Aile Hukuku ve Boşanma

Çocuğun Önünde Şiddet Uygulayan Eş Boşanmada Velayet Alabilir mi?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Çocuğun gözü önünde yaşanan şiddet boşanmada velayeti ve görüşmeyi nasıl etkiler? Hâkimin ölçütleri, 6284 tedbirleri ve ispat yolları açıklanıyor.

Kısaca

  • Çocuk şiddetin hedefi olmasa bile onu görmek ya da duymak çocuğun gelişimini etkileyebilir; hâkim velayeti belirlerken çocuğun menfaatini ölçüt alır (TMK m. 182).
  • Kanunda “çocuğun önünde şiddet uygulayana velayet verilmez” biçiminde otomatik bir kural yoktur; her dosyada olgular ve çocuğun durumu tartılır.
  • Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşerse hâkim koruyucu önlem alır (TMK m. 346); 6284 sayılı Kanun’la kişisel ilişki refakatçi eşliğinde yapılabilir, sınırlanabilir veya kaldırılabilir (m. 5).
  • Şiddetin çocuk tarafından görüldüğünü göstermek için tanık, mesaj, hukuka uygun elde edilmiş ses ve görüntü kaydı, sağlık ve okul kayıtları ile sosyal inceleme raporu birlikte kullanılır.
  • Hâkim yalnızca iddiaya değil, ebeveynin sonradan değişip değişmediğine ve çocukla bağının niteliğine de bakar.

Çocuk darp edilmemiş olabilir; yine de anne ile babanın kavgasının her akşam salonda, çocuğun gözü önünde yaşandığı bir evde büyümüş olabilir. Boşanma davasında bu durum önemlidir, fakat sonucu kanundaki tek bir cümle belirlemez: hâkim, çocuğun menfaatini esas alarak velayeti ve görüşme düzenini tek tek olgulara bakarak kurar. Şiddete tanık olmak ayrıca bir risk olgusudur ve ispatlandığında velayet ile kişisel ilişki değerlendirmesinde tartılan etkenlerden biri olur.

Kanun bu konuda ne söylüyor?

Medeni Kanun’un 182. maddesi, mahkemenin boşanmaya karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini söyler. Maddede çocuk için bir yaş formülü, cinsiyet kuralı ya da “şiddet uygulayana velayet verilmez” gibi hazır bir cümle yoktur. Velayet ve kişisel ilişki konusunda “çocuğun yararı” ölçüt olarak kalır; maddenin üçüncü fıkrası görüşme düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarını esas tutar. Boşanmada çocuk kendisine bırakılan taraf velayeti kullanır (TMK m. 336).

Bu nedenle “çocuğun önünde şiddet” kendiliğinden bir kanun hükmü değil, hâkimin çocuğun yararı açısından değerlendirdiği bir olgudur. Hâkim sorusunu şöyle kurar: bu ev çocuk için güvenli ve sağlıklı bir yetişme ortamı mı, şiddetin bu ortamda tekrar etme ihtimali ne kadar, çocuk bundan ne ölçüde etkilenmiş?

Çocuğun şiddete tanık olması neden ağırdır?

Şiddeti gören çocuk, yaşananın doğrudan muhatabı olmasa bile korku ve güvensizlik hissedebilir. Medeni Kanun’un 346. maddesi, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde hâkimin uygun önlemleri almasını öngörür. “Gelişmesinin tehlikeye düşmesi” kavramı yalnızca bedensel zarar demek değildir; ruhsal ve sosyal gelişim de bu çerçevededir. Bu cümleyi yorumlamak uzmana ve olayın somut ayrıntılarına bağlıdır, çünkü her çocuk aynı olaydan aynı biçimde etkilenmez.

Ayrıca Medeni Kanun’un 324. maddesi, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, ana babanın bu hakkı yükümlülüklerine aykırı kullanması ya da başka önemli sebeplerin bulunması hâlinde kişisel ilişki kurma hakkının reddedilebileceğini veya kendilerinden alınabileceğini söyler. Şiddet uygulayan ebeveynin çocukla yüz yüze görüşmesinin çocuk için yeniden tehdit oluşturup oluşturmadığı bu madde üzerinden tartılır.

Velayet ve görüşme birlikte nasıl şekillenir?

Şiddetin çocuğun önünde yaşandığı dosyalarda hâkimin önünde genellikle üç ayrı soru durur. Birincisi, çocuk gündelik bakım için hangi ebeveynin yanında güvende. İkincisi, diğer ebeveynle görüşme hangi koşullarda yapılacak. Üçüncüsü, dava sürerken geçici bir düzen gerekli mi.

Dava devam ederken hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Tarafların talebi olmasa da hâkim bu önlemleri düzenleyebilir; ancak talepte bulunmak ve gerekçeyi dilekçede somutlaştırmak sürecin hızlanmasına yarar. Bu aşama için geçici velayet kararı ve geçici önlemler yazılarına göz atabilirsiniz. Velayetin genel ölçütleri için velayet kime verilir yazısı yol gösterir.

Görüşme düzeni yönünden bakıldığında, şiddet uygulayan ebeveynin çocukla ilişkisi derhal sona ermek zorunda değildir. 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kararı varsa hâkim, ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına ya da tümüyle kaldırılmasına karar verebilir. Böylece çocuğun şiddet uygulayan ebeveynle bağı tamamen kopmadan korunabilir. Görüşmenin ayrıntıları için çocukla kişisel ilişki kurulması yazısına bakabilirsiniz.

6284 sayılı Kanun’un çocuk yönünden sağladığı koruma

6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunmasını amaçlar (m. 1). Kanun 4. maddede koruyucu, 5. maddede önleyici tedbirleri sayar. Önleyici tedbirler arasında müşterek konuttan uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesi, korunan kişilere, okula ve işyerine yaklaşmama ve iletişim yoluyla rahatsız etmeme yer alır. Koruyucu tedbirler arasında ise evli olan kişi için müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi bulunur.

Burada önemli olan, koruma kararının ayrı bir davayı beklemeden alınabilmesidir. Koruma kararının nasıl alındığı 6284 koruma kararı nasıl alınır yazısında, aile içi şiddette genel haklar ise aile içi şiddette hukuki haklar sayfasında anlatılıyor.

Çocuğun şiddete tanık olduğu nasıl ispatlanır?

Çocuğun önünde yaşanan şiddet, çoğu zaman kimsenin kayda almadığı bir olaydır. Bu yüzden ispat birkaç parçayı bir araya getirmeye dayanır.

Birincisi, şiddet anına ilişkin tanıklıklardır. Komşuların duyduğu bağırışlar, kapıyı çalan kişiler, evde olay sırasında bulunan akraba tanık olabilir. Tanık delilinin işleyişi için boşanma davasında tanık delili yazısına bakabilirsiniz.

İkincisi, kolluk ve sağlık kayıtlarıdır. Polis çağrısı, tutanak, sağlık kuruluşuna başvuru, varsa koruma kararı bu tür resmî izlerdir. Üçüncüsü, yazılı iletişimdir: eşin mesajlarında “çocuğun yanında” geçen ifadeler, tehdit ve hakaret içeren yazışmalar dosyaya girebilir. Dördüncüsü, okul gözlemidir. Çocuğun içine kapanması, derslerinin bozulması, öğretmenine anlattığı bir ayrıntı gibi izler bağımsız bir kaynaktan gelir.

Beşincisi ve belki en belirleyicisi, aile mahkemesinin yararlandığı uzman incelemesidir. 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesi, davanın görülmesi sırasında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak için psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanılmasını düzenler. Uzman, çocuğun anlatımını ve aile ortamını gözlemler. Rapor hâkimi bağlamaz, hâkim onu diğer delillerle birlikte değerlendirir. Rapor sürecine ilişkin velayet davasında sosyal inceleme raporu ve velayet davasında çocuğun dinlenmesi yazıları ayrıntı verir.

Medeni Kanun’un 184. maddesi, hâkimin boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamayacağını, kanıtları serbestçe takdir edeceğini ve tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağını söyler. Şiddet iddiası boşanma sebebiyle de iç içe olabileceğinden bu kural önemlidir; velayet yönünden de hâkim iddiayı delile bakarak değerlendirir. Dolayısıyla “çocuk gördü” demek yetmez; bunun nasıl bilindiği gösterilmelidir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Zeynep ve Kemal’in beş yaşındaki kızları var. Zeynep, Kemal’in kavga sırasında eşyaları kırdığını ve kızlarının odasından çıkıp bu sahneyi izlediğini söylüyor. Kemal ise bir tartışma olduğunu, ancak kızının uyuduğunu ve hiçbir şey görmediğini savunuyor.

Hâkimin tartacağı etkenler şunlar olabilir: komşuların o akşam duyduğu sesler, olay sonrası kızın davranışındaki değişiklikler, anaokulu öğretmeninin gözlemi, uzman raporunda çocuğun ev ortamına dair anlatımı, taraflar arasındaki mesajlar ve Kemal’in bu olaydan sonra tutumunun ne olduğu. Çocuğun yaşı küçük olduğu için anlatımı uzman tarafından dikkatle yorumlanır. Sonuç tahmin edilemez; önemli olan iddianın somut delillerle ayakta durmasıdır.

Sık yapılan hatalar

Sık yapılan hatalardan biri, çocuğa olanları anlattırıp bunu ses kaydına almaya çalışmaktır. Çocuk bu durumdan etkilenir ve kaydın güvenilirliği hem tartışmalı hem de çocuk açısından zararlıdır. Çocuğun anlatımını almak mahkemenin görevlendirdiği uzmanın işidir.

İkinci hata, diğer ebeveyni çocuğun önünde kötülemektir. Medeni Kanun’un 324. maddesi, her iki ebeveyne de diğerinin kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma yükümlülüğü verir. Şiddet haklı bir şikâyet olsa bile, çocuğu ebeveynlerden biri aleyhine kışkırtmak velayet değerlendirmesinde şikâyet eden ebeveyn aleyhine okunabilir.

Üçüncü hata, olayları dilekçede genel ifadelerle bırakmaktır. “Çocuğun yanında hep kavga ederdi” yerine tarih, yer ve olayı gören kişiler belirtildiğinde dosya somutlaşır.

Dördüncü hata, koruma kararını boşanma davasından bağımsız tutup dilekçeye yansıtmamaktır. Varsa koruma kararı ve süresi dosyaya sunulmalıdır.

Şiddet iddiası velayet ve görüşme düzenini nasıl değiştirir?

Boşanmada velayet çoğu zaman eşlerden birine verilir (TMK m. 336); diğer ebeveyn kişisel ilişki yoluyla çocuğuyla bağını sürdürür. Çocuğun önünde şiddet yaşanmış bir ailede çocuğun teslim ve iade anları iki ebeveynin yüz yüze gelmesini gerektirir ve bu anlar yeni bir çatışmaya dönüşebilir. Hâkim bunu da hesaba katar. Tatil ve bayram görüşmeleri gibi konularda anlaşma ihtimalinin zayıf olduğu bir ilişkide teslimin üçüncü bir kişi eşliğinde veya belirli bir yerde yapılması pratik bir çözüm olabilir.

Bunun yanında, velayeti kullanan ebeveyn, görüşme düzenine uymamak suretiyle diğer ebeveynin çocukla ilişkisini kendi kendine kesemez. Medeni Kanun’un 182. maddesi, mahkemenin kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar edeceğini söyler. Yani şiddet nedeniyle görüşmeyi durdurmak istiyorsanız bunu tek taraflı karar olarak değil, mahkemeden veya 6284 kapsamındaki bir tedbir kararıyla elde edilen düzenleme olarak yapmanız gerekir. Aksi hâlde sizin tutumunuz da dosyada tartışma konusu olur. Karara uymamanın sonuçlarını çocuk teslimine uymamanın sonuçları yazısında ayrıca anlattık.

Bu durumdaki ebeveyn ne yapabilir?

Şiddet uygulayan taraf olarak suçlanıyorsanız, yaptıklarınızı küçümsemek yerine çocukla ilişkinizi güvenli biçimde sürdürebileceğinizi gösteren somut adımlar atmak daha sağlıklı bir savunmadır. Tedavi ya da danışmanlık desteği almak, görüşmelerde sakin kalmak ve sosyal inceleme sürecine açık katılmak bu adımlardandır. Medeni Kanun’un 351. maddesi, durum değişirse koruma önlemlerinin yeni koşullara uydurulmasını öngörür; yani bugün verilen bir düzen sonsuza kadar değişmez. Velayet değişikliği süreci için velayet değişikliği davası yazısına bakabilirsiniz.

Çocuğun önündeki şiddet dosyasında yol haritası için

Böyle bir dosyada çocuğun yaşı, olayın sıklığı ve ispat araçları sonucu belirlediği için herkese aynı yol uymaz. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilir, iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Boşanma ve velayet konularının genel çerçevesi için aile hukuku sayfası da elinizin altında olsun.

Sık sorulan sorular

Çocuk şiddetin hedefi değilse de velayet etkilenir mi?

Evet, etkilenebilir. Hâkim yalnızca çocuğa vurulup vurulmadığına değil, çocuğun evde nasıl bir ortamda büyüdüğüne bakar. Çocuğun şiddete tanık olması, onun güvenlik duygusunu ve gelişimini ilgilendiren bir olgu olarak değerlendirilir.

Çocuğun önünde şiddet uygulayan eş çocuğu görebilir mi?

Görüşme kendiliğinden tümüyle yasaklanmaz. Hâkim risk derecesine göre görüşmenin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa kaldırılmasına karar verebilir.

Şiddeti çocuk görmedi ama duydu; yine de önemli mi?

Önemli olabilir. Çocuğun şiddeti görmesi ile yan odadan duyması arasında hukuki bir kesin ayrım yoktur; hâkim çocuğun yaşını, ne duyduğunu ve bundan nasıl etkilendiğini uzman gözlemiyle birlikte değerlendirir.

Çocuk mahkemede tanık olarak dinlenir mi?

Çocuğun anlatımı sosyal inceleme sırasında uzman aracılığıyla alınabilir. Hâkim çocuğu doğrudan dinlemek isterse bunu çocuğu örselemeyecek biçimde yapmalıdır; çocuğun tarafa yönlendirilmemesi önemlidir.

Şiddet uygulayan eşin değiştiğini göstermesi velayeti etkiler mi?

Hâkim somut ve süregelen bir değişimi dikkate alabilir; ancak tek başına verilen söz yeterli sayılmaz. Tedavi, danışmanlık veya uzun süreli sorunsuz görüşme gibi izler dosyada anlam taşır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 184, 324, 336, 346, 351
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 1, 4, 5
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 5
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler