Yurt dışında haberiniz olmadan veya yokluğunuzda boşandınız mı? Usulüne uygun çağrılmama itirazı yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınmasını nasıl etkiler?
Kısaca
- Yabancı karar, aleyhine tenfiz istenen kişi yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış veya orada temsil edilmemişse ve bu kişi Türk mahkemesinde itiraz ederse tanınmaz (MÖHUK m. 54/1-ç).
- Çağrının usulüne uygun olup olmadığı, kararın verildiği yerin kanunlarına göre değerlendirilir.
- İtiraz hakkı tanıma talebine karşı Türk mahkemesinde, tenfiz şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle ileri sürülür (m. 55/2).
- İtiraz etmeyen kişi bakımından bu şart engel oluşturmaz; bu yüzden tebliği alan tarafın süreyi ve duruşma gününü takip etmesi önemlidir.
Eşiniz yurt dışında dava açtı, siz haberdar olmadınız, mahkeme yokluğunuzda boşanmaya karar verdi. Bu karar Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz, ama otomatik olarak hükümsüz de değildir: tanınabilir ya da nüfusa tescil edilebilir. 5718 sayılı Kanun size burada bir koruma tanır. Yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıysanız veya orada temsil edilmediyseniz ve tenfiz ya da tanıma isteğine karşı Türk mahkemesinde itiraz ederseniz, karar tanınmaz.
Kanun Tam Olarak Ne Diyor?
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrası tenfiz şartlarını sıralar. “ç” bendi şöyle özetlenebilir: o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişi hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmamışsa ya da orada temsil edilmemişse yahut kanunlara aykırı biçimde yokluğunda hüküm verilmişse, ve bu kişi bu hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmişse tenfiz kararı verilmez.
Cümlenin yapısına dikkat edin. Şart, “kendisine karşı tenfiz istenen kişinin … itiraz etmemiş olması” biçiminde konmuştur. Yani bu sebep mahkemenin kendiliğinden kullanabileceği bir ret nedeni gibi değil, ilgili kişinin ileri sürdüğü bir itiraz gibi işler. Kişi hiç itiraz etmezse bu bent kararın tanınmasına engel olmaz.
Boşanma kararlarında asıl hedef çoğu zaman tenfiz değil, tanımadır. Tanıma, 58. maddeye göre yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının tespitine bağlıdır; tek istisna, karşılıklılık bendinin tanımada uygulanmamasıdır. Dolayısıyla çağrılma ve temsil ile ilgili şart tanımada da aynen aranır.
“O Yer Kanunlarına Göre” Ne Anlama Gelir?
Kanun, usulüne uygun çağrının ne olduğunu Türk hukukuna göre değil, hükmü veren mahkemenin bulunduğu yerin kanunlarına göre belirler. Türkiye’deki tebligat kuralları burada ölçü değildir. Bir tebligatın yabancı ülkede geçerli sayılması için o ülkenin hukukunda hangi usullerin öngörüldüğü, tebligatı kimin yaptığı, adrese nasıl ulaşıldığı ve süre tanınıp tanınmadığı incelenir.
Bu nedenle itiraz hazırlarken yalnızca “bana haber verilmedi” demek yetmez. Mahkeme, yabancı kararın dosyasındaki tebligat belgelerine, tebliğ tarihine, adrese ve tebliğ yöntemine bakmak isteyebilir. Yabancı ülke hukukunun içeriği Türk hâkimince araştırılır; yine de taraf olarak sizin elinizdeki belgeleri sunmanız dosyanın ilerlemesini sağlar.
Aynı yaklaşım “temsil” için geçerlidir. Yabancı mahkemede sizi bir vekil temsil ettiyse bu temsilin geçerli olup olmadığı, vekâletnamenin kim tarafından ve nasıl verildiği önem kazanır. Temsilin sahte ya da yetkisiz olduğunu ileri sürüyorsanız bunu belgelemeniz gerekir.
İtiraz Nerede ve Nasıl İleri Sürülür?
Tenfiz dilekçesi, duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir (MÖHUK m. 55/1). MÖHUK m. 51 görevli mahkemeyi asliye mahkemesi olarak belirler; aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi ise aile mahkemelerinin görevleri arasında sayılmıştır (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi kurulmamış yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. İstem basit yargılama usulüne göre incelenir (m. 55/1). Karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilamının kısmen ya da tamamen yerine getirildiğini ileri sürerek itiraz edebilir (m. 55/2).
Burada pratik bir risk var: Tebligatı alan kişi bunu gündelik bir evrak sanıp cevap vermezse, çağrılmama itirazını ileri sürme imkânını yitirebilir. Basit yargılama usulünde cevap süresi dilekçenin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 317/2) ve savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m. 319); itirazı bu süre içinde verilecek cevap dilekçesinde açıkça ileri sürmek en güvenli yoldur. Dilekçede çağrılmama gerekçesi açıkça yazılmalı, tebligat belgelerine ilişkin deliller bildirilmelidir.
Nüfus Müdürlüğüne Başvuru ile Tanıma Davası Arasındaki Fark
Türk vatandaşıysanız yabancı boşanma kararı için önce nüfus kaydına tescil yoluna gidebilirsiniz. 5490 sayılı Kanun’un 27/A maddesi, yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescilini düzenler. Tescil için kararın yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir. Başvurunun taraflarca birlikte yapılması gerekir; diğer taraf ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan taraf tek başına başvurabilir. İki eş de Türk vatandaşıysa ve yokluğunda karar verilen eş başvuruya katılmıyorsa bu yol kullanılamaz; kararın tanınması mahkemeden istenir.
Yokluk durumu, 27/A maddesinde ayrıca bir itiraz sebebi olarak sayılmamıştır; nüfus aşamasında maddedeki şartlar (yetkili makamca verilmiş olma, usulen kesinleşme, kamu düzenine açıkça aykırı olmama) aranır. Tescil talebi şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedilirse, kararın tanınması MÖHUK’a göre yapılır (27/A, 3. fıkra). Mahkeme aşamasında karşı taraf olarak çağrılmama itirazını yapabilirsiniz. Nüfus tarafı için boşanma kararının nüfus kaydına işlenmesi yazısına göz atabilirsiniz.
Varsayımsal Bir Örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: Türk vatandaşı bir kişi yurt dışında yaşarken eşi, orada dava açıp kararı alıyor. Davalı bu süreçten haberdar olmadığını, tebligatın eski bir adrese yapıldığını söylüyor. Yıllar sonra karar Türkiye’de tanınmak isteniyor ve davalı itiraz ediyor.
Mahkeme önce kararın kesinleşip kesinleşmediğine, ardından diğer şartlara bakar. Çağrılma konusunda tebligat belgelerini, tebliğin hangi adrese ve hangi yöntemle yapıldığını, yabancı mahkemenin bulunduğu yerin kanunlarına göre geçerli olup olmadığını inceler. Eski adres gösterilmişse ve o ülkenin hukukunda bu tebligat geçerli sayılıyorsa itiraz sonuçsuz kalabilir; geçerli sayılmıyorsa tanıma reddedilebilir. Sonucu belirleyen, o dosyadaki belgelerdir; önceden tahmin etmek doğru olmaz.
Sık Yapılan Hatalar
- Tebligatı yok saymak. Tenfiz veya tanıma dilekçesi tebliğ edilmişse duruşma gününü ve mahkemenin verdiği süreleri takip etmek gerekir; sessiz kalmak itiraz imkânını zayıflatabilir.
- Türk usul kurallarını ölçü almak. Çağrının usulüne uygunluğu yabancı mahkemenin bulunduğu yerin kanunlarına göre değerlendirilir.
- Tek sebebe dayanmak. Çağrılmama itirazı yanında kamu düzeni, kesinleşme veya yetki gibi diğer şartlar da gündeme getirilebilir. Bunun için kamu düzenine aykırılık yazısına bakabilirsiniz.
- Kesinleşme belgesini atlamak. Yabancı kararın kesinleşmiş olması şarttır; bu konuyu kesinleşme şartı yazısında ele aldık.
- Yeniden evlenmeyi erkene almak. Kararın tanınma sürecindeki belirsizlik, yeni evlilik başvurusunu etkileyebilir. Bu konuyu nüfusa işletmeden yeniden evlenme yazısında anlattık.
Yokluğunda Boşandıysanız Hangi Belgeleri Toplamalısınız?
Yokluğunuzda karar çıktığını düşünüyorsanız şu belgeler işinize yarar: yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve tebligat evrakı, tebliğ zarfı veya tutanağı, adres kayıtlarınız (hangi tarihte hangi adreste oturduğunuzu gösteren belge), varsa vekâletname ve kararın onaylı örneği ile tercümesi. Bu belgeler, çağrının usulüne uygun olup olmadığını gösterir.
Karşı taraf olarak değil de kararı lehine kullanmak isteyen taraf olarak bakıyorsanız, tam tersi belgeler sizin için önemlidir: tebliğin geçerli yapıldığını gösteren tutanaklar, davalının dava dosyasına katıldığını gösteren evrak. Tanıma dilekçesinde bunları baştan sunmanız, karşı tarafın itirazını daha erken çözmenize yardım eder. Belgelerin kapsamı için tanıma dilekçesi ve ekleri yazısına bakabilirsiniz.
Eşinizin Yurt Dışında Açtığı Dava Hakkında Erken Davranmak
Elinizde henüz bir karar yoksa ama yurt dışında sizin aleyhinize bir dava açıldığını biliyorsanız, davayı sessizce izlemek riskli olabilir. Bu aşamada yapılacaklar şunlardır: yabancı mahkemenin adresini ve dosya numarasını öğrenmek, tebligatı almak, yabancı ülkede bir vekil yetkilendirmek veya Türkiye’de açılmış bir dava varsa durumu bildirmek. Aynı konuda iki ülkede dava açılmasının sakıncaları ayrı bir yazıda yer alıyor: yurt dışında dava varken Türkiye’de dava açmak.
Yurt dışındaki eşe dava evrakının nasıl ulaştırıldığı Türkiye’deki davalarda ayrı kurallara bağlıdır; bunun için yurt dışındaki eşe tebligat yazısını okuyabilirsiniz.
Usulüne Uygun Çağrı, Temsil ve Yokluk Kararı Üç Ayrı Kavramdır
Kanun metni üç ihtimali yan yana sayar ve bunların her biri farklı bir durumu anlatır. Birincisi çağrılmamaktır: Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü kendi hukukunun öngördüğü yolla ulaştırılmamıştır. İkincisi temsil edilmemektir: Davalı davaya katılmamış, adına hareket eden yetkili bir vekil de bulunmamıştır. Üçüncüsü ise yokluğunda hüküm verilmesinin o yerin kanunlarına aykırı olmasıdır; yani ülke hukuku davalının gelmemesine rağmen karar verilmesine izin vermiyorsa buna rağmen hüküm kurulmuştur.
Bu ayrım pratikte şu soruyu doğurur: Hangisine dayanıyorsunuz? Tebligat hiç yapılmadıysa birinci ihtimal; yapılmış ama geçersizse yine birinci ihtimal; sizin adınıza gelen bir vekil hiç yetkisi olmadan işlem yapmışsa ikinci ihtimal; yabancı mahkeme gıyapta karar vermiş ama kendi usul kanunu bunu yasaklıyorsa üçüncü ihtimal gündeme gelir. İtiraz dilekçenizde hangi ihtimali ileri sürdüğünüzü açık yazmanız, mahkemenin neyi araştıracağını belirler.
Bir yandan da şunu unutmamak gerekir: Davaya gelmemek tek başına bu bendin korumasını ortadan kaldırmaz; ama çağrı o yerin kanunlarına göre usulüne uygun yapılmışsa ve yokluğunda hüküm verilmesi de o kanunlara uygunsa bu bendin korumasından yararlanılamaz. Davalının yabancı mahkemeye hiçbir cevap vermemiş olması, bu bakımdan tek başına sonucu değiştirmez; belirleyici olan çağrının hukuka uygunluğudur.
Karşı Taraf Hiç Bulunamıyorsa Ne Olur?
Bazen tanıma talebinde bulunan taraf, diğer eşin Türkiye’deki adresini bilmez. Tenfiz ve tanıma dilekçesinin karşı tarafa tebliği gerektiğinden (MÖHUK m. 55/1), adres belirsizliği Türkiye’de yeni bir tebligat sorunu yaratır. Tenfiz istemi, tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinden, yoksa oturduğu yer mahkemesinden istenir; Türkiye’de yerleşim yeri veya oturduğu yer yoksa kanun ayrıca bazı mahkemeleri yetkili kılar (m. 51/2). Dosyanın hangi mahkemede açılacağı bu nedenle önemlidir.
Hasımsız ihtilafsız kaza kararlarında tebliğ hükmü uygulanmaz (m. 55/1). Çekişmeli bir boşanma kararında ise karşı taraf vardır ve ona tebligat yapılması gerekir. Adres bulunamazsa tebligat mevzuatının genel kuralları uygulanır. Bu durum, yabancı mahkemedeki usulle karıştırılmamalıdır; ikisi ayrı yargılamadır.
Yokluğunda Verilen Karar İçin Kendi Dosyanızı Değerlendirmek
Yokluğunuzda verilmiş bir yabancı boşanma kararı sizi bağlayacak mı, itirazınız hangi belgeye dayanmalı, kararın Türkiye’de tanınmasını mı istemelisiniz yoksa tanımaya karşı mı çıkmalısınız; bunlar dosyanın ayrıntısına bağlı sorulardır. Kararın hangi ülkede, hangi tarihte ve hangi usulle verildiği, size nasıl tebligat yapıldığı birlikte değerlendirilmelidir.
Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz. İletişim sayfasından bize ulaşabilir, genel çerçeve için aile hukuku sayfasına bakabilirsiniz. Sonuca dair bir vaat vermeyiz; belgelerinizi inceleyip izlenebilecek yolları sakin biçimde anlatırız.
Sık sorulan sorular
Eşim yurt dışında yokluğumda boşanma kararı aldırdı, Türkiye’de geçerli olur mu?
Yabancı karar Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz; mahkemece tanınması ya da 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca nüfusa tescil edilmesi gerekir. Tanıma veya tenfiz istendiğinde siz usulüne uygun çağrılmadığınızı ileri sürerek itiraz edebilirsiniz. Mahkeme, çağrının yabancı mahkemenin bulunduğu yerin kanunlarına göre usulüne uygun yapılıp yapılmadığına bakar.
Yabancı mahkemeye çağrıldığım hâlde gitmediysem de itiraz edebilir miyim?
Çağrı o yerin kanunlarına göre usulüne uygunsa ve siz gelmemeyi seçtiyseniz, kural olarak çağrılmama sebebine dayanamazsınız. Yokluğunuzda hüküm verilmesi o yerin kanunlarına aykırıysa bu ayrı bir itiraz sebebidir; kamu düzeni gibi diğer şartlar da ayrıca ileri sürülebilir. Dosyadaki tebligat belgelerine bakmak gerekir.
İtiraz etmezsem karar otomatik olarak tanınır mı?
Hayır. Mahkeme diğer tenfiz şartlarının varlığını yine de inceler. Ancak çağrılmama veya temsil edilmeme sebebi, karşı tarafın itirazına bağlı bir şart olduğu için, itiraz edilmezse tek başına ret sebebi yapılmaz.
Bu itiraz nüfus kaydına tescil aşamasında da yapılabilir mi?
Nüfus kaydına tescil başvurusunda 5490 sayılı Kanun’un 27/A maddesindeki şartlar aranır. Tescil talebi bu şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle reddedilirse tanıma MÖHUK’a göre yapılır; itiraz hakkı tanıma davasında kullanılır.
Yabancı mahkemede avukatla temsil edildiysem durum değişir mi?
Temsil edilmiş olmak, “temsil edilmemiş” sebebine dayanmayı güçleştirir. Vekâletnamenin geçerli olup olmadığı, vekilin yetkisi ve vekâletin kimin tarafından verildiği, kararın verildiği yerin kanunlarına göre değerlendirilir.
Dayanak mevzuat
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 51, 53, 54, 55, 58
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 317, 319
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?
Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.