Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanma Protokolünde Eşin Evde Belirli Süre Kalması ve Ev Giderleri

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma protokolüne eşin evde geçici kalma süresi nasıl yazılır? Çıkış tarihi, ev giderleri, kira evi ve süre dolunca çıkmayan eş için ceza şartı konusunda bilgi.

Kısaca

  • Eşin evde belirli süre kalması, protokolde süre, giderler ve çıkış tarihi açıkça yazıldığında bağlayıcı bir düzenleme olur.
  • Evlilik sürerken aile konutu için eşin rızası aranır (TMK m. 194, TBK m. 349); boşanma kesinleştikten sonra kira ilişkisinin evde kalan eşe geçmesi kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır (TBK m. 323).
  • Çıkış tarihine uyulmaması için ceza şartı konulabilir; hâkim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir (TBK m. 182).
  • Çıkış tarihi, takvim günü ya da kesinleşme gibi tek bir olaya bağlanmalı, tarihi tartışmaya yer bırakmamalıdır.

Boşanma protokolünde sık karşılaşılan bir madde şudur: “Eşlerden biri belirli bir tarihe kadar ortak evde kalacaktır.” Kısa görünür, ama yazımı kötü olursa aylarca süren bir tartışmaya dönüşebilir. Süre başlangıcı belli değilse, giderler ayrılmamışsa ya da çıkış tarihine uyulmamasının sonucu yazılmamışsa, boşanma kararından sonra da ev sorunu sürer.

Neden Evde Belirli Süre Kalma Maddesi Konulur?

Boşanan eşlerin hemen yeni bir ev bulması her zaman mümkün olmaz. Çocukların okul yılının bitmesini beklemek, kira sözleşmesi aramak ya da evin satışı için zaman tanımak gibi nedenlerle bir tarafın evde bir süre daha kalması istenir. Eşler bunu kendi aralarında kararlaştırabilir; kanun, taraflara sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleme imkânı verir (TBK m. 26).

Anlaşmalı boşanmada protokol, hâkim tarafından incelenir. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmek ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmak zorundadır; gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m. 166/3). Evde kalma süresi çocukların durumunu da etkilediği için bu başlık duruşmada da sorulabilir.

Boşanma Davası Sürerken Ev Kimde Kalır?

Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Yani dava sürerken hangi eşin evde kalacağı mahkemece belirlenebilir. Protokol ise bu geçici önlemden farklı bir şeydir: dava sonunda, boşanma kararı kesinleştikten sonraki dönemi düzenler.

Bu ayrım önemlidir. Geçici önlem kararı davayla birlikte sona erer. Boşanma kararı kesinleştikten sonra evde kalma devam edecekse, bu durumun protokolde yazılı olması gerekir. Evlilik birliği devam ederken ise eşler oturacakları konutu birlikte seçer ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır (TMK m. 186). Bu hüküm evlilik birliğine ilişkindir; boşanmadan sonra kimin neyi ödeyeceğini kanun hazır olarak düzenlemez. Dolayısıyla aşağıdaki başlıkların protokolde tek tek yazılması gerekir.

Protokol Maddesinde Bulunması Gereken Unsurlar

Süre. “Makul süre” ya da “gerektiği kadar” gibi ifadeler yerine tek bir tarih yazın: “31 Ağustos” gibi bir takvim günü ya da “boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay” gibi tek bir olaya bağlı bir süre. İkinci yolu seçerseniz kesinleşme tarihinin mahkeme kaydından net olarak öğrenilebileceğini unutmayın.

Kim kalacak, kimler kalacak? Çocuk eşle birlikte kalacak mı, yeni bir kişi eve alınabilecek mi? Üçüncü kişilerin evde ikamet etmesi konusunda taraflar anlaşabilir. Yazılmazsa tartışma çıkabilir.

Ev giderleri. Kira, aidat, elektrik, su, doğalgaz, internet ve bakım masraflarını sayın. Her kalem için kimin ödeyeceğini ve ödemenin hangi tarihe kadar yapılacağını yazın. Taraflar bu giderleri paylaşacaksa oranı da açık belirtin.

Evin kullanımı. Evde kalan eş evi kiraya verebilir mi, değişiklik yapabilir mi, eşyaları satabilir mi? Evin ve eşyaların bu dönemde korunmasına ilişkin sorumluluk da ayrıca yazılabilir.

Çıkış tarihi ve teslim. Evi boşaltmanın hangi tarihte tamamlanacağı, anahtarın kime ve nasıl teslim edileceği, teslim tutanağı yapılıp yapılmayacağı belirtilmelidir.

Süre dolduğunda çıkmama hâli. Çıkış tarihine uyulmazsa ne olacağı protokolde yer almalıdır. Bunu aşağıdaki ceza şartı bölümünde anlatıyoruz.

Çocuk Varsa Evde Kalma Süresi Nasıl Düşünülür?

Çocuğun bakımını üstlenen eşin evde bir süre daha kalması, çocuğun okulunu, çevresini ve günlük düzenini bozmadan yeni bir eve geçişi kolaylaştırır. Ancak çocuğun yararı ile eşin evde kalma isteği aynı şey değildir; protokoldeki süre, çocuğun gerçek ihtiyacına dayanmalıdır. Hâkim, çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmak zorunda olduğu için (TMK m. 166/3) evde kalma süresinin çocukla ilgisini duruşmada sorabilir. “Okul dönemi bitene kadar” gibi gerekçeyi protokol metnine de yazmanız, hâkime açıklama yapmanızı kolaylaştırır.

Çocuk, evden ayrılacak eşle düzenli görüşecekse, görüşme için eve girişin nasıl olacağı da ayrıca belirlenmelidir. Evde kalan eşin, diğer eşin eve gelip gelmeyeceğine, çocuğu kapıdan mı alacağına, çocuğun eşyalarını ne zaman götüreceğine ilişkin bir düzene ihtiyacı olabilir. Bu ayrıntılar yazılmazsa görüşme günlerinde gerginlik çıkar. Görüşme düzeni için protokolde velayet ve kişisel ilişki maddesi yazısına bakabilirsiniz.

Süre Uzatılırsa ya da Kısaltılırsa

Hayat protokolün yazıldığı günkü gibi gitmeyebilir. Evde kalan eş yeni ev bulamamış olabilir, ya da tam tersine daha erken taşınmak isteyebilir. Süreyi uzatmak veya kısaltmak için tarafların yazılı bir ek anlaşma yapması en güvenli yoldur. Sözlü verilen “biraz daha kal” müsaadesi, ileride karşı tarafın “böyle bir şey demedim” demesine açık kalır. Ek anlaşmada tarih, imza ve yeni çıkış tarihi bulunmalı; ceza şartı varsa onun yeni tarihe uyup uymadığı da kontrol edilmelidir.

Ek anlaşmanın mahkeme kararına etkisi, protokolün hükme nasıl geçtiğine bağlıdır. Hükme geçmiş bir çıkış tarihini yalnızca tarafların aralarındaki yazıyla değiştirmek, hükmü ortadan kaldırmayabilir. Bu nedenle böyle bir ek anlaşma yapmadan önce dosyanın kararını yeniden okumak gerekir.

Faturalar, Abonelikler ve Evdeki Eşyalar

Ev giderleri yalnızca aylık ödemeler değildir. Elektrik, su, doğalgaz ve internet abonelikleri kimin adına açıksa, borçlar da çoğunlukla o kişi adına birikir. Evde kalan eş, aboneliği kendi adına almak isteyebilir; çıkan eş ise aboneliğin kapatılmasını talep edebilir. Protokolde aboneliklerin hangi tarihte kimin adına devredileceğini, devirden önceki borçların kime ait olduğunu ve ödenmemiş fatura çıkarsa kimin sorumlu olduğunu yazmak gerekir.

Evdeki eşyalar için de benzer bir düzen şarttır. Evde kalan eş, eşyaları kullanabilir ama satamaz mı? Çıkan eş eşyalarını hangi tarihte alacak? Eşyaların paylaşımı ayrıca belirlenmişse, bu madde ile çelişmemelidir. Eşya paylaşımı için anlaşmalı boşanma sonrası protokoldeki eşya teslimi yazısı yardımcı olur.

Kira Evi ve Aile Konutu Meselesi

Evin sahibi bir taraf, kiracı ise diğeri olabilir; ya da ev iki taraf adına kayıtlıdır. Taşınmazın malikinin kim olduğu, evde kalan eşin hangi sıfatla kalacağını belirler.

Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz; aile konutu kira ile sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194). Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez; kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya veren, fesih bildirimi ile fesih ihtarına bağlı bir ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorundadır (TBK m. 349).

Bu iki hüküm protokolde şu sonuca götürür: Kira sözleşmesinde adı geçmeyen ve evde kalacak olan eş, kiraya verene bildirim yaparak sözleşmenin tarafı olabilir; bu durumda kiraya veren ödemeler için iki tarafa da başvurabilir. Ancak bu bildirim, taraflar hâlâ evliyken ve konut aile konutuyken yapılabilir. Boşanma kesinleştikten sonra aile konutu koruması sona erer; kira ilişkisinin evde kalan eşe devri için kiraya verenin yazılı rızası gerekir ve devirle ayrılan kiracı kiraya verene karşı borçlarından kurtulur (TBK m. 323). Bu yüzden bildirimi dava sürerken yapmak ya da kiraya verenle yazılı devir yapmak gerekir. Evden ayrılan eşin kiradan sorumluluğunun ne zaman biteceği, protokolde ayrıca netleştirilmelidir. Ayrıntı için aile konutunda kira sözleşmesi ve eşin rızası yazısına bakabilirsiniz.

Çıkış Tarihine Uyulmazsa: Ceza Şartı

Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zamanda ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK m. 179). Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir (TBK m. 180). Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m. 182).

Evden çıkmama durumunda günlük ya da aylık belirli bir bedel ödenmesi şeklinde bir ceza yazılabilir. Rakam yazarken makul olun: aşırı yüksek bir ceza hâkim tarafından indirilebilir. Cezanın nasıl tahsil edileceği ve ayrıca evin tahliyesi için hangi yola başvurulacağı, protokolün nasıl hükme bağlandığına göre değişir. Bu yüzden ceza şartını hem protokolde hem de duruşmada hâkime anlatılabilir hâlde bırakmak gerekir. Genel olarak ceza şartı için protokolde ceza şartı yazısına bakabilirsiniz; icraya konu edilmesi için protokole uymayan eşin icra takibi yazısı yardımcı olur.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ev, eşlerden birinin adına kayıtlı. Tarafların çocuğu ilkokula gidiyor. Taraflar, çocuğun okul yılının bitmesi için evde kalacak eşin evde belirli bir tarihe kadar oturmasını, bu dönemde elektrik, su ve aidat giderlerini kendisinin ödemesini, evin kredisini ise ev sahibi eşin ödemesini kararlaştırıyor. Çıkış tarihi gelince anahtarın bir tutanakla teslim edilmesi, çıkmama hâlinde ise günlük bir bedelin ödenmesi protokolde yer alıyor. Örnek yalnız anlatım içindir; gerçek bir dosyada tarihler, giderler ve ceza farklı olacaktır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Süreyi “uygun bir zamana kadar” diye yazmak.
  • Evin giderlerini yalnızca “ortak ödenir” diye bırakmak; kalem kalem ayrılmadığında kimin neyi ödediği tartışılır.
  • Evde kalan eşin üçüncü kişileri eve alıp almayacağını yazmamak.
  • Çıkış tarihinde anahtar teslimini ve depozitoyu düzenlememek.
  • Ceza şartını çok yüksek tutmak ya da hiç yazmamak.
  • Kira evinde kiraya verene bildirim yapılmasını unutmak.
  • Evin kredisini ve devrini evde kalma süresinden ayrı düşünmek. İlgili düzenlemeler için ortak evin akıbeti yazısını okuyun.

Evde Kalma Süresini Yazarken Dosyanıza Özel Bakmak

Süre, gider paylaşımı ve ceza şartı; çocukların yaşına, evin kimin adına kayıtlı olduğuna, kredi durumuna ve tarafların gelirlerine göre farklı kurulur. Taslağınızı ve evin durumunu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında ulaşım yollarını bulabilirsiniz. Diğer konular için aile hukuku sayfasına göz atın.

Sık sorulan sorular

Eşim protokolde belirlenen tarihte evden çıkmazsa ne olur?

Protokolde ceza şartı ve çıkış tarihi açık yazıldıysa, bu hükümlere dayanılarak başvuru yapılabilir. Başvuru yolu protokolün nasıl hükme bağlandığına göre değişir; bu yüzden çıkış tarihinin ve yaptırımın protokolde açık yazılması önemlidir.

Evde kalan eş ev giderlerini kim öder?

Bu konuda kanunda hazır bir kural yoktur; taraflar sözleşme özgürlüğü çerçevesinde serbestçe belirler. Kira, aidat, elektrik, su ve doğalgaz gibi kalemleri tek tek sayıp kimin ödeyeceğini yazmak sonradan çıkacak tartışmayı azaltır.

Çocukla birlikte evde kalan eş için süre nasıl belirlenir?

Çocuğun okul yılı, ev arama süreci ve tarafların imkânları gibi etkenler birlikte tartılır. Süre takvim tarihi olarak yazılırsa belirsizlik kalmaz.

Evde birlikte yaşamaya devam etmek boşanmayı engeller mi?

Anlaşmalı boşanmada kanun, evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler birlikte başvurmuş ya da bir eş diğerinin davasını kabul etmişse evlilik birliğini temelinden sarsılmış sayar. Bu hâlde hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir; kanun aynı evde bir süre daha oturmayı ayrıca yasaklamaz.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 186, 194
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 26, 179, 180, 182, 323, 349
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler