Aile Hukuku ve Boşanma

Boşanmadan Önceki Bir Yılda Yapılan Bağışlar Mal Paylaşımında Hesaba Katılır mı?

Av. Berat Özkan 7 dk okuma

Boşanma davasından önceki bir yıl içinde rızanız olmadan yapılan bağış ve karşılıksız kazandırmalar mal paylaşımında nasıl hesaba katılır? Olağan hediye ayrımı.

Kısaca

  • Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar, olağan hediyeler hariç, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229/1).
  • Boşanmada rejim dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiği için bir yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işler.
  • Bağışın kendisi geri alınmaz; değeri, bağış tarihi esas alınarak hesaba eklenir ve artık değer hesabını değiştirir.
  • Bağışa rıza vermiş olan eş açısından bu bent işlemez; rızanın varlığı ve kapsamı ispat meselesidir, katılma alacağını azaltma kastıyla devir bendi ise ayrıca incelenebilir.

Boşanma davası açılmadan hemen önce eşinizin bir malı yakınına bağışladığını fark ettiyseniz, ilk sorunuz muhtemelen “bu bağış mal paylaşımını etkiler mi?” olacaktır. Kısa cevap şöyle: mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir; olağan hediyeler bu kapsamın dışında kalır (TMK m. 229/1). Bağış yok sayılmaz, hesabın içine girer.

Kanunun söylediği tam olarak ne?

Eklenecek değerler hükmünün birinci bendi üç şartı bir araya getirir: kazandırma karşılıksız olmalı, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılmış olmalı ve diğer eşin rızası olmadan gerçekleşmelidir. Olağan hediyeler ise kapsam dışıdır. Bu şartların hepsi varsa kazandırma, hesap yapılırken edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Burada “karşılıksız” kelimesi önemlidir. Eşin bir malı gerçek bedelle satması karşılıklı bir işlemdir ve bu bentte ele alınmaz; kazandırmanın karşılığı olmayan bağış ve benzeri işlemler bu bendin konusudur. Tapuda “bağış” görünmese de, bedeli son derece düşük gösterilmiş bir devrin niteliği ayrıca incelenebilir; bu değerlendirme olayın bütününe göre yapılır.

Bir yıl nereden sayılır?

Boşanma davalarında kritik tarih dava tarihidir. Mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2). Dolayısıyla “sona ermeden önceki bir yıl”, dava tarihinden geriye doğru bir yıldır. Dava açılmadan önce yapılmış bir bağışın bu pencerede kalıp kalmadığını anlamak için bağış tarihi ile dava tarihini yan yana koymak gerekir.

Dava reddedilirse rejim sona ermez; dolayısıyla bu hesabın konusu olmaz. Rejimin ne zaman sona erdiğini mal rejimi ne zaman sona erer yazısında ayrıntılı anlattık.

Rıza meselesi

Hüküm yalnızca diğer eşin rızası olmadan yapılan kazandırmaları kapsar. Bağışa imza atmışsanız ya da açıkça onay vermişseniz bu bent size yardımcı olmaz. Rızanın bulunup bulunmadığı ispat meselesidir; hangi tarafın neyi göstermesi gerektiği olayın akışına göre mahkemece değerlendirilir. Bu yüzden bağışı ne zaman, nasıl öğrendiğinizi ve rıza vermediğinize ilişkin kayıtlarınızı toparlamanız beklenir. Rıza verilmiş sayılıp sayılmayacağı, ev içi konuşmalar ve yazışmalar gibi somut delillere göre belirlenir.

Olağan hediye ile bağış arasındaki sınır

Kanun “olağan hediyeler dışında” der, ama bunun tanımını vermez. Doğum günü hediyesi, bayram harçlığı ya da eşin yakınına aldığı küçük bir armağan gibi, değeri ve sıklığı aile hayatının akışına uyan kazandırmalar olağan sayılabilir. Bir taşınmazın, bir aracın veya önemli bir para tutarının yakına bağışlanması ise olağan hediye çizgisinin dışına çıkma ihtimali taşır. Nihai değerlendirme hâkime aittir ve eşlerin malî durumu, bağışın değeri ve yapılış şekli birlikte tartılır.

Eşler arasındaki bağışların başka bir hukuki boyutu vardır: eşler arası bağış ve geri alma yazısında bunu ayrı ele aldık. Bu yazı yalnızca eşin üçüncü kişiye yaptığı bağışları ilgilendirir.

Hesaba nasıl yansır?

Eklenecek değer, edinilmiş mallara yazıldığında artık değeri artırır. Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar dahil her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231). Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m. 236). Yani bağış eklenince, bağışı yapan eşin artık değeri yükselir ve diğer eşin alacağı bu yükselmiş değerin yarısı üzerinden hesaplanır.

Değerin belirlenmesinde bir ayrıntı vardır: edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m. 235/2). Yani bağış tarihindeki değer esas alınır, dava tarihindeki ya da bugünkü değer değil. Hesabın mantığı için katılma alacağı nasıl hesaplanır yazısına göz atabilirsiniz.

Kişisel mal bağışları

Bağışlanan mal, bağışı yapan eşin kişisel malı ise durum farklı olabilir. Eklenecek değerler hükmü “edinilmiş mallara” değer eklenmesinden söz eder. Evlilik öncesi alınmış ya da miras kalmış bir malın bağışı, bu hükmün konusu olmayabilir. Malın kişisel mı edinilmiş mi olduğu bu nedenle ilk sorulması gereken sorudur. Kişisel mallar nelerdir yazısı bu ayrımı anlatır.

Üçüncü kişiye karşı dava

Kazandırma yapıldıktan sonra bağışı yapan eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir. Dava hakkı, haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 241). Ayrıca mahkeme kararının üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için davanın ona ihbar edilmiş olması gerekir (TMK m. 229). Bu yolun ayrıntıları için boşanmada katılma alacağı için üçüncü kişiye dava yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: Boşanma davası mart ayında açılıyor. Önceki yılın eylül ayında, yani dava tarihinden yaklaşık altı ay önce, eşlerden biri edinilmiş malı olan bir taşınmazı annesine bağışlamış. Diğer eş bundan davadan sonra haberdar oluyor ve bağışa hiç rıza vermediğini söylüyor.

Bu durumda mahkemenin tartacağı etkenler şunlardır: bağışın dava tarihinden önceki bir yıl içinde olup olmadığı, malın edinilmiş mal niteliği, rızanın bulunup bulunmadığı ve bağışın olağan hediye sayılıp sayılmayacağı. Bu etkenler olumlu çıkarsa taşınmazın bağış tarihindeki değeri edinilmiş mallara eklenir; sonucun miktarı bilirkişi hesabına göre belirlenir.

Hangi işlemler “karşılıksız kazandırma” sayılır?

Karşılıksız kazandırma, karşı tarafa bir değer geçirip karşılığında hukuken denk bir şey almamaktır. Bağış sözleşmesi bunun en açık örneğidir: tapuda bağış olarak yapılan devir, parayı hesaptan başkasına hibe etmek, bir malı bedelsiz teslim etmek gibi. Karşı taraftan gerçek bir bedel alınan satış ise karşılıklı bir işlemdir ve bu bendin dışında kalır. Bir borcun ödenmesi de karşılıksız sayılmaz; çünkü ödenen şey karşılığında borcun sona ermesidir.

Sınırdaki örnekler şunlardır: sembolik bedelle yapılan devir, borç ödemesi gibi görünen ama borcun varlığı belli olmayan transfer, yakına yapılan “ödünç” ve geri alınmayan ödeme. Bunlarda işlemin gerçek niteliği, belgelere ve olayın akışına göre mahkemece değerlendirilir. İşlemin görünürdeki adı değil, gerçek amacı ve sonucu önemlidir.

Bağışlanan şeyin türüne göre ispat

Kazandırmanın türü, delil toplama biçimini belirler.

  • Taşınmaz bağışı: tapu kaydı, devir tarihi ve devir şeklini gösterir; edinme kaydı da malın niteliğini ortaya koyar.
  • Araç bağışı: tescil kayıtları ve noter satış belgesi; belgedeki bedel gerçek bedeli yansıtmıyorsa değer bilirkişiyle araştırılır.
  • Para bağışı: banka hareketleri, havale ve EFT kayıtları; açıklama alanları ve hesap sahibi bilgileri.
  • Değerli eşya ve altın: fotoğraflar, faturalar, sigorta kayıtları ve tanık beyanları.

Bu kayıtların bir kısmı size doğrudan ulaşmayabilir. Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse belgenin ibrazını emreder (HMK m. 221). Bu nedenle kazandırmanın tarihini, tutarını ve kimin yararına yapıldığını dilekçede olabildiğince somut yazmak önemlidir.

Kişisel mallardan yapılan bağışlar ve denkleştirme

Bağışın hangi mal kesiminden yapıldığı da önemlidir. Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir (TMK m. 230). Bağışın kaynağının kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğu belgeyle gösterilebilmelidir; çünkü eklenecek değer edinilmiş mallara yazılır. Mal kesimleri arasındaki borç ve katkı ilişkileri ise ayrıca denkleştirme konusu olabilir. Evlilik süresince yatırılan maaşla biriktirilen paradan yapılan bağış, edinilmiş maldan yapılmış sayılır; miras kalan paradan yapılan bağış ise kişisel maldan yapılmıştır.

Bu ayrım yapılamazsa ispat kuralları devreye girer: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatla yükümlüdür ve bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222).

Dava dilekçesinde bağışa nasıl yer verilir?

Katılma alacağı ve eklenecek değer talepleri çoğunlukla boşanma davasından ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davasında ileri sürülür; ancak boşanma dilekçesinde bağışı bir olgu olarak anmak, kusur ve tedbir değerlendirmesi bakımından yararlı olabilir. Dilekçede kimin, kime, ne zaman, neyi bağışladığını, rızanızın bulunmadığını ve elinizdeki delilleri yazmak yeterlidir. Hesabın hukuki çerçevesini ise mahkeme, tasfiye aşamasında belirler.

Mal rejimi tasfiyesinin ayrı bir dava olarak nasıl açıldığını boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davası açılır mı yazısında anlattık. Bağışın hesaba nasıl yansıyacağını görmek için boşanmada katılma alacağı kimin lehine çıkar yazısına da bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

En sık yapılan hata, sürenin dava tarihinden değil bağışı fark ettiğiniz tarihten sayıldığını düşünmektir. İkinci hata, bağışı fark edince tapudaki iptal yoluna odaklanıp hesaba ekleme yolunu atlamaktır. Üçüncü hata, davanın süreceği süre boyunca beklemek; devir devam ediyorsa malın ihtiyati tedbirle korunması gündeme gelir (HMK m. 389). Konuyla ilgili tedbir seçeneklerini mal kaçırmayı önlemek için ihtiyati tedbir yazısında bulabilirsiniz.

Kendi dosyanızı anlatmak için

Bağış tarihi, malın niteliği ve rızanın durumu dosyadan dosyaya değişir; bu yüzden herkes için geçerli tek bir sonuç yoktur. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp’tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasından bize ulaşabilir, genel çerçeve için aile hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşim boşanma davasından altı ay önce arabasını kardeşine bağışladı. Bu hesaba girer mi?

Araç evlilik içinde edinilmiş bir malsa ve bağış sizin rızanız olmadan, dava tarihinden geriye bir yıllık süre içinde yapılmışsa, karşılıksız kazandırma olarak edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229/1). Araç eşin kişisel malıysa bu hesap kural olarak gündeme gelmez; olağan hediye niteliği de ayrıca değerlendirilir.

Olağan hediye ne demektir?

Kanun olağan hediyeleri bu kapsamın dışında bırakır ama tanımını vermez. Hediyenin değeri, eşlerin malî durumu ve aile içindeki adetler birlikte düşünülerek hâkim tarafından belirlenir.

Bağışa ben de imza attıysam ne olur?

Hüküm 'diğer eşin rızası olmadan' yapılan kazandırmaları kapsar. Rızanızın bulunduğu bir bağışta bu bent uygulanmaz, ama başka bir bent (katılma alacağını azaltma kastıyla devir) ayrıca değerlendirilebilir.

Bir yıldan önce yapılan bağış hiç hesaba girmez mi?

Bir yıldan önce yapılan karşılıksız kazandırmalar birinci bent kapsamında değildir. Ancak rejimin devamı süresince katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler ayrı bir bentte hesaba eklenir (TMK m. 229/2).

Bağış yapılan kişiden malı geri alabilir miyim?

Hesaba eklenmesi, malın geri alınması demek değildir. Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, eksik kalan miktarla sınırlı olarak bağıştan yararlanan üçüncü kişiye karşı dava hakkı doğabilir (TMK m. 241).

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 222, 225, 229, 230, 231, 235, 236, 241
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 221, 389
Yasal uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları zaman içinde değişebilir; her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Berat Özkan

Av. Berat Özkan

İstanbul Barosu · Şişli, İstanbul

Aile, ceza, iş, icra, gayrimenkul, kira, ticaret, idare ve tüketici hukuku alanlarında bireysel ve kurumsal müvekkillere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkında

Aile Hukuku ve Boşanma konusunda destek mi gerekiyor?

Durumunuzu anlatın, size en geç 24 saat içinde dönüş yapalım. Görüşme büroda veya online yapılabilir; paylaştığınız bilgiler gizli tutulur.

Okumaya Devam Edin

İlgili makaleler