Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmada Kayınpeder veya Yakın Akrabanın Cinsel Tacizi ve Eşin Sessiz Kalması

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Kayınpeder veya eşin yakın akrabasından cinsel taciz gören kişinin boşanma hakkı, eşin kusuru, şikâyet süresi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma yolları.

Kısaca

  • Taciz eden kayınpeder ya da akraba olsa da, eşin tacizi öğrenip sessiz kalması, yardım ve destek yükümlülüğüne aykırı sayılabilir ve boşanma davasında kendi kusuru olarak değerlendirilebilir.
  • Boşanma sebebi olarak pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) ileri sürülebilir.
  • Cinsel saldırıda kayın hısımlığı, cinsel tacizde aile içi ilişkinin sağladığı kolaylık cezayı artıran bir nedendir; şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır.
  • 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz.

Aynı sofraya oturduğunuz, bayramda elini öptüğünüz kişinin size yönelik cinsel içerikli sözleri, bakışları ya da dokunuşları, tek başına yaşanan bir mağduriyetten fazlasıdır. Çünkü bu olayda sizi asıl yaralayan şey çoğu zaman eşinizin tepkisidir: “Yanlış anlamışsındır”, “babam öyle biri değil”, “büyütme”. Hukuk bu durumda iki ayrı soruyu ayrı ayrı yanıtlar. Birincisi, taciz eden hakkında ne yapılabilir? İkincisi, sessiz kalan eşe karşı boşanma davası açılabilir mi, kusur kime yüklenir? Bu iki sorunun cevabı farklı kurallara bağlıdır, ama aynı dosyada birlikte yürütülebilir.

Taciz Kayınpederden Geliyorsa Boşanma Sebebi Ne Olur?

Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini belirli başlıklar altında sayar. Bu olayda genellikle iki sebep yan yana ileri sürülür:

  • Pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış (TMK m. 162): Eşlerden her biri, diğeri tarafından kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Taciz eden kişi eşiniz değilse, eşin kendi davranışı sizi korumama, tacizi küçümseme veya sizi suçlama şeklinde ortaya çıkar.
  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1): Ortak hayatı sürdürmeniz beklenemeyecek derecede güvenin çöktüğünü anlatmak için kullanılır. Bu sebep, belirli bir olayın tam olarak 162. maddeye sığıp sığmadığı tartışmalı olduğunda sigorta işlevi görür.

Pek kötü davranış sebebinde dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 162). Olay tekrar ediyorsa ve eşiniz hâlâ sizi korumuyorsa, süre hesabı için hangi tarihin esas alınacağı dosyaya göre tartışılır. Bu nedenle olayları tarih sırasıyla yazmak ve ilk öğrenme gününüzü belgelemek yararlıdır.

Genel sebep ve diğer sebeplerin ilişkisi için boşanmada evlilik birliğinin temelinden sarsılması ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazılarına bakabilirsiniz.

Eşin Sessiz Kalması Kusur mu?

Eşinizin tacizi yapmamış olması, kusurunun bulunmadığı anlamına gelmez. Kanun, evlenmeyle eşler arasında bir evlilik birliği kurulduğunu söyler. Eşler bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak zorundadır; ayrıca birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar (TMK m. 185). Yardımcı olma yükümlülüğünün, tacize uğrayan eşi dinlemeyi, ciddiye almayı ve gerekli durumlarda yakınlarıyla arasına sınır koymayı da içerdiği ileri sürülebilir; bunun ölçüsünü hâkim somut olayda belirler.

Mahkeme, eşin tutumunu şu sorular üzerinden değerlendirir: Taciz eşe anlatıldı mı, ne zaman ve hangi sözlerle? Eş tacizi biliyor ya da bilmesi gerekiyor muydu? Eş sessiz kalmakla yetinmedi mi, sizi suçladı, baskı yaptı, sonrasında da kayınpederle görüştürmeye zorladı mı? Eş korku, bağımlılık ya da baskı altında olduğu için mi sessiz kaldı? Her olay farklıdır; sessizlik her durumda aynı ağırlıkta kusur sayılmaz. Hâkim somut olaydaki davranışı değerlendirir.

Aile üyelerinin kötü davranışı ve eşin buna sessiz kalması konusunda daha geniş bilgi için eş ailesinin kötü davranışı ve eşin sessiz kalması yazısına bakabilirsiniz.

Ceza Hukuku: Taciz mi, Saldırı mı?

Fiilin niteliği ceza hukukunda büyük fark yaratır. Bir kimseyi cinsel amaçlı taciz eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, cezalandırılır; suçun aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 105). Taciz, sözlü, yazılı ya da bakışla yapılan davranışları da kapsayabilir.

Vücuda temas varsa tablo değişir. Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 102). Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı işlenmesi hâlinde cezalar yarı oranında artırılır. Kayınpeder birinci derece kayın hısımdır; eşin kardeşi gibi yakınlar da bu kapsama girer. Hangi maddenin uygulanacağını, fiilin ayrıntısı ve savcılığın hukuki nitelendirmesi belirler.

Şikâyete bağlı suçlarda, yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrenme günüyle başlar (TCK m. 73). Bu yüzden ceza şikâyeti ile boşanma davası için süre takibini ayrı ayrı yapmak gerekir.

6284 Sayılı Kanun: Hızlı Koruma Yolu

Aile içinde şiddet ve taciz karşısında en hızlı araç, 6284 sayılı Kanundur. Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunması amacıyla tedbir öngörür (m. 1). Ev içi şiddet, aynı haneyi paylaşmasa bile aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddettir (m. 2). Kayınpeder ve yakın akrabalar bu kapsama girebilir.

Hâkim, şiddet uygulayan hakkında şunlara karar verebilir: Şiddet mağduruna yönelik tehdit, hakaret, aşağılama içeren söz ve davranışlarda bulunmaması; müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesi; korunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmaması; iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi (m. 5). Evli olan koruma talep eden kişi için müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi de mümkündür (m. 4).

Başvuru, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden yapılabilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (m. 8). Karara karşı iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m. 9). Başvurunun nasıl yapıldığı 6284 koruma kararı nasıl alınır yazısında adım adım anlatılıyor.

Aynı Evde Yaşıyorsanız

Kayınpederle aynı çatı altında yaşamak, korunma ihtiyacını ve hukuki durumu zorlaştırır. Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, bu durum sürdüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m. 197). Haklı sebebe dayanan ayrılıkta evden ayrılmak terk olarak yorumlanmaz; gerekçenizi kolluk tutanağı, yazışma ya da doktor raporu gibi belgelerle desteklemeniz iyi olur. Dava açıldıktan sonra hâkim, barınma ve geçim konusunda geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Evden ayrılmanın hukuki sonuçları için boşanma sürecinde evden ayrılmak terk sayılır mı yazısına bakabilirsiniz.

Konut kayınpederin ya da ailenin mülkiyetinde ise uzaklaştırma kararının kimin kime karşı hangi sınırlarla uygulanacağı ayrıca tartışılabilir; bu tür ayrıntıları bir hukukçuyla netleştirin.

Boşanma Davasında Neyi Nasıl Kanıtlarsınız?

Koruma kararında delil aranmaması, boşanma davası için geçerli değildir. Boşanma davasında hâkim, dayanılan olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz (TMK m. 184). Taciz çoğunlukla tanıksız yaşandığı için, birbirini destekleyen küçük kayıtlar önem kazanır: Tacizi içeren mesajlar, olaydan hemen sonra yakın birine yapılan anlatım, doktor veya psikolog kayıtları, eşinizin olayı öğrendikten sonra yazdığı ya da söylediği sözler, kolluğa veya savcılığa verdiğiniz ifade. Eşinizin sessizliğini gösteren yazışmalar da kusur değerlendirmesinde kullanılabilir. Eşinizin ya da kayınpederin telefonuna izinsiz girerek delil toplamak ise sizi yeni bir hukuki sorunun içine sokabilir.

Tazminat: Kimden, Hangi Yoldan?

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/2). Yani boşanma davasındaki manevi tazminat, eşinizin kusuruna dayanır; eşinizin tacizi bilip sessiz kalması bu kusura dahil edilebilir. Kayınpederin kendi davranışı için ise haksız fiil hükümleri geçerlidir: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 49) ve kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 58). Bu istem, zarar gören zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen bir suç ise o süre uygulanır (TBK m. 72). Bu dava ayrı yürür; kimlerin davalı olacağı, delillerin nasıl sunulacağı dosyaya göre değişir. Boşanmada manevi tazminat yazısı ölçütleri anlatır.

Varsayımsal Bir Örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Bir kadın, evliliğinin ilk yıllarında kayınpederinin ısrarlı cinsel içerikli mesajlar attığını fark ediyor, eşine gösteriyor. Eş “konuşurum” diyor, ama sonrasında babasıyla aynı sofraya oturmaya devam etmesini istiyor ve kadını “aileyi bozmakla” suçluyor. Hâkimin tartacağı noktalar şunlardır: Mesajların içeriği ve gönderilme tarihi, eşin bunları ne zaman gördüğü, tepkisinin ne olduğu, kadının tacizi ne zaman anlattığı ve altı aylık sürenin hangi tarihte başladığı. Bu soruların cevabı, hem kusurun kime yüklenebileceğini hem de ceza şikâyetinin ne yönde ilerleyebileceğini belirler.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kanıtları silmek ya da konuşmayı geciktirmek. Mesajlar, arama kayıtları ve ilk anlatımınız önemli kayıtlardır. Mesaj ve kayıtların hukuki sınırları için boşanmada mesaj ve ses kaydı delil olur mu yazısına bakabilirsiniz.
  • Süreyi kaçırmak. Boşanma ve şikâyet süreleri ayrı ayrı işler.
  • Eşi ikna etmeye uzun süre çalışmak. Anlatmak doğrudur, ama af yorumuna yol açacak bir normalleşmeye izin vermemek de gerekir.
  • Çocukları olayın içine çekmek. Çocuklara zarar verir; çocukla ilgili her adım bir hukukçuyla birlikte planlanmalıdır.
  • Sosyal medyada paylaşım yapmak. Kişilik haklarına saldırı iddiasıyla size karşı dava açılmasına zemin hazırlayabilir.

Kendi Durumunuz İçin Bir Yol Haritası

Önce güvenliğinizi sağlayın; ardından olayları tarih sırasıyla yazın, elinizdeki mesaj ve kayıtları toplayın ve hangi talebin öncelikli olduğunu belirleyin: koruma kararı, ceza şikâyeti, boşanma ya da hepsi birlikte. Durumunuzu anlatarak büromuzu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgilerimiz yer alıyor. Genel bilgi için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz. Her dosya kendi ayrıntılarıyla değerlendirilir; sonuç konusunda vaatte bulunmak mümkün değildir.

Sık sorulan sorular

Kayınpederim bana taciz ediyor, eşim ise 'abartıyorsun' diyor. Boşanabilir miyim?

Evet. Eşinizin sizi korumayıp sessiz kalması, evlilik birliğinin gereği olan yardım ve destek yükümlülüğüne aykırı olabilir. Dilekçede ağır derecede onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepleri birlikte ileri sürülebilir; hâkim eşin tutumunu da kusur değerlendirmesinde dikkate alır.

Kayınpederden de tazminat isteyebilir miyim?

Boşanma davasındaki manevi tazminat, kusurlu eşten istenir (TMK m. 174). Kişilik hakkınızı ihlal eden kayınpeder ya da akrabaya karşı ise haksız fiil hükümlerine dayanarak ayrıca manevi tazminat davası açılabilir; bu istem, zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır).

Taciz için şikâyet süresi var mı?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren altı aydır. Bu süre ceza yönünden geçerlidir; boşanma davasındaki altı aylık süre ise ayrıca değerlendirilir.

Delil olmadan koruma kararı alınabilir mi?

6284 sayılı Kanuna göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararları da geciktirilmeksizin verilir. Boşanma davasında ise ispat için delil gerekir.

Kayınpederle aynı evde yaşıyorsam ne yapabilirim?

Hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verebilir. Ayrıca ortak hayat sebebiyle kişiliği veya güvenliği ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, bu durum sürdüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 162, 166, 169, 174, 184, 185, 197
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 102, 105
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 1, 2, 4, 5, 8, 9
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 58, 72
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler