Aile Hukuku ve Boşanma

Emeklilik Döneminde Boşanma: Yaşlı Çiftlerde Dava, Nafaka ve Ekonomik Sonuçlar

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Emeklilik döneminde boşanmak mümkün mü? Emekli maaşının nafakaya etkisi, mal paylaşımı, aile konutu ve ileri yaşa özgü ekonomik sonuçları öğrenin.

Kısaca

  • Yaş, boşanmaya engel değildir; ileri yaşta da evlilik birliği temelinden sarsıldığında dava açılabilir ve eşler anlaşırsa anlaşmalı yol kullanılabilir (TMK m. 166).
  • Mal rejimi sürerken ödenen emekli aylıkları sosyal güvenlik ödemesi olarak edinilmiş maldır (TMK m. 219); rejim sona erdikten sonraki aylıklar tasfiyeye girmez, nafakanın hesabında ise gelir olarak dikkate alınır.
  • Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek, kusuru daha ağır olmayan eşe aittir; yükümlünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).
  • Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz ve önceki ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklarını kaybeder (TMK m. 181); yaşlı çiftlerde bu sonuç özellikle önemlidir.

Altmış beş yaşını geçmiş, emekli maaşı bağlanmış, çocukları evlenip dağılmış bir çift; birinin sağlığı yerinde değil, diğerinin yıllardır içinde biriktirdiği sıkıntı artık taşmış durumda. “Bu yaştan sonra boşanılır mı?” sorusu akla gelir. Hukuken cevap açık: Kanunda boşanma için yaş sınırı yoktur. İleri yaşta bu karar verilirken asıl zorluk hukuki engellerden çok pratik sonuçlarda ortaya çıkar: tek bir maaşla iki ayrı ev kurmak, sağlık giderleri, aile konutunun kaderi ve miras.

İleri yaşta dava nasıl açılır?

Boşanma yolları, genç evliliklerle aynıdır. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Zina (TMK m. 161), hayata kast ve pek kötü davranış (TMK m. 162), suç ve haysiyetsiz hayat (TMK m. 163), terk (TMK m. 164) ve akıl hastalığı (TMK m. 165) özel boşanma sebepleridir. Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır; hâkimin tarafları bizzat dinleyip iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir (TMK m. 166/3).

Uzun evliliklerde eşler malvarlığını ve yaşamı birlikte kurmuş olduğundan, anlaşmalı yol akla ilk gelen seçeneklerden biridir. Süreç, tarafların protokolü birlikte hazırlamasıyla başlar. Ayrıntılar için anlaşmalı boşanma protokolü ve anlaşmalı boşanma şartları yazılarına bakabilirsiniz. Anlaşma olmazsa çekişmeli dava yolu açıktır; bunun işleyişi çekişmeli boşanma davası süreci yazısında anlatılıyor.

Zina ve pek kötü davranışta dava hakkı, öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m. 161, 162). Yıllar önce yaşanan olaylar bu süreler nedeniyle özel sebep olarak dava konusu yapılamayabilir. Bu durumda genel sarsılma sebebi (TMK m. 166/1) öne çıkabilir.

Emekli maaşı hem mal hem gelir

Emeklilik döneminde boşanmanın kendine özgü yanı, maaşın iki ayrı rolüdür. Birincisi mal rejimi bakımından: sosyal güvenlik kurumlarının yaptığı ödemeler, edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219). Mal rejimi devam ederken ödenen aylıklar ve bunlarla edinilen birikim ya da mallar katılma alacağı hesabında dikkate alınır; rejim sona erdikten sonra ödenecek aylıklar ise tasfiyeye girmez. Her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236/1). Hesap, mal rejiminin sona erdiği tarihteki edinilmiş mallar üzerinden, tasfiye anındaki değerlerle yapılır (TMK m. 235). Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2).

İkincisi nafaka bakımından: maaş, bir eşin geliridir. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan tarafın isteyebileceği bir ödemedir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Düşük maaşlı eş için nafaka sorusu, maaşın geçime yetip yetmediğiyle ilgilidir. Maaşın yüksek olması ise nafaka ödeme gücünü artırabilir. Bu iki rolü karıştırmamak gerekir: Rejim sürerken ödenen maaşlardan kalan birikim tasfiyede hesaba girer, dava tarihinden sonraki maaş ise nafakanın dayanağı olabilir. Emekli maaşının nafaka kesintisiyle ilişkisi için emekli maaşından nafaka kesintisi, ikramiye için boşanmada emekli ikramiyesi ve birikimler yazısı yararlı olur.

Yoksulluk nafakası: ileri yaşta ne değişir?

Yaş, kanunda nafaka ölçütü olarak yazılmaz; fakat yoksulluk değerlendirmesinde fiilî sonuçları vardır. Çalışma imkânının azalması, sağlık giderlerinin artması, bakıcı veya ilaç masrafları yoksulluğun gösterilmesinde somut bir tablo oluşturur. Hâkim bu unsurları belgelerle (sağlık raporu, reçete, maaş bordrosu) değerlendirir. Takdir yetkisi kullanılırken hukuka ve hakkaniyete göre karar verilir (TMK m. 4).

Nafaka toptan ya da irat biçiminde ödenebilir (TMK m. 176). Nafakanın süresine ilişkin güncel bir uyarı gerekir. Anayasa Mahkemesi Haziran 2026’da TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir; iptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek, bu süre içinde yasama düzenlemesi beklenmektedir. Bu süre içinde mevcut hüküm uygulanır; kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden kalkmaz. Süresiz nafaka ve Anayasa Mahkemesi kararı yazısı bu gelişmeyi anlatıyor.

Hem emekli hem nafaka alacaklısı ya da borçlusu olmak da sık rastlanan bir durumdur. Konuyu boşanmada yoksulluk nafakası emekli eş ve nafaka ödeyecek eş emekli ise yazılarında ayrıca ele aldık.

Aile konutu ve sağlık giderleri

Yaşlı çiftlerin ortak ekonomik varlığı çoğu zaman tek bir konuttur. Evlilik sürerken aile konutuna özel bir koruma uygulanır: eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez ve üzerindeki hakları sınırlayamaz; maliki olmayan eş tapuya şerh koydurabilir (TMK m. 194). Dava açıldığında ise hâkim, barınmaya ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Hangi eşin evde kalacağı, kimin sağlık durumunun bu karara etki ettiği bu önlem aşamasında tartışılır. Yaşlı eşin aile konutu boşanmada korunur mu yazısı da bu konuyu işliyor.

Boşanma sonrası konut, mülkiyete göre belirlenir: ev eşlerden birinin adınaysa ve edinilmiş mal niteliğindeyse, öbür eş katılma alacağı hakkı kazanır; ev bir eşin kişisel malıysa (örneğin miras) katılma hesabına girmez. Konut ve mal ayrımı için boşanmada hangi mal rejimi uygulanır yazısına bakabilirsiniz. Evlilik 1 Ocak 2002’den önce başladıysa 4722 sayılı Kanun m. 10 ile geçiş kuralı da devreye girer; bu konuyu 2002 öncesi alınan ev boşanmada paylaşılır mı yazısında anlattık.

Miras ve vasiyet: ileri yaşta özellikle önemli

Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler (TMK m. 181). Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde aynı sonuç doğar. Yaşlı çiftlerde bu hüküm, olası ölüm ve miras konusunda çok somut bir yer tutar. Bu konuyu boşanma davası sırasında eşin ölümü ve boşanmış eşler arasında miras ve vasiyet yazılarında incelediğimizi hatırlatalım.

Boşanmadan başka yollar da var

Yaşlı çiftlerde boşanma kararı her zaman kesin olmaz; bazen ayrı yaşama ihtiyacı ile hukuki evliliği sonlandırma arasında kalınır. Kanun burada birkaç ara yol sunar. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir; haklı sebeple ayrılmışsa hâkim, parasal katkı, konuttan yararlanma ve mal yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m. 197). Evlilik birliğinin korunması için hâkimin müdahalesi de istenebilir; hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerektiğinde önlem alır (TMK m. 195). Boşanma davası açıldığında ise hâkim, ortak hayatın yeniden kurulması ihtimali varsa ayrılığa da karar verebilir; ayrılık bir yıldan üç yıla kadar bir süre için verilebilir (TMK m. 170, 171). Bu seçeneklerin ayrıntısı için ayrılık kararı nedir yazısına bakabilirsiniz.

Tazminat ve kusur ileri yaşta nasıl okunur?

Kusur, yaşa göre değil olaylara göre belirlenir. Maddî tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf içindir; manevî tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf içindir (TMK m. 174). İleri yaşta beklenen menfaat tartışması farklı bir yön alabilir: emeklilik yıllarında eşin bakımı ve desteği bekleyen taraf için boşanma, ekonomik güvencenin kaybı anlamına gelebilir. Bunun maddî tazminata dönüşüp dönüşmeyeceği, delillerle gösterilen zarara ve kusur durumuna bağlıdır. Ayrıntılar için boşanmada maddi tazminat ve boşanmada manevi tazminat yazıları yardımcı olur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir çift otuz beş yıllık evliliğin sonunda boşanmaya karar veriyor. Erkek emekli maaşı alıyor ve bir bölümü ikramiye olarak ödenmiş; kadın hiç sigortalı çalışmamış, yaşı ilerlediği için iş bulması da zor. Ev erkeğin adına kayıtlı ve emekliliğe yakın bir dönemde alınmış.

Hâkimin tartacağı unsurlar şunlardır: Ev edinilmiş mal mı? Maaş ve ikramiye hangi dönemlere denk geliyor? Kadının yoksulluğa düşme ihtimali ve sağlık harcamaları nasıl? Erkeğin mali gücü yeterli mi? Kusur dağılımı nasıl? Cevaplar belgelerle ortaya konur; bugünden sonuç söylenemez.

Emeklilik dönemi boşanmalarında sık yapılan hatalar

  • Maaş belgelerini toplamamak. Emekli maaşı, ikramiye ve ek ödemelerin dökümü nafaka ve katılma alacağı hesabında ana dayanaktır.
  • Miras planını unutmak. Boşanma sonrası vasiyetin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
  • Süreleri kaçırmak. Boşanmadan doğan dava hakları, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (TMK m. 178); mal rejimi tasfiyesi bu kuraldan ayrı değerlendirilir.
  • Sağlık giderlerini belgelememek. İlaç, bakıcı ve tedavi giderlerinin faturalarının saklanması, yoksulluk ve nafaka değerlendirmesine katkı sağlar.
  • Çocukların rızasına güvenerek hukuki yolu ertelemek. Çocukların desteği önemlidir; ancak mal paylaşımı ve nafaka hakları hukuki düzenlemeye bağlıdır. Çocuklar ergin olduğunda dosyada neyin kaldığını çocuklar büyümüşken boşanma davası yazısında anlattık.

Kendi dosyanız için nereden başlamalısınız?

Emeklilik döneminde boşanma; sağlık, gelir ve miras gibi birbirini etkileyen konuların birlikte ele alınmasını gerektirir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasından büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ilk görüşmede belgelerin neler olacağını ve izlenecek yolu birlikte değerlendirebiliriz. Büronun çalışma alanları için aile hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Altmış beş yaşında boşanma davası açabilir miyim?

Evet. Kanunda boşanma için üst yaş sınırı yoktur. Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa her eş dava açabilir (TMK m. 166/1). Eşler anlaşırsa ve evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanma da mümkündür.

Emekli maaşım var diye nafaka alamaz mıyım?

Maaşınız varsa yoksulluk, maaşınızın geçiminizi karşılayıp karşılamadığına göre değerlendirilir. Maaş düşükse ve yaşam giderlerinizi karşılamıyorsa yoksulluk nafakası talep edebilirsiniz; kusurunuzun daha ağır olmaması gerekir (TMK m. 175).

Emekli ikramiyesi ve birikimler mal paylaşımına girer mi?

Sosyal güvenlik kurumlarının yaptığı ödemeler edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219). Toptan ödemelerde, ödeme ömür boyu irat olarak bağlansaydı mal rejiminin sona ermesinden sonraki döneme düşecek kısmın sermaye değeri kişisel mal olarak hesaba katılır (TMK m. 228/2); bu hesap dosyadaki belgelere göre değişir.

Eşim hasta ve bakıma muhtaç. Yine de boşanabilir miyim?

Hastalık tek başına boşanmaya engel değildir, ancak kusur, bakım yükümlülüğü ve nafaka değerlendirmesi hâkim tarafından özenle yapılır. Bu konuyu bakıma muhtaç yaşlı eşten boşanma yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Boşanırsam miras haklarımı kaybeder miyim?

Evet, boşanma kararı kesinleştiğinde eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz. Boşanmadan önce yapılmış vasiyet gibi ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan haklar da aksi anlaşılmadıkça kaybedilir (TMK m. 181). Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse mirasçının davaya devam etmesi ve kusurun ispatı hâlinde aynı sonuç doğar.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 4, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 169, 170, 171, 174, 175, 176, 178, 181, 194, 195, 197, 219, 225, 228, 235, 236
  • 4722 sayılı Kanun m. 10
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler