6331 m. 11 ve 12’ye göre işverenin acil durum planı hazırlama, görevli ve tatbikat, yangınla mücadele, ilk yardım ve tehlikede çalışanların tahliyesi yükümlülükleri.
Kısaca
- İşveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler ve çevre şartlarını dikkate alarak olası acil durumları önceden belirler, önleyici tedbirleri alır ve acil durum planlarını hazırlar (6331 m. 11).
- İşyeri büyüklüğüne, tehlikelere ve çalışan sayısına göre önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım konularında eğitimli yeterli sayıda kişi görevlendirilir; araç gereç sağlanır, eğitim ve tatbikat yaptırılır.
- Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlike halinde işveren çalışanların işi bırakıp güvenli yere gitmesini sağlayacak talimat ve tedbirleri almakla yükümlüdür.
- Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda işyerini terk ederek güvenli yere gidebilir; bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz (m. 13).
Yangın, patlama, gaz kaçağı veya deprem gibi acil durumlar öngörülemeyen anlarda ortaya çıkar; ancak bunlara hazırlıklı olmak öngörülebilir. İşyerinde çalışanlar bu anlarda ne yapacaklarını bilmiyorsa, kayıplar büyür. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bu nedenle işverene önceden plan yapma, ekip kurma, eğitim verme ve tatbikat yapma yükümlülükleri getirir. 6331 sayılı Kanun m. 11 acil durum planları, yangınla mücadele ve ilk yardımı; m. 12 tahliyeyi; m. 13 ise çalışanın tehlikede işyerini terk etme hakkını düzenler. Bu yazıda bu yükümlülükleri ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Acil Durumların Önceden Belirlenmesi
6331 sayılı Kanun m. 11/1(a) bendine göre işveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ile çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirerek, çalışanları ve çalışma çevresini etkilemesi mümkün ve muhtemel acil durumları belirler ve bunların olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alır. Yani acil durum planlaması, risk değerlendirmesinin doğal bir devamıdır. Yangın, patlama, kimyasal sızıntı, elektrik çarpması, deprem, sel ve benzeri senaryolar işyerinin özelliklerine göre belirlenir. Risk değerlendirmesi ile ilişkisi için iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi yükümlülüğü yazısına bakabilirsiniz.
Ölçüm, Değerlendirme ve Acil Durum Planı
Kanun m. 11/1(b) bendine göre işveren, acil durumların olumsuz etkilerinden korunmak üzere gerekli ölçüm ve değerlendirmeleri yapar ve acil durum planlarını hazırlar. Acil durum planı, olayın kim tarafından, nasıl ve hangi sırayla yönetileceğini gösteren yazılı belgedir. Plan; alarm verme sistemi, kaçış yolları, toplanma yerleri, sorumlu kişiler, dış kuruluşlarla iletişim ve ekipman listesi gibi unsurları içerir. Planın işyerindeki herkesin görebileceği ve anlayabileceği şekilde duyurulması gerekir. Sadece hazırlanmış ama uygulanmayan bir plan, yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelmez.
Görevli Personel, Araç Gereç, Eğitim ve Tatbikat
Kanun m. 11/1(c) bendine göre işveren, acil durumlarla mücadele için işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeler, yapılan işin niteliği, çalışan sayısı ile işyerinde bulunan diğer kişileri dikkate alarak önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir, araç ve gereçleri sağlar, eğitim ve tatbikatları yaptırır ve ekiplerin her zaman hazır bulunmalarını sağlar. Bu hüküm; yangın söndürme ekibi, ilk yardım ekibi, arama kurtarma ekibi gibi yapıların oluşturulmasını, yangın söndürme tüpleri, ilk yardım malzemeleri gibi donanımların bulundurulmasını ve periyodik tatbikatların yapılmasını gerektirir. Ekiplerin her zaman hazır bulunması, vardiyalı çalışan işyerlerinde her vardiyada görevli bulunması anlamına gelir. “Işyerinde bulunan diğer kişiler” ifadesi ziyaretçileri ve müşterileri de kapsar.
Dış Kuruluşlarla İrtibat
Kanun m. 11/1(ç) bendine göre işveren, özellikle ilk yardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında, işyeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapar. Yani itfaiye, ambulans, sağlık kuruluşları ve arama kurtarma ekipleriyle irtibat yöntemleri önceden belirlenmelidir. İşyerindeki telefon numaraları, adres bilgisi ve ulaşım yolları dış kuruluşların hızlıca müdahale edebilmesi için hazır olmalıdır. Büyük işyerlerinde bu kuruluşlarla ortak tatbikat yapmak da yararlıdır.
Tahliye Yükümlülüğü
Kanun m. 12’ye göre ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi durumunda işveren; çalışanların işi bırakıp derhâl çalışma yerinden ayrılarak güvenli bir yere gitmelerini sağlamak üzere önceden gerekli talimatları verir ve tedbirleri alır. Ayrıca zorunlu haller dışında, çalışanlardan ciddi ve yakın tehlikenin devam ettiği bir çalışma yerinde çalışmaya devam etmelerini isteyemez. Bu hüküm, tehlike sürerken çalışanları çalışmaya zorlamanın yasak olduğunu gösterir. İşveren, yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için de gerekli tedbirleri alır.
Çalışanın İşyerini Terk Hakkı
Kanun m. 13/3’e göre çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda ilgili usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. Yani yangın çıktığında veya bina çökme tehlikesi olduğunda işçinin “izin almadan çıktım” gerekçesiyle disiplin cezası alması veya işten çıkarılması mümkün değildir. Bu hak, çalışanın acil durumda can güvenliğini önceleyerek harekete geçmesini destekler. Daha az acil tehlikelerde ise çalışan kurula veya işverene başvurarak durumun tespitini isteyebilir ve gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Bu hak için işçinin çalışmaktan kaçınma hakkı ağır ve yakın tehlike yazısına bakabilirsiniz.
Eğitimin Rolü
Acil durum yönetiminin başarısı büyük ölçüde çalışanların eğitimine bağlıdır. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde ve gerektiğinde tekrarlanarak verilir. Çalışanlar tahliye yollarını, toplanma yerlerini, yangın söndürücülerin kullanımını ve ilk yardım temel bilgilerini bilmelidir. Eğitimin maliyeti çalışana yansıtılamaz ve eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitimin ayrıntısı için iş güvenliği eğitimi ve işverenin yükümlülükleri yazısına bakabilirsiniz.
Yükümlülük İhlalinin Sonuçları
Acil durum planının hazırlanmaması, ekiplerin oluşturulmaması veya tatbikatların yapılmaması idari yaptırımlara yol açabilir. Bir yangın veya kaza halinde bu eksiklikler işverenin kusurunu ağırlaştırır; ölüm veya yaralanma varsa cezai sorumluluk gündeme gelebilir. Denetimlerde iş müfettişleri acil durum planlarını, tatbikat kayıtlarını ve ekip listelerini inceler. Ayrıca ciddi tehlike halinde işin durdurulması da söz konusu olabilir. İşin durdurulması için işin durdurulması kararı ve işverenin itiraz yolu yazısına bakabilirsiniz. Cezai sorumluluk için iş kazasında işverenin cezai sorumluluğu yazısı yararlıdır.
Tatbikat Kayıtlarının Tutulması
İşveren tatbikatların tarihini, katılımcı sayısını, senaryosunu ve sonuç değerlendirmesini kayıt altına almalıdır. Tatbikat sonrasında tespit edilen eksiklikler (kaçış yolunun tıkalı olması, alarmın duyulmaması gibi) giderilmeli ve plan güncellenmelidir. Kayıtlar denetimlerde ve kaza sonrası incelemelerde işverenin yükümlülüğünü yerine getirdiğini göstermede önemli delildir. Kayıt tutulmayan tatbikat ispat açısından yapılmamış sayılabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Acil durum planını hazırlayıp çalışanlara duyurmamak,
- Tatbikatı hiç yapmamak veya kayıt tutmamak,
- Kaçış yollarını depo veya eşya ile tıkamak,
- Ekiplerin her vardiyada hazır bulunmasını sağlamamak,
- Tehlike anında çıkan çalışana disiplin işlemi uygulamak.
Örnek Olay
Aşağıdaki örnek kurgusaldır. Bir depoda yangın çıkar; acil çıkış kapısı önü malzemeyle kapatılmıştır ve yangın söndürme tüpleri süresi geçmiş durumdadır. İşçiler dumanla dolan depodan zor kurtulur. Sonradan yapılan incelemede işyerinde acil durum planı ve tatbikat kaydı bulunmadığı görülür. İşverenin yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığından kusuru ağırlaşır ve idari ile hukuki sorumluluğu doğar.
Sonuç
İşveren olası acil durumları önceden belirlemek, plan hazırlamak, eğitimli ekipler oluşturmak, araç gereç sağlamak, tatbikat yapmak ve dış kuruluşlarla irtibat kurmakla yükümlüdür; çalışan tehlike anında işyerini terk etme hakkına sahiptir. Acil durum yükümlülükleri konusunda destek için iş hukuku sayfamıza bakabilir, iletişim üzerinden telefon veya mesajla bize ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Acil durum planı her işyeri için zorunlu mu?
İşveren, çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ve çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek acil durumları belirlemek ve acil durum planlarını hazırlamakla yükümlüdür. Plan işyerinin büyüklüğüne ve tehlikelerine göre şekillenir.
Tatbikat yapmak zorunlu mu?
Evet. İşveren acil durumlarla mücadele için yeterli sayıda eğitimli kişi görevlendirir, araç ve gereçleri sağlar, eğitim ve tatbikatları yaptırır ve ekiplerin her zaman hazır bulunmalarını sağlar.
Tehlike anında işyerini terk edersem hakkım kaybolur mu?
Hayır. Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider ve bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.
Dayanak mevzuat
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 11, 12, 13
İş Hukuku konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.