Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Eşin Şirket Defter ve Kayıtları Nasıl İncelenir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmada eşin şirket defterleri ve kayıtları nasıl incelenir? Belge ibrazı, bilirkişi raporu ve ispat yükü; şirket değerini ortaya çıkarmanın yolları.

Kısaca

  • Eşin şirketindeki payın değeri tasfiyede sürüm değeriyle hesaplanır (TMK m. 232); bunun için çoğu zaman defter ve kayıtların bilirkişice incelenmesi gerekir.
  • Teknik bilgi gerektiren konularda mahkeme bilirkişiye başvurur (HMK m. 266); hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.
  • İspat için zorunlu belge karşı taraftaysa mahkeme kanuni şartlar varsa kesin süre verir; belge şirket gibi üçüncü kişideyse ibraz emri verilebilir (HMK m. 220, 221).
  • İddia edilen vakıadan hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır (HMK m. 190); bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222).

Eşiniz bir şirketin ortağı ya da yöneticisiyse ve boşanma sırasında o payın değerini öğrenmek istiyorsanız, karşınıza çıkan ilk engel bilgiye ulaşmaktır. Şirketin hesaplarını, bilançosunu, ortaklar cari hesabını eşiniz bilir, sizinse elinizde yalnızca tahminler vardır. İyi haber şudur: Boşanmayla birlikte ya da ayrı açılan mal rejimi tasfiyesi davasında bu kayıtları gündeme getirmenin kanuni bir yolu var. Mahkeme belge ibrazı isteyebilir, defter ve kayıtlar bilirkişi marifetiyle incelenebilir. Bu inceleme, şirket değeri hakkında tahminden hesaba geçmenin başlıca yoludur.

Neden defter incelemesi gerekir?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236). Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Şirket payı edinilmiş maldaysa, o payın değeri bu hesaba girer. Tasfiyede sürüm değeri esas alınır (TMK m. 232) ve edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235).

Limited veya anonim şirketin payının değeri ise payın nominal değerinden ibaret değildir. Şirketin varlıkları, borçları, kârlılığı, ortaklarla alacak-borç ilişkisi, bekleyen işleri ve ticari itibarı değeri etkiler. Bu rakamlara ulaşmak için bilançoya, gelir tablosuna, yevmiye ve defter-i kebire, banka hesaplarına, stok kayıtlarına ve ortak cari hesaplarına bakmak gerekir. Defter incelemesi bu yüzden, şirket payının paylaşıldığı davalarda başvurulan bir delildir.

Hangi belgeler istenebilir?

Mahkemeye sunulabilecek belgeler çeşitlidir: şirketin ticaret sicili kaydı, ana sözleşme ve pay defteri, yıllık bilanço ve gelir tabloları, vergi beyannameleri, mali müşavir raporları, banka hesap ekstreleri, ortak cari hesap kayıtları, kâr payı dağıtım kararları, gayrimenkul ve araç envanteri. Şirket ortağı eşin cari hesabı özellikle önem taşır: şirkete aktarılan ve şirketten çekilen paralar, edinilmiş malların şirkete yönlendirilip yönlendirilmediğini gösterebilir.

Bunların hepsini önceden toplamanız gerekmez. Ancak hangi belgenin neden gerekli olduğunu mahkemeye anlatmanız gerekir; kanun, ibrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olmasını arar (HMK m. 220, 221). “Şirketin tüm kayıtlarını getirsin” biçimindeki genel bir talep yerine, hangi dönemin hangi belgesinin hangi iddiayı ispatlayacağını yazmak bu şartın karşılandığını göstermeye yardım eder.

Belge ibrazı nasıl işler?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu iki ayrı yol öngörür. Birincisi, belge karşı tarafın elindeyse. İbrazı istenen belgenin ispat için zorunlu olduğuna ve talebin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirilirse ve karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar eder, talebe sükut eder, ya da belgenin varlığı resmî bir kayıttan anlaşılırsa mahkeme kesin süre verir. Belgenin elinde olduğunu inkâr eden tarafa, elinde bulunmadığına ve özenle aradığı hâlde bulamadığına dair yemin teklif edilir (HMK m. 220).

Belge verilmezse sonuç ağırdır: Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf süre içinde ibraz etmez, kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da inkâr edip teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK m. 220/3). Bu hüküm, belgeleri saklayan eşe karşı etkili bir araçtır.

İkinci yol, belgenin üçüncü kişi veya kurumun elinde olmasıdır. Şirket, kural olarak boşanma davasının tarafı değildir; mahkeme bu durumda belgenin zorunlu olduğuna karar verirse ibrazını emreder. Belgeyi ibraz edemeyen kişi sebebini delilleriyle açıklar, açıklama yeterli görülmezse tanık olarak dinlenebilir. Tanıklıktan çekinme hükümleri belge ibrazı bakımından da uygulanabilir (HMK m. 221).

Bilirkişi incelemesi

Defter ve kayıtlar belgelendikten sonra, ikinci adım uzmanlıktır. Mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alır. Genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (HMK m. 266). Şirket değerleme işi, bu anlamda tipik bir teknik konudur.

Mahkeme kural olarak tek bir bilirkişi görevlendirir; gerekçesini açıkça göstererek tek sayıda birden fazla kişiden oluşan bir kurul da görevlendirebilir (HMK m. 267). Mali müşavir, bağımsız denetçi veya değerleme uzmanı, kayıtları inceleyerek şirketin sürüm değerini hesaplar ve bunun içinde ortağın payına düşen miktarı belirler. Taraflar rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksiklerin tamamlanmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir (HMK m. 281). Hâkim bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

İspat yükü kimde?

Genel kural, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olmasıdır (HMK m. 190). Mal rejimi hukukunda iki ek kural vardır. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispat etmekle yükümlüdür, bir eşin bütün malları da aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222). Dolayısıyla eşiniz şirket payının kişisel mal olduğunu savunuyorsa, bunu ispatlaması beklenir; siz ise payın değerinin yüksek olduğunu iddia ediyorsanız, bu iddianızı dayanaklandırmanız gerekir.

Defterlerin kendi başına yeterli olmayabileceğini bilmek de önemlidir. Kayıtlar eksik, sonradan düzenlenmiş ya da gerçek durumu yansıtmayan nitelikteyse bilirkişi başka belgelerle karşılaştırma yapar. Bu karşılaştırma, banka hareketleri ve vergi beyanları gibi bağımsız kaynaklarla yapılırsa daha güvenilir sonuç verir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Elif, eşi Cem’in sahibi olduğu limited şirkette on yıl boyunca karşılıksız yönetim desteği vermiş. Cem, şirketin zarar ettiğini söylüyor. Elif ise şirketin bir yıl önce yeni bir iş aldığını, Cem’in kişisel masraflarını şirket hesabından karşıladığını düşünüyor. Elif’in mahkemeden isteyebileceği belgeler arasında son birkaç yılın bilançosu, banka ekstreleri ve ortak cari hesap kaydı bulunur.

Cem belgeleri vermek istemezse mahkeme kesin süre verir. Şirket ise üçüncü kişi olarak, ibraz emriyle karşılaşabilir. Bilirkişi cari hesaptan Cem’in şirketten ne zaman ve ne kadar para çektiğini dökümler. Çekilen para Cem’in hesabında ya da onunla alınmış bir malda duruyorsa edinilmiş mal olarak hesaba girer (TMK m. 219). Para üçüncü kişilere aktarıldıysa, bunun katılma alacağını azaltma kastıyla yapılmış bir devir sayılıp sayılmayacağı bilirkişinin değil, hâkimin değerlendireceği hukuki bir sorudur; devir bu nitelikte görülürse değeri edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; değer, kayıtların bütünlüğüne ve bilirkişinin ulaşabildiği verilere bağlıdır.

Şirketten kaynaklı bilgi nasıl doğrulanır?

Defter ve kayıtlar tek başına son söz değildir. Bir kaydın doğruluğunu sınamak için başka kaynaklarla karşılaştırmak gerekir. Şirketin bankalardaki hesap hareketleri, kayıtlardaki gelir ve giderle örtüşmelidir. Vergi beyannameleri bilançoyla uyumlu olmalıdır. Ortak cari hesabındaki çekilişler, eşin kişisel banka hesabına yansıyan girişlerle eşleşmelidir. Bilirkişi bu karşılaştırmaları yaptığında, kayıtlarda açıklanamayan boşluklar varsa raporunda bunu belirtir.

Taraflar arasındaki bilgi eşitsizliği büyük olduğunda mahkeme, belgelerin hangilerinin ibrazını isteyeceğini seçerken ispat için zorunluluk ölçüsünü gözetir. Bu nedenle talebinizi bir iddiaya bağlamak önemlidir: örneğin ortak cari hesaptaki belirli çekilişlerin kişisel harcamalara gittiğini düşünüyorsanız, bunu iddia olarak yazıp ilgili dönemin kayıtlarını istemek, genel bir “tüm belgeler” talebinden daha güçlü bir dayanak oluşturur.

Gizlilik ve ticari sır endişesi

Eş, şirketin ticari sırlarını gerekçe göstererek belge vermekten kaçınmak isteyebilir. Bu itiraz mahkemece değerlendirilir; belgenin ispat için zorunlu olup olmadığı yine belirleyicidir (HMK m. 220). Belgenin şirket gibi üçüncü kişide bulunduğu hâllerde ise belgeyi ibraz etmesi gerekenler, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre belgeyi ibrazdan çekinebilir (HMK m. 221). Çekinmenin dayandığı sebebin bulunup bulunmadığını mahkeme değerlendirir.

İnceleme sonucu raporda neler aranır?

İyi hazırlanmış bir bilirkişi raporu, şirket payının değerini tek bir rakama indirgemekle yetinmez; hangi yöntemi, hangi dönemi ve hangi belgeyi esas aldığını açıkça gösterir. Hesapta kullanılan varsayımlar yazılıdır, ortak cari hesaptaki hareketler ayrı bir başlıkta incelenir ve açıklanamayan kalemler belirtilir. Rapor bu şeffaflıkta değilse, itiraz dilekçesinde tam olarak hangi noktanın eksik olduğunu göstermek gerekir: kullanılan dönem yanlış mı, bir belge hesaba katılmamış mı, bir borç mükerrer mi yazılmış? Genel bir “değer düşük” itirazı yerine, somut bir eksikliğe işaret eden itiraz, ek rapor veya yeni bilirkişi talebinin kabul edilme ihtimalini artırır.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, belgeleri en başta mahkemeye genel bir talepte sıralamak yerine, ihtiyacı ayrıntılandırmamaktır. İkinci hata, bilirkişi raporunu iki haftalık sürede incelememektir; sürenin kaçırılması, eksikliklerin düzeltilmesini zorlaştırır. Üçüncü hata, yalnızca şirket defterlerine bakıp eşin kişisel banka hesaplarını atlamaktır. Dördüncü hata, ortak cari hesabı yok saymaktır; şirketle eş arasındaki para akışı defter incelemesinin açıklayıcı bölümlerinden biri olabilir.

Şirket ortaklığından doğan bilgi alma hakları ayrı bir konudur; bunun için limited şirkette ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı yazısına bakabilirsiniz. Boşanma davasındaki bilirkişi süreci için mal paylaşımı davasında değerleme ve bilirkişi, şirket payı özelinde limited şirket hissesi paylaşılır mı, kâr paylarının durumu için şirket kâr payı edinilmiş mal mı yazısı faydalı olur. Kayıtların saklanması amacıyla dava sırasında alınabilecek önlemleri ortak işyeri veya şirket paylarına tedbir yazısında bulabilirsiniz.

Eşinizin şirket kayıtları için nereden başlamalı?

Hangi belgenin ibrazını isteyeceğiniz, hangi dönemleri inceletmek istediğiniz ve bilirkişiden ne bekleyeceğiniz her dosyada farklıdır. Elinizdeki sınırlı belgelerle bile hangi talepte bulunabileceğinizi birlikte değerlendirebiliriz. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukukunda mal paylaşımının diğer yönleri için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşimin şirketine ait defterlere boşanma davasında ulaşabilir miyim?

Doğrudan değil, mahkeme kanalıyla. Belge eşinizin elindeyse mahkemeden ibraz için kesin süre istenir. Şirketin elindeyse mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan belgenin ispat için zorunlu olduğuna karar verirse ibrazını emreder (HMK m. 220, 221).

Eşim belgeyi vermezse ne olur?

Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf kendisine verilen sürede ibraz etmez ve kabul edilebilir bir mazeret göstermezse mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK m. 220/3).

Bilirkişi raporunu beğenmezsem ne yapabilirim?

Rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksiklerin tamamlanmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilirsiniz (HMK m. 281). Hâkim raporu serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

Şirket davanın tarafı olmadığı için mi defter incelenemez?

Hayır. Şirket davada taraf olmasa da elindeki belge ispat için zorunluysa üçüncü kişi hükümleri uyarınca ibrazı istenebilir. Ancak her belgenin istenmesi kabul görmez; talebin ispat bakımından gerekli olduğunu göstermek gerekir.

Eşim şirket payını boşanmadan önce devrettiyse defterler işe yarar mı?

Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerin değeri edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Devir bedelinin gerçekten şirket kayıtlarına ve banka hesabına yansıyıp yansımadığı, defter ve hareket incelemesiyle araştırılır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 222, 229, 231, 232, 235, 236
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 220, 221, 266, 267, 281, 282
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler