Bir eşin kişisel mallarına ilişkin borç evlilik gelirinden ödendiyse boşanmada tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir; hangi borçlar kapsama girer?
Kısaca
- Kişisel mallara ilişkin borçlar edinilmiş mallardan ya da edinilmiş mallara ilişkin borçlar kişisel mallardan ödenmişse, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (TMK m. 230/1).
- Denkleştirme kendiliğinden yapılmaz; talep edilmesi gerekir ve her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar.
- Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır; bu varsayım ispat tartışmasında önemli rol oynar.
- Denkleştirme mal kesimine bağlı borçlar içindir; ailenin olağan yaşam giderlerini karşılamak ayrı bir konudur (TMK m. 186).
Evlilik öncesinde alınmış bir araç kredisi, evlenmeden önce satın alınan dairenin kalan taksitleri, mirasla birlikte devralınan bir tereke borcu: Bunların hepsi maaştan, yani evlilik gelirinden ödenmiş olabilir. Boşanma geldiğinde asıl soru ortaya çıkar. Aile bütçesinden ödenen bu paranın karşılığı boşanmada hesaba katılır mı? Kanunun cevabı evet, ancak koşullu: Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (TMK m. 230/1). Denkleştirme isteği kendiliğinden gerçekleşmez; talep etmek ve ödemeyi belgelemek gerekir.
Denkleştirme nedir, hangi sorunu çözer?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde bir eşin malvarlığı iki kesimden oluşur (TMK m. 218). Birinde çalışmanın karşılığı olan kazançlar ve bunların yerine geçen değerler vardır; bunlar edinilmiş maldır (TMK m. 219). Diğerinde miras, bağış, evlilik öncesi mallar ve bunların yerine geçen değerler vardır; bunlar kişisel maldır (TMK m. 220). Boşanmada yalnız edinilmiş mallar artık değer hesabına girer ve bu değerin yarısı diğer eşin hakkıdır.
Bu sistemde bir sorun kaçınılmazdır: Eşin kişisel malına ait borç evlilik gelirinden ödenirse, kişisel mal borçtan kurtulmuş olur, edinilmiş mal ise o kadar azalmış olur. Sonuçta artık değer düşer ve diğer eş, kendi hakkı olan payın bir kısmını farkında olmadan yitirmiş olur. Denkleştirme tam olarak bu dengesizliği düzeltir.
TMK 230: kanun ne diyor?
Madde üç fıkradan oluşur. İlk fıkra, kişisel mallara ilişkin borçlar edinilmiş mallardan ya da edinilmiş mallara ilişkin borçlar kişisel mallardan ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme istenebileceğini söyler. İkinci fıkra, her borcun ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına soktuğunu, hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borcun ise edinilmiş mallara ilişkin sayılacağını belirtir. Üçüncü fıkra, bir kesimden diğerindeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa denkleştirmenin katkı oranına göre yapılacağını anlatır. Bu üçüncü fıkra karma kaynakla alınan ev konusunda ayrıntılı işlenmiştir.
İkinci fıkradaki ilke, bu yazının konusunda belirleyicidir: borç hangi mal kesimine ilişkinse o kesimin yükümlülüğüdür. Peki ilişkin olmak ne demektir? Borcun doğduğu mal veya işlem hangi kesime aitse borç da ona aittir. Kişisel mal olan bir daire için alınan kredi kişisel kesimin borcudur; evlilik sırasında maaşla alınan bir araç için çekilen kredi edinilmiş kesimin borcudur.
Hangi borçlar denkleştirmeye konu olur?
Tipik örnekler şunlardır: Evlilik öncesi alınmış ve kişisel mal olarak kalan bir aracın kredi taksitleri, mirasla gelen tereke borcu, kişisel mala konu bir işletmenin borçlarına yapılan ödemeler. Hepsinin ortak noktası, ödenen paranın bir kişisel malın borcunu kapatmış olmasıdır. Kişisel malın gelirleri edinilmiş mal sayıldığından (TMK m. 219), geliri getiren malın vergi ve bakım gibi olağan giderlerinin hangi kesime yükleneceği ayrıca tartışılır.
Öte yandan evlilik birliğinin giderleri başka bir hükme tabidir. Kanun, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katıldığını söyler (TMK m. 186). Market alışverişi, kira, çocukların masrafı gibi ortak yaşamın olağan giderlerinin ödenmesi denkleştirme konusu değildir. Hangi harcamanın hangi gruba girdiği her dosyada somut olgularla belirlenir; burada sınır bulanık kalıyorsa ödeme belgeleri ve harcamanın amacı önem kazanır.
Hangi borcun hangi kesime ait olduğu nasıl anlaşılır?
İspat konusunda kanun bir kolaylık getirir ama bu kolaylık talebi gündeme getiren eş için aynı zamanda bir yük oluşturur. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır. Buradan iki sonuç çıkar. Borcun kişisel mala ilişkin olduğunu söyleyen eş, bunu belgeyle gösterebilmelidir. Aksi hâlde borç edinilmiş mala ilişkin sayılır ve evlilik gelirinden ödenmesi denkleştirme doğurmaz.
Örneğin kredi parası doğrudan eşin kişisel malı olan bir taşınmazın alımına ya da bakımına gitmişse borç kişisel kesime bağlanabilir. Sözleşmede kredinin amacı belli değilse, paranın nereye harcandığını gösteren fatura, satış sözleşmesi ve hesap hareketlerinden bu bağlantı kurulmaya çalışılır. Kişisel malın ispatı için kişisel mal iddiasında gerekli belgeler yazısındaki ilkeler burada da geçerlidir (TMK m. 222).
Denkleştirme alacağı nasıl hesaplanır?
Kanun, birinci fıkradaki “denkleştirme istenebilir” hükmünde bir formül vermez. Hesabın mantığı şudur: Edinilmiş mallar, kişisel mal borcunu ödemek için kullanıldıysa, ödenen tutar kişisel mal kesimine karşı edinilmiş mal kesiminin alacağı olarak kayda geçer. Sonuçta edinilmiş malların toplam değeri, o miktar kadar artırılarak artık değer hesaplanır. Artık değer, eklenecek değerler ve denkleştirme miktarları dahil olmak üzere edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231).
Bu durumda diğer eşin payı, artan artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır. Yani doğrudan “eşim bana şu kadar ödeyecek” denmez; denkleştirme, katılma alacağını artıran bir hesap kalemi olarak çalışır. Kesin tutar ve kayıt biçimi bilirkişi hesabıyla belirlenir.
Denkleştirme iki yönde de işler
Konu çoğu zaman “evlilik geliri kişisel borcu kapattı” biçiminde anlatılır, ama kanun metni iki yönlü yazılmıştır. Edinilmiş mallara ilişkin borçlar kişisel mallardan ödenmişse de denkleştirme istenebilir (TMK m. 230/1). Örneğin evlilik içinde maaşla alınan bir araç için çekilen kredi, eşlerden birinin miras yoluyla elde ettiği paradan kapatıldıysa bu defa kişisel kesim alacaklı olur. Yani denkleştirme yalnız edinilmiş kesim lehine değil, borcu kişisel parasıyla kapatan eşin kişisel kesimi lehine de doğabilir.
Bu yönlülük hesabı sadeleştirir: Kesimler arası her transfer, hangi yönde olursa olsun kayda alınır ve tasfiyede birbirinden mahsup edilebilir. İki yönde de ödeme yapılmışsa hesap, her iki yönün toplamıyla ve tarihlere göre bilirkişi tarafından düzenlenir.
Katkı ile borç ödemesi aynı şey değildir
Denkleştirmenin ikinci kolu olan katkı hükmü (TMK m. 230/3) bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yapılan katkıyı kapsar ve hesabı katkı oranına ve tasfiye zamanındaki değere göre yapar. Birinci fıkradaki borç ödemesinde ise ortada değer artışına katılım değil, ödenen borcun geri alınması mantığı vardır. Örneğin kişisel malın vergisini edinilmiş maldan ödemekle, aynı malı edinilmiş maldan aldığınız parayla tadilat yapıp değerini artırmak arasında fark vardır. İlkinde borç ödenmiştir; ikincisinde mala katkı yapılmış ve değer artışı oranında hesap yapılır.
Bu ayrımı yapmak önemlidir, çünkü talebin hukuki dayanağı değişir. Kredi bir malın satın alınması için kullanıldıysa, taksit ödemesi o malın edinilmesine katkı olarak da görülebilir; bu durumda hesap ödenen tutara göre değil, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m. 230/3). Dilekçede iki ihtimali birlikte ileri sürmek mümkündür. Hangisinin uygulanacağını mahkeme, ödemenin niteliğine bakarak belirler.
Hangi belgeler talebi destekler?
Denkleştirme talebi belgeyle ayakta durur. Borcun doğduğu sözleşme, örneğin kredi sözleşmesi ya da satış sözleşmesi, borcun hangi mala ilişkin olduğunu gösterir. Taksit planı ve banka dekontları ödemelerin tarihini, tutarını ve kaynağını ortaya koyar. Tescil belgesi veya tapu kaydı, malın kişisel mal olduğuna ve hangi tarihte edinildiğine ışık tutar. Maaş yatışlarını gösteren hesap özeti, ödemenin evlilik gelirinden yapıldığını kanıtlar.
Belgelerin tamamı sizde olmayabilir. Kredi kullandıran bankadan sözleşme ve ödeme dökümü talep edilebilir; dava sırasında mahkeme aracılığıyla da istenebilir. Eşinizin elinde tuttuğu belgeler için dosyada ibraz talebinde bulunmak mümkündür. Belgeleri tarih sırasına koymak, bilirkişinin hesabını kolaylaştırır.
Varsayımsal örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Mehmet, evlenmeden önce aldığı bir araç için kredi çekmiş ve borcunun önemli bölümü evlilik başlangıcında devam ediyor. Evlendikten sonra aylık taksitler Mehmet’in maaşından ödeniyor. Araç, Mehmet’in kişisel malıdır; kredi de bu kişisel malın borcudur. Boşanma sırasında, taksitlerin evlilik süresince ödenen kısmı edinilmiş malların bir kesimini azaltmıştır. Eş Zeynep, tasfiye sırasında denkleştirme isteyebilir. Banka dekontları, taksit planı ve aracın tescil belgesi dosyaya girerse, ödenen taksitler artık değer hesabında dikkate alınır. Taksitlerin bir kısmı Zeynep’in kendi gelirinden ödenmişse bu kısım ayrıca incelenir. Gerçek bir dosyada sonuç, kayıtların bütününe göre değişir.
Sık yapılan hatalar
Birinci hata, denkleştirmeyi talep etmeyi unutmaktır. Kanun “istenebilir” demektedir; yani bunu kendiliğinden hesaplamaz. Talebin dilekçede ve tasfiye sürecinde açıkça yer alması gerekir.
İkinci hata, ödemelerin kaynağını göstermemektir. Taksitlerin hangi hesaptan çıktığını gösteren banka kayıtları olmadan hesap çıkarmak zordur.
Üçüncü hata, olağan yaşam giderlerini denkleştirme sanmaktır. Evin kirası, mutfak masrafı ve çocukların ihtiyaçları ailenin ortak gideridir.
Dördüncü hata, borcun alacaklıya karşı sorumluluğunu karıştırmaktır. Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TMK m. 224). Denkleştirme eşlerin kendi aralarındaki hesaptır; kredi sözleşmesinin tarafı bankadır ve bankaya karşı sorumluluk bu hesaptan etkilenmez.
Beşinci hata, bu talebi başka mal rejimi alacaklarıyla karıştırmaktır. Değer artış payı, katılma alacağı ve denkleştirme birbirinden ayrı kavramlardır. Değer artış payı için değer artış payı alacağı yazısı, hesabın bütünü için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısı kullanışlıdır.
Hesaplama anı ve mal rejiminin sona ermesi
Kişisel mallar ile edinilmiş mallar, mal rejiminin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228). Boşanma durumunda bu an, mahkemenin boşanmaya karar vermesi şartıyla dava tarihidir (TMK m. 225). Tasfiye sırasında hesap güncel verilerle yapılır, ama ödeme tarihleri ve dekontlar geçmişe dönük olarak toplanır. Bu nedenle belge toplama işini dava açılmadan çok önce başlatmak mümkünse yararlı olur.
Kendi dosyanızda denkleştirmeyi nasıl değerlendirirsiniz?
Bir ödemenin denkleştirme kapsamına girip girmediği, borcun hangi mal kesimine ilişkin olduğuna ve ödemenin kaynağına bağlıdır; bu değerlendirmeyi belgeleri görmeden yapmak doğru olmaz. Elinizdeki kredi sözleşmelerini, dekontları ve tapu veya tescil kayıtlarını bir araya getirmek ilk adımdır. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; ayrıntılar için iletişim sayfasına, genel bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Mal paylaşımı sürecinin tamamı için boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır yazısı genel bir çerçeve sunar.
Sık sorulan sorular
Eşimin evlilik öncesi aldığı araç kredisini maaşımızdan ödedik. Bunu geri isteyebilir miyim?
Araç evlilik öncesinde alındıysa ve kişisel mal sayılıyorsa, kredi borcu kişisel mal kesimine ilişkindir. Bu borç evlilik gelirinden, yani edinilmiş mallardan ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme isteyebilirsiniz. Ödeme belgeleri ve ödemelerin dönemi hesabın temelini oluşturur.
Denkleştirme isteğini ne zaman ileri sürerim?
Kanun denkleştirmenin tasfiye sırasında istenebileceğini söyler. Pratikte bu talep mal rejimi tasfiyesi sürecinde, katılma alacağı hesabı yapılırken ileri sürülür. Talebin hangi aşamada ve nasıl ileri sürüleceği dosyanın durumuna göre değişir.
Her borç denkleştirme konusu olur mu?
Hayır. Denkleştirme, bir mal kesimine ilişkin borcun diğer kesimden ödenmesi hâlinde doğar. Ailenin günlük yaşam giderleri birliğin giderlerine katılma kuralına tabidir (TMK m. 186) ve denkleştirme konusu olmaz. Bir borcun hangi gruba girdiği dosyaya göre ayrıca incelenir.
Borcun hangi kesime ait olduğu belli değilse ne olur?
Kanun bu durumda borcun edinilmiş mallara ilişkin sayılacağını söyler. Yani bir eşin kişisel mala ilişkin olduğunu iddia ettiği borç için bu iddiayı ispat etmesi gerekir.
Alacaklıya karşı kim sorumludur?
Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Denkleştirme, eşlerin kendi arasındaki iç hesaplaşmayı düzenler; alacaklıya karşı sorumluluğu değiştirmez.
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 186, 218, 219, 220, 222, 224, 225, 228, 230, 231
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.