Tüketici Hukuku

Ayıplı Malda Satıcı, Üretici ve İthalatçı Birlikte Sorumlu mu? Müteselsil Sorumluluğun Sınırı

Av. Berat Özkan 5 dk okuma

Ayıplı malda bedelsiz onarım ve ayıpsız misli talebinin üretici ve ithalatçıya yöneltilmesi, müteselsil sorumluluk ve ayıbın sonradan doğduğunu ispat imkânı.

Kısaca

  • Bedelsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirme hakları, satıcının yanı sıra üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir (m. 11/2).
  • Bu hakların yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.
  • Üretici veya ithalatçı, ayıbın malın piyasaya sürülmesinden sonra doğduğunu ispat ederse sorumlu olmaz.
  • Sözleşmeden dönme ve bedel indirimi talebi ise sözleşme tarafı olan satıcıya yöneltilir.

Bir tüketici, internet sitesinden aldığı bir cihazın kısa sürede bozulduğunu fark ettiğinde çoğu zaman şu soruyla karşılaşır: satıcıya mı gitmeli, yoksa üretici firmanın yetkili servisine mi? Satıcı “bu üretici hatası” derken, üretici “ürünü sattığınız yere başvurun” diyebilir. Tüketicinin bu iki taraf arasında gidip gelmesi, hem zaman hem hak kaybı yaratır. 6502 sayılı Kanun bu tür bir kaçınmayı engellemek için satıcı, üretici ve ithalatçı arasında müteselsil sorumluluk öngörür. Bu yazıda sorumluluğun kapsamını, sınırlarını ve tüketicinin nasıl hareket edebileceğini anlatıyoruz.

Kanuni Çerçeve

Kanunun 11. maddesinin ikinci fıkrasına göre bedelsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. Bu düzenleme, tüketicinin ayıplı mal karşısındaki pozisyonunu güçlendirir: tüketici, talebini üç muhataptan birine veya birkaçına yöneltebilir. Ayıplı mal tanımı ve genel seçimlik haklar için ayıplı maldan doğan seçimlik haklar yazısına bakılabilir.

Müteselsil Sorumluluk Nedir?

Müteselsil sorumluluk, birden fazla borçlunun aynı edimden tamamıyla sorumlu olması demektir. Tüketici alacaklı olarak, borcun tamamını dilediği borçludan isteyebilir; borçlulardan birinin ifası diğerlerini de borçtan kurtarır. Borçların kendi aralarındaki paylaşımı ise ayrı bir iç ilişkidir. Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçluluğa ilişkin hükümleri bu konuda genel çerçeveyi çizer. Tüketici hukukundaki pratik sonucu şudur: tüketici, ürünü aldığı satıcı iflas etmiş, kapanmış veya ulaşılamaz durumdaysa, doğrudan üreticiye veya ithalatçıya başvurarak bedelsiz onarım veya değiştirme isteyebilir. Aynı şekilde satıcı yükümlülüğünü yerine getirmiyorsa, tüketici üreticinin yetkili servisine başvurabilir.

Hangi Haklar Üreticiye Yöneltilebilir?

Üreticiye ve ithalatçıya yönelik ek sorumluluk yalnızca iki seçimlik hakla sınırlıdır: bedelsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirme. Sözleşmeden dönme ve ayıp oranında bedelden indirim ise satış sözleşmesinin tarafı olan satıcıya karşı ileri sürülür. Bunun sebebi, bedel iadesinin sözleşme ilişkisinden doğması ve üretici ile tüketici arasında doğrudan bir satış sözleşmesi bulunmamasıdır. Tüketici, bedel iadesini isterken satıcıya başvurmalıdır. Ancak tüketici, ayıp nedeniyle uğradığı zararların tazmini için Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca da talepte bulunabilir; tazminat sorumluluğu bakımından somut olayın koşulları ayrıca değerlendirilir.

Üreticinin Sorumluluktan Kurtulması

Üretici veya ithalatçı, ayıbın malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. İspat yükü üretici veya ithalatçıdadır. Örneğin ürün, satıcının deposunda uygunsuz koşullarda saklanmış, taşıma sırasında zarar görmüş veya tüketici kullanım kılavuzuna aykırı biçimde kullanmışsa, ayıbın sonradan doğduğu ileri sürülebilir. Ancak tüketicinin ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu yönündeki karine (m. 10) bu tartışmada tüketici lehine önem taşır. Yani altı aylık süre içinde ortaya çıkan bir arızada, malın ayıplı olmadığını ispat etme yükü ilk aşamada satıcıya aittir.

Otuz İş Günlük Süre Kimin İçin Geçerli?

Bedelsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme talebinin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur (m. 11/4). Bu süre, müteselsil borçluların üçü için de geçerlidir. Süre içinde yükümlülük yerine getirilmezse tüketici, diğer seçimlik haklarını kullanabilir; yani sözleşmeden dönebilir veya bedelden indirim isteyebilir. Belirli mallar için Bakanlık yönetmeliğiyle belirlenen azami tamir süreleri de vardır ve bu süreler içinde onarım yapılmalıdır. Tüketici, talebinin tarihini ispat edebilmek için yazılı başvuru yapmalıdır.

Başvuru Nasıl Yapılmalı?

Tüketici, arızayı fark ettiğinde talebini yazılı olarak iletmelidir. Talep metninde ürünün markası ve modeli, satın alma tarihi ve fatura bilgileri, arızanın niteliği, hangi seçimlik hakkın istendiği (onarım veya değiştirme) ve yasal sürelere ilişkin hatırlatma yer almalıdır. Mümkünse talep hem satıcıya hem üreticiye veya yetkili servise gönderilmelidir. Servis tutanakları, kabul formları, teslim ve iade belgeleri saklanmalıdır. Uyuşmazlık sürerse tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvurabilir.

Tüketici Hakem Heyeti Süreci

Parasal sınırlar içinde kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Başvuruda satıcının yanı sıra üretici veya ithalatçı da karşı taraf olarak gösterilebilir. Başvuru dosyasına fatura, servis kayıtları, yazışmalar ve varsa bilirkişi raporu eklenmelidir. Heyet, uyuşmazlığı inceleyerek karar verir; karar tüketici lehine ise satıcı, üretici veya ithalatçı bu karara uymak zorundadır. Parasal sınırların üzerindeki uyuşmazlıklarda ise doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır. Sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru anında güncel tutar kontrol edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnızca satıcıya başvurup üreticiyi hiç muhatap almamak,
  • Sözlü şikâyetle yetinip yazılı talepte bulunmamak,
  • Servis kabul belgelerini saklamamak,
  • Bedel iadesini üreticiden istemeye çalışmak,
  • Otuz iş günlük süreyi takip etmemek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir tüketici, mağazadan aldığı bir çamaşır makinesinin dört ay sonra motor arızası nedeniyle çalışmadığını fark eder. Satıcı mağaza kapandığı için ulaşılamaz durumdadır. Tüketici, üreticinin yetkili servisine yazılı başvurarak bedelsiz onarım talep eder. Üretici, ayıbın sonradan doğduğunu ispatlayamadığı için onarımı yapmak zorunda kalır. Tüketici servis belgelerini düzenli sakladığı için süre tartışması yaşanmaz.

Yetkili Servis ve Servis Yeterliliği

Üretici veya ithalatçıya yapılan başvurular çoğunlukla yetkili servisler aracılığıyla yürütülür. Yetkili servis, üreticinin yükümlülüğünü yerine getiren temsilcisi konumundadır; servisin yaptığı hata veya gecikme üreticiye yansır. Tüketici, servis kabul belgesini ve iade tutanağını saklamalı, onarım süresini bu tarihe göre hesaplamalıdır. Servis yetersizse veya onarımı reddediyorsa, tüketici bunu yazılı olarak belgeleyip diğer seçimlik haklara yönelebilir.

Yurt Dışından Alınan Ürünlerde İthalatçının Rolü

Yurt dışından alınan ürünlerde ithalatçı sıfatı taşıyan kişi veya kuruluş bulunmayabilir. Ürünün Türkiye’de ithalatçısı yoksa, tüketicinin bedelsiz onarım hakkını kime karşı kullanacağı belirsizleşebilir. Bu nedenle yurt dışından bireysel sipariş verirken, ürünün Türkiye’de resmi servisi veya temsilcisi bulunup bulunmadığı önceden araştırılmalıdır.

Sonuç

Ayıplı malda satıcı, üretici ve ithalatçı, bedelsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirme bakımından müteselsilen sorumludur; bedel iadesi ise satıcıya yöneltilir. Üretici ancak ayıbın sonradan doğduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulur. Ayıplı ürün nedeniyle hak arıyorsanız tüketici hukuku sayfamıza göz atabilir, iletişim üzerinden bizi arayabilir veya mesaj gönderebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ayıplı ürün için doğrudan üreticiye başvurabilir miyim?

Bedelsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme talebi için üreticiye veya ithalatçıya da başvurulabilir. Kanun bu iki seçimlik hak bakımından satıcı, üretici ve ithalatçıyı müteselsil sorumlu tutar. Bu nedenle tüketici, talebini bunlardan birine veya birkaçına yöneltebilir.

Müteselsil sorumluluk ne demektir?

Tüketici alacağının tamamını borçlulardan herhangi birinden isteyebilir. Borçlular kendi aralarındaki paylaşımı ise ayrıca çözer. Böylece tüketici, taraflar arasındaki iç ilişkiyi araştırmak zorunda kalmadan talebini yöneltebilir.

Üretici sorumluluktan nasıl kurtulur?

Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ederse sorumlu tutulmaz. Örneğin taşıma sırasındaki hasar, yanlış depolama veya kullanıcı hatası gibi sonradan doğan sebepler bu kapsamda ileri sürülebilir.

Bedel iadesini üreticiden isteyebilir miyim?

Sözleşmeden dönme ve bedelden indirim, satış sözleşmesinin tarafı olan satıcıdan istenir. Kanunun üretici ve ithalatçıya yönelttiği ek sorumluluk, bedelsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirmeyle sınırlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 11
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162-168
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Tüketici Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler