Evlilik süresince şirketten alınan kâr payı, pay edinilmiş de olsa kişisel de olsa edinilmiş mal sayılır; dava tarihinde mevcutsa artık değer hesabına girer.
Kısaca
- Şirket payı kişisel mal olsa bile, mal rejimi sözleşmesiyle aksi kararlaştırılmadıkça payın gelirleri edinilmiş mal sayılır; evlilik süresince alınan kâr payı bu gruptadır.
- Pay edinilmiş mal ise onun getirisi de elbette edinilmiş maldır; iki durumda da kâr payı artık değer hesabına girer.
- Ortağın eline geçmeyen, şirkette bırakılan kâr ayrıca kâr payı olarak değil, payın değerine yansıyan unsur olarak değerlendirilir.
- Rejimin sona erdiği tarihte mevcut olmayan, harcanmış kâr payı hesaba girmez; ancak devir ve karşılıksız kazandırma kuralları saklıdır.
Şirket ortağı olan bir eş, her yıl ya da düzensiz aralıklarla kâr payı alır. Kimi dönem hesabına yatar, kimi dönem şirkette bırakılır. Boşanma noktasına gelindiğinde ise aynı soru sorulur: bu paralar edinilmiş mal mı, yoksa ortaklığın bir uzantısı olarak kişisel mal mı? Cevap kısa: kâr payı, evlilik süresince ortağın eline geçmişse, kural olarak edinilmiş maldır. Payın kendisinin kişisel mal olması bu sonucu değiştirmez.
Kâr payı neden edinilmiş mal sayılır?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde iki mal grubu vardır. Edinilmiş mallar, her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m. 219). Bu grupta çalışmanın karşılığı olan edinimler yer alır; ayrıca “kişisel mallarının gelirleri” de kanunda açıkça sayılmıştır. Kişisel mallar ise rejimin başlangıcında eşe ait olan, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla gelen malvarlığı değerleri ile bunların yerine geçen değerlerdir (TMK m. 220).
İki hükmü yan yana koyunca sonuç çıkar. Şirket payı evlilik öncesinden kalmışsa kişisel maldır; ama o paydan alınan kâr payı, kişisel malın geliri olarak edinilmiş mala girer. Pay evlilik süresince evlilik gelirinden alınmışsa edinilmiş maldır; onun getirisi de doğal olarak edinilmiş mal grubunda kalır. Yani iki durumda da evlilik süresince alınan kâr payı edinilmiş mal grubundadır. Fark, payın kendisinin paylaşıma girip girmemesinde ortaya çıkar.
Bu düzenlemenin mantığı basittir: evlilik süresince elde edilen gelir, ister emekten ister sermayeden gelsin, birlikte kazanılmış sayılır. Eş kişisel malından gelen geliri de ortak birikime katmış olur. Bu kuralın tek istisnası sözleşmedir: eşler mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilir (TMK m. 221). Böyle bir sözleşme varsa kişisel paydan gelen kâr payı da kişisel mal kalır.
Dağıtılan ve dağıtılmayan kâr arasındaki fark
Her kâr, ortağın eline geçmez. Şirketler kârı ortaklara dağıtabilir, ya da şirkette bırakabilir. Bu iki durum mal rejimi hesabında farklı sonuçlar doğurur.
Dağıtılan kâr, ortağın hesabına geçtiği için gelirdir. Eşin banka hesabında duruyorsa, o paranın kaynağı kâr payıdır ve edinilmiş maldır. Bir araç ya da taşınmaza dönüştürülmüşse, yerine geçen değer olarak izlenir.
Dağıtılmayan kâr ise şirkette kalır ve şirketin öz sermayesini artırır. Bu artış, ortağın payının değerine yansır. Dolayısıyla ortağın eline geçmeyen kâr, ayrı bir “kâr payı alacağı” olarak değil, payın sürüm değeri içinde görünür. Pay kişisel mal ise, bu değer artışı da kural olarak kişisel mal kesiminde kalır. Pay edinilmiş mal ise, payın değeriyle birlikte paylaşım hesabına girer. Çift sayımı önlemek için bilirkişinin hem dağıtılan kâr paylarını hem de payın değerini hesaplarken bir kalemi iki kez yazmaması gerekir.
Kâr payı alacağı doğmuş ama ödenmemişse
Ortaklar kurulu kâr dağıtımına karar vermiş, ama ödeme henüz yapılmamış olabilir. Bu durumda ortağın şirketten alacağı doğmuştur. Dava tarihinde bu alacak mevcutsa, edinilmiş mal olarak hesaba girer ve tasfiye anındaki değerine göre hesaplanır (TMK m. 235). Alacağın kişisel mal sayılan paya dayanması sonucu değiştirmez; çünkü kişisel malın geliri olarak edinilmiş mala girer.
Dağıtım kararının dava tarihinden sonra verilmesi durumunda ise tartışma çıkabilir. Mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için sonradan alınan kâr payı, kural olarak edinilmiş mal hesabına girmez (TMK m. 225, 228). Dağıtılan kârın hangi mali döneme ait olduğu, kararın zamanlaması ve dağıtımın bilerek geciktirilip geciktirilmediği gibi unsurlar dosyada ayrıca incelenir. Kanunda bu konuyu doğrudan çözen bir hüküm bulunmadığından, sonuç somut olaya göre değişir.
Harcanan ya da başkasına aktarılan kâr payı
Kâr payını alıp harcamış bir eş için hesap kolay görünür: rejimin sona erdiği sırada mevcut olmayan para hesaba girmez. Ancak bu sonuç mutlak değildir. Kanun, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaları ve bir eşin diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirleri edinilmiş mallara değer olarak ekler (TMK m. 229). Kâr payı alınıp yakınlara verilmişse ya da hesaba kaçırılmışsa bu hüküm devreye girebilir. Gelirin olağan yaşam giderleri için kullanılması ise bu kapsamın dışındadır.
Harcamanın ne olduğunu ispatlamak için banka hareketleri ve ödeme belgeleri gerekir. Hesap hareketlerinin delil olarak kullanımı için banka hesap hareketleri yazısına bakabilirsiniz.
İspat ve belgeler
Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222). Dolayısıyla kâr payının edinilmiş mal olmadığını söyleyen tarafın bunu belgelemesi gerekir. Diğer eş içinse kâr payı aldığını ispatlamak güç olabilir; ortaklık bilgileri, şirket kayıtları ve banka hesapları onun elinde değildir.
Bu durumda mahkemeden şirkete ve bankalara yazı yazılması istenir. Şirketin ticari defterleri, ortaklar kurulu karar defteri, bilançolar ve kâr dağıtım kayıtları bilirkişi tarafından incelenir. Ortakla ilgili ayrıntılı bilgi için şirket ortağı eşin defterlerinin incelenmesi yazısına, genel değerleme için mal paylaşımı davasında bilirkişi raporu yazısına bakabilirsiniz.
Kâr payı ile maaş farkı
Şirkette hem ortak hem çalışan olan eşin geliri iki ayrı kaynaktan gelir. Maaş, çalışmanın karşılığıdır ve doğrudan edinilmiş maldır. Kâr payı ise sermayenin, yani payın getirisidir. Kanun her ikisini de edinilmiş mal saydığı için hesabın sonucu çoğu durumda aynıdır. Yine de ayrım iki sebeple önem taşır.
Birincisi, şirket sahibi eşler zaman zaman düşük maaş alıp geliri kâr payı olarak çekebilir. Böyle bir uygulama vergisel veya ticari nedenlere dayanabilir. Mal rejimi hesabında ise gelirin adı değil, rejimin sona erdiği anda mevcut olan malvarlığı değeri esastır. İkincisi, dava sonrasında nafaka ve tazminat hesabında gelir kalemi olarak ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Mal rejimi ile nafaka hesabı birbirinden ayrı çalışır; aynı gelirin iki ayrı davada farklı biçimlerde incelenmesi mümkündür.
Kâr payını şirkete geri koymak ve cari hesap
Bazı ortaklar kâr payını aldıktan sonra tekrar şirkete sermaye ilavesi ya da ortak cari hesabı alacağı olarak yatırır. Bu, yeni bir yatırım anlamına gelir. Eğer pay kişisel mal ise ve ilave edinilmiş mallardan, yani kâr payından yapılmışsa, edinilmiş malın kişisel mala katkısı söz konusudur ve tasfiyede denkleştirme istenebilir (TMK m. 230). Cari hesapta kalan alacak ise kaynağı edinilmiş maldan geliyorsa ortağın şirketten alacağı olarak edinilmiş mallar içinde görünür.
Böyle durumlarda şirket kayıtları belirleyicidir. Cari hesabın bakiyesi, ortağın şirkete verdiği ve şirketten çektiği tutarlar, sermaye artırımına ilişkin ticaret sicili işlemleri bilirkişiye sunulmalıdır. Kayıtlardaki tutarsızlıklar, gerçek durumu yansıtmayan hesap işlemleri ve geriye dönük düzeltmeler dosyada ayrıca tartışma yaratır.
Artık değer hesabındaki yeri
Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır; değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231). Kâr payı gelirleri bu toplamın içine girer. Her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m. 236). Hesabın bütününü anlamak için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısı kullanışlıdır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranı hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde azaltılabilir ya da kaldırılabilir.
Edinilmiş malla kişisel mal arasındaki katkı ilişkilerinde de denkleştirme istenebilir (TMK m. 230). Örneğin kişisel mal olan paya yapılan sermaye ilavesi kâr payı gelirinden karşılanmışsa, bu katkı denkleştirme konusu olabilir. Bu hesap yine belgelere dayanır.
Varsayımsal örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Tolga, evlenmeden önce babasından bir limited şirket payı devralmış. Evlilik süresince şirket her yıl kâr dağıtmış; Tolga’nın hesabına yatan kâr payları ev taksidine, tatillere ve araç alımına gitmiş. Bir kısmı hesapta duruyor. Boşanma davasında Tolga, payın kişisel mal olduğunu ve kâr paylarının da buna bağlı olarak paylaşılmayacağını söylüyor.
Mahkeme payı ayrı, kâr payını ayrı değerlendirir. Pay kişisel maldır; paylaşılmaz. Kâr payları ise kişisel malın geliri olduğundan edinilmiş maldır. Dava tarihinde hesapta duran miktar ve onunla alınmış mallar artık değer hesabına girer. Harcanmış kâr payları hesaba girmez, ancak Tolga’nın bunları hediye ya da devir yoluyla kaçırıp kaçırmadığı ayrıca incelenebilir. Şirkette bırakılan kârlar ise payın değerine yansıdığı için kişisel mal kesiminde kalır. Sonuç belgelerin gösterdiğine bağlıdır.
Sık yapılan hatalar
En yaygın hata, pay kişisel mal olduğu için kâr payının da dokunulmaz sanılmasıdır. İkinci hata, dağıtılmayan kârı bir alacak kalemi saymak ve payın değeriyle birlikte iki kez hesaplamaktır. Üçüncü hata, ortaklar kurulu kararlarını ve banka dekontlarını saklamamaktır. Dördüncü hata ise dava tarihinden sonra dağıtılan kârı otomatik olarak hesaba dahil etmektir.
Şirket payının genel paylaşım kuralları için limited şirket hissesi paylaşılır mı yazısına, evlilik öncesi kurulan şirket için evlilik öncesi kurulan şirketin değer artışı yazısına, işyeri ve şirket paylaşımının genel çerçevesi için boşanmada şirket payları ve işyeri yazısına göz atabilirsiniz.
Kendi durumunuzda kâr payını nasıl ele almalı?
Pay kaynağı, dağıtım tarihleri ve paranın akıbeti dosyadan dosyaya değişir. Ortaklar kurulu kararlarınızı, banka hareketlerinizi ve ortaklık belgelerinizi toplayıp durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim yollarına iletişim sayfasından, çalışma alanlarımıza ise aile hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Pay evlilik öncesinden kalmışsa, o paydan aldığım kâr payı da kişisel mal mıdır?
Kural olarak hayır. Payın kendisi kişisel maldır, ancak kişisel malların gelirleri kanunda edinilmiş mal olarak sayılır; eşler bunun aksini ancak mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırabilir. Evlilik süresince alınan kâr payı bu nedenle artık değer hesabına girer.
Kâr dağıtılmayıp şirkette bırakıldıysa eşim bundan pay isteyebilir mi?
Dağıtılmayan kâr ortağın eline geçmediği için kâr payı olarak edinilmiş mala girmez. Bu kâr, şirketin ve dolayısıyla payın değerine yansır. Payın edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğu, hesabın sonucunu belirler.
Kâr payını aldım ve harcadım. Boşanmada hesaba girer mi?
Rejimin sona erdiği sırada mevcut olmayan, harcanmış para hesaba girmez. Fakat para bir mala dönüştüyse yerine geçen değer olarak izlenir. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ise edinilmiş mallara eklenir.
Kâr payı dava tarihinden sonra dağıtılırsa ne olur?
Mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için sonradan alınan para kural olarak hesap dışında kalır. Ancak kâr payının hangi döneme ait olduğu ve dağıtım kararının zamanı dosyada ayrıca tartışılabilir.
Kâr payı aldığımı ispatlamak için hangi belgeler gerekir?
Ortaklar kurulu kararları, banka hesap hareketleri, şirketin bilançosu ve ticari defterleri, kâr payı ödeme belgeleri ve ortaklar defteri ilgili belgelerdir. Mahkeme gerektiğinde şirkete ve bankalara yazı yazarak bu kayıtları isteyebilir.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 220, 221, 222, 225, 228, 229, 230, 231, 235, 236
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.