Yıllarca çalışmayan eşin boşanmada yoksulluk nafakası, katılma alacağı ve aile konutu bakımından hangi haklara sahip olduğunu madde madde öğrenin.
Kısaca
- Çalışmayan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse ve kusuru daha ağır değilse yoksulluk nafakası isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).
- Ev işi ve çocuk bakımı, aile giderlerine katkı olarak kabul edilir (TMK m. 196); yasal rejimde ise diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde hak doğar (TMK m. 236).
- Aile konutu üzerinde eşin rızası olmadan tasarruf edilemez; maliki olmayan eş tapuya şerh koydurabilir (TMK m. 194). Boşanmadan sonra konutta kalma hakkı kendiliğinden doğmaz.
- Boşanmadan doğan dava hakları, hüküm kesinleştikten sonra bir yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m. 178); mal rejimi tasfiyesi bu sürenin dışında değerlendirilir.
Otuz yıl boyunca evi çevirmiş, çocukları büyütmüş, belki bir ailenin bakımını üstlenmiş bir kişi için boşanma, maddi güvenliğin belirsizleştiği an olabilir. Elinde maaş bordrosu yok, ev eşinin adına kayıtlı, banka hesapları eşin tarafında. “Benim hakkım ne?” sorusu bu noktada hem pratik hem de duygusal bir soru olur. Kanun, çalışmayan eşi hiç korumasız bırakmaz: yoksulluk nafakası, yasal mal rejimi sonunda doğan katılma alacağı, aile konutunun korunması ve bazı tazminat hakları bu korumanın başlıca parçalarıdır. Bunların her biri farklı koşula bağlıdır, bu yüzden tek tek ele almak gerekir.
Ev emeği kanunda nasıl karşılık bulur?
Evlilik birliği boyunca ev işlerini görmek, çocuklara bakmak ya da diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak, aile giderlerine katkının bir biçimi sayılır. Medeni Kanun’a göre eşlerden birinin istemi üzerine hâkim ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler ve eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır; bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir (TMK m. 196).
Bu hüküm evlilik sürerken uygulanır; yani ev emeğinin hukuken görünür olduğunu gösterir. Boşanmada ise aynı emek doğrudan “maaş” gibi bir alacağa dönüşmez; mal rejimi hesabında ve nafaka değerlendirmesinde dolaylı olarak yer alır. Ev emeği, boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşin durumunu gösteren bir olgu olarak nafaka dosyasında anlatılır; mal rejiminde ise eşin edinilmiş mallarının oluşmasına imkân veren ortak yaşam olarak okunur.
Yoksulluk nafakası: çalışmayan eş için ölçüt
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında isteyebileceği bir ödemedir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Üç sorunun cevabı dosyayı belirler.
Yoksulluğa düşecek misiniz? Gelir, mal varlığı, kira geliri, aldığınız yardımlar ve çalışabilme durumunuz değerlendirilir. Yaş, sağlık, çalışma geçmişinin olmaması hâkimin önüne gelen somut göstergelerdir. Geçim ihtiyacınızı ispat yöntemleri için boşanmada yoksulluğa düşme nasıl ispat edilir yazısına bakabilirsiniz.
Kusurunuz daha ağır mı? Boşanmaya sebep olan olaylarda sizin kusurunuz diğer eşinkinden ağırsa nafaka hakkı kaybolur. Eşit kusur ya da daha az kusur hâlinde nafaka mümkündür. Kusurun belirlenmesi için boşanmada kusur nasıl belirlenir yazısını okuyabilirsiniz.
Eşin mali gücü yeterli mi? Nafaka, yükümlünün mali gücü oranındadır. Eşin geliri, mal varlığı ve kendi giderleri birlikte tartılır.
Süre bakımından güncel bir not var. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Mevcut hüküm bu sürede uygulanır; kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz. Ayrıntı için süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısına göz atın.
Nafaka toptan ya da irat biçiminde ödenebilir (TMK m. 176). İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde de mahkeme kararıyla kaldırılır.
Mal rejimi: ev eşin adınaysa hak biter mi?
Hayır. Yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202). Evliliğin devamı süresince her eşin karşılığını vererek elde ettiği mallar edinilmiş maldır; çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri bunlara örnektir (TMK m. 219). Boşanmada her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236/1).
Bu, ev eşin adına kayıtlı olsa bile, evlilik süresince edinilmiş mal niteliğindeyse artık değere girer anlamına gelir. Siz çalışmamış olsanız bile, eşinizin çalışmasıyla edinilen mallar tasfiyede hesaba katılır ve diğer yarı üzerinden size alacak doğar. Hesaplamaya girmeyen mallar ise kişisel mallardır: evlilik öncesinden gelen, miras ya da bağış yoluyla elde edilen mallar ve manevî tazminat alacakları (TMK m. 220). Evin kime ait olduğu ve hangi kaynakla alındığı, bu ayrım için temel sorudur. Hesabın nasıl yapıldığını katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısı adım adım anlatıyor; çalışmayan eşin durumunu ise boşanmada çalışmayan eş katılma alacağı alabilir mi yazısı ayrıca ele alıyor.
Eşinize ait bir mala katkı yaptıysanız (örneğin kişisel malı olan evin taksitlerine kendi birikiminizden ödediyseniz), katkınız oranında değer artış payı isteyebilirsiniz; bu alacak malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır (TMK m. 227). Bunun için ödemelerin kaynağı ve tarihleri belgelerle gösterilmelidir.
Evlilik 2002’den önce başladıysa, hangi malların hangi döneme ait olduğu ayrıca incelenmelidir. Bu konuyu 2002 öncesi alınan ev boşanmada paylaşılır mı yazısında anlattık.
Aile konutu: dava sürerken ve sonrasında
Aile konutu, evlilik sürerken özel koruma görür. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz; aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu müdürlüğünden konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir (TMK m. 194). Konut kiralıksa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve diğer eşle müteselsilen sorumlu olur.
Boşanma davası açıldığında ise hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Dava sırasında konutta kimin kalacağı bu önlemlerle belirlenir. Bu konuyu boşanma davasında aile konutunun eşlerden birine tahsisi yazısında ele aldık. Boşandıktan sonra ise kanunda konutta kalma hakkı doğuran ayrı bir hüküm yoktur; konutun mülkiyeti, kira sözleşmesi ve varsa nafaka veya tazminat içinde konut bedeline ilişkin değerlendirme sonucu belirleyicidir. Şerh konusunda aile konutu şerhi nedir yazısı yol gösterir.
Tazminat hakları
Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Uzun evlilikte yıllarca emek harcayıp bunun karşılığını maddî olarak görmeyen eşin “beklenen menfaati” sorusu bazen bu çerçevede tartışılır. Bunu ayrıntılı görmek için boşanmada maddi tazminat yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir çift otuz yıl evli kalıyor; eşlerden biri kamuda çalışırken diğeri hiç çalışmadı, çocukları büyüttü. Tapuda üç taşınmaz kayıtlı: biri evlilikten önce alınmış, biri evlilik sırasında 2002’den sonra satın alınmış, biri de eşin ailesinden miras kalmış arsa.
Hesapta şunlar sorulur: Evlilik öncesinden gelen taşınmaz ile miras kalan arsa kişisel maldır (TMK m. 220). Evlilik otuz yıl önce kurulduğu için 1 Ocak 2002 öncesi dönem mal ayrılığına tabidir (4722 sayılı Kanun m. 10); 2002’den sonra çalışma karşılığı satın alınan taşınmaz ise edinilmiş maldır; kaynağı ve borçları hesaplandıktan sonra artık değerin yarısı üzerinde çalışmayan eşin de hakkı doğabilir. Yoksulluk nafakası için çalışmayan eşin kendi geliri ve çalışma durumu, eşin gelirinin yeterli olup olmadığı ve kusur oranı birlikte değerlendirilir. Hâkim, bu soruların her birini belgeler ve tanıklarla karşılaştırır; bugünden sonuç söylenemez.
Sık yapılan hatalar
- Belge kaybetmek. Tapu, kredi ve maaş belgeleri; harcamalara ilişkin kayıtlar erken toplanmalıdır.
- Protokolle haklardan feragat etmek. Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka ve tazminattan vazgeçmek, sonradan geri dönmesi güç bir karardır; anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakasından feragat yazısına bakmadan imza atmayın.
- Bir yıllık süreyi kaçırmak. Boşanmadan doğan dava hakları, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Mal rejimi tasfiyesi bu bir yıldan ayrı değerlendirilir, ancak süre konusunda emin olamıyorsanız beklemeyin.
- Evin adı eşteyse hak yok sanmak. Edinilmiş mal niteliği tapu kaydından bağımsızdır.
- Soyadı ve diğer kişisel hakları unutmak. Kadın boşanmada evlenmeden önceki soyadını alır; eski eşin soyadını kullanma izni, menfaat ve zarar şartına bağlıdır (TMK m. 173).
Dava dosyasına hangi belgeleri koymalısınız?
Çalışmayan eşin en büyük sıkıntısı, mali belgelerin çoğunun diğer eşte olmasıdır. Yine de bazı belgeleri kendi başınıza edinebilirsiniz: tapu kayıtları için tapu müdürlüğüne başvuru, nüfus ve adres kayıtları, çocukların okul ve sağlık belgeleri, kendi banka hesap dökümleriniz, kira sözleşmeleri ve evin faturaları. Eşin mal varlığı ve geliri hakkında bilgi gerekiyorsa bunu dava sırasında mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan isteyebilirsiniz; bilirkişi incelemesi de bu bilgiyle yapılır.
Boşanmanın dayandığı olgularda hâkim, delilleri serbestçe takdir eder ve yemin teklif edilemez (TMK m. 184). Bu yüzden kusura ilişkin iddialarda belgeler ve tanıklar önem taşır; yoksulluk ise gelir, sağlık ve çalışma kayıtlarıyla gösterilir. Yıllarca süren ev emeğini belgelemek zor görünse de komşu, aile ve okul çevresi gibi tanıklar, hem kusurun belirlenmesinde hem de yoksulluğun gösterilmesinde işe yarar. Sağlık kayıtlarınız, çalışma imkânınızı sınırlayan durumları gösterir; bu da nafaka değerlendirmesinde önemlidir.
Kendi dosyanız için nereden başlamalısınız?
Uzun evlilikten sonra çalışmayan eş için boşanma dosyası; nafaka, mal rejimi, konut ve tazminat başlıklarında ayrı ayrı çalışılması gereken bir bütündür. Kendi durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasından telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; belgelerinizi birlikte gözden geçirebiliriz. Büronun çalıştığı alanlar için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Süre ve mal paylaşımı yönüyle genel çerçeve için uzun süreli evlilikte boşanma, nafaka ve mal paylaşımı yazısı da yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Hiç çalışmadım. Boşanırken nafaka alabilir miyim?
Yoksulluk nafakası için boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmanız ve kusurunuzun diğer eşten ağır olmaması gerekir. Hiç çalışmamış olmak tek başına yeterli değildir; geliriniz, mal varlığınız ve eşin mali gücü birlikte değerlendirilir (TMK m. 175).
Ev eşimin adına. Boşanırsam evde hakkım var mı?
Ev edinilmiş mal sayılıyorsa, eşinizin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkınız doğar (TMK m. 236). Ev eşinizin kişisel malıysa (örneğin miras ya da evlilikten önce edinilmişse) katılma hesabına girmez; ancak katkınız varsa değer artış payı istenebilir (TMK m. 227).
Boşandıktan sonra aynı evde kalabilir miyim?
Kanunda boşanma sonrası aile konutunda kalma hakkı yazılı değildir. Dava sürerken hâkim barınmaya ilişkin geçici önlem alabilir (TMK m. 169). Boşanma sonrası konut mülkiyeti ya da kira sözleşmesi hangi eşe aitse ona göre değerlendirilir.
Çocuklar küçükse ek hak doğar mı?
Velâyet kendisine bırakılan eşe karşı diğer eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182/3). Bu iştirak nafakası, yoksulluk nafakasından ayrı bir haktır.
Eski eşimin soyadını kullanmaya devam edebilir miyim?
Boşanmada kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eski eşin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eşe zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkimden izin isteyebilir (TMK m. 173).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 173, 174, 175, 176, 178, 182, 184, 194, 196, 202, 219, 220, 227, 236
- 4722 sayılı Kanun m. 10
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.