İş Kanunu m. 10’a göre en çok otuz iş günü süren işler süreksiz iştir; fesih, yıllık izin gibi birçok hükmün uygulanmadığı bu işlerde Borçlar Kanunu devreye girer.
Kısaca
- Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir (4857 m. 10).
- İş Kanunu’nun fesih bildirimi, haklı fesih, yıllık izin, yeni iş arama izni ve benzeri birçok maddesi süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmaz.
- Süreksiz işlerde bu maddelerde düzenlenen konularda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
- Sürenin belirlenmesinde işin niteliği esas alınır; işin fiilen otuz iş gününden fazla sürmesi halinde sürekli iş kabul edilir.
Bazı işler doğaları gereği kısa sürelidir: bir tekne yükleme işi, kısa süreli bir etkinlik, tek seferlik bir montaj veya mevsim başındaki kısa bir hazırlık. Bu işlerde çalışanların hangi haklara sahip olduğu, çoğu zaman gözden kaçar. İş Kanunu m. 10, işleri süresine göre “süreksiz” ve “sürekli” olarak ayırır ve bu ayrımın hukuki sonuçlarını belirler. Bu yazıda süreksiz işin tanımını, hangi hükümlerin uygulanmadığını ve işçinin hangi hakları koruduğunu anlatıyoruz.
Süreksiz ve Sürekli İş Ayrımı
4857 sayılı İş Kanunu m. 10/1’e göre nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir. Buradaki ölçüt, işin niteliğidir. Yani işin doğası itibarıyla en fazla otuz iş günü sürecek bir iş olup olmadığına bakılır. Otuz iş günü, takvim günü değil, iş günü sayılır; hafta sonu ve tatil günleri bu hesaba dahil edilmez. Örneğin belirli bir organizasyon için iki haftalık kurulum işi süreksiz iştir; ancak bir yıl boyunca sürecek bir üretim işi sürekli iştir. Sürenin sınır değerinde (tam otuz gün) iş süreksiz sayılır; otuzuncu günü aşan işler sürekli olur.
Süreksiz İşlerde Uygulanmayan Hükümler
Kanunun 10. maddesinin ikinci fıkrası, bir dizi maddenin süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmayacağını belirtir. Bu maddeler arasında iş sözleşmesine ilişkin bazı hükümler (m. 8, 12, 13, 14, 15, 17), haklı fesih maddeleri (m. 24, 25, 26), fesih bildirim süresi (m. 17), yeni iş arama izni (m. 27), çalışma belgesi (m. 28), toplu işçi çıkarma (m. 29), engelli ve eski hükümlü çalıştırma (m. 30), silah altına alınma (m. 31), ücretin gününde ödenmemesi (m. 34), yıllık ücretli izin (m. 53-59) ve özlük dosyası (m. 75) sayılabilir. Yani süreksiz işte çalışan kişi, bu maddelerin sağladığı korumalardan yararlanamaz. Örneğin yeni iş arama izni verilmez; bildirim süresi ve ihbar tazminatı doğmaz. İş güvencesi hükümleri (m. 18) bu listede sayılmasa da altı aylık kıdem şartı otuz iş günü süren işte gerçekleşemeyeceğinden işe iade davası açılamaz.
Borçlar Kanunu Hükümlerinin Uygulanması
Süreksiz işlerde bu maddelerde düzenlenen konularda Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Yani süreksiz işte çalışan kişi hukuki korumasız kalmaz; hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümler devreye girer. Borçlar Kanunu, hizmet sözleşmesini düzenleyen hükümlerle ücret, fesih ve sorumluluk gibi konularda genel bir çerçeve sağlar. Örneğin ücretin ödenmesi, işverenin işçiyi koruma borcu ve haklı nedenle fesih Borçlar Kanunu’na göre değerlendirilir. Ancak İş Kanunu’nun özel koruma hükümleri bulunmadığı için işçinin konumu daha zayıftır. Belirli süreli iş sözleşmesi ile karıştırılmamalıdır; bu konuda belirli süreli iş sözleşmesi ve zincirleme sözleşme yazısına bakabilirsiniz.
Uygulanan Diğer Hükümler
İş Kanunu’nun süreksiz işlerde uygulanmayacağı sayılan maddeler dışındaki hükümleri uygulanmaya devam eder. Örneğin çalışma süreleri, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti, ücretin korunması, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve eşit davranma ilkesi gibi konular süreksiz işlerde de geçerlidir. Bu nedenle süreksiz işte çalışan işçi de fazla çalışma yapıyorsa zamlı ücret alma hakkına sahiptir. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ise iş süresine bakmaksızın bütün işyerlerine ve çalışanlara uygulanır. Çalışanın tatil ve fazla mesai hakları için fazla mesai ücreti ve hesaplanması yazısına bakabilirsiniz.
Sürenin Belirlenmesindeki Sorunlar
Uygulamada işverenler bazen sürekli nitelikteki işleri kısa süreli sözleşmelerle bölüp süreksiz iş gibi göstermeye çalışır. Bu durum işçinin haklarını ortadan kaldırma girişimidir ve hukuka uygun değildir. Mahkemeler işin gerçek niteliğine ve fiili sürecine bakar. Örneğin aynı işçi ardışık kısa sözleşmelerle aynı iş için uzun süre çalıştırılıyorsa, iş süreklilik kazanmış sayılabilir ve işçi İş Kanunu’nun tam korumasından yararlanır. Zincirleme sözleşmeler için ayrı bir hukuki inceleme yapılır. Bu ayrımın ispatı işçinin çalıştığı süreyi ve işin niteliğini gösteren delillere dayanır: bordrolar, çalışma kayıtları, tanıklar.
Mevsimlik ve Kampanya İşleri ile Farkı
Süreksiz iş ile mevsimlik iş aynı şey değildir. Mevsimlik iş, yılın belirli dönemlerinde tekrarlanan ve bir yıldan kısa süren işlerdir; süreksiz iş ise otuz iş gününü aşmayan işlerdir. Mevsimlik işlerde de bir yıldan az süren işlerde yıllık izin hükümleri uygulanmaz; ancak süre otuz iş gününü aşıyorsa iş sürekli sayılır ve diğer İş Kanunu hükümleri uygulanır. Mevsimlik işçilerin hakları için mevsimlik işçi hakları yazısına bakabilirsiniz. Ayrıca kıdem tazminatı ve sigorta hakları ayrı mevzuata tabidir.
Sigorta ve Sosyal Güvenlik Hakları
Süreksiz işte çalışan kişi sosyal güvenlik mevzuatı bakımından sigortalı sayılır ve işverenin işe giriş bildirimini yapması gerekir. İşin süreksiz olması işçinin sigortasız çalıştırılabileceği anlamına gelmez. İşveren kısa süreli işlerde de işçiyi sigortaya bildirmek zorundadır. Sigortasız çalıştırılan işçi hizmet tespit davası açarak çalışmasını tespit ettirebilir. Ayrıntı için hizmet tespit davası ve sigortasız çalışma yazısına bakabilirsiniz. İşin kısa olması, iş kazası halinde de işverenin sorumluluğunu azaltmaz.
Ücret ve Alacakların Tahsili
Süreksiz işte çalışan işçi, ücretini ve diğer alacaklarını Borçlar Kanunu ve İş Kanunu’nun uygulanan hükümlerine göre talep eder. Ücretin ödenmemesi halinde işçi alacak davası açabilir. İş Kanunu m. 34’ün (ücretin gününde ödenmemesi halinde çalışmaktan kaçınma hakkı) süreksiz işlerde uygulanmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle işçi, ücret ödenmediğinde çalışmaktan kaçınma hakkını doğrudan bu hükme dayandıramaz; ancak sözleşmenin ifa edilmemesinden doğan genel borçlar hukuku savunmalarını ileri sürebilir. İşçilerin ücret alacağı davaları için ücret alacağı davası ve zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.
Yazılı Sözleşme ve İspat
Süreksiz işlerde de yazılı sözleşme yapılması ispat açısından önemlidir. Sözleşmede işin niteliği, süresi, ücret ve çalışma koşulları açıkça yazılmalıdır. Sözleşmenin işin süreksiz olduğunu ve otuz iş gününü geçmeyeceğini belirtmesi tek başına yeterli değildir; işin gerçekten böyle olması gerekir. İşçi sözleşmenin bir nüshasını almalı, ücret ödemelerini banka yoluyla veya makbuzla belgelemelidir. İş sözleşmesindeki yazılı şekil için iş sözleşmesinde yazılı şekil ve iki ay içinde verilecek belge yazısına göz atabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Sürekli nitelikteki işi süreksiz gösterip haklardan mahrum bırakmak,
- İşin fiilen otuz iş gününü aştığını fark etmemek,
- Süreksiz işte çalışanı sigortasız çalıştırmak,
- İşe iade davası açılabileceğini sanmak,
- Yazılı sözleşme yapmamak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işçi, kısa süreli bir montaj işi için yirmi iş günü çalıştırılır ve iş bitince işveren sözleşmeyi sona erdirir. İşçi işe iade davası açmak ister; ancak altı aylık kıdem şartı gerçekleşmediği için bu yol kapalıdır. Ücret alacağı ve fazla çalışma bedelleri ise geçerli olduğundan işçi bunları talep eder. İşin gerçekte sürekli nitelikte olup olmadığı tartışılırsa, mahkeme işin niteliğine ve fiili sürece bakar.
Sonuç
Süreksiz iş, nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren iştir; bu işlerde yıllık izin, fesih bildirim süresi gibi birçok İş Kanunu hükmü uygulanmaz ve Borçlar Kanunu devreye girer. İşin gerçek niteliği önemlidir. Çalışma ilişkinizin niteliği ve haklarınız konusunda destek için iş hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden telefon veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Otuz iş gününden kısa süren işte çalışırsam iş güvencem olur mu?
İş güvencesi için m. 18 en az altı aylık kıdem arar; otuz iş günü süren bir işte bu şart oluşmaz. Ayrıca bildirim süresi, haklı fesih ve yeni iş arama izni gibi hükümler süreksiz işlerde uygulanmaz; bu konularda Borçlar Kanunu hükümleri geçerlidir.
İşin süresi neye göre belirlenir?
Kanun, nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işleri süreksiz sayar. Yani işin doğası itibarıyla süresi esas alınır; ancak sözleşmede kısa süre yazılsa bile iş fiilen sürekli nitelikteyse sürekli iş sayılabilir.
Süreksiz işte yıllık izin hakkı doğar mı?
Yıllık izne ilişkin m. 53-59 hükümleri süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmaz. Zaten yıllık izin hakkı için en az bir yıllık çalışma aranır.
Dayanak mevzuat
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 10, 11, 18
İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.