Boşanma davasında asıl dava geri alınsa veya başka bir sebeple sona erse bile karşı dava görülüp karara bağlanır. Karşı davanın akıbetini okuyun.
Kısaca
- Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel olmaz.
- Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasını ancak davalının açık rızasıyla geri alabilir; geri alınan asıl dava açılmamış sayılır, karşı dava ise yine de görülüp karara bağlanır.
- Karşı dava, asıl dava açılmış ve görülmekteyken, asıl davayla bağlantılı olması şartıyla açılabilir.
- Karşı davaya karşı dava açılamaz; süresinden sonra açılan karşı dava asıl davadan ayrılır.
Boşanma davasında asıl dava geri alınsa veya başka bir sebeple sona ermiş olsa bile, karşı dava görülmeye ve karara bağlanmaya devam eder. Kanun bunu açıkça söyler: asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz (HMK m. 134). Yani eşinizin açtığı davadan vazgeçmesi, sizin karşı davanızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Karşı dava nedir, neden önemli?
Boşanma davasında davalı olan eş, kendisine karşı açılan davaya yalnızca cevap vermekle yetinmeyebilir. Kendi boşanma isteğini, velayet, nafaka, tazminat gibi taleplerini ayrı bir dava olarak aynı dosyada ileri sürebilir. Buna karşı dava denir. Kanunun sistemi şöyledir: karşı dava, asıl dava açılmış ve hâlen görülüyorsa ve karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunuyorsa açılabilir (HMK m. 132/1).
Boşanma bakımından bu bağlantı çoğunlukla vardır: iki dava da aynı evliliğin sona erme sebeplerini, kusur durumunu ve çocuklarla mali sonuçları konu alır. Medeni Kanun, evlilik birliği temelinden sarsılmışsa eşlerden her birine boşanma davası açma hakkı verir; davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı vardır (TMK m. 166/1, 166/2). Davalı eş, itirazla yetinmek yerine kendi davasını karşı dava olarak da açabilir. Karşı dava dilekçesinin nasıl hazırlanacağını boşanma davasında karşı dava dilekçesi hazırlama yazısında anlatıyoruz.
Asıl dava sona ererse karşı dava ne olur?
Asıl davanın sona ermesinin birkaç yolu vardır: davacının davayı geri alması, davanın usulden reddi, feragat gibi sebepler. Kanun bu sebeplerin hiçbirini tek tek saymaz; “herhangi bir sebeple sona ermesi” der ve sonucu belirler: karşı dava görülüp karara bağlanır (HMK m. 134). Bu, karşı davanın bağımsız bir dava olduğunu gösterir. Asıl davanın akıbeti, karşı davanın şartını yalnızca açılma anında etkiler. Karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve görülmekte olması gerekir, ama karşı dava bir kez açıldıktan sonra asıl davanın sonu onu bağlamaz.
Pratik sonuç şudur. Eşiniz boşanma davası açtıktan sonra uzlaşma düşüncesiyle vazgeçerse, siz karşı dava açmışsanız mahkeme sizin davanızı karara bağlamak üzere dosyayı sürdürür. Sizin de davayı sürdürmek istememeniz hâlinde izlenecek yol ayrı bir konudur; karşı dava sahibi, kendi davasını da geri alma veya benzeri yollarla sonlandırabilir.
Davacı davayı geri almak isterse
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir. Bu şekilde geri almada davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m. 123). Bu hüküm boşanma dosyasında önemli bir sonuç doğurur: davalının rızası aranır. Karşı dava açmış davalı, asıl davacının geri alma talebine rıza gösterip göstermeyeceğine kendi çıkarlarına göre karar verebilir.
Rıza göstermemek de mümkündür. Rıza göstermeyen davalı geri almayı engeller; ancak davacı, karşı tarafın muvafakatine bağlı olmayan feragat yoluyla da davasını sona erdirebilir ve feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m. 309/2, 311). Karşı davası ise rızasından bağımsız olarak, asıl davanın akıbetine bakılmaksızın görülüp karara bağlanır (HMK m. 134). Bu nedenle rıza kararını verirken asıl davanın dosyada kalmasının sizin için ne anlama geldiğini, yani hangi talebin hangi dosyada kaldığını düşünmek gerekir. Geri alma ve feragatin sonuçları farklıdır; ayrıntı için boşanma davasından feragat yazısına bakabilirsiniz.
Karşı dava hangi süre içinde açılır?
Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır (HMK m. 133/1). Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın bu süre içinde hazırlanmasının çok zor ya da imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127). Ek süre konusunda boşanma davasında cevap için ek süre yazısı var.
Süresinden sonra karşı dava açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir (HMK m. 133/2). Yani süre kaçsa bile hakkınız tamamen yok olmaz; karşı davanız ayrı bir dava olarak görülür. Fakat o hâlde “aynı dosyada birlikte karar” avantajını kaybedersiniz. Bu avantajın ne olduğu da önemlidir: iki dava birlikte görülürse deliller birlikte toplanır ve tek duruşmada incelenir.
Karşı davanın şartları sağlanmazsa
Karşı dava açılabilmesinin iki şartı, yani asıl davanın görülmekte olması ve talepler arasında takas ya da bağlantı bulunması gerçekleşmeden karşı dava açılırsa, mahkeme talep üzerine veya kendiliğinden karşı davanın asıl davadan ayrılmasına karar verir. Gerekiyorsa dosya görevli mahkemeye gönderilir (HMK m. 132/2).
Bir de açık yasak vardır: karşı davaya karşı dava açılamaz (HMK m. 132/3). Karşı davanın davalısı olan asıl davacı, karşı davaya cevap verir; yeni bir karşı dava açmaz. Kanunun dava hükümleri, aksine özel düzenleme bulunmayan hâllerde karşı dava hakkında da uygulanır (HMK m. 135). Bu yüzden karşı davaya da cevap süresi, delil bildirme, harç ve gider avansı gibi kurallar işler.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. Eşlerden biri boşanma davası açıyor, diğer eş cevap dilekçesiyle birlikte kendi boşanma, velayet ve tazminat taleplerini içeren karşı dava açıyor. Dava ilerlerken asıl davacı, taraflar arasındaki konuşmalar sonucunda davasını geri almak istiyor.
Bu durumda davalının açık rızası olmadan geri alma gerçekleşmez (HMK m. 123). Davalı rıza göstermezse asıl dava devam eder. Rıza gösterse de, dava başka bir sebeple sona erse de karşı dava görülüp karara bağlanır (HMK m. 134). Hâkim boşanma sebebinin ispatlanıp ispatlanmadığına, kusura ve talep edilen mali sonuçlara bakar. Örnekte kararın hangi yönde çıkacağını söylemiyoruz; yalnızca karşı davanın asıl davadan bağımsız yürüdüğünü gösteriyoruz.
Geri alma kararı nasıl verilir?
Davacı davasını geri almak istediğinde, bunu mahkemeye bildirir ve davalıdan açık rıza ister. Davalı rıza gösterirse mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir (HMK m. 123). Rıza gösterilmezse davacı davasını geri alamaz; feragat etmedikçe dava sürer. Karşı dava açmış bir davalının karşı davası ise bu rıza kararından bağımsız olarak sürer.
Rıza açık olmalıdır; sessiz kalmak ya da duruşmaya gelmemek rıza anlamına gelmez. Duruşmada tutanağa geçirilen açık bir beyan ya da dilekçeyle bildirilen onay, kanunun aradığı açıklığı sağlar. Rıza vermeden önce, geri almanın ardından hangi taleplerinizin hangi dosyada kalacağını netleştirmeniz gerekir. Yanlış anlaşılan bir rıza, istemediğiniz bir sonucu doğurabilir.
Karşı dava mı, yeni dava mı?
Asıl dava devam ederken karşı dava açmak ile ayrı bir dava açmak arasında seçim yapmanız gerekebilir. Karşı davanın avantajı, iki talebin aynı dosyada birlikte görülmesi ve karar verilmesidir. Ayrı davanın avantajı ise bağımsızlığıdır; ancak ayrı dava açıldığında aynı konuda iki dosya yürüyebilir, bu da bağlantı sebebiyle birleştirme meselesini gündeme getirir. Davaların birleştirilmesi için boşanma davalarının birleştirilmesi yazısına bakabilirsiniz.
Karşı davayı ne zaman ve nasıl açacağınız, cevap sürenizin içinde kalıp kalmadığınıza ve taleplerinizin asıl davayla bağlantısına göre değişir. Cevap dilekçesi ve karşı dava için genel çerçeve boşanma davasında cevap dilekçesi ve karşı dava yazısında anlatılıyor.
Asıl dava neden sona ermiş olabilir?
Kanun “herhangi bir sebep” dediği için, asıl davanın sona erme nedenlerini sıralamak karşı davanın akıbetini değiştirmez; yine de pratikte bu sebeplerin neler olduğunu bilmek, kendi dosyanızda neyle karşılaşabileceğinizi anlamanıza yardım eder. Davacı davasını davalının rızasıyla geri alabilir. Dava, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilebilir; dilekçe eksikliği giderilmezse dava açılmamış sayılabilir (HMK m. 119/2). Taraflar arasında davanın sonucunu belirleyen başka işlemler de olabilir.
Bu sebeplerin her biri farklı hukuki sonuç doğursa da karşı dava bakımından ortak nokta aynıdır: karşı dava, asıl davanın akıbetinden bağımsız olarak görülüp karara bağlanır. Dava şartları gibi dosyanın kendisine ilişkin eksiklikler ise karşı dava için ayrıca denetlenir; karşı davanın kendi dilekçesinde eksik varsa asıl davanın sonu bunu gidermez. Kendi dilekçenizin eksiksiz olması bu nedenle ayrıca önemlidir. Eksiklik giderme kuralları için boşanma davasında dilekçe eksikliği giderme yazısına bakabilirsiniz.
Davanın açılmamış sayılması ya da usulden reddi, evliliğin boşanmayla sonuçlandığı anlamına gelmez. Evlilik, ancak hâkimin boşanmaya karar vermesi ve kararın kesinleşmesiyle sona erer. Karşı dava bu nedenle bazı dosyalarda boşanma talebinizi sürdürebileceğiniz tek dosya olabilir: asıl davanın sona ermesinden sonra da boşanma talebinizi sürdürebileceğiniz dosya, karşı davanızdır. Reddedilen davadan sonra yeniden dava hakkını ise boşanma davası reddedilirse ne olur yazısında anlatıyoruz.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, eşin davayı geri almasıyla işin bittiğini sanmaktır. Karşı dava açtıysanız dosya sizin açınızdan sürer. İkinci hata, karşı davayı süresi içinde açmayı ihmal etmektir; süre geçince davalar ayrılır. Üçüncü hata, cevap dilekçesi ile karşı dava dilekçesini karıştırmaktır: karşı dava, dava dilekçesi gibi talep sonucunu, vakıaları ve delilleri içerir. Dördüncü hata, davacının geri alma talebine rıza gösterirken hangi taleplerin hangi dosyada kalacağını netleştirmemektir; rızayı vermeden önce bunu gözden geçirmek gerekir.
Dosyanızda karşı dava durumu
Asıl davanın ne zaman ve nasıl sona ereceği, tarafların taleplerine ve dosyanın aşamasına göre değişir. Karşı dava açıp açmamak ya da asıl davacının geri alma talebine rıza gösterip göstermemek, tek tek dosya bilgileriyle değerlendirilmesi gereken kararlardır. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Boşanma sürecine ilişkin diğer konular için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Eşim boşanma davasından vazgeçerse benim karşı davam da biter mi?
Hayır. Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz. Karşı davanız kendi sonucuna kadar yürür.
Davacı davasını geri almak istediğinde ne gerekir?
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir. Geri alma halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Karşı dava ne zaman açılır?
Karşı dava cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilerek açılır. Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır.
Süresinden sonra karşı dava açarsam ne olur?
Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Karşı dava böylece ayrı bir dosya olarak görülür; asıl davayla birlikte değerlendirilmez.
Karşı davaya karşı dava açılabilir mi?
Hayır. Kanun karşı davaya karşı dava açılamayacağını açıkça söyler. Asıl davacı, karşı davaya cevap vererek savunmasını yapar.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119, 123, 127, 132, 133, 134, 135, 309, 311
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.