Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Esnaf Dükkânı ve Şahıs İşletmesinin Değeri Nasıl Belirlenir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmada esnaf dükkânı ve şahıs işletmesi paylaşılır mı? İşletme değeri bilirkişiyle nasıl belirlenir, katılma alacağı nasıl ödenir, adım adım anlatıyoruz.

Kısaca

  • Şahıs işletmesinin ayrı tüzel kişiliği yoktur; evlilik süresince çalışmanın karşılığı olarak kurulan veya büyütülen işletme kural olarak edinilmiş maldır (TMK m. 219).
  • Mal rejimi tasfiyesinde değer, malın sürüm değerine göre belirlenir (TMK m. 232); işletme gibi teknik değerleme gerektiren konularda mahkeme bilirkişiye başvurur (HMK m. 266).
  • İşletme bir bütün olarak değerlendirilir: stok, demirbaş, alacak, kira hakkı (dükkân kendisinin ise taşınmaz) ve müşteri çevresi birlikte işletmenin değerini oluşturur.
  • Katılma alacağı ayın veya para olarak ödenebilir; işletmenin ekonomik bütünlüğü gözetilir ve ciddi güçlük hâlinde ödeme ertelenebilir (TMK m. 239).

Bakkal, kasap, berber, tamirci, çiçekçi gibi kendi adına çalışan bir eşiniz varsa ve evliliğiniz sürerken kurulan işletme boşanmada gündeme geliyorsa, soru çoğu zaman aynıdır: bu dükkânın bir değeri var mı, varsa kime kalacak ve ben ne alacağım? Kısa cevap şudur. Şahıs işletmesi evlilik süresince çalışmanın karşılığı olarak kurulmuş veya büyütülmüşse edinilmiş maldır; işletmeyi sürdüren eş dükkânı kendisinde tutabilir, diğer eşe ise artık değere katılma hesabından doğan katılma alacağı ödenir. Dükkânın fiziken bölünmesi gibi bir sonuç kanunun aradığı şey değildir.

Şahıs işletmesi neden farklı bir mal sayılır?

Anonim veya limited şirketin kendi tüzel kişiliği vardır, malvarlığı şirkete aittir. Esnafın şahıs işletmesinde ise böyle bir ayrım yoktur. Raflardaki mal, tezgâh, makine, kasadaki para, müşteriden alacaklar ve dükkânın kira hakkı, hepsi doğrudan işletme sahibinin malvarlığının parçasıdır. Vergi levhasında ya da esnaf odası kaydında kimin adı yazıyorsa işletmeyi yürüten odur; ancak mal rejimi hesabında kaydın kimin adına olduğu değil, işletmenin hangi mal kesimine girdiği belirleyicidir.

Bu yüzden mahkeme dükkânı tek bir bütün olarak görür. Duvarlar kiralıksa kira hakkının değeri, kendi dükkânıysa taşınmazın değeri; bunun yanında stok, demirbaş, araç ve alacaklar hesaba girer. Karşı yanda işletmeye ait borçlar bulunur: tedarikçi cari hesapları, banka kredisi, vergi ve sigorta borçları. Bunlar mal varlığından indirilir. Eşin bütün edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değerdir (TMK m. 231); işletmenin değeri bu hesaptaki kalemlerden biridir.

Evlilik öncesi ve evlilik sonrası dükkân

Türk Medeni Kanunu’nun yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır. Bu rejimde malvarlığı iki kesime ayrılır. Evlilik süresince çalışma karşılığında elde edilenler edinilmiş mal, evlenme tarihinde eşe ait olanlar ve sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla gelenler kişisel maldır (TMK m. 219, 220). 1 Ocak 2002’den önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar eski mal ayrılığı rejimi geçerlidir; katılma rejimi bu tarihten itibaren uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10). Dükkân bu tarihten önce kurulduysa, o döneme ait değer ayrı hesaplanır. Eşlerden hangisine ait olduğu ispatlanamayan mallar paylı mülkiyette sayılır; bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222).

Dükkân evlilikten sonra açıldıysa tablo basittir: işletme edinilmiş maldır. Dükkân evlenmeden önce açıldıysa işletmenin çekirdeği kişisel maldır; ama evlilik boyunca elde edilen kazançlar edinilmiş mala dönüşür. Kişisel malın gelirleri de edinilmiş mal sayılır. Yani yirmi yıllık evlilik boyunca dükkândan çıkan kazançla alınan araç, daire veya banka birikimi paylaşıma girer; evlilik öncesindeki dükkân varlığı ise kişisel mal olarak ayrı hesaplanır. Evlilik içinde kişisel mala edinilmiş maldan yatırım yapılmışsa, katkı oranı ve tasfiye zamanındaki değer üzerinden denkleştirme istenebilir (TMK m. 230).

Değer nasıl belirlenir?

Kanun, tasfiyede malların sürüm değerini esas alır (TMK m. 232). Sürüm değeri, malın satış hâlinde ulaşacağı piyasa değeridir. Edinilmiş mallar, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan hâlleriyle, ancak tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235). Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225); bu nedenle dava tarihinden sonra elde edilen kazançlar kural olarak edinilmiş mal hesabına girmez.

Bir dükkânın değeri hesap makinesiyle bulunacak bir rakam değildir. Aynı mahallede aynı cirosu olan iki berber salonunun değeri; kira sözleşmesinin kalan süresine, çalışanların durumuna, ekipmanın yaşına ve müşteri çevresine göre farklı çıkabilir. Mahkeme çözümü teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurur (HMK m. 266). Mali müşavir, gerekirse gayrimenkul değerleme uzmanı veya sektör bilirkişisi görevlendirilebilir. Hâkim bilirkişi raporuna bağlı kalmaz; diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

Hangi belgeler değeri etkiler?

Bilirkişi çalışmasına hazırlanırken dosyaya şunlar girer: vergi levhası ve oda kaydı, kira sözleşmesi, son dönemlere ait gelir ve gider kayıtları, stok sayım listesi, tedarikçilere borçlar, banka hesap hareketleri ve kredi sözleşmeleri, varsa ruhsat ve işyeri açma belgeleri, makine ve demirbaş faturaları. Kayıt düzeni zayıf dükkânlarda değerleme başka delillere dayanmak zorunda kalır. Bu durum belirsizliği artırır.

Eşinizin gelirini düşük gösterdiğini düşünüyorsanız, bunu somut verilerle ortaya koymanız gerekir. İddia ettiğiniz bir olgudan hak çıkaran taraf olarak ispat yükü sizdedir. Banka hareketleri, POS cihazı kayıtları, tedarikçi irsaliyeleri ve vergi beyanları bu noktada belirleyici olabilir.

Katılma alacağı nasıl ödenir?

Her eş, diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; alacaklar takas edilir (TMK m. 236). Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. Diğer boşanma sebeplerinde pay oranı bu yolla değişmez.

Ödeme biçimi bakımından kanun açıktır: katılma alacağı ayın veya para olarak ödenebilir. Ayın ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir (TMK m. 239). Bu hüküm sayesinde dükkânı işleten eş, işletmeyi elinde tutup diğer eşe parasal ödeme yaparak da hesabı çözebilir. Derhâl ödeme borçlu için ciddi güçlük doğuracaksa, uygun bir süre ertelenmesi istenebilir. Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak alacağa faiz yürür; gerektiğinde ödemenin güvenceye bağlanması da istenebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Ayşe ve Murat on beş yıllık evli. Murat evlenmeden iki yıl önce kiralık bir dükkânda tamirhane açmış, evlilikte ekipmanı yenilemiş, ikinci bir hat için yeni makine almış. Ayşe ev hanımı. Boşanma davası açıldığında mahkeme önce hangi malların edinilmiş, hangilerinin kişisel mal olduğunu ayırır. Tamirhanenin evlenme tarihindeki hâli kişisel mal olabilir; evlilik boyunca yapılan yenilemeler, edinilen makineler ve biriken nakit edinilmiş mal tarafında kalır.

Bilirkişi, işletmenin edinilmiş kesimini mal rejiminin sona erdiği tarihteki varlığı ve tasfiye anındaki değeri üzerinden hesaplar, işletme borçlarını düşer ve artık değeri bulur. Ayşe’nin Murat’ın artık değerinden alacağı, Murat’ın Ayşe’nin varsa edinilmiş mallarından alacağıyla takas edilir. Bu örnekte sonucun ne olacağı bilirkişi raporuna, ispatlanan kişisel mal kısmına ve diğer malvarlığı kalemlerine bağlıdır; bir tahmin yapılamaz.

İşletmenin değerini etkileyen unsurlar

Değerlemede genellikle dört kalem tartışılır. Birincisi maddi varlıklardır: makine, demirbaş, araç ve stok. Bunların her biri sürüm değeriyle, yani satılırsa ulaşacağı piyasa değeriyle hesaba girer; muhasebe kaydındaki defter değeri tek başına yeterli sayılmaz. İkincisi alacak ve borçlardır. Müşterilerden tahsil edilecek bakiyeler artı, tedarikçiye ve bankaya olan borçlar eksi yazılır. Üçüncüsü kira hakkıdır: kira bedeli piyasanın altındaysa ve sözleşme uzun süre devam edecekse bu durum işletmeye ekonomik değer katabilir. Dördüncüsü iktisadi bütünlüktür, yani işletmenin müşteri çevresi, adresi ve alışılmış çalışma düzeni.

Bu unsurların bir kısmı belgeyle kolayca gösterilir, bir kısmı ise tahmine dayanır. Müşteri çevresinin değeri en tartışmalı kalemdir; çünkü işletmeyi yürüten kişinin kişisel emeğine sıkı sıkıya bağlı olabilir. Burada tartışma, işletmenin sahibi değişse de ayakta kalabilecek değerin ayrılıp ayrılamayacağı üzerinde yoğunlaşır. Hâkim raporu serbestçe değerlendirir (HMK m. 282); taraflar rapor kendilerine tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde eksiklerin tamamlanmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir (HMK m. 281).

Dava sürerken işletmeyi nasıl koruyabilirsiniz?

İşletmenin bir bölümünü satmak, stoku düşük fiyata elden çıkarmak ya da dükkânı üçüncü bir kişiye devretmek, hesabı bozabilir. Böyle bir şüpheniz varsa mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilirsiniz. Mal rejiminin devamı süresince, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerin değeri edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229); bu hüküm, devir gerçekleşmiş olsa bile diğer eşin hakkını korumaya yöneliktir. Ancak devrin bu kastla yapıldığını ispatlamak gerekir; devir bedelinin gerçekçi olup olmadığı, bedelin kimin hesabına yattığı ve devrin zamanı bu konuda dikkate alınabilecek olgulardır.

Her eş malları üzerinde yönetme ve tasarruf yetkisine sahip olduğundan (TMK m. 223) karşı tarafın işletmeyi yürütmeye devam etmesi kural olarak engellenemez. Boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiğinden (TMK m. 225) bu tarihten sonra elde edilen kazanç edinilmiş mal hesabına girmez. Dava tarihinde mevcut olan işletme ise tasfiye anındaki değeriyle hesaba katılır (TMK m. 235); bu nedenle işletmenin dava sırasında tüketilmesi ya da elden çıkarılması diğer eşin hesaplanan hakkını doğrudan ortadan kaldırmaz, ancak ispat ve tahsil bakımından sorun doğurabilir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, işletmeyi taşınmazdan ibaret sanmaktır. Dükkân kiralık da olsa, ticari varlığı olan bir işletmenin bedeli stok ve müşteri çevresinde de yatabilir. İkinci hata, kayıtları dava başlamadan toplamamaktır; eş işletmeyi yönettiği için belgeler onun elindedir ve bu belgelere ulaşmak mahkeme kanalıyla zaman alır. Üçüncü hata, işletmeyi hızla devretmek ya da sahte borç üstlendirmektir. Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerin değeri edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229) ve bu devirler ilgili üçüncü kişiye ihbar edilen davada ileri sürülebilir. Dördüncü hata, kişisel mal iddiasını belgesiz bırakmaktır: kişisel mal olduğunu savunan taraf bunu ispatlamak zorundadır.

Mal rejimi tasfiyesinin hangi dava içinde ve nasıl istenebileceğini boşanmada mal paylaşımı yazımızdan okuyabilirsiniz. Eşinizin şirket payı varsa şirket payları ve işyeri paylaşımı, değerleme sürecinin ayrıntıları için mal paylaşımında bilirkişi raporu ve değerleme yazısı yol gösterir. Ödemenin zamanlaması hakkında katılma alacağının hemen ödenmesi sorusu da ilgilidir. Sıra, ticari ruhsat ve işyeri kirasına geldiyse işyeri kira sözleşmesi ve ticari işletme devri konusuna bakabilirsiniz.

Kendi dükkânınız için ne yapabilirsiniz?

Her işletmenin yapısı, kayıt düzeni ve borç durumu farklı olduğundan genel bir formül yoktur. Evlilik öncesi mi sonrası mı kurulduğu, kira mı mülk mü olduğu, kaç çalışanı bulunduğu ve kayıtların ne kadar düzenli tutulduğu hesabı doğrudan değiştirir. Durumunuzu anlatmak, elinizdeki belgeleri birlikte gözden geçirmek isterseniz telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler yer alıyor. Aile hukukunun diğer konuları için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşimin esnaf dükkânı onun adına, ben hiç çalışmadım; yine de pay alır mıyım?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde dükkânı fiilen kimin işlettiği değil, işletmenin evlilik süresince edinilen mal olup olmadığı önemlidir. Evlilikte kurulan işletme edinilmiş mal olarak artık değer hesabına girer; her eş diğerinin artık değerinin, yani borçlar düşüldükten sonra kalan miktarın yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236). 1 Ocak 2002’den önceki evlilik dönemleri için o tarihe kadar mal ayrılığı geçerlidir.

Dükkân evlenmeden önce kurulmuşsa ne olur?

Mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan malvarlığı kişisel maldır (TMK m. 220). Ancak evlilik boyunca işletmenin kazancı edinilmiş maldır ve kişisel malın gelirleri de edinilmiş mallara girer (TMK m. 219). Evlilikte yapılan yatırımlar için denkleştirme istenebilir (TMK m. 230).

İşletmenin değerini kim belirler?

Değerleme teknik bilgi gerektirdiği için mahkeme kural olarak bilirkişi görevlendirir (HMK m. 266). Bilirkişi defterleri, stok listesini, kira ve ruhsat belgelerini inceler. Taraflar rapor tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksiklerin tamamlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir (HMK m. 281); hâkim raporu serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

Eşim dükkânı boşanmadan önce devretti, ne yapabilirim?

Diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerin değeri, edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği ve devrin zamanlaması delil olarak önem taşır.

Katılma alacağını bir kerede ödeyemeyen esnaf ne yapabilir?

Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa ödemelerin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir. Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürür ve gerekirse güvence istenebilir (TMK m. 239).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 220, 222, 223, 225, 229, 230, 231, 232, 235, 236, 239
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266, 281, 282
  • 4722 sayılı Kanun m. 10
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler