Aile Hukuku ve Boşanma

Nüfus Tescili Reddedilen Yabancı Boşanma Kararı İçin Ne Yapılır?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Şartlar sağlanmadığı için nüfus tescili reddedilen yabancı boşanma kararı, MÖHUK m. 58 uyarınca açılacak tanıma davasıyla Türkiye’de geçerli hâle getirilebilir.

Kısaca

  • Tescil talebi 5490 sayılı Kanun m. 27/A’daki şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedilirse, kararın Türkiye’de tanınması 5718 sayılı MÖHUK’a göre yapılır.
  • Tanıma, yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitidir; tenfizde aranan karşılıklılık şartı tanımada aranmaz (MÖHUK m. 58).
  • Mahkeme; kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ihlal etmemesini, kamu düzenine açıkça aykırı olmamasını ve davalının usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığını inceler (MÖHUK m. 54).
  • Karşı taraf tebliğ edilen dilekçeye itiraz edebilir; itiraz yalnızca kanunda sayılan tenfiz şartlarının bulunmadığı veya karar yerine getirilmiş ya da engel çıkmış olduğu gerekçesine dayanır (MÖHUK m. 55).

Yurt dışında boşandınız, kararı nüfus müdürlüğüne ya da dış temsilciliğe götürdünüz ve başvurunuz reddedildi. Elinizdeki ret yazısı can sıkıcı görünse de dosya kapanmış değil. 5490 sayılı Kanun m. 27/A/3, tescil şartları sağlanmadığı için reddedilen kararların Türkiye’de tanınmasının MÖHUK uyarınca yapılacağını söylüyor. Yani idari yol kapandıysa mahkeme yolu açık.

Önce reddin gerekçesini anlayın

Ret yazısındaki gerekçe sonraki adımı belirler. 5490 sayılı Kanun m. 27/A/1 tescil için dört şey arar: başvurunun tarafların birlikte (bizzat ya da vekil aracılığıyla) yapılması, kararın verildiği devlet kanunlarına göre yetkili makamdan çıkmış olması, usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması. Eşlerden biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir; iki eş de Türk vatandaşıysa birinin tek başına yaptığı başvuru bu nedenle reddedilir. Ret bu şartlardan birinin sağlanmadığına dayanıyorsa, tanıma davasında hangi noktaya hazırlanacağınızı da o belirler.

Eksik belge nedeniyle ya da eşiniz başvuruya katılmadığı için reddedilmişse en pratik çözüm, belgeyi tamamlayıp veya eşinizle birlikte yeniden başvurmak olabilir; eşiniz birlikte başvurmaya yanaşmıyorsa tanıma davası açılır. Ancak ret şartın kendisinin sağlanmadığına dayanıyorsa, örneğin kararın kesinleşmediği, yetkili makamdan çıkmadığı ya da kamu düzenine aykırı bulunduğu belirtiliyorsa, aynı başvuruyu tekrarlamak sonuç vermeyecektir. Burada tanıma davası, hâkimin konuyu bağımsız biçimde incelemesini sağlayan yoldur.

Ret yazısının tarihini ve gerekçesini mutlaka saklayın. Dava dilekçesinde bu yazıya atıf yapmak, tanıma davasını neden açtığınızı gösterir.

Tanıma neyi sağlar?

MÖHUK m. 58/1 şöyle der: Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Yani tanıma, kararın içeriğinin yeniden yargılanması değil; kanunun aradığı şartların varlığının mahkemece tespit edilmesidir.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark burada önemlidir. Tenfiz, yabancı ilamın Türkiye’de icra olunabilmesi için gerekli işlemdir (MÖHUK m. 50). Boşanma kararı gibi hukuki durumu değiştiren ve icra gerektirmeyen kararlar için tanıma yeterlidir. Tenfizde aranan karşılıklılık şartı tanımada uygulanmaz (MÖHUK m. 58/1). Farkın ayrıntısını yabancı mahkeme kararının tanınması ile tenfizi arasındaki fark yazısında anlattık.

Mahkeme hangi şartları inceler?

MÖHUK m. 54 tenfiz şartlarını sayar ve tanıma için de bu şartlara başvurulur; yalnızca birinci fıkranın (a) bendi, yani karşılıklılık dışarıda kalır. Geriye kalan şartlar şunlardır.

Birincisi, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ya da davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması (MÖHUK m. 54/1-b).

İkincisi, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması (MÖHUK m. 54/1-c). Bu şartın dar yorumlanması gerektiği kabul edilir; Türk hukukundan farklı bir boşanma sebebi tek başına aykırılık anlamına gelmeyebilir.

Üçüncüsü, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye o yer kanunlarına göre usulüne uygun çağrılmış veya temsil edilmiş olması. Çağrılmadan ya da temsil edilmeden, yokluğunda hüküm verilmişse ve bu kişi Türk mahkemesinde buna dayanarak itiraz ederse tanıma engeli doğar; itiraz etmezse engel oluşmaz (MÖHUK m. 54/1-ç). Yokluğunda verilen yabancı boşanma kararının tanınması ayrıca yokluğunda verilen yabancı boşanma kararı tanıma yazısında ele alındı.

Bunlara kararın verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerektiği eklenir (MÖHUK m. 50/1). Kesinleşme belgesi bu nedenle tanıma dosyasında da en önemli belgelerden biridir.

Davayı kim, hangi mahkemede açar?

Kararın tenfizinde hukuki yararı bulunan herkes istemde bulunabilir; istem dilekçe ile yapılır (MÖHUK m. 52). Boşanan eşlerin bu yararı taşıması beklenir; yine de dilekçede yararınızı kısaca açıklamanız yerinde olur. Görevli ve yetkili mahkemenin ayrıntısı için yabancı boşanma kararı tanıma davasında görevli ve yetkili mahkeme yazısına bakabilirsiniz; dilekçeye eklenecek belgeleri ise yabancı boşanma kararı tanıma dilekçesi ve ekleri yazısı gösterir.

Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir (MÖHUK m. 52). Dilekçe duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Hasımsız ihtilafsız kaza kararlarında ise tebliğ hükmü uygulanmaz (MÖHUK m. 55/1). İstem basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenip karara bağlanır.

Karşı taraf neye itiraz edebilir?

Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olduğunu ya da yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını öne sürerek itiraz edebilir (MÖHUK m. 55/2). Bunun anlamı şudur: davalı, boşanmanın haksız olduğunu veya yabancı mahkemenin takdirini eleştirerek itiraz edemez. Kanun itirazı bu sebeplerle sınırlamıştır.

Bu sınırlama, tanıma davasını nispeten dar bir dava hâline getirir. Dosya tutarlı belgelerle kuruluyorsa, tartışılacak konu çoğu zaman belgelerin eksiksizliği ve kamu düzeni, yetki ve usulüne uygun çağrılma şartlarının karşılanıp karşılanmadığı olur.

Dilekçede ne yazılmalı?

Tanıma dilekçesinde tarafların ad, soyad ve adresleri, kararın hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, kararın tarihi ve numarası ile hükmün özeti yer alır (MÖHUK m. 52). Boşanma dosyasında istenen sonuç da açıkça yazılmalıdır: yabancı mahkemenin şu tarihli boşanma kararının Türkiye’de tanınması. Ret yazısı varsa dilekçeye eklenir ve davanın neden açıldığı bu belgeyle gösterilir.

Hükmün yalnızca bir kısmı için tanıma isteniyorsa hangi kısım olduğu belirtilmelidir. Boşanma kararlarında çoğu zaman yalnızca boşanma hükmü nüfus kaydı bakımından gerekli olur; nafaka ya da velayet gibi diğer hükümler için ayrı bir yol izlenebilir. Dilekçede hangi hükümlerin istendiğini net yazmak, sonradan karışıklığı önler.

Dilekçeyle birlikte kararın onanmış aslı veya örneği, onanmış tercümesi ve kesinleştiğini gösteren belge sunulur (MÖHUK m. 53). Eksik belge, davanın ilerlemesini yavaşlatacağı için hazırlığı baştan titizlikle yapmak gerekir.

Tescil reddi ile tanıma davası arasındaki fark

Tescil idari bir başvurudur, tanıma ise bir davadır. Tescilde karar nüfus müdürlüğünce veya dış temsilcilikçe incelenir; tanımada tebligat yapılır, karşı taraf itiraz edebilir ve mahkeme karar verir. Bu nedenle tanıma davası, tescilden daha fazla emek ister ama reddin ardından tartışmaya açık noktaları hâkim önünde savunma imkânı da tanır.

Ayrıca tescilin ret gerekçesiyle tanımanın inceleme ölçütleri tam olarak örtüşmeyebilir. Tescil reddi bazen belge eksikliğinden kaynaklanır; mahkeme önünde aynı eksik tamamlanabilir. Bu yüzden ret yazısındaki gerekçeyi bir savunma konusu değil, bir hazırlık listesi olarak okumak daha verimlidir.

Karar nasıl verilir, sonrasında ne olur?

Mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verebilir. Karar, yabancı mahkeme ilamının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır (MÖHUK m. 56). Tenfiz isteminin kabulü veya reddi hakkındaki kararların temyizi genel hükümlere tabidir ve kanun metnine göre temyiz yerine getirmeyi durdurur (MÖHUK m. 57). Genel hükümler bugün istinaf ve temyiz yollarını ifade eder; ilk derece kararına karşı istinaf süresi ilamın tebliğinden itibaren iki hafta, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 345, 361). Yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59).

Kesinleşen tanıma kararı nüfus kaydının güncellenmesi için dayanak olur; çünkü yabancı mahkeme ilamına dayanılarak Türkiye’de idari bir işlem yapılmasında da aynı usul uygulanır (MÖHUK m. 58/3). Yani tanıma kararını aldıktan sonra nüfus müdürlüğüne gidip kaydı güncelletebilirsiniz.

Varsayımsal örnek: kesinleşme belgesi eksik olduğu için ret

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir Türk vatandaşı, yabancı eşiyle birlikte yaşadığı ülkede boşanmış. Kararın tarihi ve hükmü belli, ancak kesinleşme yazısı alınmamış. Nüfus müdürlüğüne başvurunca “kesinleşme belgesi yok” gerekçesiyle ret yanıtı almış.

İlk adım kesinleşme yazısını kararı veren makamdan istemektir. Yazı alınırsa yeni bir tescil başvurusu yeterli olabilir. Yazı alınamıyor, ya da başka şartlarda sorun varsa, tanıma davası açılır. Dilekçeye onaylı karar örneği, kesinleşme belgesi, tercümeler ve ret yazısı eklenir. Davalı eşin adresi yurt dışında olduğundan tebligat ayrıca zaman alabilir. Sonucu etkileyen etkenler belgelerin eksiksizliği ve tebligatın süresidir; bir süre vermek doğru olmaz.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, reddi nihai bir sonuç sanmaktır. Kanun yeni bir yol açıkça gösterir.

İkinci hata, tanıma davasında boşanma sebeplerinin yeniden tartışılacağını düşünmektir. Mahkeme yalnızca şartların varlığını inceler.

Üçüncü hata, kesinleşme belgesini dosyaya eklememektir. Kesinleşmemiş karar için tanıma verilmez.

Dördüncü hata, kararı karşı tarafa tebliğ edilebilecek bir adres olmadan davaya taşımaktır. Karşı tarafın adresi bilinmiyorsa tebligatın nasıl yapılacağı davanın ilerleyişini belirler.

Beşinci hata, tanıma kararını almadan yeniden evlenmeye karar vermektir. Bu konuyu yurt dışında boşanıp nüfusa işlemeden yeniden evlenme yazısında ayrıca değerlendirdik.

Dosyanız için nasıl bir yol izlenir?

Önce reddin gerekçesini okuyun, sonra o gerekçeyi gidermenin mümkün olup olmadığını düşünün. Gidermek mümkün değilse veya zaman alacaksa tanıma davası planlayın. Her iki yolda da belgelerin tutarlı olması ve karşı taraf adresinin net bilinmesi işi kolaylaştırır.

Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Dosyanızın ayrıntısı kararın içeriğine ve ret gerekçesine göre değişir; diğer konular için aile hukuku çalışma alanı sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tescil talebim reddedildi, yurt dışındaki boşanmam Türkiye’de geçersiz mi oldu?

Ret, kararın tescil yoluyla kabul edilmediği anlamına gelir; boşanmanın hükümsüz olduğu anlamına gelmez. Kanun, tescil şartları sağlanmadığı için reddedilen kararların tanınmasını MÖHUK’a bırakır; yani mahkemede tanıma davası açılabilir.

Tanıma davasını kimler açabilir?

MÖHUK m. 52, tenfizde hukuki yararı olan herkesin istemde bulunabileceğini söyler; tanıma da tenfiz şartlarına bağlı olduğundan boşanan eşlerden her biri, dilekçesinde hukuki yararını göstererek dava açabilir.

Tanıma davasında yabancı mahkemenin kararı baştan yargılanır mı?

Hayır. Kanun itiraz sebeplerini sınırladığı için Türk mahkemesi boşanma sebeplerini yeniden incelemez. Yalnızca kararın tanınması için aranan şartların bulunup bulunmadığına bakar.

Karşılıklılık şartı tanıma davasında da aranır mı?

Hayır. MÖHUK m. 58/1 tanımada, tenfiz şartlarından karşılıklılığı düzenleyen 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağını açıkça belirtir.

Tanıma kararından sonra nüfus kaydı nasıl güncellenir?

MÖHUK m. 58/3, yabancı mahkeme ilamına dayanılarak Türkiye’de idari bir işlem yapılmasında da aynı usulün uygulanacağını söyler. Tanıma kararının kesinleşmesinden sonra bu karar, nüfus işlemlerinin yapılması için dayanak olarak kullanılır.

Dayanak mevzuat

  • 5490 sayılı Kanun m. 27/A
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 345, 361
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler