Aile Hukuku ve Boşanma

Eşi Kısıtlı Olan Kişi Boşanma Davasını Kime Karşı Açar? Tebligat ve Temsil

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Eşiniz vesayet altındaysa boşanma davası kısıtlı eşe karşı açılır; davalı vasisi veya kayyımı aracılığıyla temsil edilir, tebligat da temsilciye çıkarılır.

Kısaca

  • Boşanma davası kısıtlı eşin kendisine karşı açılır; kısıtlı davada kanuni temsilcisi vasisi tarafından temsil edilir (HMK m. 52).
  • Vasi davacı eşin kendisi ise çıkar çatışması vardır; bu durumda vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m. 426/2).
  • Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168); vesayet altındakinin yerleşim yeri vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK m. 21/2).
  • Mahkeme, taraf ve dava ehliyetini ve temsilcinin niteliğini kendiliğinden araştırır; eksik giderilmezse dava usulden reddedilebilir (HMK m. 114, 115).

Eşiniz vesayet altındaysa boşanma davasını yine eşinize karşı açarsınız. Fark, davada onu kimin temsil edeceğindedir: kısıtlı kişi davada kanuni temsilcisi, yani vasisi tarafından temsil edilir (HMK m. 52). Dava dilekçesinde davalı olarak eşinizi, temsilcisi olarak da vasisini göstermeniz gerekir. Vasi sizseniz, kısıtlı eşin temsili için vesayet makamının atayacağı temsil kayyımı devreye girer (TMK m. 426/2).

Bu yazı davayı açma tarafındaki kişiye, yani sağlıklı ya da kısıtlı olmayan eşe seslenir. Kısıtlı eşin kendisinin dava açıp açamayacağı sorusunu kısıtlı eşin boşanma davası açması yazısında ele aldım; burada ise davalı konumundaki kısıtlı eşle yargılamanın nasıl yürüdüğünü anlatıyorum.

Davalı kimdir, temsilci kimdir?

Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan davada taraf ehliyetine de sahiptir (HMK m. 50). Dava ehliyeti ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (HMK m. 51). Kısıtlının fiil ehliyeti yoktur (TMK m. 14). Bu yüzden medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilir (HMK m. 52). Vasi, kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448). Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda kendi iradesi de ayrıca önem taşıyabilir (TMK m. 16); bu yön için kısıtlı eşin kendisinin dava açmasını anlatan yazıya bakabilirsiniz.

Dilekçede şu bilgilere yer verilir: davalı olarak kısıtlı eşin adı ve kimlik bilgileri, temsilci olarak vasisinin adı, kimliği ve adresi. Vasinin kim olduğunu vesayet makamı kararından, mahkeme ilamından ya da nüfus kayıtlarından öğrenebilirsiniz. Bilgilere ulaşamıyorsanız mahkemeden ilgili vesayet dosyasının getirtilmesini isteyebilirsiniz.

Vasi sizseniz ne olur?

En sorunlu dosyalar, davacı eşin aynı zamanda kısıtlı eşin vasisi olduğu dosyalardır. Medeni Kanun, vesayet makamının haklı sebepler engel olmadıkça kısıtlanacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atayacağını söyler (TMK m. 414). Dolayısıyla eş vasi olarak atanmış olabilir. Boşanma davasında eşler birbirinin karşısında yer alır; vasi olan eşin davalı konumundaki kısıtlı eşi bu davada temsil etmesi ise menfaat çatışması yüzünden uygun değildir.

Kanun bu çatışmayı açık biçimde düzenlemiştir: bir işte yasal temsilcinin menfaati ile kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya kendiliğinden temsil kayyımı atar (TMK m. 426/2). Dava açmadan önce vesayet makamına başvurarak kısıtlı eşi dava boyunca temsil edecek bir kayyım atanmasını istemek yerinde olur. Temsil eksikliği giderilebilecek nitelikteyse mahkeme bunun tamamlanması için kesin süre verir (HMK m. 115/2). Vasilik görevi ve sorumlulukları için vasinin görev ve sorumlulukları yazısına bakabilirsiniz.

Hangi mahkeme yetkilidir?

Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK m. 19). Kısıtlı eş bakımından özel bir kural vardır: vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK m. 21/2).

Bir bakım kurumuna yerleştirilen kısıtlı için ayrıca TMK m. 22 önem taşır: eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz. Bakım evinde yaşayan kısıtlı eşin davasında yetki hesaplanırken bakım evinin bulunduğu yer, kendiliğinden yerleşim yeri sayılmaz. Bu nedenle dilekçede yetki gerekçesini, hangi yerleşim yeri veya son altı aylık ortak ikamet bilgisine dayandığınızı açıkça yazmanız yerinde olur. Genel ilkeler için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısına bakabilirsiniz.

Tebligat kime ve nereye yapılır?

Davalı konumundaki kısıtlı eş davada vasisi tarafından temsil edildiği için (HMK m. 52), tebligat işlemleri de bu temsil ilişkisine göre yürütülür. Kanuni temsilcisi bulunanlara yapılacak tebligat, kanun bizzat kendilerine yapılmasını gerektirmedikçe bu temsilcilere yapılır (Tebligat Kanunu m. 11). Önemli olan, mahkemeye hem kısıtlı eşin hem vasinin güncel adresini eksiksiz bildirmenizdir. Adres yanlışsa tebligat yapılamaz, dosya haftalarca ilerlemez.

Bir de kısıtlı eşin bir kurumda yaşadığı durum vardır. Kurumda yaşayan kısıtlı eşin kurum adresini ve vasinin adresini ayrı ayrı bildirmek gerekir. Adresleri mahkemeye doğru ve eksiksiz bildirmek, tebligat sorunlarını ve usulsüzlük itirazlarını en baştan önler.

Dava şartları ve eksiklerin giderilmesi

Taraf ve dava ehliyeti ile kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-d). Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; dava şartı noksanlığı giderilebiliyorsa, tamamlanması için kesin süre verir. Süre içinde giderilmezse dava usulden reddedilir (HMK m. 115).

Bir başka kritik konu izin belgesidir. Vasinin davayı sürdürmesi vesayet makamının iznine bağlıysa izin belgesi cevap dilekçesiyle birlikte mahkemeye verilir; aksi takdirde vasi dava açamaz ve yargılamayla ilgili işlem yapamaz (HMK m. 54). Vasinin dava açma ve sulh olma gibi işlemleri vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462/8). Boşanma davası kısıtlı eş için kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğinde olduğundan ayrıntı dosyaya göre ayrıca değerlendirilir.

Eşiniz kısıtlı değil ama durumu kavrayamıyorsa

Eşiniz hakkında kısıtlama kararı olmayabilir, ama akıl sağlığı sebebiyle davayı anlayacak durumda olmayabilir. Bu durumda iki yol açılır. Birincisi, kısıtlama talebi: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyacı olan ergin kısıtlanır (TMK m. 405). Taraflardan birinin vesayet altına alınması talebi mahkemece uygun bulunursa kesin karar verilinceye kadar yargılama ertelenebilir (HMK m. 56/1). İkincisi, kısıtlamaya gerek duyulmayan ama ivedi bir işini kendisi göremeyecek hâlde olan kişi için temsil kayyımı (TMK m. 426/1) ya da, kısıtlama sebebi yeterli bulunmayan hâllerde yasal danışman (TMK m. 429) gündeme gelebilir. Bunlardan hangisinin uygulanacağını vesayet makamı belirler.

Akıl hastalığı sebebiyle açılacak özel boşanma davasında hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir (TMK m. 165). Bu özel sebep hakkında akıl hastalığı nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz; temsil ve tebligat tarafı için ise akıl hastası eşe karşı boşanma davası yazısına göz atabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma mümkün mü?

Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurmasıyla ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3). Kısıtlı eş için hâkimin iradeyi nasıl değerlendireceği ayırt etme gücüne bağlıdır. Eşin ayırt etme gücü yoksa kabul beyanı hukuki sonuç doğurmayabilir; bu yüzden anlaşmalı yol bu dosyalarda ek inceleme gerektirebilir.

Dava sürerken kısıtlı eşin bakımı ve geçimi

Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Davalı eşin kısıtlı olması bu önlemleri ortadan kaldırmaz; tersine, bakım ve geçim ihtiyacı daha belirgin hâle gelebilir. Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür (TMK m. 447). Kısıtlının görüşünü oluşturma ve açıklama yeteneği varsa vasi, önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü almak zorundadır (TMK m. 450). Bu hükümler, dava sürecinde kısıtlı eşin kendi tercihlerinin tamamen dışarıda bırakılamayacağını gösterir.

Pratikte davacı eş olarak sizden beklenen, tedbir taleplerinde kısıtlı eşin güncel yaşam koşullarını doğru anlatmaktır: nerede kaldığı, kimin baktığı, hangi gelirle geçindiği. Geçici önlemler hakkında genel bilgi için boşanma davasında geçici önlemler yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Eşlerden biri ağır bir zihinsel hastalık sebebiyle kısıtlanmış, vasi olarak ağabeyi atanmış. Diğer eş boşanmak istiyor ve dava açıyor. Dilekçede davalı olarak kısıtlı eş, temsilcisi olarak ağabey gösteriliyor.

Mahkeme önce davalının temsil durumunu inceler. Ağabeyin davacı eşle bir çıkar çatışması olmadığını görürse yargılama onun temsiliyle devam eder. Çatışma varsa vesayet makamından kayyım atanmasını ister. Tebligat vasiye çıkarılır. Mahkeme kısıtlı eşin sağlık durumuna ilişkin rapor isteyebilir. Bu aşamadan sonra olaylar ve deliller değerlendirilir. Dosyanın nasıl sonuçlanacağı, delillerin içeriğine ve tarafların durumuna göre değişir.

Sık yapılan hatalar

Dilekçede vasiyi hiç göstermemek ve davayı yalnızca kısıtlı eşe karşı açmak, temsil eksikliğinden dolayı dava şartı noksanlığına yol açabilir. İkinci hata, eşinin vasi olduğunu bilerek çıkar çatışması konusunda vesayet makamına başvurmamaktır. Üçüncüsü, kısıtlı eşin adresi ile vasinin adresini karıştırıp tebligatı yanlış adrese çıkarmaktır. Dördüncüsü de izin belgelerinin gerekip gerekmediğini araştırmamaktır; eksiklikler dosyayı haftalarca bekletebilir. Kısıtlama kararının kapsamını önceden mahkemeden ya da vesayet dosyasından öğrenmek bu hataların birçoğunu önler.

Eşi kısıtlı olan kişi için ilk adım

Eşi kısıtlı olan kişinin açacağı boşanma davası; vesayet dosyası, vasi bilgisi, sağlık raporları ve yetki hesabı gibi birçok ayrıntıyı içerir. Kendi durumunuzu anlatarak telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; bilgiler için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz. Büronun çalışma alanlarını aile hukuku sayfasında bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim kısıtlıysa dava vasisine mi açılır?

Dava, kısıtlı eşin kendisine karşı açılır; davada o, kanuni temsilcisi olan vasisi tarafından temsil edilir (HMK m. 52). Dilekçede davalı olarak eşinizi, temsilcisi olarak vasisini göstermeniz gerekir.

Vasi benim kendi akrabam veya ben isem ne yapılır?

Davacı eş aynı zamanda vasi ise kısıtlıyla menfaat çatışması vardır. Vesayet makamı bu durumda temsil kayyımı atar (TMK m. 426/2). Davaya, atanan kayyım davalıyı temsil ederek katılır.

Kısıtlı eşin adresi bir bakım evi ise tebligat nereye yapılır?

Eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulmak yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (TMK m. 22). Kanuni temsilcisi bulunan kişiye yapılacak tebligat, kanun bizzat kendisine yapılmasını gerektirmedikçe temsilcisine yapılır (Tebligat Kanunu m. 11). Sizin göreviniz, kısıtlı eşin ve vasisinin adresini mahkemeye doğru bildirmektir.

Eşim kısıtlı değil ama kendi durumunu kavrayamıyor, ne yapılır?

Önce kısıtlama kararı alınıp alınmadığına bakılır. Karar yoksa eşinizin kısıtlanması talebi gündeme gelebilir; böyle bir talep mahkemece uygun bulunursa kesin karar verilinceye kadar yargılama ertelenebilir (HMK m. 56/1). Ayrıca TMK m. 165 uyarınca akıl hastalığı sebebi de gündeme gelebilir.

Anlaşmalı boşanma kısıtlı eşle yapılabilir mi?

Anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır (TMK m. 166/3). Kısıtlı eşin ayırt etme gücü bu aşamada incelenir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 14, 16, 19, 21, 22, 165, 166, 168, 169, 405, 414, 426, 429, 447, 448, 450, 462
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 50, 51, 52, 54, 56, 114, 115
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 11
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler