İdare Hukuku

Kabahatlerde Kusur: Kast, Taksir, Hata, 15 Yaş Sınırı ve Akıl Hastalığı (KK m. 9-11)

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Kabahatlerin kasten ve taksirle işlenebilmesi, hata halleri, on beş yaşını doldurmamış çocuğa ve akıl hastalığı olan kişiye idari para cezası verilememesi.

Kısaca

  • Kabahatler, kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde hem kasten hem taksirle işlenebilir (KK m. 9).
  • Türk Ceza Kanunu’nun hata hükümleri, ancak kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanır (m. 10).
  • Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz (m. 11/1).
  • Akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişi hakkında idari para cezası uygulanmaz (m. 11/2).

İdari para cezası aldığında çoğu kişi “ben bilerek yapmadım” ya da “çocuğum yaptı” gibi savunmaların geçerli olup olmadığını merak eder. Kabahatler Kanunu, kusurluluğa ilişkin bu soruları ikinci bölümde, 9 ila 12. maddelerde düzenler. Bu hükümler; kabahatin kast veya taksirle işlenebilmesini, hata halini, çocuk ve akıl hastalığı hallerini ve hukuka uygunluk nedenlerini kapsar. Bu yazıda söz konusu maddeleri ve itirazda nasıl kullanılabileceklerini anlatıyoruz.

Kast ve Taksir: Kabahat İçin Yeterli mi?

KK m. 9/1, kabahatlerin kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde hem kasten hem de taksirle işlenebileceğini söyler. Bu, idari kabahat sorumluluğunun ceza hukukundan farklı bir yaklaşım taşıdığını gösterir: ceza hukukunda taksirle işlenen suç ancak kanunda açıkça gösterilmişse cezalandırılırken, kabahatlerde kural taksirin de yeterli olmasıdır. Yani sürücü hız levhasını dikkatsizlikle göremeyip hız sınırını aşmışsa, kast olmasa bile idari yaptırım uygulanabilir. Bu nedenle “bilerek yapmadım” savunması tek başına cezayı ortadan kaldırmaz; ancak kanun belirli bir kabahat için sadece kastı arıyorsa durum değişir.

Hata Halleri

Kanunun 10. maddesi, Türk Ceza Kanunu’nun hata hallerine ilişkin hükümlerinin ancak kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanacağını belirtir. Bu hükmün anlamı şudur: kişi fiilin kabahat olduğunu bilmiyorsa veya hukuka uygunluk nedeninin koşullarında hataya düşmüşse, bu hata kasten işlenen kabahatlerde dikkate alınabilir; taksirle işlenen kabahatlerde ise hata hükümlerine dayanılamaz. Uygulamada en çok karşılaşılan durum, sürücünün trafik levhasının anlamı konusunda yanılgıya düşmesidir. Bu tür yanılgılar taksir kapsamında değerlendirildiğinden savunmada genellikle yeterli olmaz.

On Beş Yaş Sınırı

Kabahatler Kanunu m. 11/1’e göre fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz. Bu hüküm, çocukların idari cezai sorumluluğunu kesin olarak sınırlar. Yaş hesabı, fiilin işlendiği tarihe göre yapılır. Çocuğun işlediği kabahat nedeniyle ebeveynine idari para cezası verilip verilemeyeceği ise fiilin niteliğine ve özel kanundaki hükümlere bağlıdır; ancak Kabahatler Kanunu m. 8/2, temsil edilen ve iş sahibi bakımından ayrı sorumluluk kurallarını düzenler. Reşit olmayan ancak on beş yaşını doldurmuş kişiler bu güvenceden yararlanmaz; bununla birlikte fiilin işlenmesinde yaşın kusuru etkileyip etkilemediği ceza miktarını belirlemede göz önünde tutulabilir (KK m. 17/2). Çocukların ceza hukukundaki durumu için çocukların ceza sorumluluğu yazısına bakabilirsiniz.

Akıl Hastalığı

Kanunun 11/2 fıkrası, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para cezası uygulanmayacağını söyler. Bu durumun ispatı için resmi sağlık kurulu raporu, hastane kayıtları ve gerekirse bilirkişi incelemesi gerekir. Kabahatler Kanunu m. 28/5, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlerinin başvuruda da uygulanacağını söyler; dolayısıyla mahkeme sağlık durumunu bilirkişi eliyle inceletebilir. Bu hüküm, bakıma muhtaç kişilerin idari yaptırıma maruz kalmasını önler. Aile bireyleri, tebligat geldiğinde on beş günlük itiraz süresini kaçırmamalı ve sağlık raporunu dilekçeye eklemelidir.

Hukuka Uygunluk ve Kusurluluğu Kaldıran Nedenler

Kabahatler Kanunu m. 12, aksine hüküm bulunmayan hallerde Türk Ceza Kanunu’nun hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağını söyler. Yani meşru savunma, zorunluluk hali, hakkın kullanılması veya görevin yerine getirilmesi gibi haller idari kabahatlerde de savunma sebebi olabilir. Örneğin sürücünün ambulans için yol vermek zorunda kalarak trafik kuralını ihlal etmesi bu çerçevede tartışılabilir. Bu savunmaların ileri sürülmesi için olayın ayrıntılı anlatımı ve delillerle desteklenmesi gerekir.

Teşebbüs ve İştirak

Kabahate teşebbüs kural olarak cezalandırılmaz; ancak ilgili kanunda teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair hüküm bulunan haller saklıdır (m. 13). Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında fail olarak idari para cezası verilir (m. 14). Bu nedenle bir kabahatte yalnızca fiili işleyen değil, fiile destek olan kişi de sorumlu tutulabilir. İştirakin ve tüzel kişi sorumluluğunun ayrıntısı için şirket ve işverenin kabahatlerden sorumluluğu yazısına bakabilirsiniz.

İtirazda Kusur Savunmasının Kullanılması

İdari para cezasına karşı, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir (KK m. 27/1). Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve ileri sürülen deliller açıkça gösterilmelidir (m. 27/4). Kusur savunması yapılacaksa şu deliller değerlendirilebilir: çocuğun doğum tarihini gösterir nüfus kaydı, akıl hastalığını gösteren sağlık kurulu raporu, hukuka uygunluk nedenini gösteren tanık beyanları ve kamera kayıtları, hata iddiası için levha veya yol durumunu gösteren fotoğraflar. Mahkeme, başvuruyu inceler ve delilleri değerlendirir; hukuka aykırı bulursa idari yaptırım kararını kaldırır (m. 28/8). Süreç için idari para cezasına itiraz nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Bilmiyordum” savunmasının taksirle işlenen kabahatlerde geçmeyeceğini unutmak,
  • Çocuğun yaşını gösteren belgeleri dilekçeye eklememek,
  • Akıl hastalığı durumunda rapor olmadan itiraz etmek,
  • Hukuka uygunluk sebebini soyut bırakıp delil sunmamak,
  • On beş günlük itiraz süresini kaçırmak.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. On dört yaşındaki bir çocuk, bir yerde idari kabahat sayılan bir davranışta bulunur ve ailesine idari para cezası tebliğ edilir. Aile, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurur ve nüfus kaydıyla çocuğun fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmadığını gösterir. Kabahatler Kanunu m. 11/1 gereği çocuk hakkında idari para cezası uygulanamayacağından mahkeme idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verebilir.

Sonuç

Kabahatlerde kast şart değildir; taksir de yeterlidir. Hata hükümleri yalnızca kasten işlenen kabahatlerde uygulanır. On beş yaşını doldurmamış çocuk ve akıl hastalığı olan kişi hakkında idari para cezası uygulanamaz. Bu savunmaların süresinde ve belgeyle ileri sürülmesi önem taşır. İdari para cezanıza karşı başvuru için idare hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim kanallarından bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kabahat için kast şart mı?

Hayır. Kabahatler Kanunu m. 9’a göre kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde kabahatler hem kasten hem de taksirle işlenebilir. Yani ihmal veya dikkatsizlik sonucu işlenen fiiller de idari yaptırım doğurabilir, kanun aksini öngörmedikçe.

Çocuğa idari para cezası verilir mi?

Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz. On beş yaşını doldurmuş ancak reşit olmayan kişiler ise bu güvenceden yararlanamaz, ancak diğer kusurluluğu etkileyen nedenler ve hukuka uygunluk sebepleri değerlendirilir.

Hata savunması her zaman geçerli midir?

Türk Ceza Kanunu’nun hata hükümleri ancak kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanır. Taksirle işlenen kabahatlerde hata savunması bu hükümlere dayanamaz. Kasten işlenen kabahatte ise fiilin kabahat olduğunu bilmemek veya hukuka uygunluk nedeninin koşullarında hataya düşmek gibi haller değerlendirilebilir.

Akıl hastalığı olan kişiye ceza kesilirse ne yapılır?

Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişi hakkında idari para cezası uygulanmaz. Sağlık kurulu raporu gibi belgelerle bu durum ispatlanarak sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.

Dayanak mevzuat

  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 9, 10, 11, 12, 27
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler