İdare Hukuku

Yargılamanın Yenilenmesi Süreleri: Altmış Gün, On Yıl ve AİHM Kararından Sonra Bir Yıl (İYUK 53)

Av. Berat Özkan 4 dk okuma

Yargılamanın yenilenmesi istemi süreleri: çoğu sebep için altmış gün, aykırı ilam için on yıl, AİHM kararından itibaren bir yıl ve sürenin başlangıcı.

Kısaca

  • Yargılamanın yenilenmesi süresi kural olarak altmış gündür; süre, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar.
  • Önceki ilama aykırı karar verilmesi sebebi için süre on yıldır.
  • AİHM ihlal kararına dayanan isteme için süre, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır.
  • İstem esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.

Yargılamanın yenilenmesi imkânı, kanunda sayılan sebeplerin varlığıyla sınırlı olmadığı gibi, belirli sürelere de bağlıdır. Süresi içinde yapılmayan bir yenileme isteği, sebep ne kadar güçlü olursa olsun reddedilir. Bu nedenle sürelerin ne kadar olduğunu, ne zaman başladığını ve hangi sebep için hangi sürenin geçerli olduğunu bilmek zorunludur. İYUK m. 53/3, bu sürelere ilişkin özel düzenleme getirir. Bu yazıda üç farklı süreyi, başlangıç anlarını ve hesaplama örneklerini anlatıyoruz.

Süre Sistemine Genel Bakış

Yargılamanın yenilenmesi istekleri bakımından kanun üç süre öngörür. İYUK m. 53/3’e göre yargılamanın yenilenmesi süresi, 1. fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu sürelerin doğru uygulanabilmesi için önce yenileme sebebinin hangisi olduğunun belirlenmesi gerekir. Sebebin bir önceki yazımızda ayrıntılı olarak ele alınan dokuz sebepten hangisine girdiği, sürenin uzunluğunu belirler.

Altmış Günlük Genel Süre

Yeni belge, sahte belge, kesinleşen kararla ortadan kalkan ilam, bilirkişinin kasıtlı yanlış beyanı, hile, yetkisiz temsil ve çekinmeye mecbur hâkimin katılması gibi diğer sebepler için süre altmış gündür. Altmış günlük süre kısa bir süredir; bu nedenle sebebin ortaya çıktığı andan itibaren gecikmeden hareket edilmesi gerekir. Sürenin kaçırılması halinde başvuru süre yönünden reddedilir ve yeniden başvuru imkânı kalmaz.

Önceki İlama Aykırı Karar İçin On Yıl

Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen önceki karara aykırı yeni bir karar verilmesi halinde (h bendi) süre on yıldır. Bu uzun süre, kesin hükmün korunmasının önemini gösterir. Ancak on yıllık süre de sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar; yani karar verildiği tarihten değil, ilgili tarafın yönünden sebebin gerçekleştiği tarihten hesaplanır.

AİHM Kararı İçin Bir Yıl

Hükmün Sözleşme veya protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi (ı bendi) halinde süre, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır. Bu süre, iç hukukta ihlalin giderilmesi için tanınmış özel bir süredir. AİHM’in dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda verdiği düşme kararı da aynı kapsamdadır. Karar kesinleşme tarihinin doğru belirlenmesi, sürenin hesaplanması bakımından belirleyicidir; bu tarih Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında veya Adalet Bakanlığının bilgilendirmesinde yer alır.

Sürenin Başlangıcı

İYUK m. 53/3’ün ikinci cümlesine göre bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır. Bu ifade, sürenin sebebin fiilen ortaya çıktığı veya öğrenildiği tarihi izleyen günden işlemeye başlayacağını gösterir. Örneğin:

  • Yeni belge ele geçirilmişse, belgenin ele geçirildiği tarihi izleyen gün,
  • Sahtelik kararı kesinleşmişse, ilgilinin bu kararı öğrendiği veya kararın kendisi yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen gün,
  • Bilirkişinin kasıtlı yanlış beyanı mahkeme kararıyla belirlenmişse, bu kararın kesinleştiği tarihi izleyen gün.

Sebebin ne zaman gerçekleştiği tartışmalıysa, tarihi gösteren belgeler (tebligat, karar örneği, yazışma) önem taşır.

Sürelerin Hesabı ve Tatil Günleri

Süre hesabında İYUK m. 8 hükümleri geçerlidir: süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; tatil günleri sürelere dahildir; sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar; süre çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Yenileme istemi için verilecek dilekçenin de bu esaslara göre süresinde mahkemeye ulaşması gerekir.

İstemin Yapılacağı Yer ve Şekil

Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır (m. 53/2). Dilekçede yenileme sebebi, sebebin gerçekleştiği tarih, dayanak belgeler ve talep açıkça belirtilmelidir. İstem, dava dilekçesi gibi harç ve gider ödenerek yapılır; eksik harç veya dilekçe eksikliği halinde verilen ek süreler dikkate alınır.

Süre Geçirilmesinin Sonucu

Yenileme isteminin süresinden sonra yapılması halinde talep süre yönünden reddedilir. Bu ret, yenileme sebebi ne kadar güçlü olursa olsun sonucu değiştirmez. Bu nedenle sebebin öğrenildiği ilk andan itibaren süre takibi yapılmalı ve talebin son güne bırakılmaması tercih edilmelidir. Mücbir sebep gibi durumlarda eski hale getirme talebi bakımından genel usul hükümleri değerlendirilebilir; ancak bu istisnai bir yoldur ve ispat yükü ağırdır.

Süre Takibi İçin Pratik Öneriler

Sebebin ortaya çıktığı gün not edilmeli, buna ilişkin tebligat, karar örneği ve yazışmalar saklanmalıdır. Sürenin bitiş günü takvime işlenmeli ve son güne bırakmadan dilekçe hazırlanmalıdır. Elektronik ortamda veya posta yoluyla verilen dilekçelerin süresinde mahkemeye ulaştığını gösteren kayıtlar da muhafaza edilmelidir. Bu basit önlemler, süre hesabına ilişkin tartışmaların önüne geçer.

Sık Yapılan Hatalar

  • Altmış günlük süreyi sebebin ortaya çıkışından değil, karar tarihinden başlatmak,
  • AİHM kararı için altmış gün sanmak veya bir yıllık süreyi kaçırmak,
  • Sebebin öğrenildiği tarihi belgeleyecek yazışmaları saklamamak,
  • Sürenin son gününü tatile rastladığında hesaplamayı yanlış yapmak,
  • Yenileme talebinde dayanak belgeyi eklememek.

Örnek Olay

Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir işletme, idare mahkemesinin kesinleşmiş bir kararı sonrasında, karşı tarafın kullandığı bir belgenin sahte olduğunu bildiren ceza mahkemesi kararının 5 Mayıs’ta kendisine tebliğ edildiğini öğrenir. Altmış günlük süre 6 Mayıs’tan itibaren işlemeye başlar ve işletme bu süre dolmadan esas kararı vermiş olan mahkemeye yenileme dilekçesi verir. Farklı bir olayda AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararına dayanılacaksa, süre altmış gün değil, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl olacaktır.

Sonuç

Yargılamanın yenilenmesi süreleri sebebe göre değişir: çoğu sebep için altmış gün, önceki ilama aykırı karar için on yıl, AİHM kararı için kesinleşmeden itibaren bir yıl. Süre, sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar. Kesinleşmiş bir karar için yenileme süresini ve sebebini değerlendirmek isterseniz idare hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yargılamanın yenilenmesi için süre ne kadardır?

Kanunda sebebe göre değişen üç süre vardır: önceki kesin ilama aykırı karar sebebi için on yıl, AİHM kararı sebebi için karar kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün.

Altmış günlük süre ne zaman başlar?

Süre, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır. Örneğin sahtelik kararının kesinleştiğini öğrendiği günü izleyen günden veya yeni belgeyi ele geçirdiği günü izleyen günden itibaren altmış gün işler.

AİHM kararı sonrası kaç gün içinde başvurulur?

AİHM kararı için süre gün değil, yıl olarak belirlenmiştir: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvuru yapılmalıdır.

Sürenin geçmesi halinde ne olur?

Süre geçtikten sonra yapılan yenileme istemi süre yönünden reddedilir. Bu nedenle sebebin öğrenildiği tarihi belgeleyecek delillerin saklanması önemlidir.

Dayanak mevzuat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 53
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

İdare Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler