Aile Hukuku ve Boşanma

Evlenmeden Önce İmzalanan Mal Rejimi Sözleşmesi Boşanmada Geçerli Olur mu?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Evlenmeden önce imzalanan mal rejimi sözleşmesi boşanmada geçerli midir? Noterde düzenleme veya onay şartı, imza, ehliyet ve geçerlilik tartışmaları.

Kısaca

  • Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce de yapılabilir (TMK m. 203); ancak noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir (TMK m. 205).
  • Evlenme başvurusu sırasında seçilen rejimin yazılı bildirilmesi, noter şekline tek istisnadır.
  • Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur; ayırt etme gücü olmayan kişi sözleşme yapamaz (TMK m. 204).
  • Sözleşme kanunda yazılı sınırlar içinde kalmalıdır; kanunda olmayan bir rejim yaratılamaz (TMK m. 203).

Kısaca: evlenmeden önce yapılan mal rejimi sözleşmesi hukuken mümkündür ve boşanmada hesabı belirleyebilir. Ama şartı vardır: noterde düzenleme veya onay, taraf imzaları, ayırt etme gücü ve kanunun izin verdiği içerik. Bu şartlardan biri eksikse sözleşme boşanmada sizi korumayabilir; noter şekli hiç yoksa belge mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz. İnternetten indirilen bir şablonla hazırlanan evlilik sözleşmelerinde risk tam burada başlar.

Evlenmeden önce sözleşme yapılabilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu, mal rejimi sözleşmesinin evlenmeden önce veya sonra yapılabileceğini açıkça söyler (TMK m. 203). Kanun aynı maddede bir sınır da koyar: taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir. Yani sözleşme özgürlüğü vardır, ama menüden seçersiniz; menü dışına çıkamazsınız.

Hiç sözleşme yapılmazsa ne olur? Kanunun asıl rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Eşler başka bir rejim seçmedikçe evlilik süresince edinilen mallar boşanmada belirli bir hesaba tabi tutulur. Sözleşme, bu kanuni düzenin yerine geçmek istenirse gündeme gelir. Ayrıntıyı edinilmiş mallara katılma rejimi yazısından okuyabilirsiniz.

Şekil şartı: neden noter?

Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir. Sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur (TMK m. 205). Bu hüküm üç ayrı yolu gösterir:

  • Noterde sizin için düzenlenen sözleşme (noter metni yazar, imzalarınızı alır).
  • Sizin hazırladığınız metnin noterde onaylanması (noter imzaları ve metni doğrular).
  • Evlenme başvurusu sırasında seçtiğiniz rejimin yazılı bildirimi.

Üçüncü yol, kanunun anlatımıyla, hangi mal rejiminin seçildiğinin bildirilmesidir. Artık değerde farklı bir esas gibi ayrıntılı kayıtlar içeren bir düzen kurulacaksa noterdeki sözleşme yolu gündeme gelir.

Noter şekli bir formalite değildir. Boşanma sırasında bir taraf “ben bunu böyle anlamadım” derse, noterin okuduğu ve onayladığı metin tarafların iradesini gösterir. Kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m. 12). Bu nedenle evde iki kişi arasında imzalanan, noter onayı bulunmayan bir belge mal rejimi sözleşmesi sayılmaz ve eşler kanuni rejime tabi kalır. Belge en fazla başka olguların ispatında delil olarak değerlendirilebilir.

Ehliyet ve imza: kim yapabilir?

Mal rejimi sözleşmesini yalnızca ayırt etme gücüne sahip olanlar yapabilir. Küçükler ile kısıtlılar ise yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır (TMK m. 204). Evlenme yaşı için hâkim izni gerekiyorsa ya da taraflardan biri henüz reşit değilse, bu rıza meselesi sözleşmenin geçerliliğini doğrudan etkiler.

İmza da şart: sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur (TMK m. 205). Vekille imza konusunda kanun metninde ayrıntı yoktur; bu nedenle sözleşmeyi vekil aracılığıyla yapmayı düşünüyorsanız noterden bilgi almak gerekir.

İçerik sınırı: kanunda olmayanı yazamazsınız

Sözleşme kanunun tanıdığı rejimlerden birini seçer. Edinilmiş mallara katılma bunların asıl olanıdır (TMK m. 202). Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı kanunda ayrıca düzenlenmiştir; bu rejimlerden herhangi birini seçebilirsiniz. Rejimlerin birbirinden farkını mal rejimi sözleşmesi nasıl yapılır yazısında bulabilirsiniz.

Rejimin içinde de ince ayar yapılabilir. Örneğin eşler, artık değere katılmada başka bir esas kabul edebilir; ancak boşanma hâlinde geçerli olması için bunun sözleşmede açıkça öngörülmesi gerekir. Konuya ayrıca boşanmaya özel pay oranı yazısında yer verdik. Buna karşılık kanuna aykırı kayıtlar, örneğin hiçbir kanuni rejime uymayan karma bir düzen ya da emredici kuralları dışlayan hükümler, geçerlilik sorunu doğurur.

Geçerlilik tartışmaları nereden çıkar?

Boşanma sırasında sözleşmenin geçerliliğine itiraz eden eş genellikle birkaç noktaya yönelir. Birincisi şekil: noter onayı var mı, metin noterde mi hazırlanmış? İkincisi imza: iki tarafın imzası var mı, yasal temsilci gerekiyorsa o imzalamış mı? Üçüncüsü iradeyi bozan durumlar: yanılma, aldatma veya korkutma iddiası gibi hâller. Bu iddialar için süre vardır: yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmezse sözleşme onanmış sayılır (TBK m. 39). Dördüncüsü kapsam: sözleşme boşanma hâlini düzenliyor mu, yoksa yalnız ölüm hâlini mi?

Bunların hukuki sonucu, dosyadaki belgelere ve olgulara göre değişir. Bir sözleşme noterde yapılmışsa şekil itirazı zayıflar, ama kapsam itirazı hâlâ gündemde kalabilir. Bu yüzden “noterde imzaladık, bitti” demek yetmez. Sözleşmenin boşanmada neyi bağladığı ayrıca okunmalıdır.

Seçilen rejime göre boşanmada ne değişir?

Sözleşmenin geçerli olduğunu varsayarsak, sonuç seçilen rejime göre ayrışır. Edinilmiş mallara katılmada her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236). Mal ayrılığında eşlerden her biri kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (TMK m. 242) ve katılma alacağı oluşmaz. Paylaşmalı mal ayrılığında da her eş kendi malvarlığını yönetir; belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatla yükümlüdür, kime ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır (TMK m. 244, 245).

Bu fark, evlilikte alınan evin boşanmada kime kalacağını bile değiştirebilir. Katılma rejiminde evin edinilmiş mal olup olmadığı, mal ayrılığında ise evin tapuda kimin adına kayıtlı olduğu ve alım parasının kaynağı öne çıkar. Rejimin etkisini mal ayrılığı seçen eşler boşanmada hak talep edebilir mi yazısında ayrıca anlattık.

Boşanma davasında sözleşmeyi nasıl gündeme getirirsiniz?

Sözleşmenin varlığı kendiliğinden hâkimin önünde olmaz; taraf bunu dosyaya sunar. Pratikte bakılan belgeler şunlardır: noterden alınmış sözleşme sureti, evlenme başvurusunda rejim bildirilmişse o evrak, evlilik sırasında yapılmış değişiklik sözleşmeleri ve varsa sözleşmeden doğan mal listeleri. Eşinizin sözleşmeyi saklaması durumunda, sözleşmenin yapıldığı noterliğe başvurmak ilk akla gelen yoldur. Mal varlığına ilişkin delillerin ne olduğunu mal paylaşımı davasında hangi deliller sunulur başlığında toparladık.

Sözleşmenin kanuni rejime göre ne farklılık getirdiğini baştan netleştirmek, dava sürecini kısaltır. Hâkim önce hangi rejimin uygulandığını belirler, sonra malları bu rejime göre ayırır.

Sözleşme boşanma tarihini nasıl etkiler?

Mal rejimi, mahkeme boşanmaya karar verirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (edinilmiş mallara katılmada TMK m. 225, paylaşmalı mal ayrılığında m. 247). Sözleşmeyle seçilen rejim, evlilik boyunca uygulanan rejimdir. Yani boşanma dilekçesi verildiğinde hangi kuralların hesaba girdiğini belirleyen, sözleşmedir. Sözleşme hiç yoksa kanuni rejim geçerlidir. Bu nedenle boşanma davasında “hangi rejim?” sorusunun cevabı ilk bakılan noktalardan biridir; konuya boşanmada hangi mal rejimi uygulanır başlığında da değindik. Sözleşmenin evlilik sürerken değiştirildiği durumlarda eski ve yeni rejim ayrı ayrı gözden geçirilir.

Sözleşmede neler düzenlenebilir?

Evlenmeden önce yapılan sözleşme yalnızca rejim seçmekle sınırlı değildir. Kanuna göre eşler, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş malların kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilir; kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da yazabilir (TMK m. 221). Artık değere katılmada başka bir esas kabul edilebilir, ancak eşlerin ortak olmayan çocuklarının saklı payına dokunulamaz (TMK m. 237). Boşanma durumunda farklı bir esasın uygulanması için bunun sözleşmede açıkça öngörülmesi gerekir (TMK m. 238).

Bu imkânlar, özellikle evlenmeden önce bir iş yeri ya da şirket sahibi olan kişiler için anlamlıdır. Aile şirketinde hisse sahibi bir kişi, şirketten doğacak kazançların paylaşılmasını istemiyorsa bunu sözleşmede ele alabilir; hangi kaydın kanunun izin verdiği sınırlar içinde kaldığı ayrıca değerlendirilir. Öte yandan sözleşmenin tek bir eşin aleyhine ağır sonuçlar doğuran bir düzen kurması hâlinde, geçerlilik ve dürüstlük tartışması beklenir. Karşı tarafın metni gerçekten anlayıp anlamadığı, noterde okunup okunmadığı gibi hususlar sonradan sorulur.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Zeynep ve Barış evlenmeden iki ay önce noterde mal ayrılığı sözleşmesi imzalıyor. On yıl sonra boşanma davası açılıyor. Barış, Zeynep’in evlilik boyunca kendi adına aldığı evin yarısını istiyor. Zeynep ise mal ayrılığı sözleşmesini gösteriyor. Mahkemenin bakacağı sorular şunlar olur: Sözleşme gerçekten noterde mi yapılmış? İmzalar tam mı? Sözleşme evlilik süresince değiştirilmiş mi? Evin kimin parasıyla alındığı ve ispatın kime düştüğü ayrıca tartışılır; mal ayrılığında ispat ve paylı mülkiyete ilişkin kurallar paylaşmalı mal ayrılığı hükümlerine göre uygulanır (TMK m. 243). Sonucu önceden söylemek mümkün değildir; belgeler belirleyicidir.

Sık yapılan hatalar

İnternetten alınan şablonu noter onayı olmadan imzalamak ağır bir hatadır. İkincisi, sözleşmeyi bir kez yapıp yıllarca elden geçirmemektir; evlilikte malvarlığı, çocuk sayısı ve gelir kaynakları değişir. Üçüncüsü, sözleşmenin kopyasını saklamamaktır. Kopyası olmayan taraf, sözleşmenin yapıldığı noterliğe başvurmak zorunda kalır. Dördüncüsü, sözleşmenin boşanma hâlini ayrıca düzenleyip düzenlemediğini kontrol etmemektir. Beşincisi de eşin ailesinin ya da üçüncü bir kişinin baskısıyla imza atmak ve bunu yıllarca dile getirmemektir; bu tür itirazlar ispat gerektirir ve bir yıllık bildirim süresi kaçırılırsa ileri sürülemez.

Sözleşmeniz için ne yapabilirsiniz?

Elinizdeki sözleşmeyi, noter kaydı ve evlilik tarihiyle birlikte gözden geçirtmek ilk adımdır. Boşanmayı düşünüyorsanız sözleşmenin hangi rejimi seçtiğini, boşanma hâlini düzenleyip düzenlemediğini ve noter şeklini hep birlikte kontrol ettirmek gerekir.

Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Büronun aile hukuku alanındaki çalışmaları hakkında bilgi sayfasında da bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Evlenmeden önce imzaladığımız evlilik sözleşmesi noter onaylı değilse boşanmada işe yarar mı?

Kanun mal rejimi sözleşmesi için noterde düzenleme veya onaylama şeklini arar (TMK m. 205). Bu şekil geçerlilik şeklidir; şekle uyulmadan imzalanan belge mal rejimi sözleşmesi olarak hüküm doğurmaz (TBK m. 12) ve kanuni rejim uygulanır. Belge yine de başka olguların ispatında delil olabilir; bunu dosyanıza göre değerlendirmek gerekir.

Evlenme başvurusunda mal rejimi seçmek yeterli mi?

Evet, bir istisna olarak taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir (TMK m. 205). Ancak bunun mevcut kanun rejimlerinden biri olması gerekir.

Sözleşmeye dilediğimiz kaydı yazabilir miyiz?

Hayır. Taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir (TMK m. 203). Kanundaki rejimlerin dışında yeni bir rejim ya da kanuna aykırı kayıt geçerli olmaz.

Evlendikten sonra sözleşmeyi iptal ettirebilir miyiz?

Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesi yaparak önceki rejimi değiştirebilir (TMK m. 208). Yanılma, aldatma veya korkutma iddiasında ise bunu öğrendiğiniz ya da korkutmanın etkisi kalktığı andan itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığınızı bildirmeniz gerekir; aksi hâlde sözleşme onanmış sayılır (TBK m. 39).

Küçükken veya kısıtlıyken imzalanan sözleşme geçerli olur mu?

Küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır; sözleşmeyi ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar yapabilir (TMK m. 204). Rıza yoksa geçerlilik sorun olur.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202, 203, 204, 205, 208, 221, 225, 236, 237, 238, 242, 243, 244, 245, 247
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 12, 39
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler