Aile Hukuku ve Boşanma

Terk Nedeniyle Boşanmada Terk Eden Eş Nafaka ve Tazminat Alabilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Terk nedeniyle boşanmada terk eden eşin kusuru nafaka ve tazminat taleplerini etkiler. TMK m. 174 ve 175 çerçevesinde hâkimin takdiri ve güncel nafaka durumu.

Kısaca

  • Maddi tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, manevi tazminat kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınır (TMK m. 174).
  • Yoksulluk nafakasını kusuru daha ağır olmayan taraf isteyebilir (TMK m. 175); terk eden eşin kusuru bu nedenle önem taşır.
  • Terkin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, karşı tarafın kusuru ve olayların bütünü kusur dağılımını belirler.
  • AYM Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, kararın Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.

Terk nedeniyle boşanmada nafaka ve tazminat, “terk eden mutlaka kaybeder” ya da “terk edilen mutlaka kazanır” diye özetlenemez. Kanun kusura bakar: maddi tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, manevi tazminat kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın hakkıdır (TMK m. 174); yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan tarafa tanınır (TMK m. 175). Terk eden eşin kusurlu sayılması bu hesapta ağır bir etkendir ama tek etken değildir. Hâkim olayların bütününe bakar.

Terk, kusur dağılımında nasıl yer alır?

Terk nedeniyle boşanma davasında hâkim, boşanma sebebini ve tarafların kusurunu birlikte tartar. Terk eden eş evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ayrılmışsa ve ihtar sonuçsuz kalmışsa, bu eşin kusuru önemli bir yer tutar. Öte yandan eşini evden kovan tarafın da terk etmiş sayıldığı hâller vardır: Diğerini ortak konutu terke zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır (TMK m. 164/1).

Bu yüzden terk dosyasında “kim terk etti” sorusu kadar “neden terk edildi” sorusu da önemlidir. Ayrılığa yol açan davranışlar ağırsa, örneğin eşin şiddeti, hakareti ya da geçimi ihmal etmesi varsa, ayrılan tarafın kusuru azalabilir ya da ortadan kalkabilir. Kusurun nasıl ölçüldüğünü boşanmada kusur yazısında bulabilirsiniz.

Maddi tazminat: kimler isteyebilir?

TMK m. 174/1’e göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Terk edilen eş için bu şu anlama gelir: Evlilik devam etseydi sahip olacağı destek, geçim ya da ekonomik güvence boşanmayla azalıyorsa, kusurlu eşten tazminat isteyebilir.

Aynı hüküm terk eden eş için sınırlayıcıdır. Kusuru karşı tarafa göre ağırsa kanundaki “kusursuz veya daha az kusurlu” şartı gerçekleşmediği için maddi tazminat isteyemez. Eşit kusur durumunda da bu şart karşılanmadığından talepler zorlaşır; bunu eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısında anlattık. Tazminatın neye göre reddedildiğini maddi tazminat ne zaman reddedilir yazısında inceleyebilirsiniz.

Manevi tazminat: terk kişilik hakkına saldırı mıdır?

TMK m. 174/2’ye göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir. Terk, sadece ayrılmak değildir; terkin biçimi, süresi ve yarattığı etki değerlendirilir. Eşin haber vermeden ayrılması, çocuklarla ilgisini kesmesi, kamuya açık biçimde aşağılayıcı tutum sergilemesi kişilik hakkına saldırı olarak ileri sürülebilir.

Hâkim her somut olayda saldırının ağırlığına, tarafların kusuruna ve ekonomik durumuna bakar. Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m. 176/2); yalnızca toptan ödenir. Miktarı belirleyen ölçütler için manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Yoksulluk nafakası: terk eden kusuru ağır olmamalıdır

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında istenir; talep eden tarafın kusuru daha ağır olmamalıdır (TMK m. 175). Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Bu nedenle terk eden eşin kusuru karşı tarafa göre daha ağırsa yoksulluk nafakası isteyemez. Kusurun eşit ya da daha az olduğu durumlarda nafaka mümkün olabilir; sonuç dosyanın ayrıntılarına ve tarafların ekonomik gücüne bağlıdır.

Terk eden eşin ihtiyacı gerçek olsa bile kanunun kusur şartı bir sınır çizer. Ancak terk haklı sebebe dayanıyorsa ve ayrılan eş kusursuz çıkıyorsa, nafaka talebi bu açıdan engellenmez. Gelir, yaşam standardı, yoksulluğun gerçek olup olmadığı gibi başka koşullar da ayrıca aranır. Nafakanın şartlarını yoksulluk nafakası şartları ve kusurun nafakaya etkisi yazılarında bulabilirsiniz.

Güncel durum: Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Ayrıntılar için Anayasa Mahkemesi kararı yazısına bakabilirsiniz.

Dava sürerken geçim: tedbir nafakası

Dava açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan barınma, geçim ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Bu geçici önlemlerden biri tedbir nafakasıdır. Tedbir nafakası, boşanma sonucu kesinleşinceye kadar geçimi sağlar; yoksulluk nafakasından farklı bir amaç ve ölçüt taşır. Tedbir nafakasının ayrıntıları için tedbir nafakası nedir yazısına bakabilirsiniz.

Terk eden eşin tedbir nafakası talebi ayrıca değerlendirilir; geçici dönemde de geçim ihtiyacı, tarafların ekonomik gücü ve durumun özellikleri hâkimin takdir alanındadır. Terk eden eş kusurlu görünse bile, çocukların bakımı için çocuk lehine önlemler alınabilir.

Çocuk nafakası ve velayet ayrı yürür

Çocuğun nafakası, eşlerin kusuru ile bağlantılı değildir. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Terk eden eş velayeti almasa da çocuğa karşı bakım yükümlülüğü sürer. Velayetin kimde kalacağı ise çocuğun yararına göre belirlenir; terk eden eşin kusurlu olması, tek başına velayeti belirlemez.

Bu ayrım pratikte önemlidir: Terk eden eş kendi nafaka ya da tazminat talebini kaybetse bile çocuk adına ödeme yükümlülüğünden kurtulmaz. Eşin ödemelerini aksatıp aksatmadığı ve çocukla ilgilenip ilgilenmediği ayrıca kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Gül, eşi Kerem’i bırakıp başka bir şehre gidiyor. Dördüncü ay dolunca Kerem ihtar çektiriyor; iki ay sonra, ayrılık altı ayı doldurmuşken dava açıyor. Gül’ün ayrılma sebebi ev içinde yaşanan sürekli hakaret ve baskı. Gül delil olarak mesajlar ve tanıklar sunuyor. Kerem ise Gül’ün haber vermeden ayrıldığını ve geçime katkı yapmadığını söylüyor.

Bu örnekte hâkim hem Gül’ün haklı sebep savunmasını hem Kerem’in iddialarını birlikte tartar. Haklı sebep ispatlanırsa terk sebebi oluşmaz ve Kerem’in kusuru öne çıkar. İspatlanmazsa Gül’ün kusuru ağırlaşabilir. Sonucu etkileyen çok sayıda unsur olduğundan, önceden “kim nafaka alır” demek mümkün değildir.

Zamanaşımı ve sık yapılan hatalar

Tazminat ve nafaka taleplerinde süre kaçırmak ciddi bir risktir. Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Bu nedenle talepleri boşanma davasının içinde ileri sürmek en sağlam yoldur.

Sık yapılan hatalar şunlardır:

  • Nafaka ve tazminat taleplerini dilekçede açıkça yazmamak,
  • Terkin sebebini ve karşı tarafın kusurunu belgelememek,
  • Kendi kusurunu küçük görüp dosyada hiç yer vermemek,
  • Çocuk nafakası ile eş nafakasını karıştırmak.

Maddi ve manevi tazminat ile irat biçimindeki ödeme şekilleri de ayrıdır (TMK m. 176); hangi biçimin istendiği baştan netleştirilmelidir.

Ödeme biçimi: toptan mı, irat mı?

Maddi tazminat ve yoksulluk nafakası toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde, yani düzenli ödemelerle ödenebilir (TMK m. 176/1). Manevi tazminatın irat olarak ödenmesine ise karar verilemez. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176/3).

Terk eden eşin kusuru ağırsa bu ödeme biçimleri tartışması bile gündeme gelmez. Terk edilen eş açısından ise ödeme biçiminin seçimi, kendisinin ekonomik güvencesi ve karşı tarafın ödeme gücü gibi etkenlere göre belirlenir. Tek seferlik ödeme, takip riskini ortadan kaldırırken, irat ise düzenli bir gelir sağlar; bu iki yolun avantajları toptan nafaka yazısında ele alındı.

Terk edilen eşin kendisi de kusurlu olabilir mi?

Terk edilen eş otomatik olarak kusursuz sayılmaz. Hâkim, evlilik birliğinin sarsılmasına katkısı olan tüm davranışlara bakar. Terk edilen eşin ihtar ya da ayrılık sırasında ağır sözler söylemesi, eşini aşağılaması ya da ortak hayatı zorlaştırması kusur olarak yazılabilir. Kusur eşit bulunursa maddi tazminat için aranan “daha az kusurlu” şartı gerçekleşmez; nafaka bakımından ise kusuru daha ağır olmayan taraf nafaka isteyebilir.

Bu nedenle terk edilen eşin, kendisine yöneltilebilecek kusur iddialarına hazırlıklı olması gerekir. Dava dilekçesinde yalnızca eşin terk ettiğini yazmak yerine, ayrılığa yol açan olayların bütününü, eşin ihmallerini ve kendi davranışlarını dürüst bir anlatıyla ortaya koymak, dosyanın güvenilirliğini artırır. Tazminat talebi için karşı dava ve karşılıklı talepler konusu karşılıklı talepler yazısında anlatılıyor.

Mali talepleri dilekçede nasıl ileri sürmelisiniz?

Nafaka ve tazminat talepleri dava dilekçesinde açıkça yazılmalıdır. Dilekçede ayrı ayrı ele alınması gereken başlıklar şunlardır: tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat, manevi tazminat, çocuk için iştirak nafakası. Her talebin dayanağı olan olaylar ve deliller de belirtilmelidir. Örneğin maddi tazminat için boşanmayla kaybedilen ekonomik menfaatler, manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı niteliğindeki olaylar, nafaka için tarafların gelir durumu ve ihtiyaçları anlatılır.

Talep miktarının yazılması ve harcın yatırılması gibi usul işlemleri güncel mevzuata göre yapılır; harç tarifesi her yıl güncellenir. Mali taleplerin nasıl yazılacağını tazminat talebinin dilekçede istenmesi yazısında bulabilirsiniz.

Nafaka ve tazminat taleplerinizi gözden geçirmek için: telefonla ya da WhatsApp’tan anlatabilirsiniz

Terk dosyalarında nafaka ve tazminat sonucu ayrılığın sebebi, kusur dağılımı ve ekonomik durumdan oluşan karmaşık bir tabloya bağlıdır. Kendi durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında yöntemler yer alıyor. Genel bilgi için aile hukuku sayfasına ve terk nedeniyle boşanma ve eve dönüş ihtarı yazısına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Terk eden eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Yoksulluk nafakası için aranan şartlardan biri, talepte bulunanın kusurunun diğer tarafa göre daha ağır olmamasıdır (TMK m. 175). Terk eden eşin kusuru karşı tarafa göre daha ağırsa yoksulluk nafakası talebi kabul edilmez. Ancak terk haklı sebebe dayanıyorsa veya karşı taraf da kusurluysa değerlendirme farklılaşır.

Terk edilen eş tazminat isteyebilir mi?

Evet. Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Miktar hâkimin takdirindedir.

Terk eden eş çocuğun nafakasından sorumlu mu?

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m. 182). Bu yükümlülük, eşler arasındaki kusur dağılımından bağımsızdır.

Dava sürerken terk eden eş tedbir nafakası alabilir mi?

Dava açıldığında hâkim geçim konusunda geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Bu geçici önlemin kimin lehine ve hangi gerekçeyle verileceği, tarafların durumu ve ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164, 169, 174, 175, 176, 178, 182
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler