İş Hukuku

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Risk Değerlendirmesi Zorunlu mu? İşverenin Yükümlülükleri

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

6331 sayılı Kanun m. 10’a göre işverenin risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü, dikkate alınacak unsurlar, koruyucu donanım seçimi ve kontrol ölçüm çalışmaları.

Kısaca

  • İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür (6331 m. 10).
  • Risk değerlendirmesinde etkilenecek çalışanların durumu, iş ekipmanı ve kimyasal madde seçimi, işyerinin tertip ve düzeni ile genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanların durumu dikkate alınır.
  • İşveren, risk değerlendirmesi sonucu alınacak tedbirleri ve kullanılması gereken koruyucu donanımı belirler.
  • İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz (m. 4).

İşyerinde bir kaza olduğunda sık sorulan soru şudur: “Bu tehlike önceden görülmüş müydü?” İş sağlığı ve güvenliği hukukunun temelinde işyerindeki tehlikelerin önceden tespit edilmesi ve önlem alınması yatar. Risk değerlendirmesi, bu sürecin ilk ve en önemli adımıdır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, her işverene bu değerlendirmeyi yapma yükümlülüğü getirir. Bu yazıda risk değerlendirmesinin ne olduğunu, kimin yapacağını, nelerin dikkate alınacağını ve yapılmadığında doğacak sonuçları anlatıyoruz.

Kanunun Kapsamı

6331 sayılı Kanun m. 2’ye göre bu Kanun kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çalışanlar ile stajyerler dahil çalışan temsilcilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. Bu geniş kapsam, küçük bir dükkândan büyük bir fabrikaya kadar tüm işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin geçerli olduğunu gösterir. İş Kanunu’nun kapsamı dışında kalan bazı işler ve ev hizmetleri gibi alanlar için özel düzenlemeler ve istisnalar bulunur; ancak kanunun genel yaklaşımı çalışanı en geniş biçimde korumaktır. İşverenin genel yükümlülüğü m. 4’te düzenlenmiştir: işveren çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.

Risk Değerlendirmesi Yükümlülüğü

6331 sayılı Kanun m. 10/1’e göre işveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi, işyerindeki tehlikelerin tanımlanması, bunlardan kaynaklanacak risklerin analiz edilmesi ve önlemlerin belirlenmesi sürecidir. İşveren bu yükümlülüğü yerine getirirken ilgili mevzuatta belirtilen yöntemleri ve iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin görüşlerini dikkate alır. Kanun m. 4/1(c) bendi de işverenin risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğunu ayrıca vurgular. Bu yükümlülük yazılı bir belgeyle kayıt altına alınmalı ve işyerindeki değişikliklere göre güncellenmelidir.

Değerlendirmede Dikkate Alınacak Unsurlar

Kanun risk değerlendirmesi yapılırken dikkate alınacak hususları sayar: belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu, kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi, işyerinin tertip ve düzeni ile genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu. Bu sayede risk değerlendirmesi herkes için aynı standart bir belge değil, işyerinin ve çalışanların özelliklerine göre şekillenen bir çalışma olur. Örneğin hamile bir çalışan için kimyasal maruziyet riski ayrıca değerlendirilir; genç çalışan için ağır kaldırma sınırı farklıdır. Hamile işçiler için hamile işçinin periyodik kontrol izni ve hafif işe verilmesi yazısına bakabilirsiniz.

Tedbirlerin ve Koruyucu Donanımın Belirlenmesi

Kanun m. 10/2’ye göre işveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler. Yani risk değerlendirmesi yalnızca bir tespit çalışması değil, somut tedbirlerin belirlenmesini de içerir. Baret, eldiven, koruyucu gözlük, kulak tıkacı, emniyet kemeri gibi kişisel koruyucu donanımlar bu sürecin sonunda belirlenir ve çalışanlara verilir. Kişisel koruyucu donanımın maliyeti işverene aittir ve çalışanlara yansıtılamaz. Ayrıca işyerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışma şekilleri ve üretim yöntemleri, çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek ve işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalıdır.

Kontrol, Ölçüm, İnceleme ve Araştırma

Kanun m. 10/4’e göre işveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlar. Gürültü, toz, titreşim, aydınlatma ve kimyasal madde ölçümleri bu kapsamda değerlendirilir. Ölçüm sonuçlarına göre risk değerlendirmesi yenilenir. Risk değerlendirmesi statik bir belge değil, işyerindeki değişikliklerle birlikte güncellenen bir süreçtir. Yeni makine alımı, üretim yönteminin değişmesi veya iş kazası olması gibi durumlarda değerlendirme yeniden yapılmalıdır.

İşverenin Sorumluluğunun Devredilememesi

İşyeri dışından uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Yani işveren risk değerlendirmesini bir danışman firmaya yaptırmış olsa da yükümlülüğün son sorumlusu işverendir. Ayrıca çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. Bu ilke, kaza halinde işverenin “iş güvenliği uzmanı bildirmişti” veya “işçi kurallara uymadı” savunmasıyla sorumluluktan tamamen kurtulmasını engeller. Kusur değerlendirmesi ise somut olayda yapılır. İş kazasında kusur oranları için iş kazasında kusur oranı ve tazminat yazısına bakabilirsiniz.

Maliyetin Çalışanlara Yansıtılamaması

Kanun m. 4/4’e göre işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz. Bu kural, risk değerlendirmesi sonucu alınması gereken tedbirlerin, koruyucu donanımların ve eğitimlerin bedelinin işçiden alınamayacağı anlamına gelir. İşveren bu bedelleri ücretten kesemez veya işçiye fatura edemez. Bu hüküm, işçilerin güvenlik önlemlerinden mali nedenlerle kaçınmasını önler. Aksi halde işçi kendi güvenliği için ödeme yapmak zorunda kalır ve önlem almaktan vazgeçebilir.

Yapılmadığında Doğan Sonuçlar

Risk değerlendirmesi yapılmaması ağır sonuçlar doğurur. Kanun m. 25’e göre çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur. İşin durdurulmasının usulü ve işverenin itiraz yolu için işin durdurulması kararı ve işverenin itiraz yolu yazısına bakabilirsiniz. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılıklar idari para cezasına tabidir. Kaza halinde işverenin cezai ve tazminat sorumluluğu doğar. Risk değerlendirmesinin yapılmamış olması, kusur değerlendirmesinde işveren aleyhine önemli bir ağırlık taşır. İşverenin cezai sorumluluğu için iş kazasında işverenin cezai sorumluluğu yazısı yol gösterir.

Çalışanların Katılımı

Risk değerlendirmesi süreci, çalışanların ve temsilcilerinin görüşlerinin alınmasıyla daha etkin olur. Kanun, işverenin çalışanların ve temsilcilerinin görüşlerini almasını ve katılımlarını sağlamasını öngörür. Çalışanlar işyerinde tehlike gördüklerinde bunu bildirmek, kendilerine verilen eğitim ve talimatlara uygun hareket etmek zorundadır. Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için işverene öneride bulunma hakkına sahiptir. Çalışan temsilcisi konusunda çalışan temsilcisi seçimi görevleri ve güvencesi yazısına bakabilirsiniz.

Risk Değerlendirmesi Belgesinde Bulunması Gerekenler

Uygulamada risk değerlendirme raporu şu bölümleri içerir: işyerinin genel bilgileri, tehlikelerin tanımlanması, riskin derecelendirilmesi, alınacak önlemler, sorumlular ve termin tarihleri, önlemlerin izlenmesi. Rapor, işyerindeki gerçek durumu yansıtmalıdır; internetten indirilmiş hazır şablonlar mevzuatın aradığı özgün çalışmanın yerine geçmez. İşçiler ve temsilcileri rapor içeriğinden haberdar edilmelidir. Rapor güncelliğini yitirdiğinde yenilenmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Hazır şablonla, işyerine özgü olmayan rapor hazırlamak,
  • Değerlendirmeyi yaptıktan sonra güncellememek,
  • Özel gruplar (gebe, genç, engelli) için ayrı risk analizi yapmamak,
  • Koruyucu donanım maliyetini işçiden almak,
  • Çalışanların görüşünü almamak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir atölyede yeni bir kesme makinesi alınır; işveren risk değerlendirmesini yenilemez. Makine koruyucusuz çalıştırılır ve bir işçi elini yaralar. Sonradan yapılan incelemede işyerinin risk değerlendirmesinin güncellenmediği ve koruyucu donanım belirlenmediği tespit edilir. Bu durum işverenin kusurunu ağırlaştırır ve tazminat sorumluluğunu artırır.

Sonuç

Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin temelidir; her işveren bunu yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür ve sorumluluk devredilemez. Değerlendirme işyerine özgü olmalı, özel gruplar dikkate alınmalı ve güncel tutulmalıdır. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri konusunda destek için iş hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bize telefon veya mesajla ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Risk değerlendirmesini kim yapar?

Kanuna göre işveren risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Uygulamada bu çalışma işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve çalışan temsilcilerinin katılımıyla yürütülür; ancak işyeri dışından hizmet alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Küçük işyerleri de risk değerlendirmesi yapmak zorunda mı?

Evet. 6331 sayılı Kanun kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine uygulanır. Risk değerlendirmesi yükümlülüğü işyerinin büyüklüğüne bağlı olmayan genel bir yükümlülüktür.

Risk değerlendirmesi yapılmazsa ne olur?

Çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur. Ayrıca idari yaptırımlar ve kaza halinde işveren aleyhine kusur sorumluluğu doğabilir.

Dayanak mevzuat

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4, 5, 10, 25
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler