Boşanma davasında duruşmaya geçerli özrü olmadan gelmeyen tarafın yokluğunda işlem yapılır; davetiyedeki uyarılar, itiraz hakkı ve dosyanın işlemden kalkması.
Kısaca
- Davetiyede yazan gün ve saatte geçerli özrü olmadan gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
- Taraflardan yalnızca biri gelirse, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya diğerinin yokluğunda devam edilir ya da dosya işlemden kaldırılır.
- İki taraf da gelmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
- Anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerektiği için gelmemek farklı bir sonuç doğurur.
Boşanma davasında duruşmaya gelmemek, bazen bir bilgi eksikliğinden doğar: “zaten anlaşamayacağız”, “avukat gitsin”, “iş yerinden çıkamadım”. Oysa davetiyedeki uyarı yerinde durur ve gelmemenin kanundaki karşılığı net biçimde yazılıdır. Geçerli bir özrünüz yoksa duruşma yokluğunuzda yapılır, o gün yapılan işlemlere itiraz hakkınız kalmaz ve hüküm de yokluğunuzda verilebilir.
Davetiyede yazan uyarı ne diyor?
Ön inceleme tamamlandıktan sonra taraflar tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya çağrılır. Davetiyede belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmayan tarafa şunlar ihtar edilir: yokluğunda duruşmaya devam edileceği, yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşma ertelenirse ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150. madde saklı kalmak kaydıyla yokluğunda hüküm verilebileceği (HMK m. 147/2). Davetiyeyi zarf açılır açılmaz bir kenara koymayın; bu metin, o günkü duruşmaya gelmemenin sonuçlarını tek tek yazan belgedir.
Ön inceleme duruşması için de benzer bir uyarı gönderilir. Duruşmaya yalnızca taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi hâlinde, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği davetiyede belirtilir (HMK m. 139). Yani ön incelemede de aynı kural işler.
Sadece bir taraf gelirse ne olur?
HMK m. 150/2 bu durumu düzenler. Usulüne uygun davet edilmiş taraflardan biri gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Burada karar gelen tarafın talebine bağlıdır: o isterse hâkim duruşmaya devam eder, isterse dosya işlemden kaldırılır.
İşin boşanma davasına özgü yanı şudur: hâkim, boşanmanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve tarafların ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Karşı taraf gelmediği için davalı iddiaları “kabul etmiş” sayılmaz. Mahkeme yine delilleri inceler; ancak sizin o duruşmadaki savunmanız, soru sorma ve itiraz hakkınız ortadan kalkmış olur.
İki taraf da gelmezse dosya ne olur?
Usulüne uygun davet edilmiş taraflar duruşmaya gelmezlerse veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (HMK m. 150/1). İşlemden kaldırılan dosya kapanmış sayılmaz; taraflardan biri üç ay içinde dilekçe ile başvurarak davayı yenileyebilir. Üç ayda yenilenmezse dava açılmamış sayılır. Bunun ayrıntılarını iki taraf da gelmezse dosya ne olur, dosyanın yenilenmesi ve boşanma davası açılmamış sayılırsa ne olur yazılarında anlattık.
Davacı ile davalı arasında fark var mı?
Kanun metni, gelmeyen tarafı davacı ya da davalı diye ayırmaz; kural ikisine de aynı biçimde uygulanır. Fark, sonuçların pratikte nasıl hissedildiğindedir. Davayı açan taraf takip etmezse, dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra üç ay içinde yenilenmediği takdirde dava açılmamış sayılır (HMK m. 150/5). Davalı taraf ise duruşmaya gelmediğinde, yokluğunda yapılan işlemlere, örneğin tanıkların dinlenmesine, itiraz edemez (HMK m. 150/2). Yani davacı için risk davanın açılmamış sayılması, davalı için risk yokluğunda işlem yapılmasıdır.
“Takip etmeyeceğim” demek ile gelmemek aynı mı?
Kanun iki hâli birlikte sayar: taraflar duruşmaya gelmezlerse ya da gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosya işlemden kaldırılır (HMK m. 150/1). Yani salona gelip “ben bu davayı sürdürmeyeceğim” demek de aynı sonuca götürür. Bir de gün tespiti gerektiren dosyalar vardır: duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır (HMK m. 150/3). Davadan tamamen vazgeçmek ayrı bir iradedir ve sonuçları farklıdır; bu konuyu boşanma davasından feragat yazısında okuyabilirsiniz.
Bir kez yenilenen dosya yine takipsiz kalırsa
Bu kuralın en sert yanı, yenilenmiş davanın yeniden takipsiz kalmasıdır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m. 150/6). Uygulamada bu hüküm, yenilenmiş davanın bir kez daha işlemden kaldırılıp yenilenebileceği, ilk yenilemeden sonra ikinci kez takipsiz kalırsa ise işlemden kaldırma yerine açılmamış sayılma kararı verileceği biçiminde anlaşılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır (HMK m. 150/7). Boşanma davasında bu, kimi hak düşürücü süreleri etkileyebilir. Örneğin zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebepleriyle açılan davalarda, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m. 161, 162). Davanız bu sebeplere dayanıyorsa takipsizlik yüzünden yeniden dava açmanız gerekirse süre sorunu çıkabilir.
Geçerli özür nedir?
Kanun “geçerli özür” ifadesini kullanır; hangi hâllerin geçerli sayılacağını tek tek saymaz. Bu değerlendirme hâkime aittir. Hastalık, yurt dışı seyahat veya başka bir mahkemede aynı saatte duruşma gibi sebepler akla gelir; ancak her birinin geçerli olup olmadığı olayın koşullarına göre belirlenir. O yüzden özrünüzü olabildiğince erken ve belgeyle bildirmek gerekir. Nasıl yapılacağı boşanma duruşmasına mazeret bildirmek yazısında anlatılıyor.
Yokluğumda karar verilirse ne yapabilirim?
Hüküm yokluğunuzda verilmişse, kanun yoluna başvuru hakkınız elbette devam eder. Karar size tebliğ edilir ve istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır (HMK m. 345). Ayrıca yokluğunuzda geçen bir süre, örneğin delil sunma ya da belge getirme süresi varsa, eski hâle getirme talebi de gündeme gelebilir. Elde olmayan sebeplerle kanunda belirtilen ya da hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hâle getirme talebinde bulunabilir (HMK m. 95). Talep, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da bu talepte bulunulabilir (HMK m. 96). Bu yol süreye bağlı işlemler içindir; duruşmaya gelmemenin kendisi bir süre kaçırmak değildir. Yol dardır ve yalnızca elde olmayan sebeplere dayanır; “unuttum” ya da “gitmek istemedim” bu kapsama girmez.
Anlaşmalı boşanmada gelmemenin farkı
Anlaşmalı boşanma davası, evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi üzerine yürür. Karar verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır (TMK m. 166/3). Dolayısıyla çekişmeli davada “vekil gitsin” diyebileceğiniz bir durumda, anlaşmalı boşanmada hâkim sizi bizzat dinlemek zorundadır. Bu yüzden anlaşmalı davada duruşmaya gelmemek, sonuç alınmasını engeller. Konuyu anlaşmalı boşanma duruşmasına gelmemek yazısında ayrıca ele aldık.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir eş, tahkikat duruşmasının yapılacağı gün iş yerinde toplantıya çıkmak zorunda kaldığını düşünüyor ve duruşmaya gitmiyor. Karşı taraf ise vekiliyle birlikte duruşmada hazır. Gelen taraf yargılamaya devam edilmesini istiyor ve tanıklarını dinletiyor. Gelmeyen eş, sonradan tanık anlatımları hakkında itirazı olduğunu söylüyor. İş yeri toplantısının geçerli özür sayılıp sayılmayacağı hâkimin takdirine kalmıştır. Hâkim bunu geçerli özür saymazsa, eş yokluğunda yapılan bu işleme itiraz edemez.
Duruşmaya gelemeyeceğiniz anlaşıldığında yapılacaklar
İlk olarak davetiyeyi okuyup duruşmanın hangi aşama için çağrıldığını anlayın. İkincisi, özrünüz varsa belgeyle birlikte mahkemeye bildirin. Üçüncüsü, vekil aracılığıyla temsil ediliyorsanız vekilinizin duruşmaya katılıp katılamayacağını ve hâkimin sizi bizzat dinleyip dinlemeyeceğini önceden sorun. Dördüncüsü, uzakta yaşıyorsanız bulunduğunuz yerden ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla katılma talebini düşünün; mahkeme bu talebi uygun bulursa duruşmaya böyle katılmanıza karar verebilir (HMK m. 149). Ayrıntı için uzaktan duruşmaya katılım yazısına bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
Sık görülen hata, sözlü yargılama için ertelenen duruşmaya ayrıca davetiye beklemektir; davetiye zaten bunun gönderilmeyeceğini söyler. İkinci hata, özrü duruşmadan sonra ileri sürmektir. Üçüncü hata, vekil var diye duruşma tarihini takip etmemektir. Dördüncü hata, hastalık raporunu duruşma günü sonrasına bırakmaktır.
Kendi dosyanız için
Sizin dosyanızda hangi duruşmanın kritik olduğu, gelmemenin hangi sonucu doğuracağı ve özrünüzün nasıl bildirileceği dosyadaki ayrıntılara göre değişir. Davetiyeyi yanınıza alarak büroyu arayabilir ya da WhatsApp’tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilir, genel bilgi için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Süreç hakkında daha geniş bilgi için ilk duruşma nasıl geçer yazısı da yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Duruşmaya gelmezsem boşanma davasını kaybeder miyim?
Gelmemek tek başına davayı kaybetmek demek değildir. Ancak geçerli özrünüz yoksa duruşma yokluğunuzda sürer, yapılan işlemlere sonradan itiraz edemezsiniz ve hüküm de yokluğunuzda verilebilir.
Ne tür özür geçerli sayılır?
Kanun “geçerli özür” der, listesini vermez. Özrün geçerli olup olmadığını hâkim değerlendirir; bu yüzden özrü belgeleyerek duruşmadan önce bildirmek gerekir.
Karşı taraf gelmezse ben de gitmek zorunda mıyım?
Davetiyede yazan gün ve saatte hazır bulunmanız gerekir. Karşı tarafın gelmemesi sizin için bir avantaj yaratabilir, ancak hâkim dosyayı işlemden de kaldırabilir. Bu karar gelen tarafın talebine bağlıdır.
Avukatım gelirse ben gitmeden olur mu?
Vekil yetkisi çerçevesinde işlem yapabilir. Ancak hâkim sizi bizzat dinlemek isterse veya anlaşmalı boşanma duruşması söz konusuysa kendi gelmeniz gerekir. Dosyanızın durumuna göre vekilinizden teyit alın.
Dayanak mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 95, 96, 139, 147, 149, 150, 345
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 166, 184
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.