İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekillerinin işe iade ve iş güvencesi hükümlerinden hangi ölçüde muaf tutulduğu bu yazıda inceleniyor.
Kısaca
- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları iş güvencesi hükümleri dışındadır.
- İşyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işe alma-çıkarma yetkisi olan işveren vekilleri de aynı istisna kapsamındadır.
- Bu kişiler için işe iade davası, geçersiz fesih tazminatı ve savunma alınmadan fesih yasağı uygulanmaz.
- İstisna dar yorumlanır; sadece unvan değil fiilen kullanılan yetkinin kapsamı belirleyicidir.
- İş güvencesi dışında kalan işveren vekili de kıdem ve ihbar tazminatı haklarını korur.
İş güvencesi hükümleri, işçileri keyfi fesihlere karşı korumak amacıyla getirilmiştir; ancak kanun, işletmeyi fiilen yöneten üst düzey yöneticileri bu korumanın dışında tutmuştur. Bu yazıda işveren vekilinin iş güvencesi dışında kalma koşullarını inceliyoruz.
İstisnanın Yasal Dayanağı
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin son fıkrasına göre, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında, iş güvencesine ilişkin 18, 19, 21 ve 25. maddenin son fıkrası hükümleri uygulanmaz. Bu düzenlemenin amacı, işvereni fiilen temsil eden ve onun adına karar alma yetkisine sahip kişilerin, aynı zamanda işveren karşısında iş güvencesi talep etmesinin çelişkili bir durum yaratacağı düşüncesidir; zira bu kişiler zaten işveren adına fesih kararları alabilen konumdadır.
İstisna Kapsamına Giren İki Grup
Kanun, istisnayı iki ayrı işveren vekili tipi için düzenlemiştir:
- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları: Genellikle holding veya şirketler topluluğu düzeyinde, birden fazla işyerini kapsayan işletmenin tümünü yöneten üst düzey yöneticiler (genel müdür, icra kurulu üyeleri gibi) bu kapsama girer.
- İşyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işe alma-çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri: Tek bir işyerinin tümünü fiilen yöneten ve aynı zamanda personel alım-çıkarım kararlarını verme yetkisine sahip yöneticiler (örneğin fabrika müdürü, şube müdürü) bu kapsamda değerlendirilebilir.
Her iki grupta da belirleyici unsur, kişinin unvanı değil, fiilen kullandığı yönetim ve karar alma yetkisinin kapsamıdır.
Unvanın Değil, Fiilen Kullanılan Yetkinin Belirleyici Olması
Uygulamada mahkemeler, bir çalışanın “müdür”, “genel müdür yardımcısı” gibi bir unvana sahip olmasının tek başına iş güvencesi dışında kalması için yeterli olmadığını, kişinin fiilen işletmenin veya işyerinin bütününü sevk ve idare edip etmediğinin ve işe alma-çıkarma konusunda gerçek bir karar yetkisine sahip olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul eder. Örneğin unvanı “İnsan Kaynakları Müdürü” olan ancak nihai işe alım-çıkarım kararlarını üst yönetime danışmadan veremeyen bir çalışan, bu istisna kapsamında değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle istisna dar ve somut olay bazında yorumlanır.
İstisnanın Sonuçları: Hangi Haklar Kullanılamaz
İş güvencesi dışında kalan işveren vekili için:
- İşe iade davası açma imkânı bulunmaz (m. 18-21),
- Fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebep gösterilmesi zorunluluğu (m. 19) uygulanmaz,
- Savunma alınmadan davranış veya verim nedeniyle fesih yasağı (m. 19 ikinci fıkra) uygulanmaz,
- Hastalık nedeniyle bekleme süresi sonunda fesihte işe iade güvencesi (m. 25 son fıkra) uygulanmaz.
İstisna Kapsamında Olsa da Korunan Haklar
Bu istisna yalnızca iş güvencesi (işe iade) mekanizmasını dışlar; işveren vekilinin diğer işçilik hakları etkilenmez. Buna göre işveren vekili de:
- Kıdem tazminatına (şartları oluşmuşsa) hak kazanır,
- İhbar tazminatı talep edebilir,
- Kötü niyetli fesih halinde kötü niyet tazminatı isteyebilir,
- Ayrımcılık yasağına aykırı fesih halinde ayrımcılık tazminatı talep edebilir,
- Ödenmemiş ücret, prim, yıllık izin ücreti gibi genel işçilik alacaklarını dava veya arabuluculuk yoluyla isteyebilir.
Sendikal Fesih İddiasının Durumu
İşveren vekili konumundaki bir çalışanın sendikal faaliyet nedeniyle feshedildiğini iddia etmesi halinde, iş güvencesi istisnası sendikal tazminat talebini otomatik olarak engellemez; 6356 sayılı Kanun’daki sendikal tazminat, iş güvencesi kapsamındaki işe iade mekanizmasından ayrı bir düzenlemedir. Ancak işveren vekili statüsündeki bir kişinin sendika üyesi olup olamayacağı ayrı bir tartışma konusu olduğundan, somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılmalıdır.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek, kuralların işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve gerçek bir dosyaya dayanmaz. Bir şirketin genel müdürü, şirketin tüm operasyonel kararlarını (bütçe, personel alımı ve çıkarımı dahil) bağımsız biçimde vermekte iken görevine son verilir. Genel müdür işe iade davası açar; ancak mahkeme, kendisinin işletmenin bütününü fiilen sevk ve idare ettiğini ve işe alma-çıkarma yetkisine sahip olduğunu tespit ederek işe iade talebini reddeder. Buna karşın genel müdürün kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ayrıca değerlendirilir.
İspat Yükü Kimdedir?
Bir çalışanın işveren vekili istisnası kapsamına girip girmediği konusunda uyuşmazlık çıkarsa, bu istisnadan yararlanmak isteyen taraf (genellikle işveren), çalışanın fiilen işletmenin veya işyerinin bütününü sevk ve idare ettiğini ve işe alma-çıkarma yetkisine sahip olduğunu somut belgelerle (organizasyon şeması, imza sirküleri, yetki belgesi, iç yönetmelik) ispatlamak zorundadır. Bu ispat sağlanamazsa, çalışan iş güvencesi kapsamında değerlendirilmeye devam eder.
Orta Kademe Yöneticilerin Durumu
Uygulamada en çok tartışma yaratan konu, orta kademe yöneticilerin bu istisna kapsamına girip girmediğidir. Bir departman müdürünün yalnızca kendi biriminin işleyişinden sorumlu olması ve nihai personel kararlarını üst yönetime danışması gerekiyorsa, bu kişi “işyerinin bütününü sevk ve idare eden” kişi sayılmaz ve iş güvencesinden yararlanmaya devam eder. İstisna, gerçekten işletmenin veya işyerinin tümü üzerinde bağımsız karar yetkisine sahip en üst düzey yöneticilerle sınırlıdır.
Pratik Öneriler
- Üst düzey bir yönetici pozisyonundaysanız, iş sözleşmenizde ve görev tanımınızda yetkilerinizin kapsamının nasıl tanımlandığını inceleyin.
- İşten çıkarıldıysanız, işletmenin veya işyerinin bütününü fiilen yönetip yönetmediğinizi somut örneklerle değerlendirin.
- İş güvencesi kapsamı dışında kalsanız dahi, kıdem, ihbar ve diğer tazminat haklarınızı talep etmeyi ihmal etmeyin.
Şirketler Topluluğunda Yönetici Konumunun Değerlendirilmesi
Bir şirketler topluluğu bünyesinde birden fazla şirkette görev alan üst düzey yöneticilerin durumu, her bir şirket özelinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir; bir şirkette işletmenin bütününü yöneten bir kişi, topluluk bünyesindeki başka bir şirkette aynı yetkiye sahip olmayabilir. Bu nedenle istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı, kişinin fesih anında hangi şirkette hangi yetkiyle görev yaptığına bağlı olarak değerlendirilir.
Sonuç
İşveren vekilinin iş güvencesi dışında kalması, yalnızca unvana değil fiilen kullanılan yönetim yetkisine bağlı istisnai bir durumdur ve dar yorumlanır. Bu konumdaki çalışanların diğer işçilik hakları saklıdır. Durumunuzun değerlendirilmesi için iş hukuku hizmetlerimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Genel müdür veya fabrika müdürü her zaman iş güvencesi dışında mıdır?
Sadece unvan yeterli değildir. Belirleyici olan, kişinin işletmenin veya işyerinin bütününü fiilen sevk ve idare etmesi ve işçiyi işe alma-işten çıkarma yetkisine sahip olmasıdır. Unvanı 'müdür' olsa da bu yetkileri fiilen kullanmayan bir çalışan iş güvencesinden yararlanmaya devam eder.
İş güvencesi dışında kalan işveren vekili işe iade davası açabilir mi?
Hayır. İş Kanunu m. 18’in son fıkrası, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işe alma-çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında m. 18, 19, 21 ve 25’in son fıkrasının uygulanmayacağını düzenler; bu kişiler işe iade davası açamaz.
İş güvencesi dışında kalan kişi hiçbir koruma olmadan mı işten çıkarılır?
Hayır. Bu kişiler iş güvencesi (işe iade) hükümlerinden yararlanamasa da, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve ayrımcılık tazminatı gibi genel işçilik haklarından yararlanmaya devam eder.
Bu istisna sadece büyük şirketlerde mi uygulanır?
Hayır, işletme büyüklüğünden bağımsız olarak, kişinin fiilen kullandığı yetkinin kapsamı esas alınır; küçük bir işyerinde de işletmenin bütününü fiilen sevk ve idare eden bir yönetici bu istisna kapsamına girebilir.
Dayanak mevzuat
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 18
İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.