Aile Hukuku ve Boşanma

Küçük Yaşta Evlenen Eş Boşanma Davasını Kendisi Açabilir mi? Evlenmekle Erginlik

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Hâkim izniyle küçük yaşta evlenen eş evlenmekle ergin olur. Boşanma davasını yasal temsilci olmadan açabilir; erginliğin devamı ve dava süreci anlatılıyor.

Kısaca

  • Evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m. 11/2); bu nedenle on sekiz yaşından önce usulüne uygun evlenen eş boşanma davasını yasal temsilcisi olmadan kendisi açabilir.
  • Dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (HMK m. 51); evlenmekle ergin olan eşin dava ehliyeti vardır.
  • On yedi yaşını doldurmayan evlenemez; olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını dolduran için hâkim izin verebilir (TMK m. 124).
  • Kanun kadının evlenmeyle kazandığı kişisel durumu boşanmada koruduğunu açıkça yazar (TMK m. 173); erginliğin boşanmadan sonra sürdüğü yaygın biçimde kabul edilir.
  • Davaya yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).

Genç yaşta evlenen biri, evliliğin işlemediğini fark ettiğinde sorar: “Henüz reşit değilim, boşanmak için ailemin imzasına ihtiyacım var mı?” Cevap çoğu zaman beklenenin tersidir. Medeni Kanun’a göre evlenme kişiyi ergin kılar. Bu nedenle on sekiz yaşını doldurmadan, hâkim izniyle ya da yasal temsilcisinin izniyle usulüne uygun evlenen kişi, boşanma davasını kendi adına açabilir; anne babasının ya da vasisinin davaya katılması gerekmez. Dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlendiğinden, evlenmekle ergin olan eşin bu ehliyeti vardır.

Evlenmek neden kişiyi ergin kılar?

TMK m. 11, erginliğin on sekiz yaşın doldurulmasıyla başladığını söyler ve hemen ardından “Evlenme kişiyi ergin kılar” diye ekler. Kanunun mantığı şudur: evlilik, eşlerin kendi hayatlarını kurmaları ve karar vermeleri anlamına gelir. Eşlerden biri hâlâ velayet ya da vesayet altındaymış gibi davranılırsa, evlilik birliğinin yönetimi ve çocukların bakımı gibi sorumluluklar yerine getirilemez.

Erginlik ile ilgili ayrı bir yol daha vardır: on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m. 12). Bu, evlenmeyle ilgisi olmayan bir karardır. Ayrıntısı için ergin kılınma kararı nasıl alınır yazısına bakabilirsiniz. Burada ele aldığımız konu ise evlenmekle kazanılan erginliktir.

Küçük yaşta evlenmenin kanundaki sınırları

On yedi yaşını doldurmadıkça kimse evlenemez. Ancak hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir; olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir (TMK m. 124). Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez (TMK m. 126); yasal temsilci haklı sebep olmaksızın izin vermiyorsa hâkim, yasal temsilciyi dinledikten sonra evlenmeye izin verebilir (TMK m. 128). Bu sınırlar evlenme yaşı yazısında ayrıntılı anlatılmıştır: evlenme yaşı ve hâkim izniyle evlilik.

Bu koşullara uyulmadan yapılan bir birliktelik, yani resmî evlenme olmaksızın yalnızca dini törenle başlayan birliktelik, medeni hukukta evlilik sayılmaz. Dini nikâhın hukuki sonuçları yazısında bu durumu ele aldık. Resmî evlilik yoksa boşanma davası da yoktur; bu durumda başka hukuki yollar gündeme gelir.

Boşanma davasını kim, nasıl açar?

Evlenmekle ergin olan eş, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmadığı sürece (TMK m. 10) boşanma davasını doğrudan kendi adına açar. HMK m. 51’e göre dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir; medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar ise davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilir (HMK m. 52). Evlenmekle ergin olan eşin kanuni temsilciye ihtiyacı yoktur. Dava şartları arasında tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları da sayılır (HMK m. 114); hâkim bu şartı davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK m. 115).

Dosyada evlenmenin usulüne uygun yapıldığını gösteren belgeler bulunur. Hâkim izniyle evlenme söz konusuysa bu karar, nüfus kaydı ve aile cüzdanıyla birlikte dosyaya sunulur. Eş ayrıca vekil de tutabilir; ergin olduğu için kendi adına vekâletname verebilir.

Yetki ve diğer usul konuları

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Gençler çoğu zaman evliliği terk edip ailenin yanına döndüğünden, hangi adresin dava açılacak yer olduğu sorusu sık gelir. Yerleşim yeri, kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK m. 19); geçici bir ziyaret yeri yerleşim yeri sayılmaz. Hangi mahkemenin yetkili olacağını belirlemeden dava açılırsa süre ve masraf kaybı yaşanabilir. Boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısı bu soruyu ayrıntılı anlatıyor.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m. 2, 4). Dava devam ederken hâkim, eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı ve korunması gibi konularda geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169); genç yaşta evlenmiş ve çocuğu olan bir eş için bu önlemler özellikle önem taşır.

Anlaşmalı boşanmada küçük yaşta evlenen eş

Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunu uygun bulması gerekir (TMK m. 166/3). Genç yaşta evlenen eşin kendi iradesiyle ve baskı altında kalmadan anlaşmaya varması bu şartın somut karşılığıdır. Özellikle evlilik aile baskısıyla yapılmışsa, hâkim anlaşma metnini ve tarafların beyanlarını bu gözle okuyabilir. Anlaşma şartlarının ayrıntısı için anlaşmalı boşanma şartları yazısına göz atabilirsiniz.

Boşandıktan sonra erginlik devam eder mi?

Bu sorunun cevabı kanun metninde açıkça yazılı değildir. Kanun, boşanma hâlinde kadının evlenme ile kazandığı kişisel durumunu koruduğunu belirtir (TMK m. 173/1); evlenmenin butlanına karar verilirse de evlenirken iyi niyetli eşin evlenmeyle kazandığı kişisel durumu koruyacağını söyler (TMK m. 158/1). Erginliğin boşanma ile sona ermediği, kazanılmış bir hukuki durum olarak devam ettiği öğretide ve uygulamada kabul edilmektedir. Başka bir ifadeyle, hâkim izniyle on altı yaşında evlenip yirmi yaşında boşanan kişi, boşandığı gün yeniden küçük sayılmaz. Bu kabulün istisnaları ve belirli işlemler bakımından getireceği sonuçlar için yine somut belgelerin incelenmesi gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Merve on yedi yaşını doldurduktan kısa süre sonra ailesinin izniyle evlenmiştir. Birkaç ay içinde evliliğin sürdürülemez hâle geldiğini düşünerek boşanmak istiyor ve henüz on sekiz yaşını doldurmadığı için ailesinin imzasına ihtiyaç duyup duymadığını soruyor. Merve evlenmekle ergin olduğundan davayı kendi adına açabilir. Eşinin evde yaşanan olaylara ilişkin suçlamaları varsa deliller dosyaya sunulur. Eğer çocukları da varsa, velayet ve bakım gibi konular ayrıca düzenlenir. Merve’nin ailesi mahkemede tanık olarak dinlenebilir, fakat dava sürecinde Merve adına karar veren kişiler değildir.

Çocuk varsa velayet ve bakım nasıl düzenlenir?

Genç yaşta evlenen çiftlerin çocuğu olması sık görülen bir tablodur. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada ise velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m. 336). Evlenmekle ergin olan ebeveynin bu hakları kullanabilmesi için yasal temsilcisinin onayına ihtiyaç yoktur. Boşanma kararı verilirken hâkim, ana ve babayı olanak bulundukça dinledikten sonra velayeti ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenler; velayeti almayan taraf çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182).

Burada genç yaşın tek başına belirleyici olmadığını vurgulamak gerekir. Hâkim ebeveynlerin yaşını değil, çocuğun bakımını fiilen kimin yürüttüğünü, barınma ve gelir imkânlarını, çocuğun yaşını ve ihtiyaçlarını, ayrıca ailelerin gerçek destek düzenini değerlendirir. Anne babasının yanına dönen genç ebeveynin, çocuğa kimin baktığı konusunda net bir anlatım sunması gerekir. Mesela çocuğun sağlık kayıtları, kreş veya okul belgeleri ve günlük bakımı gösteren tanık ifadeleri dosyada önem kazanır.

Tazminat, nafaka ve mal paylaşımı yaşa bağlı mıdır?

Hayır. Boşanmanın mali sonuçları evlenmekle ergin olan eş için de diğer eşlerle aynı kurallara bağlıdır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddî tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf, yoksulluk nafakası da isteyebilir (TMK m. 175). Mal rejiminde yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202); evlilik kısa sürmüşse tasfiye edilecek mal da az olabilir, ancak bu hak yine kaybolmaz. Eşlerin yaşının küçüklüğü, bu taleplerde ayrıca bir kayıp ya da avantaj doğurmaz.

Dava sürecinde dikkat edilecekler

Genç yaşta evlenen bir eş için bazı noktalar daha da önem kazanır. İlk olarak, evlenme sırasında yapılan işlemlerin belgelerinin saklanması gerekir: hâkim izin kararı, aile cüzdanı, nüfus kayıt örneği. İkincisi, evlilik iptali ihtimali de dikkate alınmalıdır. Küçük veya kısıtlı biri yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmişse, izni alınmayan yasal temsilci iptal davası açabilir; ancak evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurmuşsa, kısıtlı olmaktan çıkmışsa ya da kadın gebe kalmışsa iptale karar verilemez (TMK m. 153). Üçüncüsü, kendisinin veya bir yakınının hayatı, sağlığı ya da namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlikeyle korkutularak evlenmeye razı edilen eş iptal davası açabilir (TMK m. 151). Bu dava, korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 152); bu konuda evliliğin iptali (nisbî butlan) yazısı yol gösterir.

Dördüncüsü, çocukların velayeti ve bakımı konusunda hâkimin çocuğun yararına göre karar vereceğini bilmek gerekir. Velayet kime verilir yazısında tartılan etkenlere bakılırsa, genç yaş tek başına belirleyici bir olumsuzluk sayılmaz; ancak bakım imkânları, destek sistemi ve çocukla ilişkinin niteliği değerlendirilir. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Durumunuzu birlikte değerlendirelim

Küçük yaşta evlenmiş biri için boşanma süreci, aile desteği olmadan yürütüldüğünde yorucu olabilir. Hangi belgelerin gerektiği, hangi mahkemenin yetkili olduğu ve çocuklar varsa neler yapılacağı gibi sorular, dosyanızın ayrıntısına bağlıdır. Durumunuzu telefonla anlatmak ya da WhatsApp’tan yazmak için iletişim sayfasındaki numarayı kullanabilirsiniz. Büro, aile hukuku kapsamında dosyanızı inceleyip izlenecek yolu anlatır; süreci ve olası sonuçları dürüstçe açıklar, sonuç vaat etmez. Boşanma davasının genel adımlarını görmek için boşanma davası nasıl açılır yazısına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

On yedi yaşında evlenen kişi boşanma davasını anne babasının izni olmadan açabilir mi?

Evet. Evlenme kişiyi ergin kıldığından (TMK m. 11/2), usulüne uygun evlenen eş boşanma davasında kendi adına taraf olur. Dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine bağlıdır (HMK m. 51) ve evlenmekle ergin olan kişide bu ehliyet vardır.

Evlilik sona erince erginlik de sona erer mi?

Kanunda bu yönde bir düzenleme yoktur. Kadının evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu boşanmada koruduğu açıkça yazılıdır (TMK m. 173); erginliğin boşanma sonrası da devam ettiği öğretide ve uygulamada kabul edilir. Dosyanıza ilişkin kesin değerlendirme için belgelerinizi inceletmeniz gerekir.

Hâkim izniyle evlenen kişi için boşanma davasında ayrıca izin gerekir mi?

Hâkim izni evlenme içindir. Evlendikten sonra boşanma davası açmak için ayrı bir hâkim izni ya da yasal temsilci muvafakati aranmaz; dava ehliyeti evlenmekle kazanılan erginliğe dayanır.

Anne babamın izni olmadan evlendiysem evlilik iptal edilebilir mi?

Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse izni alınmayan yasal temsilci iptal davası açabilir. Ancak evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurarak ergin olursa, kısıtlılıktan çıkarsa ya da kadın gebe kalırsa iptale karar verilemez (TMK m. 153).

Boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m. 168). Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 10, 11, 12, 19, 124, 126, 128, 151, 152, 153, 158
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 168, 169, 173, 174, 175, 182, 202, 336
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 51, 52, 114, 115
  • 4787 sayılı Kanun m. 2, 4
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler