Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Davasında Çocukla Evi Terk Eden Eş Velayette Dezavantajlı mı?

Av. Berat Özkan 6 dk okuma

Çocukla birlikte evden ayrılan eş terk sayılır mı, velayette dezavantaj yaşar mı? TMK 164, 169 ve 197 çerçevesinde hâkimin baktığı olgular.

Kısaca

  • Çocukla birlikte evden ayrılmak kendiliğinden terk sayılmaz ve velayette otomatik bir dezavantaj doğurmaz; hâkim ayrılığın sebebine ve çocuğun menfaatine bakar.
  • Terk sebebiyle boşanmada ayrılığın en az altı ay sürmesi, hâkim veya noter ihtarı ve ihtardan sonra iki ay geçmesi gerekir; haklı sebeple ayrılan eş terk etmiş sayılmaz (TMK m. 164).
  • Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m. 197).
  • Dava açıldıktan sonra çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri hâkim re’sen alır (TMK m. 169); çocuğun mevcut düzeni bu aşamada önem kazanır.
  • Çocuğu saklamak, diğer ebeveynin görüşmesini engellemek ya da çocuğun okulunu hiçbir gerekçe olmadan değiştirmek, evden ayrılmanın kendisinden daha ağır sonuç doğurabilir.

Tartışma büyüdü, bir akşam çocuğun çantasını hazırladınız ve annenizin ya da bir arkadaşınızın yanına gittiniz. Şimdi hem “terk ettim” diye suçlanmaktan hem de velayeti kaybetmekten korkuyorsunuz. Kısa cevap şu: çocukla birlikte evden ayrılmak kendi başına terk sayılmaz ve velayet davasında otomatik bir dezavantaj yaratmaz. Hâkim ayrılığın nedenine, çocuğun düzenine ve ayrıldıktan sonra yaptıklarınıza bakar. Aynı davranış bir dosyada haklı, başka bir dosyada sorunlu görünebilir; farkı kuran ayrıntılardır.

Evden ayrılmak ile “terk” aynı şey değildir

Medeni Kanun’un 164. maddesinde terk sebebiyle boşanma düzenlenir. Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde, ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekteyse, hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir. İhtar, belirli sürenin dördüncü ayı bitmeden istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.

Bu kadar çok şartın sıralanması bir şeyi gösterir: kanun “eşin evden ayrılması”nı kendiliğinden bir boşanma sebebi saymaz. Önce ayrılığın niyeti (yükümlülükleri yerine getirmeme maksadı), sonra haklı sebebin bulunmaması, ardından altı aylık süre ve ihtar süreci aranır. Aynı maddeye göre diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Yani asıl terk eden, evden çıkan değil, çıkmaya zorlayan taraf olabilir.

Haklı sebep neleri kapsar?

Medeni Kanun’un 197. maddesi, eşlerden birinin ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahip olduğunu söyler. Ayrılığın haklı bir sebebe dayanması hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri de hâkim alır.

Haklı sebebe örnek vermek gerekirse: şiddet veya tehdit, hakaret ve aşağılama, ciddi bir güvenlik endişesi, evdeki ekonomik baskı ve mahrumiyet, çocuğun huzurunu bozan sürekli bir çatışma gibi durumlar bu başlık altında tartışılabilir. Önemli olan, sebebin soyut bir “geçinemiyoruz” cümlesi olarak değil, tarih ve olay bazında anlatılması ve mümkünse belgelenmesidir. Şiddetin ve ekonomik baskının nasıl ispatlandığı için boşanma davasında ispat yükü ve deliller yazısına bakabilirsiniz.

Velayette evden ayrılmanın etkisi

Hâkim velayeti belirlerken, Medeni Kanun’un 182. maddesi uyarınca ana babayı dinler ve çocuk ile ilişkilerini düzenler; ölçüt çocuğun menfaatidir. Evden ayrılan ebeveyn çocuğu yanında götürmüşse, hâkimin sorduğu sorular da çocuğun yeni ortamıyla ilgilidir: çocuk yeni evde güvende mi, okuluna devam ediyor mu, sağlık kontrolleri sürüyor mu, bakım düzeni değişti mi, diğer ebeveynle ilişkisi korunuyor mu?

Burada iki ayrı risk vardır. Birincisi, çocuğun mevcut düzeninin bozulması. Çocuk uzun süre okuldan uzak kalmışsa, bakım düzeni belirsizse ya da çocuk bulunduğu yeni ortama uyum sağlayamıyorsa bu durum velayet değerlendirmesinde sorun yaratır. İkincisi, diğer ebeveynle ilişkinin kesilmesi. Medeni Kanun’un 324. maddesi, her iki ebeveyne de diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma yükümlülüğü yükler. Çocuğu alıp diğer ebeveyne adresini saklamak ya da görüşmeyi engellemek, evden ayrılmanın kendisinden daha ağır bir olumsuz izlenim bırakabilir.

Diğer yandan, çocukla birlikte ayrılan ebeveyn çocuğun bakımını fiilen yürütüyorsa, çocuğun alıştığı düzenin sürmesi hâkim için olumlu bir olgudur. Velayetin genel ölçütleri için velayet kime verilir yazısına göz atabilirsiniz.

Dava sürerken geçici önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Çocukla evden ayrılan ebeveyn için bu önlemler özellikle önemlidir; çocuğun geçici olarak kimde kalacağı, diğer ebeveynle görüşmenin nasıl yapılacağı, nafaka ve eve ilişkin düzenlemeler bu aşamada belirlenir. Geçici velayet kararının nasıl istendiği geçici velayet kararı ve geçici önlemler yazılarında anlatılıyor.

Evden ayrılmış olmak, geçici önlem taleplerinizi engellemez. Medeni Kanun’un 197. maddesi haklı sebeple ayrılan eşe parasal katkı ve konut konusunda önlem isteme olanağı da tanır.

Şiddet nedeniyle ayrılma ve 6284 sayılı Kanun

Güvenlik endişesiyle evden ayrılmışsanız 6284 sayılı Kanun devreye girer. Kanunun 5. maddesine göre hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine, korunan kişilere, okula ve işyerine yaklaşmamasına karar verebilir. 4. maddede ise koruyucu tedbirler arasında, kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi yer alır. Yani şiddet varsa, evi terk etmek zorunda kalanın siz değil şiddet uygulayan tarafın evden uzaklaştırılmasını hâkimden istemek mümkündür. Koruma kararının nasıl alındığı için 6284 koruma kararı nasıl alınır ve aile içi şiddette hukuki haklar yazılarına bakabilirsiniz.

Terk ihtarı gelirse ne yapılmalı?

Ayrıldıktan sonra eşiniz noter veya hâkim aracılığıyla size ihtar çektirebilir. Medeni Kanun’un 164. maddesine göre davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçları bildirir. İhtar gerektiğinde ilân yoluyla da yapılabilir. Çocukla birlikte ayrılmış ve ihtar almış bir ebeveynin ilk yapması gereken şey, ihtarı görmezden gelmemektir.

İhtara cevap verip vermemek dosyaya bağlıdır. Ayrılığınız haklı bir sebebe dayanıyorsa, bu sebebi yazılı olarak ve somut olgularla belirtmek, terk iddiasına karşı en güçlü savunmadır. İhtar esası incelemeden yapılır; ayrılığın gerçekten bir yükümlülükten kaçınma maksadı taşıyıp taşımadığına ve haklı sebep bulunup bulunmadığına ise hâkim, açılacak boşanma davasında bakar. İhtardan sonra eve dönmeye karar verirseniz, bunu da kayıt altına almak gerekir. İhtar ve süre işleyişi için boşanma sürecinde evden ayrılmak yazısı ayrıntı verir.

Diğer ebeveynin kişisel ilişkisi nasıl korunur?

Ayrıldıktan sonra çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini düzenli bir hâle getirmek, hem çocuğun yararı hem de dosyanız için en faydalı adımlardan biridir. Medeni Kanun’un 182. maddesi, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas alınacağını söyler. Görüşme mahkeme kararıyla belirlenmeden önce de, mümkünse güvenli bir yerde ve belirli saatlerde görüşme olanağı sunmak, çocuğun babası veya annesiyle bağını koruyan ebeveyn olarak sizi haklı bir konuma taşır.

Güvenlik endişesi varsa görüşmeyi tamamen kesmek yerine, geçici önlem talebiyle hâkimden bir düzenleme istemek gerekir; çünkü hâkim bu aşamada refakatçi eşliğinde ya da kısıtlı görüşme gibi seçenekleri değerlendirebilir. Görüşme düzenlerinin nasıl kurulduğunu çocukla kişisel ilişki kurulması yazısında anlattık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Merve ve Tolga’nın altı yaşında bir kızı var. Aralarındaki kavga büyüyünce Merve, kızını alıp annesinin yanına taşınıyor. Tolga ertesi hafta “eşim evi terk etti, çocuğu benden kaçırdı” diyerek dava açıyor. Altı aylık ayrılık ve ihtar şartları henüz gerçekleşmediği için bu dava terk sebebine (TMK m. 164) değil, ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayanabilir.

Hâkimin tartacağı etkenler şunlar olabilir: Merve ayrılmadan önce yaşanan olaylar neydi, ayrılma bir güvenlik veya huzur sorununa dayanıyor muydu? Merve adresini Tolga’ya bildirdi mi, kızın babayla görüşmesine izin verdi mi? Kızın okul devamı ve sağlık takibi kesintiye uğradı mı? Tolga’nın çocukla ilgilenme düzeni önceden nasıldı? Bu soruların cevaplarına göre aynı olay çok farklı yorumlanabilir. Sonucu önceden söylemek mümkün değil; önemli olan dosyada hangi olguların bulunduğudur.

Çocukla evden ayrılırken sık yapılan hatalar

İlk hata, ayrılırken hiçbir kayıt bırakmamak. Ayrılma tarihi, nedeni ve çocuğun yeni adresi bir mesajla veya yazılı bildirimle diğer ebeveyne iletilirse gizlendiği izlenimi doğmaz.

İkinci hata, çocuğun okulunu ya da bakım düzenini gerekçesiz değiştirmektir. Çocuğun eski çevresiyle bağı mümkün olduğunca korunmalıdır.

Üçüncü hata, görüşmeyi tek taraflı olarak kesmektir. Görüşme hakkı kanunla korunur; güvenlik endişesi varsa bunu mahkemeye veya koruma kararı kapsamında hâkime bildirmek gerekir, görüşmeyi kendiliğinden durdurmak sizin aleyhinize yorumlanabilir.

Dördüncü hata, çocuğu diğer ebeveyn hakkında bilgilendirirken kışkırtmaktır. Çocuk ebeveyn çatışmasının tarafı hâline getirildiğinde sosyal inceleme sırasında bu durum gözlenir.

Beşinci hata, ortak konutu terk ederken aile konutuyla ilgili haklarınızı unutmaktır. Medeni Kanun’un 194. maddesi, aile konutunda diğer eşin açık rızası bulunmadıkça kira sözleşmesinin feshedilemeyeceğini, konutun devredilemeyeceğini düzenler; bu koruma ayrılmanızdan sonra da eşlerin hakkını güvenceye alır.

Çocukla evden ayrılma kararından önce

Evden ayrılmanın hukuki sonuçları, ayrılma sebebine, çocuğun yaşına ve elinizdeki izlere göre değişir. Karar vermeden önce durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Boşanma ve velayet konularının genel çerçevesi için aile hukuku sayfası ve evden ayrılmanın terk sayılıp sayılmayacağı üzerine boşanma sürecinde evden ayrılmak yazısı yol gösterir.

Sık sorulan sorular

Çocuğu alıp annemin evine gidersem terk sayılır mıyım?

Hayır, kendiliğinden sayılmazsınız. Terk için evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeme maksadıyla ayrılma ve haklı sebebin bulunmaması gerekir. Şiddet, ciddi geçimsizlik veya güvenlik endişesi haklı sebep olabilir; bunları gösterebilmek önemlidir.

Evden ayrılan eş velayeti kaybeder mi?

Ayrılmak tek başına velayetin kaybı sonucunu doğurmaz. Hâkim çocuğun bakımını kimin yürüttüğüne, çocuğun alışık olduğu düzene ve ebeveynlerin imkânlarına bakar.

Diğer eşe haber vermeden çocukla taşınmak sorun olur mu?

Bu davranış özellikle diğer ebeveynin çocukla ilişkisini engellediği izlenimini verirse aleyhe değerlendirilebilir. Çocuğun adresini ve görüşme olanağını diğer ebeveyne bildirmek genellikle daha güvenli bir yoldur.

Şiddet nedeniyle ayrıldıysam ne yapmalıyım?

Güvenliğinizi sağlayın ve ayrılık nedenini belgeleyecek izleri saklayın. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ve uzaklaştırma tedbiri istenebilir; ayrıca boşanma davasında durumu somut olgularla anlatabilirsiniz.

Çocukla ayrıldıktan sonra davayı hangi mahkemede açarım?

Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Hangisinin sizin için uygun olduğu dosyaya göre değişir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164, 166, 168, 169, 182, 194, 197, 324
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 4, 5
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler