüdür. Kâr payı, maaş ve edinilmiş gelirden yapılan yatırımlar ayrı değerlendirilir. İkinci hata, evlenme tarihindeki sermaye durumunu gösteren belgeleri saklamamaktır. Üçüncü hata, eşin katkısını yok saymak ya da tersine, her türlü yardımı şirketin değer artışıyla bire bir ilişkilendirmeye çalışmaktır. Katkı oranı ispat konusudur. Dördüncü hata, mal rejimi hesabını boşanma davasından ayrı bir davaya bırakıp süreyi kaçırmaktır; katılma alacağı için süre yazısı bu konuyu açıklıyor.

Şirket payı ve işyerlerinin paylaşımına dair genel bilgi için boşanmada şirket payları ve işyeri yazısına, kişisel mal ayrımı için kişisel mallar nelerdir sayfasına göz atabilirsiniz.

Şirketinizin değer artışı için ilk adım

Kuruluş tarihi, ortaklık yapısı, sermaye hareketleri ve eşinizin katkısı dosyadan dosyaya değişir. Ticaret sicil gazetesi örneklerini, esas sözleşmenizi, ortaklar defterini ve banka hareketlerini toplayıp durumunuzu telefonla ya da WhatsApp’tan anlatabilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, çalışma alanlarımız ise aile hukuku sayfasında yer alıyor.

Sık sorulan sorular

Şirketi evlenmeden önce kurdum. Evlilikte değeri çok arttı; eşim bu artıştan pay alabilir mi?

Şirket payı kişisel mal olduğu için kural olarak paylaşılmaz. Ancak eşinizin şirkete karşılıksız katkısı, edinilmiş mallardan yaptığınız yatırımlar veya payın evlilik içinde elde ettiği gelir ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle değer artışının tamamı değil, belirli kalemler tartışılır.

Şirketten aldığım maaş ve kâr payı paylaşılır mı?

Çalışmanızın karşılığı olan maaş edinilmiş maldır. Mal rejimi sözleşmesiyle aksi kararlaştırılmadıkça kişisel mal olan payın gelirleri, yani kâr payı da edinilmiş mal sayılır. Bunlar dava tarihinde mevcutsa artık değer hesabına girer.

Eşim şirketimde karşılıksız çalıştı. Alacak hakkı doğar mı?

Bir eş diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, değer artış payı alacağı doğabilir. Yalnız emekle yapılan katkının bu kapsamda sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır; katkının varlığı ve oranı ispat edilmelidir.

Şirkete evlilik gelirimden sermaye koydum. Bu da paylaşılır mı?

Edinilmiş mallardan kişisel mal olan şirket payına yapılan katkı, tasfiyede denkleştirme konusu olabilir. Katkı oranı ve payın tasfiye zamanındaki değeri esas alınır. Belgelerle gösterilmesi gerekir.

Şirket evlilikten önce kurulduğu hâlde ticari sicil kaydı sonradan değiştiyse ne olur?

Payın evlenme tarihinde eşe ait olduğu ispatlanabiliyorsa kişisel maldır. Sonradan yapılan sermaye artışları, pay devirleri veya ortak girişleri ayrı ayrı incelenir. Ticaret sicil kayıtları ve ortaklar defteri bu incelemenin belgeleridir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 205, 219, 220, 221, 222, 225, 227, 228, 230, 232, 235
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler