Aile Hukuku ve Boşanma

Evliliğin İlk Aylarında Boşanma Davası Açılır mı? Kısa Süreli Evlilikte Durum

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Evlilik bir yılı doldurmadan çekişmeli boşanma davası açılabilir; anlaşmalı boşanma için ise evliliğin en az bir yıl sürmesi gerekir. Yol ve ispat anlatılıyor.

Kısaca

  • Çekişmeli boşanma davası için evlilik süresi alt sınırı yoktur; evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını (TMK m. 166/1) ya da özel bir boşanma sebebini ispatlamak gerekir.
  • Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şarttır (TMK m. 166/3); bir yıldan kısa evlilikte anlaşma olsa bile bu yol kapalıdır.
  • Boşanmanın dayandığı olgularda hâkim vicdanen kanaat getirmedikçe ispatlanmış saymaz; yemin teklif edilemez, ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184).
  • Nikâh sırasında var olan bir yanılma, aldatma ya da korkutma söz konusuysa boşanma yerine evliliğin iptali davası düşünülmelidir; süre öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde evlenmeden itibaren beş yıldır (TMK m. 152).

Nikâhın üzerinden birkaç hafta ya da birkaç ay geçmiş, evlilik beklediğiniz gibi gitmemiş ve “bu kadar erken boşanma davası açılabilir mi?” diye soruyorsunuz. Kısa cevap şu: evet, açılabilir. Kanun çekişmeli boşanma davası için bir bekleme süresi koymaz. Yalnızca anlaşmalı boşanma yolu, evliliğin en az bir yıl sürmesine bağlıdır. Yani ilk aylarda asıl mesele “dava açma hakkım var mı” değil, “hangi yoldan ve hangi kanıtla gideceğim” sorusudur.

Kanun ilk aylarda dava açmanızı engeller mi?

Hayır. Türk Medeni Kanunu’nda evlilik birliği “ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış” olduğunda eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1). Madde evlilik süresi sormaz. Bunun yanında zina (TMK m. 161), hayata kast ve pek kötü ya da onur kırıcı davranış (TMK m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat (TMK m. 163), terk (TMK m. 164) ve akıl hastalığı (TMK m. 165) ayrı birer boşanma sebebi olarak sayılır.

Bazı sebeplerde dava hakkı süreye bağlıdır: eş, boşanma sebebini affetmişse ya da süre geçmişse hakkı kalmaz. Zina ve pek kötü davranışta öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. Evliliğin ilk aylarında yaşananlar için bu süreler genellikle henüz dolmamıştır, ama öğrendiğiniz günden itibaren altı ayı takvimden takip etmek size düşer.

Terk sebebi ise kısa evliliklerde zorlayıcı olabilir. Eşinizin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla sizi terk etmiş ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olması gerekir; ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve hâkim ya da noter ihtarının sonuçsuz kalması aranır. İhtar, ayrılığın dördüncü ayı bitmeden istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz (TMK m. 164). Dolayısıyla evlenmenin ardından eşin evi terk etmesi durumunda dava ilk gün değil, bu takvimin işlemesinden sonra terk sebebine dayanılarak açılır. Bu süre beklenmeden açılacak davada ise genel sarsılma sebebi öne çıkar.

Anlaşmalı boşanma neden bir yıl bekletir?

Eşler birlikte başvurursa ya da bir eş diğerinin davasını kabul ederse evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Ancak kanun bu kolaylığı yalnızca “evlilik en az bir yıl sürmüş ise” tanır (TMK m. 166/3). Maddede “birlikte yaşanan süre” değil, “evliliğin süresi” geçer; kanun metni ayrıca bir hesap yöntemi tarif etmez.

Bir yılı doldurmamış evlilikte iki eş de bütün konularda anlaşmış olsa, imzalanmış bir protokol bile anlaşmalı boşanma dosyasını kurtarmaz. Hâkim bu yolda tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve mal, nafaka ve çocuk düzenlemesini uygun bulursa karar verir. Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar da hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184). Anlaşmalı yolun ayrıntılarını anlaşmalı boşanma şartları yazımızda bulabilirsiniz. Süreyi merak ediyorsanız bir yılın dolmasını bekleyip anlaşmalı boşanma protokolünü o zaman hazırlamak da bir seçenektir.

Bekleme kararı verirken bir şeyi tartın: beklerken ortak hayat mümkün mü, güvenliğiniz ya da çocuk gibi acil bir konu var mı? Eşiniz size karşı şiddet uyguluyorsa, bir yıl dolana kadar beklemenize gerek yoktur; koruma yolları ve çekişmeli dava ayrıca işler. Bu konuda aile içi şiddette hukuki haklar başlıklı yazı yol gösterir.

İlk aylarda çekişmeli dava nasıl ilerler?

Çekişmeli dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Evlilik kısa olduğu için davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturulan bir yer bulunmayabilir; bu durumda eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi yeterlidir. Mahkeme konusunu ayrıntılı görmek için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazısına bakabilirsiniz.

Dilekçede hangi olaylara dayandığınızı somut anlatmak gerekir. “Anlaşamıyoruz” cümlesi tek başına yeterli bir anlatım olmaz; hangi tarihte ne olduğunu, kimin tanık olduğunu, hangi yazışmanın saklandığını yazmanız beklenir. Dava açıldıktan sonra hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mal yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler ayrıntısıyla boşanma davasında geçici önlemler yazısında anlatılıyor.

Hem boşanma hem ayrılık isteme hakkı da vardır. Davaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m. 167). Henüz kararsızsanız ve ortak hayatın yeniden kurulma ihtimali görüyorsanız ayrılık da bir yol olabilir, ama bu seçim dilekçedeki talebinize bağlıdır; dava boşanma için açılmışsa hâkim ancak ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı bulunduğunda ayrılığa karar verebilir (TMK m. 170). Ayrılığı ayrılık kararı nedir yazımızda ele aldık.

Kısa evlilikte ispat nasıl işler?

Boşanma davalarında ispat kuralları bir ölçüde farklıdır. Hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Taraflara bu olgular hakkında yemin teklif edilemez, tarafların ikrarları da hâkimi bağlamaz; kanıtlar serbestçe değerlendirilir (TMK m. 184). Yani eşinizin “evet, yaptım” demesi, tek başına dosyayı kazandırmaz; hâkimin başka kanıtlarla desteklenmiş bir kanaate ulaşması gerekir. Anlaşmalı boşanmada ise ikrarın hâkimi bağlamaması kuralı uygulanmaz (TMK m. 166/3).

Kısa evliliklerde kanıt toplamak bazen kolaydır, çünkü olaylar yeni yaşanmıştır: mesajlar, fotoğraflar, doktor raporları, tanıklar. Delillerin genel mantığı için boşanma davasında ispat yükü ve deliller ve tanık delili yazıları işinize yarar. Ancak kısa evliliğin kendine özgü zorluğu şudur: eşler birbirinin ailesini, çevresini yeni tanıyor; tanık olabilecek kişiler az olabilir. Bu yüzden yazılı ve dijital kayıtların saklanması daha da önem kazanır.

Nikâh sırasındaki bir yanılma varsa

Bazen ilk aylarda anlaşılan şey evlilik sırasında var olan bir durumdur: eşin saklanan bir hastalığı, namus ve onuruna ilişkin kandırılma, evliliğe baskıyla razı edilme gibi. Bu durumlar boşanma değil, evliliğin iptali sebebi olabilir. Yanılma (TMK m. 149), aldatma (TMK m. 150) ve korkutma (TMK m. 151) iptal sebepleri arasında sayılır. İptal davası açma hakkı, sebebin öğrenildiği ya da korkunun etkisinin ortadan kalktığı günden başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). Bu süre kısa ve hak düşürücüdür; genel sarsılma sebebine dayanan boşanma davası ise böyle bir süreye bağlı değildir. Bu yüzden önce hangi yola girileceğine karar verilmelidir. İki yol arasındaki farkı butlan ile boşanma arasındaki fark yazımız anlatıyor.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir çift düğünden dört ay sonra, eşlerden biri diğerinin evlenmeden önce sakladığı yüksek tutarlı borçlarını öğreniyor ve ilişki hızla bozuluyor. Evlilik bir yılı doldurmadığı için ikisi anlaşsa bile anlaşmalı boşanma yolu açık değil. Borcu öğrenen eş, önce iptal sebebine dayanıp dayanamayacağına bakıyor; ancak borç, nikâh sırasında yanıltıcı bir niteliğe ya da eşin çekilmez bir duruma sokacak ölçüde önemli bir özelliğine dönüşmüyorsa iptal sebebi kurulamayabilir. Bu durumda genel sarsılma sebebine dayanan çekişmeli boşanma davası düşünülür.

Hâkimin tartacağı sorular şunlardır: Sır saklama tek seferlik miydi, sürekli miydi? Eşler bu olay sonrası ortak hayata devam etti mi? Güven ilişkisi gerçekten onarılamaz mı? Bu soruların cevabı somut dosyaya bağlıdır; bugünden sonuç söylenemez.

İlk aylarda sık yapılan hatalar

  • Evi ani terk etmek. Ayrılıp başka bir yerde yaşamak istiyorsanız bunu haklı sebebe dayandırıp belgelemek gerekir. Ayrıntı için boşanma sürecinde evden ayrılmak terk sayılır mı yazısına bakın.
  • Mesajları silmek. Duygusal bir anda konuşmaları silmek sonradan kanıt kaybına yol açar.
  • Protokole güvenmek. Evlilik bir yılı doldurmadan, imzalanmış bir “anlaşmalı boşanma protokolü”ne dayanarak anlaşmalı boşanma kararı alınamaz; protokol yanlış beklenti yaratır.
  • Süreleri kaçırmak. Zina ve pek kötü davranışta altı ay, iptal sebeplerinde altı ay sürenin işlediği unutulmamalı; önce hangi sürenin hangi olaya bağlandığı not edilmelidir.
  • Dilekçeyi genel yazmak. Olaylar tarihlendirilmeden ve tanıklar belirtilmeden verilen dilekçe, ileride delil sunmayı güçleştirir. Dilekçe hazırlığı için boşanma dilekçesinde nelere dikkat edilmeli yazısı var.

Kısa evlilikte mal ve eşya sorunları

Evlilik kısa sürdüğünde mal paylaşımı küçük görünür, ama sorun çıkaran noktalar aynıdır. Evlilik öncesinden gelen mallar, miras ve bağış yoluyla edinilenler kişisel maldır (TMK m. 220). Mal rejimi ise mahkeme boşanmaya karar verirse dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Yani dilekçenin verildiği tarih, hangi gelirlerin ve edinimlerin ortak hesaba girdiğini belirler. Düğün takıları, ziynet eşyası ve hediyeler ise ayrıca ispat gerektirir; bu konuyu boşanmada ziynet eşyası nasıl ispat edilir yazısında anlattık.

Nafaka ve tazminat taleplerinin kısa evlilikte nasıl tartıldığını ise kısa süreli evlilikte nafaka ve tazminat yazısında ele aldık. Bu mali başlıkları dilekçede baştan yazmak işi kolaylaştırır; boşanma davasında istenmeyen nafaka ve tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı davayla istenebilir, bu süre geçerse zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).

Kendi dosyanız için nereden başlamalısınız?

Evliliğin ilk aylarında boşanmayı düşünmek ağır bir karardır ve her dosya birbirinden farklıdır. Süre, kanıt, çocuk ya da mal varlığı gibi unsurlar yoluna çıkacak yolu değiştirir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasından büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz; ilk görüşmede hangi yolun size uygun olduğu, hangi belgelerin saklanması gerektiği ve süreleri birlikte değerlendirebiliriz. Büronun çalışma alanları için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Nikâhtan iki ay sonra boşanma davası açabilir miyim?

Evet. Kanun çekişmeli boşanma davası için evlilik süresi aramaz. Önemli olan evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeniz beklenmeyecek ölçüde sarsıldığını ya da zina, pek kötü davranış, terk gibi özel bir sebebin bulunduğunu ispat edebilmenizdir.

Evlilik bir yılı doldurmadıysa eşimle anlaşsak da boşanamaz mıyız?

Anlaşmalı boşanma yolu bir yıllık evlilik şartına bağlıdır. Bir yıldan kısa evlilikte eşlerin anlaşması tek başına yeterli olmaz; dava çekişmeli açılır. Eşiniz davayı kabul etse bile aynı şart geçerlidir. Bir yılın dolmasını bekleyip anlaşmalı yola geçmek de mümkündür.

Evlendikten sonra hiç birlikte yaşamadık. Boşanma mı gerekir, iptal mi?

Birlikte yaşamamış olmak tek başına iptal sebebi değildir. İptal; yanılma, aldatma, korkutma gibi nikâh sırasındaki sebeplere dayanır. Böyle bir sebep yoksa yol boşanma davasıdır. Hangisinin uygun olduğunu nikâhtaki koşullar belirler.

Boşanma davası açıldığında eşimle aynı evde kalmak zorunda mıyım?

Kanunda dava süresince birlikte oturmayı zorunlu kılan bir hüküm yoktur; uygulamada boşanma davasının açılmasıyla eşlerin ayrı yaşaması haklı kabul edilmektedir. Hâkim barınmaya ve geçime ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169); konut ve nafaka talebinizi dilekçede açıkça yazmanız yararlıdır.

Kısa süreli evlilikte kusur nasıl belirlenir?

Kusur, evlilik süresine göre değil olaylara göre belirlenir. Tanık, yazışma, belge gibi kanıtlar serbestçe değerlendirilir. Kusurun nafaka ve tazminata etkisi için kısa evlilikte nafaka ve tazminat yazımıza bakabilirsiniz.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 149, 150, 151, 152, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 178, 184, 220, 225
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler