Aile Hukuku ve Boşanma

Eşin Başkalarının Yanında Aşağılaması Boşanma Davasında Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Aile, akraba ve çocukların önünde eşi aşağılamanın boşanma davasındaki yerini, kusura etkisini ve nasıl ispatlandığını öğrenin.

Kısaca

  • Eşi akraba, arkadaş ya da çocukların önünde aşağılamak, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan davranışlar arasında değerlendirilebilir (TMK m. 166/1).
  • Aşağılama ağır onur kırıcı bir davranış düzeyine ulaşırsa özel sebep gündeme gelir; öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıllık süre vardır (TMK m. 162).
  • Başkalarının yanında yapıldığı için olayı görenler potansiyel tanıktır; ancak yakınların beyanı hâkim tarafından ayrıca tartılır.
  • Dilekçede olay, tarih, yer, orada bulunanlar ve söylenen söz somut olarak yazılmalıdır (HMK m. 119, 194).

Bir akraba toplantısında, kalabalık bir sofrada ya da çocukların yanında eşinizin sizi küçük düşürdüğü bir sahne yaşadıysanız, bunu yalnızca “kırıcı bir an” olarak değil, hukuki bir olay olarak da düşünmeniz gerekebilir. Başkalarının yanında aşağılanma, aynı sözün iki kişi arasında söylenmesinden farklı bir ağırlık taşır: sözü duyan insanlar vardır, çevrenin gözünde itibar zedelenir ve olay çoğu zaman tanıkla ispat edilebilir hâle gelir. Bu nedenle boşanma davasında bu tür davranışlar hem kusur değerlendirmesinde hem de evlilik birliğinin sarsılma derecesinde ele alınır.

Aşağıda hâkimin bu olaylara nasıl yaklaştığını, kanundaki dayanakları ve dilekçede nasıl anlatılacağını görebilirsiniz.

Mesele neden “başkalarının önünde” olmasında düğümleniyor?

İki kişi arasında geçen bir hakaret, sonradan kimsenin doğrulayamayacağı bir iddia hâline gelebilir. Kalabalık önünde söylenen aynı söz ise hem tanık hem de çevresel etki yaratır. Aşağılanan eş, orada bulunanların gözünde saygınlığını yitirdiğini hissedebilir; çocuklar varsa ebeveynlerinden birinin diğerine saygısızlığını görmek, ilişkiyi ve ev düzenini etkiler.

Hukuk bu etkiyi doğrudan sayısal bir ölçüyle ele almaz. Medeni Kanun, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması hâlinde boşanma davası açılabileceğini söyler (TMK m. 166/1). Başkalarının önünde yapılan aşağılama, bu sarsılmanın bir göstergesi olarak dosyaya girer. Hâkim, davranışın tek bir seferlik mi yoksa süreklilik gösteren bir tutum mu olduğuna bakar. Genel çerçeveyi eşe hakaret etmek boşanma sebebi mi yazısında anlatıyoruz.

Özel sebep olarak ağır onur kırıcı davranış

Aşağılama belirli bir ağırlığa ulaştığında özel boşanma sebebi olan ağır derecede onur kırıcı davranış gündeme gelir. Medeni Kanun, eşlerden birinin diğeri tarafından kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabileceğini söyler. Burada dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162).

Bu sürenin pratik sonucu şudur: onur kırıcı bir olay yaşandıktan sonra aylarca beklemek, bu sebebe dayanma imkânını riske atabilir. Bununla birlikte genel boşanma sebebi bu süreyle bağlı değildir; affedilmemiş ya da hoşgörüyle karşılanmamış eski olaylar evliliğin sarsıldığını gösteren arka plan olarak dosyada kalabilir. Uygulamada affedilen olaylar kusur olarak eşe yüklenemez. Hangi yolla dava açılacağını, olayın tarihi ve niteliği belirler.

Çocukların önünde aşağılama

Çocuğun yanında yapılan aşağılama ayrıca hassas bir konudur. Çocuk söz konusu olduğunda hâkim yalnızca eşler arasındaki ilişkiye değil, çocuğun ihtiyaç ve korunmasına da bakar. Aşağılayıcı davranışı çocuğun gözleri önünde yapan eş, kusur değerlendirmesinde olumsuz yönde ele alınabilir. Velayet kararında ise esas ölçü çocuğun yararıdır; aşağılama tek başına velayet sonucunu belirlemez, ancak ebeveynin çocuğa örnek olma durumu dosyada tartışma konusu olabilir.

Bu konuyu ayrıca çocukların yanında eşi aşağılamak ve kusur yazısında ele aldık. Çocuğun tanık olarak dinlenip dinlenmeyeceği ise ayrı bir sorudur; bunun için çocuk tanık olarak dinlenir mi yazısına bakabilirsiniz.

Olayı gören kişiler tanık olur mu?

Başkalarının yanında yapılan aşağılamanın en büyük avantajı, orada bulunanların potansiyel tanık olmasıdır. Ancak kalabalık, tanığın kim olduğuna göre farklı ağırlık taşır. Eşin ailesinden birinin beyanı ile tarafsız bir komşunun beyanı hâkim tarafından farklı değerlendirilebilir. Yakınların beyanı da dinlenir; fakat hâkim bu beyanı dosyadaki diğer delillerle birlikte tartar.

Tanıklık için bilmeniz gereken pratik birkaç nokta var:

  • Tanığın adı, soyadı ve adresi dilekçede ya da delil listesinde belirtilmeli,
  • Tanığa ne söyleyeceği öğretilmemelidir; tanık yalnız kendi gördüğünü ve duyduğunu anlatır,
  • Duyuma dayalı beyanlar, yani olaya birinden duyduğunu aktaran tanığın sözleri, doğrudan görgüye göre daha zayıf kalır.

Tanıkla ilgili ayrıntılar için boşanma davasında tanık delili yazısına bakabilirsiniz.

Dilekçede olay nasıl anlatılır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, dava dilekçesinde iddianın dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetini ister (HMK m. 119) ve tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalarını arar (HMK m. 194). Bu, “beni herkesin önünde aşağılıyor” cümlesinin tek başına yetmeyeceği anlamına gelir. Bir olay anlatımında şunlar bulunmalıdır:

  • Olayın tarihi ve yaklaşık saati,
  • Olayın geçtiği yer (evde, düğünde, akraba ziyaretinde gibi),
  • Orada bulunan kişiler,
  • Söylenen söz ya da yapılan davranış,
  • Olayın hemen sonrasında yaşananlar.

Her olay ayrı bir madde olarak yazıldığında hâkim, davranışın tekrarlandığını ve ağırlığını daha rahat görür. Bu yöntemi boşanma dilekçesinde olayları somutlaştırma yazısında ayrıca anlatıyoruz.

İspat yükü kimde?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK m. 190). Başkalarının önünde aşağılandığını söyleyen eş, bu iddiayı delille desteklemelidir. Karşı taraf ise olayın yaşanmadığını ya da farklı yaşandığını savunabilir.

Delil olarak tanık beyanı, yazılı mesajlar (örneğin olayın ardından gelen özür mesajı), sosyal medya paylaşımları ve varsa görüntü kayıtları gündeme gelebilir. Delil toplarken karşı tarafın özel hayatına hukuka aykırı biçimde müdahale etmemeye özen gösterin. Hukuka aykırı elde edilen delilin sonucu için boşanma davasında hukuka aykırı delil nedir yazısına göz atabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, bayram ziyaretinde akrabaların yanında diğer eşin mesleğini ve gelirini alaycı biçimde küçümsüyor, çocukların yanında “bir işe yaramazsın” diyor. Aşağılanan eş o gün susuyor, ama sonraki aylarda benzer sahneler tekrar ediyor. Dava açılırken yalnızca “aşağılıyor” demek yerine, bayram ziyaretinin tarihi, ziyaret edilen evin sahibi, orada bulunan kişiler ve söylenen cümleler yazılır. Aynı davranışın tekrarı ise ayrı ayrı olay olarak sıralanır.

Bu örnek gerçek bir dosyayı anlatmaz; amacı, genel bir iddianın somut anlatıma nasıl dönüştüğünü göstermektir.

Manevi tazminat ve kusur

Başkalarının önünde yapılan aşağılama, kişilik hakkına yönelik bir saldırı olarak manevi tazminat isteminin dayanaklarından biri olabilir. Medeni Kanun, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebileceğini söyler (TMK m. 174/2). Tutarı ve gerekip gerekmediği hâkimin takdirindedir.

Kusur değerlendirmesi ise bütün olaylara bakılarak yapılır. Karşılıklı sert davranışlar varsa her iki tarafın kusuru birlikte tartılır. Bu konuları boşanmada kusur nasıl belirlenir ve boşanmada manevi tazminat yazılarında genişçe ele aldık.

Aşağılama ile şaka ya da sert tartışma arasındaki fark

Her kırıcı söz boşanma sebebi sayılmaz. Evliliklerde sert tartışmalar, sinirle söylenip pişman olunan sözler ve karşılıklı alay gibi durumlar da yaşanır. Hâkim, davranışın içeriğine, tekrarına, kimin hangi amaçla söylediğine ve karşı tarafı ne ölçüde incittiğine bakar. Tek seferlik, hemen ardından özür dilenen bir söz ile yıllara yayılan, kasıtlı ve alaycı bir tutum aynı ağırlıkta değerlendirilmez.

Bu ayrımı dilekçede doğru kurmak önemlidir. Sözü abartmak, karşı tarafın karşı delil sunmasına kapı açar; olayı olduğu gibi, yaşanan sırayla anlatmak ise güvenilirliği artırır. Özellikle başkalarının önünde yapılan tekrarlayan aşağılamayı, yaşanan her olayın tarihiyle birlikte listelemek, sürekliliği göstermenin en sağlam yoludur.

Kayıt almak sorun yaratır mı?

Aşağılama sahnesini ses ya da görüntü olarak kaydetmek akla gelir. Ancak kendi katılmadığınız bir konuşmayı gizlice kaydetmek ya da başkasının özel alanına müdahale etmek, hukuka aykırı delil tartışmasını gündeme getirebilir. Katıldığınız bir konuşmayı diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek de kanunda ayrıca suç olarak düzenlenmiştir (TCK m. 133/2); uygulamada başka türlü ispat imkânı bulunmayan anlık kayıtlar farklı değerlendirilebilse de bu ayrım dosyanın ayrıntısına bağlıdır. Bu nedenle kayıt almadan önce yöntemin uygunluğunu bir avukata danışmak yerinde olur. Mesaj ve ses kayıtlarının genel durumu için mesaj ve ses kaydı delil olur mu yazısına bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, olayı sosyal medyada paylaşarak ya da yakınlarla tartışarak kamuoyuna taşımaktır. Bu, hem kendi davranışınızı değerlendirmeye açık hâle getirir hem de karşı tarafın size karşı kullanabileceği malzeme üretir. İkinci hata, tanığı olayı doğrudan görmeyen kişilerden seçmektir; duyuma dayalı beyan zayıf kalır. Üçüncü hata, altı aylık sürenin ağır onur kırıcı davranış iddiasındaki önemini göz ardı edip aylarca beklemektir.

Kendi dosyanızda neye bakmalısınız?

Aşağılamanın boşanma için yeterli olup olmadığı, olayların niteliğine, tekrar sıklığına ve elinizdeki delile bağlıdır; hâkimin takdirini önceden bilmek mümkün değildir. Dilekçe öncesi yazılı notlar tutmak, tarih ve kişileri kaydetmek yararlıdır.

Kendi yaşadıklarınızı anlatmak ve dilekçeyi birlikte değerlendirmek isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasından büroya ulaşabilir, aile hukuku alanındaki diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocukların önünde eşi aşağılamak boşanmada kusur sayılır mı?

Çocukların yanında yapılan aşağılama, kusur değerlendirmesinde ve evlilik birliğinin sarsılma derecesinde dikkate alınabilir. Hâkim olayın ağırlığına ve tekrarına bakarak karar verir.

Aşağılayıcı sözlere tanık olan akrabalar tanıklık yapabilir mi?

Yakınlar tanık olarak dinlenebilir, ancak hâkim beyanlarını diğer delillerle birlikte değerlendirir. Tarafsız bir kişinin beyanı genellikle daha güçlü bir dayanak oluşturur.

Başkalarının yanında aşağılanma için dava süresi var mı?

Genel boşanma sebebinde kanun ayrı bir dava süresi koymaz. Davranış ağır onur kırıcı davranış olarak ileri sürülürse öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıllık süre uygulanır (TMK m. 162).

Aşağılayan eş manevi tazminat ödemek zorunda kalır mı?

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Tutarı hâkim belirler ve dosyadan dosyaya değişir.

Kayıt aldığım ses veya görüntü delil olur mu?

Hukuka aykırı elde edilen deliller dosyanın sonucunu olumsuz etkileyebilir. Kayıt almadan önce yöntemin hukuka uygunluğunu değerlendirmek gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 174
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 190, 194
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler