Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Engelli Eşin Yoksulluk Nafakası ve Bakım Giderleri Nasıl Değerlendirilir?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanmada engelli eşin yoksulluk nafakası, kusur şartı, çalışamama ve bakım ihtiyacı, toptan veya irat ödeme ile nafakanın değişmesi hakkında kanuni çerçeve.

Kısaca

  • Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan tarafa, karşı tarafın malî gücü oranında verilir (TMK m. 175).
  • Engelli olmak nafakayı kendiliğinden doğurmaz; çalışabilme durumu, bakım ihtiyacı ve gelirler birlikte değerlendirilir.
  • Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; ancak nafaka isteyen tarafın kusuru, karşı tarafınkinden daha ağır olmamalıdır.
  • Nafaka toptan ya da irat biçiminde ödenebilir; irat nafakası alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesiyle mahkeme kararıyla sona erer (TMK m. 176).

Engelli bir eşin boşanmada yoksulluk nafakası alıp alamayacağı, kanunda iki ölçüte bağlıdır: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak ve kusurunun karşı tarafınkinden daha ağır olmamak (TMK m. 175). Engelli olmak bu iki ölçütü ne kendiliğinden sağlar ne de ortadan kaldırır. Engellilik, çalışabilme gücü ve bakım ihtiyacı üzerinden yoksulluğun boyutunu etkileyen güçlü bir veridir; nafakanın kendisini ise yoksulluk, kusur ve karşı tarafın malî gücü belirler.

Önce nafakanın kanuni çerçevesini, sonra engelli eşin durumunda hâkimin neyi tarttığını, en sonunda nafakanın ödenme biçimini ve sonradan değişmesini anlatıyorum.

Yoksulluk nafakası ne demektir?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Üç unsur birlikte aranır: boşanma sonucu yoksulluğa düşme, nafaka isteyen tarafın kusurunun diğer taraftan ağır olmaması ve karşı tarafın ödeme gücü.

Kanun “yoksulluk” kavramını sayısal bir ölçüyle tanımlamaz; yoksulluğun varlığı ve ödeme gücü hâkimin takdirinde ölçülür. Bunun için çalışma gücü, geliri, mal varlığı ve giderleri bir arada incelenir. Genel çerçeve için yoksulluk nafakası şartları yazısına bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi kararı ne değiştirdi?

Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden kalkmaz. Nafaka kurumu da ortadan kaldırılmış değildir. Kararın pratikte ne anlam taşıdığı, yasama organının yapacağı düzenlemeye göre netleşecektir. Konuyu ayrıca süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısında ele aldım.

Engelli eş açısından yoksulluk nasıl anlaşılır?

Hâkimin engelli eşin durumunu değerlendirirken baktığı noktaları şöyle sıralayabilirim:

  • Engelin çalışma gücünü ne ölçüde etkilediği (sağlık kurulu raporu, çalışma kaydı),
  • Eşin başka bir geliri olup olmadığı (maaş, aylık, kira, ticari kazanç),
  • Bakım ve tedavi için kalıcı gider çıkıp çıkmadığı,
  • Kiracı ya da malik olunan konutun durumu ve barınma ihtiyacı,
  • Çocukların bakımına katkı yapma durumu.

Bu kalemler birbirini tamamlar. Çalışamayan, geliri olmayan ve düzenli bakım gerektiren bir eşin yoksulluğa düşeceği daha kolay gösterilebilir. Engelli olmasına rağmen çalışan, düzenli geliri ve mal varlığı olan bir eş için ise yoksulluk daha zor ispat edilir. Yani engellilik rapor derecesi kadar, o kişinin ekonomik gerçeği de belirleyicidir.

Kusur şartı engelli eşi nasıl etkiler?

Kusuru daha ağır olan taraf yoksulluk nafakası isteyemez. Burada iki noktayı karıştırmamak gerekir. Birincisi, engellilik kusur sayılmaz. İkincisi, engelli eş evlilik içinde kusurlu davranmışsa bu davranışlar kusur hesabına girer. Hâkim, her iki tarafın boşanmaya yol açan davranışlarını karşılaştırır; ancak nafaka isteyen eşin kusuru karşı tarafınkinden daha ağırsa nafaka reddedilir.

Eşit kusurlu eşlerin durumu da uygulamada tartışılan bir konudur. Bu konuya eşit kusurlu eşin tazminat ve nafaka hakkı yazısında ayrıca değindim. Kusurun nasıl ispatlandığı için boşanmada kusur nasıl belirlenir başlığına bakabilirsiniz.

Nafaka nasıl ödenir: toptan mı, aylık mı?

Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat ise irat biçiminde ödenemez (TMK m. 176/1-2). Engelli eş için irat, yani aylık ödeme çoğu zaman düzenli geçim güvencesi açısından anlam taşır. Toptan ödeme ise bir defalık bir bedel anlamına gelir; bu bedelin yeterli olup olmayacağı, hastalığın veya engelin ilerleyen yıllardaki seyri gibi belirsizlikler yüzünden ayrıca düşünülmelidir. Toptan ödeme seçeneği için toptan nafaka ödemesi yazısına bakabilirsiniz.

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176/3). Yani engelli eşin nafakası, yeni bir birliktelik ya da gelir artışı durumunda tartışmaya açılabilir.

Nafaka sonradan artırılır veya azaltılır mı?

Tarafların malî durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m. 176/4). Engelli eşin tedavi masrafları artmışsa ya da yükümlünün geliri belirgin biçimde yükselmişse, nafaka artırım davası açılabilir. Tersine, yükümlünün durumu kötüleşmişse indirim talep edilebilir. Hâkim ayrıca, istem hâlinde, gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre nafakanın ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m. 176/5). Bu süreçler için nafaka artırım davası ve nafaka indirim ve kaldırma davası yazılarına bakabilirsiniz.

Maddi ve manevi tazminat engelli eş için gündeme gelir mi?

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olandan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Engelli eşe yönelik aşağılama, bakımsızlık ya da onur kırıcı tavır varsa, kişilik hakkı saldırısı olarak manevi tazminat talebi mümkün olur. Tazminat ile nafaka birbirinden bağımsız taleplerdir; ikisi de boşanma davasında ya da boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla ileri sürülebilir (TMK m. 178). Tazminatın ayrıntıları için boşanmada maddi tazminat ve boşanmada manevi tazminat yazılarına bakabilirsiniz.

Nafaka talebi davada nasıl ileri sürülür?

Yoksulluk nafakası talebi çoğunlukla boşanma dilekçesinde yer alır. Talebin yalnızca “nafaka istiyorum” biçiminde değil, yoksulluğu gösteren olgularla kurulması gerekir: çalışamama, bakım ihtiyacı, gelirsizlik, barınma durumu. Dilekçeye eklenecek engelli sağlık kurulu raporu, hekim raporları, bakıcı ya da ilaç giderlerine ilişkin belgeler, gelir yokluğunu gösteren kayıtlar hâkimin ihtiyacı görmesini kolaylaştırır. Karşı tarafın gelirini bilmiyorsanız, mahkemeden ilgili kurum ve kuruluşlara yazı yazılmasını isteyebilirsiniz.

Dava devam ederken engelli eşin geçimi için ayrıca tedbir nafakası talep edilebilir. Hâkim boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri, özellikle eşlerin barınmasına ve geçimine ilişkin olanları kendiliğinden alır (TMK m. 169). Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası farklı aşamalara ait farklı kurumlardır; ikincisi boşanma hükmüyle birlikte gündeme gelir. Aradaki farkı tedbir nafakası nedir yazısında bulabilirsiniz.

Ortak çocuk engelliyse nafaka hesabı değişir mi?

Çocuk engelliyse bakım ve eğitim gideri ayrı bir başlık olarak öne çıkar. Mahkeme, velayeti kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasına hükmeder (TMK m. 182). Bu katkı payı yoksulluk nafakasından ayrıdır; çocuk için istenen nafaka çocuğun ihtiyacına, eşin kendisi için istediği nafaka ise o eşin yoksulluğuna dayanır. Ana ve babanın çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel engelli olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun genel ve mesleki bir eğitim sağlama borcu da ayrıca vardır (TMK m. 340). Bu ayrım dosyada karıştırılmamalıdır. Çocuk için ayrı bir nafaka türünü iştirak nafakası nedir yazısında bulabilirsiniz.

Nafaka ödenmezse engelli eş ne yapabilir?

Hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde alacaklı, nafaka alacağını takip yoluyla tahsile çalışabilir. Alacağın tahsil yolları, maaş haczi ve mal varlığı araştırması gibi seçenekler ayrı başlıklarda anlatılmıştır; bkz. boşanmada tazminat ve nafaka alacağının tahsili. Engelli eş için düzenli ödemenin aksaması günlük bakımı doğrudan etkileyeceğinden, ilk gecikmede bile zaman kaybetmeden harekete geçmek yerinde olur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerden biri yıllar önce geçirdiği bir kaza sonrası kısmen felçli ve çalışamıyor. Diğer eş düzenli maaş alıyor. Evlilikte iki tarafın da kusurlu davrandığı bazı olaylar var: karşılıklı sert sözler, bir dönem ayrı yaşama. Boşanma davası açılıyor ve engelli eş yoksulluk nafakası talep ediyor.

Hâkim önce hangi tarafın evlilik içinde ne tür kusurlu davranışlarda bulunduğunu, bu kusurların hangisinin daha ağır olduğunu inceler. Ardından engelli eşin çalışma gücünü, bakım ihtiyacını, başka gelirini ve karşı tarafın maaşıyla ödeme gücünü tartar. Nafakanın var olup olmadığı ve miktarı bu iki ölçüt birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu örnekte sonucun ne olacağı söylenemez; çünkü dosyanın kusur dağılımı ve gelir belgeleri sonucu belirler.

Sık yapılan hatalar

Engelli raporunu dosyaya sunup sağlık giderlerini belgelememek en sık hatadır; mahkeme genel bir bakım ihtiyacını değil, belgeli ve düzenli kalemleri tartar. İkinci hata, nafaka talebini boşanma davasında hiç ileri sürmemek ve sonradan ayrı bir dava hakkının kaybolduğunu fark etmektir. Boşanmadan doğan dava haklarında süre, boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıldır (TMK m. 178); bu süre ve istisnaları için boşanma sonrası nafaka davası ve zamanaşımı yazısına bakınız. Üçüncüsü, gelir durumunu eksik ya da hatalı anlatmaktır; karşı taraf kayıtlardan çelişkiyi bulur ve güvenilirlik zarar görür.

Engelli eşin nafaka hakkını planlarken

Nafaka, boşanmanın en uzun etkili sonuçlarından biridir. Hangi talebin, hangi belgeyle, hangi aşamada ileri sürüleceği dosyaya göre değişir. Kendi durumunuzu anlatarak telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; bilgiler için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz. Büronun çalışma alanlarını aile hukuku sayfasında bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Engelli eş boşanınca otomatik olarak nafaka alır mı?

Hayır. Yoksulluk nafakası için boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek ve nafaka isteyen tarafın kusurunun karşı tarafınkinden daha ağır olmaması gerekir (TMK m. 175). Engellilik, çalışabilme gücünü ve bakım ihtiyacını etkilediği için yoksulluğun belirlenmesinde önemli bir veridir, ancak tek başına yeterli değildir.

Engelli eşin kusuru nafakayı engeller mi?

Engellilik kusur sayılmaz. Nafaka isteyen tarafın kusuru, karşı tarafın kusurundan daha ağır olursa nafaka hakkı doğmaz. Kusur, evlilik içindeki davranışlardan doğar; hangisinin daha ağır olduğu dosyadaki delillerle belirlenir.

Nafaka ömür boyu sürer mi?

Kanundaki ifade 'süresiz' olmakla birlikte irat nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m. 176). Anayasa Mahkemesi 'süresiz olarak' ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır ve kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz.

Bakım giderleri nafakaya dahil midir?

Yoksulluk nafakası geçim içindir. Bakıcı, ilaç ve tedavi gibi kalemler, yoksulluğun ve ihtiyacın boyutunu belirlerken değerlendirilebilir. Hâkimin bunları ne ölçüde hesaba katacağı belgelere ve dosyanın bütününe bağlıdır.

Nafaka tutarı sonradan artırılabilir mi?

Tarafların malî durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde irat biçiminde ödenen nafakanın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m. 176/4). Bunun için yeni bir dava gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 169, 174, 175, 176, 178, 182, 340
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler