Aile Hukuku ve Boşanma

Paylaşmalı Mal Ayrılığında Boşanırken Aile Konutunda Kimin Kalacağını Hâkim Belirler mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Paylaşmalı mal ayrılığında boşanırken eşler anlaşamazsa hâkim konutta kalma hakkını süreli verebilir; şartlar, tapu şerhi ve sürenin sona ermesi.

Kısaca

  • Paylaşmalı mal ayrılığında aile konutu eşit paylaşıma konu ise, kimin kalacağı hakkında önce eşler anlaşabilir.
  • Anlaşamazlarsa ve hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden kalma hakkını bir eşe verir ve süresini belirler.
  • Hâkim olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumunu ve varsa çocukların menfaatini gözetir.
  • Kalma hakkı tapu kütüğüne şerh edilebilir; belirlenen sürenin bitiminde hak kendiliğinden sona erer, durum değişirse karar gözden geçirilebilir.

Paylaşmalı mal ayrılığı seçmiş çiftlerde boşanma aşamasında en çok merak edilen sorulardan biri şudur: eşler konutta kimin kalacağında anlaşamazlarsa, bunu hâkim belirleyebilir mi? Evet, belirli şartlarla belirleyebilir. Kanun, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit paylaşma konusu olan konutta kalmaya hangisinin devam edeceğini, eşlerin anlaşması bulunmadığında ve hakkaniyet gerektiriyorsa hâkimin boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden vermesine izin verir (TMK m. 254). Ancak bu bir mülkiyet devri değil, süreli bir kalma ve kullanma hakkıdır.

Hüküm hangi durumda devreye girer?

Bu düzenleme, paylaşmalı mal ayrılığı bölümünde “aile konutu ve ev eşyası” başlığı altında yer alır ve yalnızca evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirildiği hâllerde uygulanır. Konunun şartı ikili: konut ailenin ortak kullanımına özgülenmiş olmalı ve eşler arasında eşit paylaşma konusu olmalıdır. Kanun, aileye özgülenen malların eşit paylaşılacağını başka bir maddede düzenler (TMK m. 250); konut bu gruba giriyorsa kalma hakkı da bu çerçevede konuşulur. Rejimin genel işleyişini paylaşmalı mal ayrılığı boşanmada nasıl işler yazısında anlattık.

Konut eşit paylaşma konusu değilse, örneğin aile rejim kurulmadan önce edinilmiş ya da eşlerden birine miras kalmış bir evde oturuyorsa, bu madde uygulanmaz. Böyle bir konut için boşanma kararından sonraya uzanan bir kalma hakkı kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; dava süresince konutta kimin oturacağı ise geçici önlemlerle belirlenebilir (TMK m. 169).

Önce eşler anlaşabilir

Kanunun ilk tercihi eşlerin anlaşmasıdır. Eşler, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşit paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda anlaşabilirler. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir (TMK m. 254). Anlaşmalı boşanma protokolüne bu madde yazılabilir: kalan eşin adı, kalma süresi ve süre bitince evin ne olacağı. Protokolün diğer maddeleri için anlaşmalı boşanma protokolü yazısına bakabilirsiniz.

Burada sık yapılan bir hata, anlaşmayı sözlü bırakmak ya da yalnızca “kalacağım” diye yazmaktır. Süre, giderlerin kime ait olduğu ve süre bitiminde konutun ne olacağı yazıya dökülmezse, yıllar sonra çıkacak uyuşmazlıkta kanıtlamak güçleşir. Tapu şerhinin istenmesi, hakkın konutu sonradan edinecek üçüncü kişilere karşı da öne sürülebilmesi bakımından önemlidir.

Anlaşamazlarsa hâkim neye bakar?

Eşler konutta kimin kalacağında anlaşamazsa, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına, iptal veya boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden karar verir (TMK m. 254). Dört noktaya bakılır:

  • Hakkaniyetin gerektirmesi: Kalma hakkı kural değil, hakkaniyet gerektirdiğinde verilen bir istisna gibi okunmalıdır.
  • Olayın özellikleri: Evlilik süresi, konutun niteliği, eşlerden birinin sağlık durumu, çalışma yeri gibi unsurlar.
  • Ekonomik ve sosyal durum: Eşlerden hangisinin konut dışında barınma imkânı bulabileceği.
  • Çocukların menfaati: Çocuğun okulu, çevresi ve bakımını üstlenecek eş.

Hâkimin takdiri geniştir; bu nedenle örneklerden “şu eş kalır” sonucu çıkarılamaz. Karar, dosyadaki delillere bağlıdır.

Süre ve tapu şerhi

Hâkim, kalma ve kullanma süresini kararında belirler ve kalma hakkının tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir. Hâkim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer (TMK m. 254). Yani süre dolduğunda hakkın sona ermesi için yeni bir karar gerekmez; eş konutu kendiliğinden boşaltmazsa malikin boşaltma için ayrıca yasal yola başvurması gerekebilir. Kanun sürenin uzunluğuna dair sabit bir üst sınır vermez; bu nedenle süre, konutun durumuna, çocukların yaşına ve tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir.

Şerh bu açıdan iki yönlü çalışır: kalma hakkı sahibini konutu sonradan alacak üçüncü kişilere karşı korur, malike ise hakkın ne kadar süreceğini açıkça gösterir. Aile konutuna ilişkin genel tapu şerhi, bu şerhten farklıdır; aile konutu şerhi eşin rızası olmadan konutun satılmasını ve haklarının sınırlanmasını engeller (TMK m. 194), kalma hakkı şerhi ise hâkimin verdiği süreli kullanım hakkını kayda geçirir. Aradaki farkı aile konutu şerhi yazısı daha ayrıntılı anlatıyor.

Kira ile oturulan konut

Konut kiralıksa durum biraz farklılaşır. Kanun, eşler konutta kira ile oturuyorsa hâkimin gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebileceğini söyler. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına, iptal veya boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden karar verilir (TMK m. 254). Ev sahibi, böylece kira alacağının güvencesiz kalmasından korunur. Aile konutunda kira sözleşmesi ve eşin rızası konusu aile konutunda kira sözleşmesi ve eşin rızası yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Varsayımsal örnek: çocuk ve konut

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Çiftin paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi var. Aile, kocanın adına kayıtlı bir dairede yaşıyor; daire rejim kurulduktan sonra alınmış ve ailenin oturması için özgülenmiş. Boşanma davasında karı, ilkokula giden çocuğun mevcut okulunu değiştirmemek için dairede belirli bir süre daha kalmak istiyor. Koca ise başka bir şehirde işe başlayacağını ve daireyi satmak istediğini söylüyor.

Hâkim burada dairenin aile konutu sayılıp sayılmadığını, eşit paylaşım konusu olup olmadığını, çocuğun durumunu ve tarafların ekonomik koşullarını inceler. Kalma hakkı verilirse süresini belirler ve tapuya şerh için bildirir. Örnekten çıkacak bir sonuç yoktur; çocuğun menfaati tartılan etkenlerden yalnızca biridir. Konutun değeri ve payların hesabı ise ayrıca boşanma davasında aile konutunun eş birine tahsisi ve rejimin paylaşım kuralları çerçevesinde çözülür.

Dava sürerken konut: geçici önlemler ve kalma hakkı

Kalma hakkına boşanma kararıyla birlikte hükmedilir; ancak karardan önceki aylar, hatta yıllar için de bir düzenleme gerekir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Dava sürerken kimin konutta kalacağı bu önlemlerle belirlenir. İki kavram birbirine karıştırılmamalıdır: geçici önlem davanın devamı süresiyle sınırlıdır, kalma hakkı ise boşanma kararıyla verilir ve hâkimin belirlediği süre boyunca devam eder.

Pratikte bunun anlamı şudur: davanın ilk haftalarında konuta ilişkin talebinizi geçici önlem olarak, boşanma kararı aşamasında ise kalma hakkı olarak ayrıca dile getirmeniz yararlı olur; kanun, hâkimin bu konularda kendiliğinden karar vermesine de olanak tanır. İlkinde “dava boyunca nerede yaşayacağım” sorusuna, ikincisinde “karardan sonra belirli bir süre daha bu konutta kalabilir miyim” sorusuna cevap aranır. Davanın seyrini ve geçici önlemlerin kapsamını boşanma davasında mal yönetimine ilişkin geçici önlemler yazısında ele aldık.

Ev eşyası da kalma hakkına dahil mi?

Kanun hükmü yalnızca konutu değil, ev eşyasını da kapsar: eşler hangisinin konutta kalmaya ve ev eşyasını kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşabilirler; anlaşamazlarsa hâkim kalma hakkının sahibini belirlerken bu iki unsuru birlikte düşünür (TMK m. 254). Dolayısıyla buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak odası takımı gibi ev eşyasının da kimde kalacağı, kalma hakkı sahibine verilen kullanım hakkıyla birlikte değerlendirilir. Bu kullanım hakkı, eşyanın mülkiyetini değiştirmez; hak sona erdiğinde eşyanın paylaşımı rejimin kurallarına göre yapılır.

Eşyaların hangisinin kime ait olduğunu gösteren fatura, fiş ve fotoğraflar bu aşamada önemli olur. Ziynet gibi kişisel nitelikli eşyalar kalma hakkı kapsamında değerlendirilmez; onlar için ayrı bir talep yolu vardır ve bunu ziynet eşyası alacağı davası yazısında anlattık.

Kalma hakkını elde eden eş ne yükümlülük altına girer?

Kanun bu konuda ayrıntılı bir düzenleme yapmaz; kira ile oturulan konutta kiralayanın haklarının güvenceye alınması dışında, giderlerin ve aidatın kime ait olacağına dair açık bir hüküm yoktur. Bu nedenle eşler anlaşma yaparken aidat, vergi, bakım ve onarım giderleri, kira bedeli ve elektrik, su gibi giderlerin kimin tarafından karşılanacağını yazılı olarak düzenlemelidir. Hâkim kararla kalma hakkı verecekse de bu giderlere ilişkin beklentinizi dava aşamasında açıkça dile getirmeniz yararlı olur; belirsiz bırakılan giderler sonradan ayrı bir uyuşmazlığa yol açabilir.

Kalma hakkı mülkiyeti değiştirir mi?

Hayır. Kalma hakkı, konutun mülkiyetini devretmez; yalnızca belirli bir süre boyunca konutta oturma ve ev eşyasını kullanma imkânı tanır. Eşit paylaşıma konu konutun değerinin nasıl paylaşılacağı, paylaştırmanın ayın olarak yapılmasının asıl, buna olanak yoksa bedel eklenerek denkleştirmenin yapılması gerektiğini söyleyen kurallara göre belirlenir (TMK m. 253). Yani kalma hakkı ile mülkiyet payı ayrı iki meseledir: biri kimin ne zamana kadar oturacağını, diğeri evin değerinin nasıl bölüşüleceğini belirler.

Durum değişirse ne olur?

Süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olursa, diğer taraf hâkimden kararın gözden geçirilmesini isteyebilir (TMK m. 254). Örneğin kalma hakkı sahibi eş maddi imkânı artıp başka bir konuta taşınabilecek hâle gelirse, ya da konutu bırakıp başka yerde yaşamaya başlarsa, malik olan eş değişen koşullara dayanarak karar değişikliği talep edebilir. Bu ihtimal, kalma hakkının tapuda şerhli olsa bile mutlak bir hak olmadığını gösterir.

Sık yapılan hatalar ve hazırlık

Bu konuda dikkat edilmesi gereken hatalar şunlardır: dava açmadan konuttan çıkıp gitmek, kalma talebini dilekçede açıkça belirtmemek ve konutun aileye özgülendiğini gösteren belgeleri toplamamak. Hâkim kalma hakkına boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden karar verebildiğinden, talebinizi ve gerekçenizi dava aşamasında net biçimde ortaya koymanız yararlı olur. Konutun alınış tarihi, rejimin kurulduğu tarih, tapu kaydı, kira sözleşmesi, çocukların okul bilgisi ve eşlerin gelir durumunu gösteren belgeler bu aşamada kullanılır.

Kendi durumunuzda ne yapabilirsiniz?

Konutta kalma hakkı talebi hem rejimin türüne hem de konutun niteliğine bağlıdır; her dosyada uygulanacak hüküm farklı olabilir. Rejiminizi, konutun hangi tarihte ve hangi kaynakla alındığını ve çocuklarla ilgili durumunuzu anlatarak değerlendirme yapmak için telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında. Genel çerçeve için aile hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Hâkim aile konutunu bir eşe tamamen verebilir mi?

Bu hüküm mülkiyeti devretmez; konutta kalma ve ev eşyasını kullanma hakkı verir ve bu hak süreyle sınırlıdır. Mülkiyet ve bedel paylaşımı, rejimin eşit paylaşım kurallarına göre ayrıca çözülür.

Konutta kalma hakkı ne kadar sürer?

Süre kanunda sabit bir rakamla belirtilmemiştir. Hâkim kalma ve kullanma süresini kararında belirler ve bu süre tapu kütüğüne şerh edilir. Hâkim aksine karar vermedikçe hak, sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer.

Konut kiralıksa ne olur?

Eşler konutta kira ile oturuyorsa hâkim, gerektiğinde kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden yapılır.

Kalma hakkı verildikten sonra durum değişirse karar değişir mi?

Süre bitmeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olursa diğer taraf, hâkimden kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.

Bu hüküm her mal rejiminde uygulanır mı?

Kanundaki bu düzenleme paylaşmalı mal ayrılığı rejimi içinde yer alır ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş, eşler arasında eşit paylaşma konusu olan konut için öngörülmüştür. Başka rejimlerde konuta ilişkin kurallar farklıdır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 194, 250, 253, 254
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler